TEKNOLOJİ - 17 Ağustos 2024 Cumartesi 10:08

Hemofili hastalığı için geliştirdikleri tedavi yöntemiyle finale kaldılar

A
A
A
Hemofili hastalığı için geliştirdikleri tedavi yöntemiyle finale kaldılar

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü son sınıfta okuyan 3 öğrenci, TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Biyoteknoloji İnovasyon Yarışması’nda, "Hemofili Tedavisine Yeniliksel Yaklaşımlar" ismini verdikleri projeleri ile finale kaldı. Bahçelievler Belediyesi sosyal tesislerde projelerini anlatan gençler, hastalık hakkında farkındalık oluşturmak için kırmızı renkli pasta ve tatlıları vatandaşlara ikram etti.


İstanbul Medeniyet Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü son sınıf öğrencileri Ceyda Kılıç, Eylül Sıla Tiryaki ve Zeynep Nisa Türk, bu yıl TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Radichal yarışmasında "Hemofili Tedavisine Yeniliksel Yaklaşımlar" ismini verdikleri projeleri ile finale kaldı. Bahçelievler Belediyesi tarafından desteklenen 3 kız öğrenci, Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır ile bir araya gelerek, hastalığın tedavisine umut olacak projelerini anlattılar. Gençler projelerini tanıttıktan sonra Başkan Bahadır’la bir kan hastalığı olan Hemofili konusunda farkındalık oluşturmak için belediyeye ait Sempati +1 Sosyal Tesisinde kırmızı renkli pasta tatlıları vatandaşlara ikram etti.


Pıhtılaşma faktörlerinin eksikliğinden dolayı kanın olması gerektiği gibi pıhtılaşmadığı nadir bir hastalık olan hemofilinin en belirgin ve başlıca belirtisi anormal kanamalar. Bu durum hastalar için çoğu zaman hayati tehlike oluşturabiliyor.


Bir kanama bozukluğuna yönelik yenilikçi tedavi yöntemleri geliştirmek amacıyla yaptıkları bu çalışmada 400 takım arasından ilk 20 takım arasına girerek bilimsel ve teknolojik alanda fark başaran gençler, projede Mikro RNA ve lipid nanopartikül kullanılarak hemofili hastalığına yönelik genetik bir tedavi yöntemi geliştirilmesi hedefliyor.


Proje tanıtımında konuşan Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır, bugün belediye çalışmasının dışında gençlerin yaptığı bilimsel bir çalışmasıyla bir araya geldiklerini belirterek, “Bahçelievler Belediyesi olarak gençlerimizle sanat konusunda, spor konusunda, bilimsel konuda, iyilik konusunda hep birlikte çalışıyoruz. Bilimsel olarak onların yetişmesi için her türlü desteği veriyoruz. Farklı bir çalışma bu üç tane genç arkadaşımızla hemofili ile alakalı bir çalışmaları var. Biz de belediye olarak tüm gençlerimizin yanında olduğumuz gibi onları da destekliyoruz. Hemofili anneden ve babadan geçen kalıtsal bir hastalık, pıhtılaşma bozukluğudur. Faktör eksikliğine bağlı pıhtılaşmada sorun oluyor. Bu insanlar hayat boyu sıkıntı yaşıyorlar” şeklinde konuştu.


Projeleriyle kandaki pıhtılaşma bozukluğunu engellemeyi hedeflediklerini söyleyen Zeynep Nisa Türk, “Hemofili nadir görülen faktör eksikliğinden kaynaklanan bir hastalık, biz de burada pıhtılaşma yolundaki TFB adlı onu inhibe eden proteini ve patiküller yardımıyla engelleyerek pıhtılaşmayı ertelemeyi ve hastalığı çözmeyi düşünüyoruz” dedi.


Projeyi 7 aydır yazdıklarını söyleyen Ceyda Kılıç, “Projemizin yanında aynı zamanda sosyal farkındalık çalışmalarını da yürütüyoruz. Hemofili hastaların gözünden bakabilmek bizim için çok önemliydi. Öncelikle kendi üniversitemizde belirli çalışmalar yürüttük. Onun dışında başka üniversitelerde ve kurumlarda afişler astık ve dikkat çektik. Ayrıca Bahçelievler Belediyesi ile hemofili hastalığına dikkat çekmek için yüzme çalışmaları gerçekleştirdik. 400 takım arasında ilk 20 takıma kaldık ve Antalya’da final sunumlarımızı gerçekleştireceğiz. Antalya’da olumlu sonuçla beraber TEKNOFEST kapsamında Adana’ya gideceğiz. Projelerimiz belirli bir dereceye ulaşırsa, projelerimize devam edeceğiz” diye konuştu.



Hemofili hastalığı için geliştirdikleri tedavi yöntemiyle finale kaldılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Çeşme’de, duygu dolu Çanakkale anması 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Çeşme’de anlamlı bir anma programı düzenlendi. 18 Mart’ta okulların ara tatilde olması nedeniyle bugün gerçekleştirilen törende duygu dolu anlar yaşandı. Çakabey Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa ilçe protokolü, daire amirleri, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, Sıdıka Kelami Ertan Ortaokulu tarafından hazırlanırken, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı okul müdürü Hikmet Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında Çanakkale Zaferi’nin yalnızca bir askeri başarı olmadığını, aynı zamanda bir milletin kaderini değiştiren tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çanakkale’de verilen mücadelenin fedakârlık, inanç ve kararlılığın en büyük örneklerinden biri olduğunu ifade eden Aykut, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğine dikkat çekerek, "Onun askeri dehası ve sarsılmaz iradesi olmasaydı bugün bu topraklarda özgürce yaşamak mümkün olmayacaktı" dedi. Konuşmasında gençlere de seslenen Aykut, Çanakkale ruhunun yalnızca geçmişte kalmaması gerektiğini belirterek, bu ruhun bilim, sanat ve üretimle geleceğe taşınmasının önemine değindi. Şehitlerin emaneti olan vatanın korunmasının en büyük sorumluluk olduğunu ifade etti. Öğrencilere ödülleri verildi Program kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şiir ve resim yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Öğrencilerin Çanakkale ruhunu yansıtan eserleri, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Tören, öğrenciler tarafından sahnelenen "Geçilmez Çanakkale" adlı gösteri ile devam etti. Duygusal anların yaşandığı gösteri, izleyicilerden büyük alkış aldı. Anma programı, toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Kocaeli Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 2’si firari 16 sanığın savunmaları tamamlandı. Sanık savunmaları tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.