TEKNOLOJİ - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 15:44

GençBizzTech 2026 Türkiye Finali tamamlandı

A
A
A
GençBizzTech 2026 Türkiye Finali tamamlandı

Türkiye İş Bankası ve Genç Başarı Eğitim Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen GençBizzTech 2026’nın kazananları belli oldu. Türkiye genelindeki fen liselerinden genç girişimcilerin katıldığı yarışmanın finalinde; eğitimden sağlığa, tarımdan afet teknolojilerine uzanan yenilikçi projeler yer aldı. Laboratuv-AR projesi birincilik elde ederek Türkiye’yi Letonya’da düzenlenecek Avrupa’nın en büyük girişimcilik festivali GEN-E 2026’da temsil etme hakkı kazandı.



Türkiye İş Bankası ve Genç Başarı Eğitim Vakfı (GBEV) iş birliğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen GençBizzTech 2026 Bilim ve Teknoloji Temelli Lise Girişimcilik Programı, büyük final heyecanının ardından şampiyonlarını seçti. 472 takım arasından finale kalan 10 ekip, tarım, sağlık, eğitim, lojistik, afet teknolojileri gibi farklı alanlarda çözümler sunan projeleriyle jüri karşısına çıktı. Laboratuv-AR, Virtual Biopsy ve Agrogen dereceye girerek Türkiye’nin teknoloji serüvenine isimlerini yazdırdı.


Teknoloji odaklı çözümler yarıştı


Yıl boyunca mentorlar eşliğinde projelerini geliştiren öğrenciler; yenilikçi girişimlerini gün boyu süren stant gezileri ve sahne sunumlarıyla paylaştı, iş dünyasından isimlere sundu. Finalde ‘Yılın Projesi’ seçilen ‘Laboratuv-AR’ Türkiye’yi temsil etmek üzere Letonya’da düzenlenecek Avrupa’nın en büyük girişimcilik festivali GEN-E 2026’ya katılma hakkı kazandı. Genç girişimciler, projelerini uluslararası arenada tanıtarak küresel ekosistemle buluşma fırsatı elde edecek.


Laboratuv-AR projesi, Türkiye’yi Avrupa’da temsil edecek


Balıkesir Şehit Turgut Solak Fen Lisesi öğrencileri tarafından geliştirilen, fen deneylerini artırılmış gerçeklik teknolojisiyle dijital ortama taşıyan ‘Laboratuv-AR’ projesi, Türkiye’de ve dünyada laboratuvar imkânı olmayan çocuklara hitap eden bir eğitim teknolojisi sunuyor. Artırılmış gerçeklik (AR) ve yapay zekâ tabanlı mobil uygulama yolu ile öğrenciler, pahalı cihazlar veya tehlikeli kimyasallar yerine, kâğıt çıktıları veya pet şişe gibi nesneleri kullanarak karmaşık fen deneylerini dijital ortamda gerçekleştirebiliyor. Öğrencilerin sorularını yanıtlayan ve görsel tanımlama yaparak deneyler oluşturmalarına yardım eden bir yapay zekâ asistanı barındıran uygulama, geleneksel yöntemlerin aksine; interaktiflik, ulaşılabilirlik ve yaygın kullanımı tek bir platformda birleştiriyor.


İkinci olan Virtual Biopsy, cilt kanseri için erken teşhis imkânı sunuyor


Konya Meram Fen Lisesi öğrencilerinin, cilt lezyonlarını yapay zekâ ile analiz ederek erken teşhise destek sağlayan ‘Virtual Biopsy’ projesi ikinciliği hanesine yazdırdı. Proje, cilt kanserinin (melanom vb.) erken teşhisini herkes için ulaşılabilir kılmayı hedefleyen, yapay zekâ destekli bir mobil sağlık platformu olarak fark oluşturuyor. Kullanıcı, vücudunda riskli gördüğü lezyonun (ben, leke vb.) fotoğrafını telefon kamerasıyla çekerek uygulamaya yüklüyor. Kullanıcıdan kişisel veriler ve klinik bilgiler içeren kısa bir anket doldurması isteniyor. Sistem, dermatolojide altın standart olan ABCDE kuralı (Asimetri, Sınır düzensizliği, Renk çeşitliliği, Çap ve Evrim) üzerinden görseli analiz ederek; düşük, orta veya yüksek risk seviyesini içeren bir skor sunuyor ve gerekli yönlendirmeleri yapıyor. Kısacası cilt kanseri şüphesi taşıyan kişilerin hastaneye gitmeden önce hızlı, bilimsel ve güvenilir bir ön değerlendirme almasını sağlayarak, tedavi sürecine erken başlanmasına ve hayat kurtarılmasına yardımcı oluyor.


