KÜLTÜR SANAT - 23 Eylül 2023 Cumartesi 09:28

Filiz Çağman’ın önce mezarını yaptırdı, sonra kitabını bastırdı

A
A
A
Filiz Çağman’ın önce mezarını yaptırdı, sonra kitabını bastırdı

Üsküdar’da Nakkaş Tezyini Sanatlar Merkezi’nde bulunan Nakkaş Semih İrteş, Osmanlı Kültür ve Medeniyetinin kitap sanatının en büyük koleksiyonu üzerinde çalışmalar yapan ve 2021 yılında hayatını kaybeden Filiz Çağman’ın seçmeli makaleler kitabını 2023 yılında bastırdı. Sanat tarihinde büyük çalışmaları olan Filiz Çağman’ın isteği üzerine mezar taşında bulunan hat sanatını da Semih İrteş büyük özenle yaptı.



Üsküdar’da Nakkaş Tezyini Sanatlar Merkezi’nde bulunan Nakkaş Semih İrteş, Topkapı Sarayı restorasyonları sırasında tanıştığı ve Ocak 2021 tarihinde vefat eden Filiz Çağman’ın Osmanlı ve Sanat tarihi alanında çalışmalarıyla seçmeli makaleler kitabını bastırdı. Nakkaş Tezyini Sanatlar Merkezi tarafında Nisan 2023 tarihinde yayımlanan eserde, kitap sanatının içinde bulunan tüm detayları, teşrif sanatını, hat sanatını ve diğer özellikleriyle birlikte anlatan yazılar dizisi bulunuyor. Toplam 500 sayfalık kitapta, Filiz Çağman’ın uzun süre çalışmalarını sürdürdüğü Sanat tarihi teması altında 18 makale bulunuyor. Özellikle Nakkaşların yapmış olduğu sanatları, yurtiçi ve yurtdışından çeşitli çalışmaları da içinde barındırıyor. Üsküdar’daki Nakkaş Tezyini Sanatlar Merkezi’nde ise Semih İrteş’in yapmış olduğu Filiz Çağman’a ait bir oda bulunuyor. Çalışmalarıyla Sanat Tarihi’ne damga vuran Filiz Çağman’ın isteği üzerine, Edirne’de bulunan mezarının taşında bulunan hat sanatını Nakkaş Semih İrteş büyük özenle tasarladı.



“Muhteşem bir hocadır kendisi”


Seçmeli makaleler kitabının basımı hakkında konuşan Nakkaş Semih İrteş, “Merhum Filiz Çağman ile benim muhabbetim Topkapı Sarayı’nda başladı. Topkapı Sarayı restorasyonları sırasında kendisiyle tanışmıştım. 1970’li yılların hemen başıydı. Ve o zaman sonra Filiz ablayla aramızda bir muhabbet oluştu. Özellikle yaşamının en büyük zamanı Topkapı Sarayı’na geçti. Topkapı Sarayı’na çok büyük hizmetleri vardır. Öncelikle sanat tarihini bitirdikten sonra Topkapı Sarayı kütüphanesinde ve Osmanlı kültür ve medeniyetinin kitap sanatının en büyük koleksiyonu üzerinde uzun süreler çalışmalar yaptı. Osmanlı sanatını, sanatçısını, yapmış olduğu sanatları, kitap sanatının ne olduğunu, hep bunları detaylarıyla, makaleleri ile bu topluma hediye eden muhteşem bir hocadır kendisi. Kitap sanatını, kitap sanatının içinde bulunan tüm detayları, tezhip sanatını, hat sanatını ve diğer özellikleriyle birlikte bize anlatan bir yazılar dizisi, çok önemli makaleleri var. Bu arada yine Osmanlı sanatıyla ilgili yurtiçinde ve yurtdışında yapmış olduğu bu koleksiyonlarla ilgili muhteşem sergileri vardır. Sergi kataloglarını yazmıştır. Yazmış olduğu makalelerin birçoğu çok eski dönemlerdedir. Günümüzde bu konularla uğraşan kişilerin de bazen bulamadığı kaynaklar oluyordu” dedi.



“Semih’e söyle benim mezar taşımı o yapsın”


Sözlerine devam eden İrteş, “Ben bundan 5 sene önce kendisine dedim ki ‘Filiz abla sizin makalelerinizi ben buluyorum ama başka kişiler hep arıyor bulamıyorlar, özellikle yurt dışında yazmış olduğunuz yazılar var. Bunlarla ilgili bir kitap yapmaz mısınız’ dedim. Çok hoşuna gitti, çok beğendi. ‘Kim basacak’ dedi, ‘ben basarım’ dedim. Çok mutlu oldum ve hemen çalışmalar başladı. Ve kendisinin olduğu bu kitap 500 sayfalık bir kitap, 18 tane içinde makale var. Bu makaleleri kendisi seçti. Ve tabi bu makalelerin, bu kitap haline gelmesinde Lale Uluç hanımefendinin çok büyük hizmeti var. Çünkü onu o makaleleri o günkü hallerinden bugünkü haline getirmek için birtakım dipnotlar, biblografyalar, başka resimlerin, yeni resimlerin seçilmiş olması gibi çok özveriyle çalışan bir hanımefendi, ona çok teşekkür etmek istiyorum tekrar. Daha sonra ‘Filiz Hanım’a Allah korusun ileride belki herhangi bir şey olduğu zamanlar bir defnedilecek yer var mı onları bir sor’ dedim. Filiz hanım tabi hemen onu anlamış. Semih’e söyle benim mezar taşımı o yapsın’ demiş. Böyle bir olay da vardı. Allah rahmet eylesin. Filiz Hanım’ın Türk sanatı için yapmış olduğu o çeşitli makalelerde, öncelikle benim çok hoşuma giden veyahut da benim kendi konularım olan birincisi, Karahisari. Topkapı Sarayı’nda dünyaca ünlü bir Hattat Karahisari’nin yazmış olduğu bir Kur’an vardır. Bu Kur’an’ın tezhiplerinde ilk defa o bana 1976 yılında göstermiştir. Ve benim o zamandan beri o konu üzerinde çalışmalarım olmuştur. Ben de yakın zamanda onunla ilgili bir kitap yayınlamıştım” diye konuştu.



“Nakkaşhanenin üzerine çok önemli bir makalesi de burada var”


İrteş, “Bu arada tabii Osmanlı Sarayında veya Sarayın belirli bölgesinde bu kitap sanatıyla uğraşan kişilere nakkaş denir. Bir nakkaşhanenin varlığı söz konusu ama yeri tam olarak bilinmiyordu. Bunun üzerine de çok araştırmaları vardır. Çünkü Filiz Hanım nakkaşların yapmış olduğu sanatları ortaya koyarken her türlü teferruatı ve detayıyla inceliyor. Bunlar çünkü bilinmeyen şeyler. Onunla birlikte bunların nerede yapıldıkları hakkında da araştırmalar yapan önemli bir şahsiyettir. Nakkaşhanenin üzerine gerçekten çok önemli bir makalesi de burada var. Yani Filiz Hanım’ın bu çalışmaları, anlatılmayacak kadar, günümüz sanat tarihine çok önemli bir armağandır. Kendisi kitabı göremedi. Ancak vefatından 8 ay önce onun maketini yapmıştık. Aynı buradaki kitapta olduğu gibi, bu maketi kendisine takdim ettik. Ve onun okumasını yaptı. Çok beğendi, çok hoşuna gitti. Hatta kapağı da çok hoşuna gitti. Onun direktifleriyle bu hale geldi” dedi.



Filiz Çağman’ın önce mezarını yaptırdı, sonra kitabını bastırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.