SAĞLIK - 26 Şubat 2025 Çarşamba 09:14

Guinness Rekortmeni Doç. Dr. Ali Zırh, 2 bininci ameliyatını gerçekleştirdi

A
A
A
Guinness Rekortmeni Doç. Dr. Ali Zırh, 2 bininci ameliyatını gerçekleştirdi

Parkinson hastalarına umut olan Doç. Dr. Ali Zırh, hareket bozukluklarına yönelik iki bininci ameliyatını gerçekleştirdi. Beyin pili yöntemiyle titreme ve kasılmaların kontrol altına alınabildiğini belirten Doç. Dr. Zırh, hastaların yaşam kalitesini artırmayı hedeflediklerini söyledi.


Parkinson hastalığı, ilerleyici yapısıyla titreme ve hareket kısıtlılığına yol açarak hastaların günlük yaşamını zorlaştırıyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Ali Zırh, hareket bozukluklarına yönelik gerçekleştirdiği 2000’inci beyin ameliyatını başarıyla tamamladı. Parkinson hastalığı başta olmak üzere titreme ve kasılmalara sebep olan nörolojik rahatsızlıklarda uygulanan beyin pili ameliyatının, hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını belirten Doç. Dr. Zırh, özellikle tıbbi tedaviden yeterli yanıt alamayan hastalar için bu yöntemin büyük bir umut ışığı olduğunu vurguladı.


Bilgisayar aracılığıyla programlanıyor


Doç. Dr. Zırh, "Fonksiyonel beyin cerrahisi dediğimiz beyin cerrahisinin bu alt bölümünde Parkinson hastalığı başta olmak üzere tremor ve esansiyel tremor dediğimiz titremeler, distoni dediğimiz aşırı vücut kasılmaları ve diğer bazı rahatsızlıklarda eğer tıbbi tedavi istediğimiz sonucu vermiyorsa bizim yaptığımız cerrahi girişimlerle hastalara yardımcı oluyoruz. Bu girişimlerin adı halk arasında beyin pil ameliyatı olarak biliniyor. Beyin pilleri basitçe beynin içine yerleştirdiğimiz iki ince elektrot, birer uzatma kablosu ile onları pil cihazına bağlayan bir sistemden oluşuyor. Pil cihazının kendisini köprücü kemiğinin altında cilt altına yerleştiriyoruz. Dışarıdan bilgisayar aracılığıyla programladığımızda beyne verebildiğimiz elektrik akımının frekansını, dalga boyunu, şiddetini ve yönünü değiştirebiliyoruz. Dolayısıyla bizim için kontrol edilebilir, ayarlanabilir, geri dönüşümlü bir tedavi yöntem" dedi.



İki bininci ameliyatını gerçekleştirdi


Bugün tek bir cerrahın gerçekleştirdiği hareket bozukluklarına yönelik iki bininci beyin ameliyatını gerçekleştirme şansını bulduğunu söyleyen Doç. Dr. Zırh, "Toplam sayısı bin 480’i geçen beyin pili ameliyatlarına, önceki yıllarda sıklıkla yapmış olduğumuz lezyon cerrahisi ameliyatlarını da bir arada değerlendirdiğimizde bugün toplam iki bininci vakaya geldik. Bugünkü hastamız 51 yaşında, 6 yıllık Parkinson hastalığı öyküsü olan ve titremenin ön planda olduğu bir hastaydı. Parkinson hastalığının önemli belirtilerinden bir tanesi titremedir ve özellikle istirahat halinde olan ve bizim daha çok para sayar tarzda diye tarif ettiğimiz bir titremedir. Pakistan hastalığında titreme dışında katılık, tutukluk, yavaşlık, ağırlık, hareket etme güçlüğü gibi ilave bulgular vardır. Bir ileri yaş hastalığı olan bu rahatsızlıkta genelde biz bulguları 60-65 yaş üzerinde toplumda her 200-300 kişiden birinde görürüz" dedi.



Parkinsonla geçen 6 yıl


50 yaşın altında da Parkinson hastalığının görüldüğünü söyleyen Doç. Dr. Zırh, "Yüzde 5 ila 10 kadar hasta 50 yaşın altında karşımıza gelir. Biz bu grup hastalara genç yaşta görülen Parkinson hastaları diyoruz. Hastamız da 51 yaşında 6 yıllık öyküsü olduğu için 40’lı yaşların ortasında bu rahatsızlıkla karşılaşmış bir hasta. Eğer hastamızda olduğu gibi ailede başka Parkinson öyküsü varsa ve genelde 40’lı 50’li yaşlar ve öncesinde bu rahatsızlık karşımıza geliyorsa aklımıza genetik bazı iletişimler de gelir. Parkinson hastalığı klasik bildiğimiz genetik hastalıklar gibi bende var çocuğumda mı olacak ya da annemde var bende mi olacak tarzında düşünmemizi gerektiren bir rahatsızlık değildir ama bu hastalıkta genç yaşta görülüp aile öyküsü olduğunda bazı genler sorunlu tutulabilmektedir. Titremenin ön planda olduğu hastalar bir yandan şanslıdır. Katılık, tutukluk, ağırlık gibi diğer bulgular çok fazla ön planda değildir. Hastanın yaşamını onlar kadar ağır rahatsız etmez" diye konuştu.


Önce ameliyat sonra programlama süreci


Hastanın 6 yıllık öyküsü boyunca her türlü tıbbi tedaviyi denediğini dile getiren Doç. Dr. Zırh, "Maalesef ki yakınmalarını geçirecek tıbbi tedavi başarısına ulaşılamamış bir hastaydı. Bu nedenle titremesini durdurmaya yönelik beyin pili ameliyatını gerçekleştirdik. 2 buçuk saatlik bu ameliyatın sonunda başarıyla tamamladığımız girişim paralelinde şimdiden rahatsızlıkları önemli ölçüde azaldı ama pili hala kapalı. Önümüzdeki günlerde pilini açıp pil programlama sürecini gerçekleştireceğiz. Bu ortalama 2-3 haftalık bir süreç. Parkinson hastalarımız ve diğer beyin pil ameliyatı yaptığımız hastalar ameliyattan sonra yaklaşık 2-3 haftalık bir programlama sürecini yaşıyorlar. Bu sürenin sonunda da taburcu olup evlerine ya da ülkelerine gidiyorlar. Sonrasında da hastalarımızı eğer yerli hastaysalar 3-4 ayda bir, yabancı hastalarımızı da 6 ayda bir, yılda 2 kere görüp kontrol etmeyi arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı.



Guinness Rekortmeni Doç. Dr. Ali Zırh, 2 bininci ameliyatını gerçekleştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.