EKONOMİ - 19 Aralık 2024 Perşembe 10:58

Gıdanın üçte biri israf oluyor

A
A
A
Gıdanın üçte biri israf oluyor

Türkiye’de İş Dünyası dergisinin Aralık sayısının lansmanı kapsamında düzenlenen ‘Gıda İsrafında Farkındalık’ toplantısı, İstanbul Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde ve Güvenilir Ürün Platformu’nun desteği ile gerçekleşti. İsrafın önüne geçilebilmesi için hangi adımların atılması gerektiğinin konuşulduğu toplantıda, gıdanın üçte birinin israf edildiğine dikkat çekildi.



TOBB Hizmet Sektör Meclisi Başkanı ve İSO Meclis Üyesi Hüseyin Bozdağ’ın ev sahipliğinde düzenlenen ‘Gıda İsrafında Farkındalık’ toplantısı İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) gerçekleşti. Türkiye’de İş Dünyası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak’ın moderatörlüğünü üstlendiği toplantıya, TOBB Türkiye Hizmet Sektör Meclisi Başkanı ve İSO Meclis Üyesi Hüseyin Bozdağ, İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar ve İSO Meclis Üyesi Mehmet Çakılcıoğlu konuşmacı olarak katıldı. Toplantıda gıda israfının önüne geçilebilmesi için toplumsal farkındalık oluşturulması gerektiğinin altı çizildi.



Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Türkiye’de İş Dünyası dergisi Genel Yayın Yönetmeni Celal Toprak, gıdanın üçte birinin israf edildiğine dikkat çekerek, “Yediğimiz içtiğimiz her şeyin üçte birini israf ediyoruz ve bu durum bize enflasyon ve gelir dağılımındaki dengesizlik olarak yansıyor. Her konuda yanımızda olan Hüseyin Bozdağ, israfı önleme konusunda da bizlerle olmaya devam ediyor. Türkiye’de İş Dünyası dergisi olarak Aralık sayısında ayrıntılı bir şekilde israf konusunu işledik ve bu işin önemine dikkat çekmeye çalıştık. Bundan sonra da devam edeceğiz” dedi.



“İsraf, enerjiye dönüştürülebilir”


Celal Toprak’ın açılış konuşmasının ardından söz alan TOBB Hizmet Sektör Meclisi Başkanı Hüseyin Bozdağ, “Öncelikle bizleri böyle bir organizasyonda bir araya getirdiği için Celal Toprak’a teşekkür ediyorum. Celal Bey “Gıda israfıyla ilgili ne yapabiliriz” dediğinde, ona şunları söyledim: Hem Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak hem İstanbul Sanayi Odası olarak hem de Türkiye Yemek Sanayicileri Federasyonu olarak biz bu işe sahip çıkmak istiyoruz” şeklinde konuştu.



İsraf edilen ürünlerin elektrik enerjisi olarak geri dönüştürülebileceğini aktaran Bozdağ, “İskandinavya’da atık çöplerinden elektrik üretiyorlar ve bunu biz de yapabiliriz. Ülkemizin genelinde çiğ ve pişmiş atık, günlük 96 bin ton. Biz bu israf edilmiş çöpleri de kurtarmaya çalışıyoruz. 96 bin tonu 360 ile çarparsanız ortalama 34,5 milyon ton atığa sahip olmuş oluyoruz. Bunu, bugünkü rakamlarla hesaplarsak ve tüm Türkiye’ye yayarsak aşağı yukarı 3,5-4 milyar Dolar enerji tasarrufu sağlıyoruz” şeklinde konuştu.



“Yiyin, için fakat israf etmeyin”


İstanbul’un büyük bir iş merkezi olduğunu fakat aynı zamanda da bir tarım kenti olarak faaliyet gösterdiğinin altını çizen İstanbul Tarım ve Orman İl Müdürü Suat Parıldar, “Yiyiniz, içiniz fakat israf etmeyiniz, çünkü Allah israf edenleri sevmez. İstanbul, yüzde 15,8’i tarım alanından oluşan, aynı zamanda 863 bin dekarlık tarım arazisi bulunan, 769 bin dekarlık bir alanda da üretim gerçekleştirmiş olduğumuz bir saha. Gıda ile ilgili bir konudan bahsedeceksek başlangıç noktamız üretim olmalı. Nasıl üretim yapıyoruz? Hangi şartlar altında üretiyoruz? Bunların bilinmesi gerekiyor. Bir önceki yıl Cumhuriyet rekoru olan 139 milyon tonluk bir üretim gerçekleştirdik fakat 35 milyon tonlukta bir kaybımız var. Üretimimizin hatırı sayılır bir miktarını heba etmekteyiz. Bazı kaynaklarda bir yandan milyarlarca insan açlıkla mücadele ederken, diğer yandan milyarlarca insan aşırı tüketimden kaynaklanan obezite ile mücadele ediyor. Bu durum, gıda üretimi ve dağıtımı konusunda ciddi sorunlara işaret ediyor. Gıda üretimi için kullanılan su, toprak gibi doğal kaynaklar sınırlı ve yenilenemez. Bu nedenle, üretilen her bir gıda maddesinin kıymetli olduğunu bilmemiz ve israf etmememiz gerekiyor” dedi.



Gıdanın üçte biri israf oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.