POLİTİKA - 13 Ağustos 2022 Cumartesi 14:01

Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu, Al Sharq Uluslararası Gençlik Konferansı’na katıldı

A
A
A
Gençlik ve Spor Bakanı Kasapoğlu, Al Sharq Uluslararası Gençlik Konferansı’na katıldı

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İstanbul’da katıldığı Al Sharq Uluslararası Gençlik Konferansı’nda, “Gençler için bir yol haritası belirlemek, geriye baktığında güç bulacağı bir takım çalışmaları ortaya koymak hepimizin görevidir.

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İstanbul’da katıldığı Al Sharq Uluslararası Gençlik Konferansı’nda, “Gençler için bir yol haritası belirlemek, geriye baktığında güç bulacağı bir takım çalışmaları ortaya koymak hepimizin görevidir. Dünyayı adil kılmaya yönelik bir gençliği yetiştirmeyi amaçlıyoruz” dedi.


Al Sharq Uluslararası Gençlik Konferansta üç büyük kıtada çeşitli alanlarda aktif gençleri bir araya getirmesi amaçlanıyor. İstanbul Bahçelievler’de bir otelde düzenlenen konferansa Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Lübnan Çevre Bakanı Nasser Yassin, birçok konuşmacı ve davetliler katıldı.


Konferansa konuşmacı olarak katılan Bakan Kasapoğlu, “Bu anlamlı çalışmaya ev sahibi olmak bu özel işbirliğine ev sahibi olmak bizler için çok heyecan vericidir. Özellikle gençliğin uluslararası anlamda güçlendirilmesi Türkiye olarak ta öncülük ettiğimiz bu güne kadar süren gençlik alanındaki çalışmalara hem Türkiye‘de hem uluslararası alanda alt yapı anlamında destek olduk. Dünya bir yandan büyürken bir yandan yeni sorunlar, yeni krizler her geçen gün insanlığın karşısına çıkıyor. Krizlerin aşılmasına yönelik yeni yetenekler yeni bir takım çalışmalar gerekiyor. İnsan kaynağının önemi bakışı, niyeti ve pratikliğiyle yeni çalışmalara öncülük edecek insanların her geçen gün önemi artıyor. Al Sharq Forum’un bu anlamda aksiyon aldığı bölge ile birlikte Türkiye pek çok konumda ortak amaçları olan ülkeleri kapsıyor. Tabi coğrafyalarda çok ciddi çok eskiye dayanan girişimler olmakla birlikte daha güçlü iş birliklerini, daha pratik somut adımları atmanızı gerektiren süreçlerle karşılaşıyoruz” dedi.


Geliştirilecek politikaların hem ortak geleceğimiz adına önemli bir misyon taşıyacağını hem de her birimiz için belirleyici olacağını zihnimizden çıkarmamamız gerektiğini kaydeden Bakan Kasapoğlu, “Yeni dünyanın kazandırılarak ve kaybettirdikleri var. Burada her şeyden önemlisi hepimiz için bir sorumluluk bilincidir. Bu çerçevede dünyanın ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştirmenin her birimiz için önemli bir vazife olduğunu düşünüyorum. Sadece bölgesel anlamda değil küresel anlamda da gerekli insan kaynağını yetiştirmek sadece teknik donanımla değil vicdanla gerekli insan kaynağı yetiştirmek hepimiz için bir sorumluluktur. Gençler için bir yol haritası rota belirlemek, geriye baktığında güç bulacağı bir takım çalışmaları ortaya koymak hepimizin görevidir. Türkiye olarak tarihi kültürel mirası hem doğal güzellikleri eğitim, kültür, sanatta kültür faaliyetleri olarak uluslararası bir cazibe merkezini temsil ediyoruz” şeklinde konuştu.


Birliği beraberliği, birlikte hareket etmeyi, sinerjiyi güçlendirmeyi amaçlayan bir takım faaliyetlere ev sahipliği yapmak bizler için çok onur verici olduğunu vurgulayan Bakan Kasapoğlu, “Türkiye olarak İslam dünyasındaki, gençlik alanındaki çalışmaları bir arada yürütmeye birlikte güçlendirmeye devam edeceğiz. Dünyayı adil kılmaya yönelik bir gençliği yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Özellikle gençlerimiz için bu farkındalığı bu motivasyonu güçlü bir şekilde ortaya koymamız gerekiyor. İnanıyorum ki bu çabaları hep birlikte Türkiye olarak çok farklı noktalara taşırız. Gençlik kamlarımız gençlik merkezlerimiz, gençlerin projelerini desteklemeye yönelik her alanda çok ciddi projelerimiz var. Gençleri bu noktada ortaya koyduğu projelerle istekli talepkar görmek, yeni hayallerle ortaya çıktıklarını görmek ayrı bir umut veriyor. Gençlik alanındaki çalışmalarla sporun birleşme gücü bir araya getiren gücü ile ayrı bir enstrüman olduğunun altını çizmek istiyorum. Spordaki işbirliklerini artırmaya yönelik çok büyük adımlar atılması gerektiğini görüyorum. Uluslararası diplomasinin en önemli enstrümanlar olması açısından sporun altını çizmek istiyorum” açıklamasında bulundu.