Üçüncülüğü alan Tarlasist projesi; tarımda verimliliği artırıyor, çiftçinin zarar riskini azaltıyor


Ordu Fen Lisesi öğrencilerinin oluşturduğu Agrogen takımının, uydu verilerini yapay zekâ ile birleştirerek çiftçilere kârlı üretim kararları sunan Tarlasist projesi ise yarışmayı üçüncülükle tamamladı. Proje, çiftçilerin akıllı telefonlarını birer dijital danışmana dönüştüren, veri odaklı bir tarım karar destek platformu olarak öne çıkıyor. Proje, geleneksel yöntemlerle tarım yapan çiftçilerin karşılaştığı verimsizlik ve finansal riskleri, bilimsel verileri anlaşılır hale getirerek çözmeyi amaçlıyor. Çiftçilerin karmaşık bilimsel verileri (toprak değerleri, iklim verileri vb.) anlamlandırmasındaki zorluğu ortadan kaldırmayı amaçlayan Agrogen, 10 farklı veri kaynağını birleştirerek saniyeler içinde analiz sunuyor. Tapu Kadastro verileriyle tam uyumlu olan uygulama okuma-yazma veya uygulama kullanımı kısıtlı olanlar için sesli asistan desteği de sağlıyor.



GençBizzTech 2026 Türkiye Finali tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Eski başkanların ismi komisyondan oy çokluğuyla geçti SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediye (SBB) Meclisi Mayıs ayı Komisyon Toplantısı’nda görüşülen eski merhum büyükşehir belediye başkanları Mustafa Demir ve Muzaffer Önder’in isimlerinin ildeki yapılara verilmesini içeren teklif, oy çokluğu ile kabul edilerek meclise havale edildi. SBB Mayıs Komisyonu, Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk başkanlığında Meclis Toplantı Salonu’nda yapıldı. Meclisten havale edilen 53 gündem maddesinin görüşüldüğü toplantıda İlkadım ilçesi Kılıçdede Mahallesi’nde yer alan spor kompleksine Muzaffer Önder isminin verilmesi, Atakum’daki kütüphaneye Mustafa Demir Şehir Kütüphanesi isminin verilmesi ve Vezirköprü Bahçelievler Mahallesi 340. Sokak’ın adının Şehit Piyade Uzm. Çvş. Mustafa Yıldız olarak değiştirilmesini öneren teklif görüşüldü. CHP Grup Başkanvekili Atilla Tekcan, Mustafa Demir’in isminin kütüphaneye verilmesine karşı çıktıklarını, diğer isimlerin verilmesine ise karşı çıkmadıklarını belirterek, maddeye ‘çekimser’ oy vereceklerini söyledi. İYİ Parti Grubu da Mustafa Demir’in adı yerine kütüphaneye başka isimler önerirken, Demir’in isminin başka bir yerde yaşatılması gerektiğini dile getirdi. Komisyonda ayrıca kütüphanenin işletmesinin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devri de soruldu. İlk olarak kütüphanenin devri ile ilgili soruyu cevaplayan SBB Genel Sekreter Yardımcısı İbrahim Eken, "Kültür ve Turizm Bakanlığı ile kütüphaneyi onların işletmesine yönelik bir görüşmemiz şu anda yok. Şu anda belediyemizin tasarrufunda öngörülüyor. Bir değişiklik olursa meclise bildiririz" dedi. Görüşlerin ardından karar öncesi söz alan Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk ise, "Sokak isimleri ve farklı yerlere isim verilmesiyle alakalı gündem maddesini görüştük. Herkes düşüncesini paylaştı. Komisyonumuzun uygun göreceği şekliyle bu üç ismimizin de merhum olması nedeniyle kendilerine ben de Allah’tan rahmet diliyorum. Özellikle şehidimiz ve tüm şehitlerimize rahmet diliyorum. Karar hayırlı uğurlu olur inşallah" diye konuştu. Teklif, komisyon üyelerinin ’oy çokluğu’ kararı ile meclise havale edildi. Mayıs ayının son meclis toplantısı, 15 Mayıs Çarşamba günü aynı yer ve saatte yapılacak ve komisyondan havale edilen tüm maddeler karara bağlanacak.
