KÜLTÜR SANAT - 17 Nisan 2025 Perşembe 15:30

Fatih’te Acımusluk Sokağı Sarnıcı hurda ve kağıt deposu olarak kullanılıyor

A
A
A

İstanbul’un Fatih ilçesinde Bizans dönemine ait Botaneiates Sarayı’nın bir bölümü olduğu düşünülen Acımusluk Sokağı Sarnıcı hurda ve kağıt toplayıcıları tarafından depo olarak kullanılıyor. Harabeye dönen tarihi yapının son hali ise havadan görüntülendi.

Fatih’te yer alan bazı tarihçiler tarafından Bizans dönemine ait 1078’de inşa edilen Botaneiates Sarayı’nın bir bölümü olduğu düşünülen Acımusluk Sokağı Sarnıcı’nı kağıt toplayıcıları ve hurdacılar mesken tuttu. Hurda ve kağıt deposu olarak kullanılan tarihi yapı harabeye döndü. İç bölümünde 12 adet sütun bulunan sarnıç, 11 metreye 16 metrelik alanda tonozlu bölümlerden oluşuyor. İç bölümleri de tahrip olan yapının önüne de çuvallarla kağıtların bırakıldığı görüldü. Özel mülke ait olduğu öğrenilen sarnıcın çevresindeki çöp yığınları dikkat çekti. Evsizlerin de kullandığı tarihi yapı güvenlik açısından tehlike oluştururken, yüksek binaların arasında kalan bakımsız haldeki sarnıcın son hali ise havadan görüntülendi.

Fatih’te Acımusluk Sokağı Sarnıcı hurda ve kağıt deposu olarak kullanılıyor

"Kağıt toplayıcıları ve hurdacılar tarafından kullanılıyor"

Acımusluk Sokağı Sarnıcı hakkında konuşan Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, "Fatih Eminönü bölgesi Hobyar Mahallesi’nde bulunuyoruz. Bulunduğumuz sokağın eski adı Acı Musluk Sokak. Eser burada bulunuyor. İstanbul’da nadir kalan sarnıçlardan biridir. İstanbul’daki sarnıçların çoğu yer altında. Bu sarnıç ise yer üstünde görünüyor. Sarnıç maalesef yıllardır çok kötü durumda, girip çıkan belli değil. Ayrıca görüldüğü gibi kartonlar ve çöpler var. Kağıt toplayıcıları ve hurdacılar tarafından kullanılıyor. İçeride kıyafetler var, büyük ihtimalle birileri yaşıyor. Turizmin merkezi noktası, Eminönü’nün hemen arkasındayız. Buradan her gün yüzlerce turist geçiyor. Onlar bu görüntüyü görüyorlar. Tarihi yapıyı anlamaya çalışıyorlar ama maalesef bilgilendirme levhası yok. Ondan önce buranın bir restorasyona ihtiyacı var" dedi.

Fatih’te Acımusluk Sokağı Sarnıcı hurda ve kağıt deposu olarak kullanılıyor

"Eminönü’nün tarihini anlatan bir müze yok, müzeye dönüştürülebilir"

Sarnıcın restore edilerek Eminönü’nün tarihini anlatan müzeye dönüştürülebileceğini ifade eden Yavaşçay,"Burası 11. yüzyılda Botaneiates Sarayı’nın sarnıcı olarak yaptırıldığı düşünülüyor. Bazı kaynaklarda mahzen ya da depolama alanı olarak kullanıldığından bahsediliyor. Osmanlı Dönemi’nde de çevrede hanlar varmış, şu anda da hanlar mevcut. Onlar burayı depolama amaçlı kullanmışlar. Son yıllarda da dediğimiz gibi; maalesef kağıt toplayıcılar ve hurdacılar tarafından kullanılıyor. İlk başta yapıyla alakası olmayan eklentiler bulunuyor. Burada demir bir kapı var. Yapının baştan sona taş duvar olması gerekirken, içine girip çıkabilmek için demir kapı eklenmiş. Onun dışında bazı pencereler eklenmiş. Bunların da yapıyla alakası yok. Yapı çok, büyük ve ihtişamlı. Burası için benim bir önerim var. Eminönü’nün tarihini anlatan bir müze yok. Tarihi anlatan bir müzeye dönüştürülebilir. Ya da hemen arkasında İstanbul Erkek Lisesi var. Osmanlı’nın son döneminden kalmış, muhteşem bir yapı. Bu yapının da tarihini anlatan bir müzeye dönüştürülebilir. İki müzeden biri yapılırsa hem sarnıcı kurtarmış oluruz hem de turizme kazandırmış oluruz"

Fatih’te Acımusluk Sokağı Sarnıcı hurda ve kağıt deposu olarak kullanılıyor

"Girip çıkan belli olmadığı için burası tehlikeli bir bölge"

Sarnıcın güvenlik açısından tehlike oluşturduğunu belirten Yavaşçay, "İçinde 12 tane sütun var. Bazı kaynaklarda sağ ve sol taraflarında 2 tane oda olduğundan da bahsediliyor. Kaynaklardan okuduğu, edindiğim bilgiye göre 12 sütun olduğu ve bir de apsis bulunduğunu biliyoruz. Belki Hristiyanlar burayı dini amaçlar için kullanmış olabilir. Apsis, kilisenin en uç kısmına denilir. Restore edilirken bir kazı çalışması yapılırsa daha farklı şeylere de ulaşılabilir. Sarnıcın içine bazen yağmurdan dolayı su doluyor. Girip çıkan da belli olmadığı için burası tehlikeli bir bölge. Gece vakitlerinde bazı insanlar buraya yatmaya geliyor. İnsanlarımız için hem gündüz hem de gece burası tehlikeli bir nokta" şeklinde konuştu.

Semanur Kaygısız - Davut Has

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.