Türkiye ve dünyadan 1000 başarılı genç lideri bir araya getirmeyi hedefleyen konferansta Türk gençleri için uluslararası ağ kazanabilmeleri amaçlanıyor. 11-15 Ağustos 2022 tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenecek olan konferans, çeşitli diyaloglar, paneller ve münazaraları içeren çeşitli oturumlarla devam edecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Tuzluca tuz mağaralarında bayram yoğunluğu yaşandı Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz mağaraları, şifalı havası ve doğal yapısıyla Kurban Bayramı tatilinde de yoğun ilgi gördü. Solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilen mağara, 9 günlük bayram tatilinde 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde yer alan tuz mağaraları, bayram tatilinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Doğal tuz oluşumları ve yer altındaki etkileyici atmosferiyle dikkat çeken mağara, özellikle astım, bronşit ve nefes darlığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan havası dolayısıyla sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Bayram tatillerinde yoğun ziyaretçi ağırlayan tuz mağaraları, 4 günlük Kurban Bayramı’nda yaklaşık 10 bin kişiyi misafir ederken 9 günlük bayram tatilinde ise toplamda 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Aileleriyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçiler hem mağaranın doğal güzelliklerini keşfediyor hem de şifalı olduğu değerlendirilen havasından faydalanma imkanı buluyor. Tuz mağarası gişe personeli Cemil Gümüştekin, Kurban Bayramı ile birlikte açılış saatlerinde değişikliğe gittiklerini belirterek, "Çalışma saatlerimiz yaz uygulamasında sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasındadır. Kışın ise sabah 08.00’de açıp akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyoruz. Bayram dolayısıyla sabah 08.00 gibi açıyoruz. Akşam kapanış saatimiz ise ziyaretçi yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 19.00, bazen de 20.00’ye kadar açık kalıyoruz. Yoğunluk oldukça fazla. Bu yoğunluğun pazartesi gününe kadar devam etmesini bekliyoruz" dedi. Tuz mağarasının fotoğraflardan daha güzel olduğunu söyleyen Erkan Güzel ise, "Biz Bitlis’in Tatvan ilçesinde oturuyoruz. Doğu turuna çıktık. Önce Iğdır’a geldik, ardından Kars tarafına doğru geçeceğiz. Yol üzerindeyken tuz mağarasını da görmek istedik. Gezi öncesinde internette Iğdır’da gezilebilecek yerleri araştırırken tuz mağarasını gördük. Fotoğraflarda güzel görünüyordu ancak buraya geldiğimizde fotoğraflardan çok daha etkileyici olduğunu gördük. Burası kesinlikle görülmesi gereken bir yer. İnsan içeri girince gerçekten büyüleniyor. Oldukça etkileyici ve keyifli bir ortamı var" diye konuştu. Arkadaşlarının tavsiyesi ile tuz mağarasına geldiğini belirten Alaattin Günal, "Giresun’dan geliyorum. Iğdır’daki arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine Tuzluca tuz mağarasını ziyaret ettik. Daha önce hiç görmemiştim. Iğdır’a geldiğimizde, misafir olduğumuz aile dostlarımız burayı görmeden dönmememiz gerektiğini söyledi. Geldik ve gördük. Gerçekten devasa bir mağara. Herkese tavsiye edeceğim yerlerden biri. Çok güzel bir tuz mağarası" dedi. Ailesi ile fırsat bulduğunda sürekli tuz mağarasına geldiğini ifade eden Beran Kaylan, "Ben Iğdır’da yaşıyorum. Tuzluca ilçesi yakın olduğu için her yıl buraya geliyoruz. Her gelişimde buranın daha da geliştiğini görüyorum. Çok güzel bir yer. Türkiye’nin 81 ilindeki herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Tuz mağarasının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söyleyen ve Kars’tan gelen Baran Genç ise, "Tuzluca mağarasını gezmeye geldik. Burası çok güzel ve görülmeye değer bir yer. Herkesi buraya davet ediyoruz. Kendi memleketimiz olmasına rağmen çok sık gelemiyorduk. Birkaç kişi bize tavsiye etti. Özellikle bazı rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. Bacak ağrısı çekenler ve nefes darlığı yaşayan kişiler için faydalı olduğunu duyduk. Bu nedenle hastalarımızı da sağlıklarına kavuşmaları ümidiyle buraya getirdik. Burayı herkese öneriyoruz" dedi. Gişe görevlisi Necmettin Bozyiğit, yaz aylarında da vatandaşların mağara içerisinin serin olması nedeniyle tuz mağarasını ziyaret ettiğini belirterek, mağaranın yılın her döneminde yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Bozyiğit, "Mağara, 2021 yılından bu yana aktif olarak hizmet veriyor ve halka açık. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından ziyaretçiler geliyor. KOAH, bronşit ve astım hastalarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaz-kış mağara içerisindeki sıcaklık yaklaşık 12 derece oluyor. Bu nedenle kışın sıcak, yazın ise serin bir ortam sunuyor" ifadelerine yer verdi. Iğdır turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan tuz mağaralarının, her yıl artan ziyaretçi sayısıyla bölge ekonomisine de katkı sunduğu bildirildi.
Zonguldak Zonguldak’ın doğa harikası Gökgöl Mağarası’na bayramda ziyaretçi akını Zonguldak’ın jeolojik zenginlikleri ve eşsiz doğal yapısıyla öne çıkan simgelerinden Gökgöl Mağarası, Kurban Bayramı tatili boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Arefe günü dâhil olmak üzere bayram dönemi boyunca mağarayı toplam 5 bin 884 kişi gezdi. Giriş istatistiklerine göre doğa harikası alan; arefe günü 757, bayramın birinci günü 680, ikinci günü bin 509, üçüncü günü bin 446 ve dördüncü günü ise bin 492 doğaseveri ağırladı. Şehir merkezine yakınlığıyla ulaşım kolaylığı sağlayan mağara; göz alıcı sarkıt, dikit, sütun ve traverten oluşumlarının yanı sıra çevreyle uyumlu yürüyüş yollarıyla da büyük beğeni topluyor. Toplamda 875 metrelik bölümü turizme açık olan alan; cam köprüleri, seyir terası ve doğal dokuya zarar vermeden ilerleyen yürüyüş aksıyla konforlu bir gezi imkânı tanıyor. Girişte yer alan bilgilendirme panoları ise gelenleri mağaranın etkileyici tarihi ve jeolojik yapısı hakkında aydınlatıyor. Türkiye’nin en uzun 10. mağarası Yaklaşık 3 bin 350 metreye ulaşan uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun 10’uncu, Zonguldak’ın ise ikinci büyük mağarası olma özelliğini taşıyan Gökgöl Mağarası, Karbonifer dönemine uzanan geçmişiyle yaklaşık 350 milyon yıllık bir oluşumun izlerini taşıyor. İçerisinden akan yeraltı deresinin sularını doğal bir sifon sistemiyle Erçek Deresi’ne ulaştıran bu doğa harikası, damlataş zenginliğiyle dikkat çekiyor. Mağaranın iç kısımları yapısal özelliklerine göre; "Fosil Giriş", "Astım Salonu" ve "Harikalar Salonu" gibi isimlerle adlandırılıyor. Mağara ortamının özellikle astım hastalarının rahatlamasına yardımcı olduğuna yönelik bilgiler, alanın sağlık ve yaşam turizmi açısından da cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Bayram tatili rotası kapsamında İstanbul’dan bölgeye gelen 65 yaşındaki emekli subay Ali Gürsel Ovalı, mağaradaki düzenlemeleri çok başarılı bulduğunu belirterek, "İstanbul’dan geliyoruz. Bolu’yu gezdik ardından Safranbolu, Amasra, Bartın ve Zonguldak. Buradan da İstanbul’a döneceğiz. Çok güzellikler gördük. Özellikle tarihimizi yansıtan yerler gezdik. Burayı da çok güzel organize etmişler. Safranbolu’da bir mağara gezmiştik. Bu kadar güzel dizayn edilmemişti. Gökgöl Mağarası çok güzel sarkıt ve dikitleri olan herkesin mutlaka görmesi gereken bir mağara. Her bakımdan herkese tavsiye ederim. Tekrar yolumuz düşerse uğramak isterim" dedi.