Erzurum EBB’DEN yeni bir marka tescili atağı daha: Erzurum Paça Çorbası tescillendi Erzurum Büyükşehir Belediyesi, kentin mutfağına damga vuran kültür ögelerini akredite etmeye devam ediyor. Şehrin en önemli markalarından biri olan Erzurum Paça Çorbası, Büyükşehir Belediyesi’nin girişimleriyle Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, tanıtım toplantısında yaptığı değerlendirmede, "Erzurum’un asırlardır kaynayan kültür kazanına, sofralarımızın bereketine, kadim mutfak mirasımıza ve Anadolu irfanına sahip çıkmanın gururunu yaşıyoruz" dedi. "Erzurum Paça Çorbası, yalnızca bir yemek değildir. O; bu şehrin hafızasıdır. Bu şehrin sabahıdır, emeğidir, misafirperverliğidir. Dadaş diyarının sert ikliminde gönülleri ısıtan bir kültür mirasıdır" diyen Başkan Sekmen, şunları kaydetti: "Çorbamızın Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillenmesi, köklü kültürün resmî anlamda koruma altına alınması bakımından son derece kıymetlidir. Bizler inanıyoruz ki şehirler sadece beton yapılarla büyümez. Şehirler; kültürüyle, sanatıyla, musikisiyle, mutfağıyla ve hafızasıyla büyür. Eğer bir şehrin mutfağı yaşıyorsa, o şehir geçmişiyle bağını koparmamış demektir. Erzurum; yalnızca tarihiyle değil, mutfak kültürüyle de Anadolu’nun en güçlü şehirlerinden biridir. Cağ kebabından kadayıf dolmasına, civil peynirinden ayran aşına kadar her lezzetimiz; bu toprağın karakterini, iklimini ve insanının ruhunu taşımaktadır. Şimdi bu büyük kültür hazinesine Erzurum Paça Çorbası da coğrafi işaret güvencesiyle daha güçlü bir şekilde eklenmiştir." "Tescil Konusu Kültürel Bağımsızlık Meselesidir" Başkan Mehmet Sekmen, "Şunu özellikle ifade etmek isterim ki; coğrafi işaret meselesi yalnızca ekonomik bir konu değildir. Bu mesele aynı zamanda kültürel bağımsızlık meselesidir. Çünkü kültürüne sahip çıkan milletler ayakta kalır. Geçmişini koruyan şehirler geleceğe daha güçlü yürür" diye konuştu. Sekmen, şöyle devam etti: "Bugün dünya artık şehirlerin yalnızca sanayi gücünü değil, kültürel kimliğini de konuşuyor. Gastronomi turizmi, kültürel miras ve yerel değerler şehirlerin marka değerini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Bizler de Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin sahip olduğu bu büyük mirası korumak, kayıt altına almak ve uluslararası düzeyde tanıtmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Erzurum’un her sokağında tarih vardır. Her taşında medeniyet izi vardır. Her sofrasında ise paylaşmanın ve gönül zenginliğinin bereketi vardır. Dadaş kültürü; yalnızca yiğitlikle değil, aynı zamanda ikramla, cömertlikle ve misafire verilen değerle de anılmıştır. İşte Erzurum mutfağı bu ruhun sofralara yansıyan halidir. Bugün tescillenen Erzurum Paça Çorbası da bu köklü geleneğin önemli bir parçasıdır. Bundan sonra bu lezzet, hem korunacak hem de şehrimizin gastronomi kimliğinin önemli bir değeri olarak tanıtılacaktır. Biz istiyoruz ki Erzurum yalnızca kış turizmiyle değil; kültürüyle, mutfağıyla, tarihiyle, sanatıyla ve medeniyet birikimiyle de dünyada daha güçlü şekilde anılsın. Çünkü Erzurum buna layıktır. Bu şehir sadece geçmişte destan yazan bir şehir değildir; geleceğe yön verecek büyük bir kültür merkezidir. Bugün burada elde edilen bu tescilde büyük emekler vardır. Yıllardır bu lezzeti yaşatan ustalarımızın emeği vardır. Geleneksel tarifleri nesilden nesile aktaran annelerimizin emeği vardır. Erzurum mutfağını yaşatan esnafımızın, işletmelerimizin ve bu kültüre sahip çıkan tüm hemşehrilerimizin alın teri vardır. Bizler biliyoruz ki bir milletin gerçek zenginliği yalnızca maddi imkânları değildir. Asıl zenginlik; sahip olduğu kültürdür, gelenektir, medeniyet birikimidir. Eğer bu değerleri koruyabilirsek geleceğe çok daha güçlü yürürüz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin liderliğinde Türkiye Yüzyılı vizyonuyla birlikte artık şehirlerimizin kültürel değerlerini daha güçlü şekilde koruyan, tanıtan ve markalaştıran bir anlayış gelişmektedir. Erzurum da bu büyük yürüyüşün öncü şehirlerinden biri olmaya devam edecektir. Bugün tescillenen bu değer; yalnızca Erzurum’un değil, aynı zamanda Anadolu kültürünün ortak hafızasının da önemli bir parçasıdır. Bundan sonra da şehrimizin tüm kültürel değerlerine sahip çıkmaya devam edeceğiz." Konuşmaların ardından tescil belgesi ile günün anısına fotoğraf çekimi yapıldı.