Bursa Bayram dönüş trafiği İnegöl’de yoğunlaştı Kurban Bayramı’nın 4’üncü gününde, tatilcilerin dönüş yolculuğuna başlamasıyla birlikte Marmara ile İç Anadolu bölgelerini birbirine bağlayan Bursa-Ankara kara yolunda trafik yoğunluğu yaşandı. Özellikle Bursa’nın İnegöl ilçesi geçişinde araç trafiği zaman zaman durma noktasına geldi. Bayram tatilini memleketlerinde veya tatil bölgelerinde geçiren vatandaşların dönüşe geçmesi, pazartesi günü okulların yeniden açılacak olması ve öğrencilerin ders başı yapacak olması nedeniyle kara yolundaki araç sayısında önemli artış yaşandı. İnegöl mevkisinde uzun araç kuyrukları oluşurken, sürücüler ilerlemekte güçlük çekti. Yoğunluğun yaşandığı güzergâhlarda görev yapan İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, trafik akışının güvenli ve düzenli şekilde sürdürülmesi amacıyla denetimlerini artırdı. Ekipler, kavşak ve yoğunluk noktalarında sürücülere yardımcı olurken, kazaların önüne geçebilmek için çeşitli uyarılarda bulundu. Yetkililer, sürücülerden hız limitlerine uymalarını, takip mesafesini korumalarını ve yorgun şekilde direksiyon başına geçmemelerini istedi. Trafik ekipleri ayrıca emniyet kemeri kullanımının önemine dikkat çekerek, uzun yolculuk yapan vatandaşların belirli aralıklarla mola vermeleri gerektiğini hatırlattı. Bayramın sona ermesiyle birlikte Bursa-Ankara kara yolundaki yoğunluğun gece saatlerine kadar devam etmesinin beklendiği öğrenildi. Trafik ekipleri, sürücülerin güvenli bir şekilde seyahatlerini tamamlayabilmeleri için bölgede görevlerini sürdürüyor.
Ankara Bakan Kurum, koruma altına alınan anıt ağacın hikayesini paylaştı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bakanlık tarafından tescillenerek koruma altına alınan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki 854 yıllık çınar ağacının görüntülerini paylaştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na bağlı Tabiat Varlıklarını Koruma (TVK) Genel Müdürlüğü, Türkiye genelinde tescillenen 10 bin 509 anıt ağacı koruma altına alarak düzenli bakımını ve rehabilitasyonunu yapıyor. Bakan Murat Kurum bu ağaçlardan biri olan Muğla’nın Yatağan ilçesindeki 854 yıllık çınar ağacının hikayesini sosyal medya hesabından paylaştı. Bakan Kurum, mesajında "Bu sadece bir çınar değil; kökleri geçmişten bugüne uzanan, zamanın tanığı, doğanın mirası Anıt Ağaç. Tabiatımızın emanetlerine gözümüz gibi bakıyoruz" ifadelerine yer verdi. 854 yaşında bir çınar Yatağan’a bağlı Bozüyük Beldesi’nde bulunan çınar ağacı 854 yaşında. Kanuni Sultan Süleyman’ın Rodos seferi sırasında otağını altına kurduğu çınar 1996 yılında mülga Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla tescil edildi. 30 metre yüksekliğe, 35 metre tepe çapı, 600 santimetre de gövde çapına sahip olan ağaç tarihe tanıklık ediyor. Kanuni otağını gölgesine kurdu Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt, çınar ağaçlarının Türk kültüründe yerleşimin simgesi olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Söğüt, Bozüyük’teki ağaçla ilgili de şu bilgileri verdi: "Kanuni Sultan Süleyman 15 Haziran 1522 yılında Rodos Seferi’ne çıktığında 23 Temmuz 1522’de ordusuyla anıt ağacın altında otağını kurmuş. Eğer atınızla buradan geçiyor olsaydınız, sizin de mola vereceğiniz yer burasıydı. Mesela Evliya Çelebi de buradan geçiyor. Şimdi bizim olduğumuz yerden, bu çınarın yanından, hatta buradan su içerek Milas’a doğru devam ediyor. Çünkü burası o dönemdeki önemli yol güzergahlarından biri." Prof. Dr. Söğüt, Bakanlık korumasına alınan anıt ağaçların özenli bakımla çok daha uzun yıllar ayakta kalması için profesyonel bir çalışma yürütüldüğünün de altını çizdi. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Doğal Sit Alanları ve Tabiat Varlıkları Başkanı Çağlar Alsancak ise tescilli ağaçların çevresiyle birlikte korumaya alındığını belirterek, "Afet etkileri, meteorolojik etkiler ve insan müdahaleleri nedeniyle ağaçlarımız bakıma ihtiyaç duyabiliyor. Biz ağaçların her türlü bakım, budama, ilaçlama, böcek ve zararlılara karşı müdahalelerini yapıyoruz. Ağaçlarımız ve koruma alanı etrafındaki her türlü müdahaleyi sınırlandırıyoruz. Bunlar için yapılacak her türlü müdahale öncesinde ilgili Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonlarının iznini almayı mecbur tutuyoruz" dedi.