GÜNDEM - 20 Şubat 2026 Cuma 12:05

Hırka-i Şerif ziyarete açıldı

A
A
A

Peygamber Efendimiz’in vasiyeti üzerine Veysel Karani Hazretleri’ne bırakılan kutsal emanetlerden Hırka-i Şerif, İstanbul Fatih’teki Hırka-i Şerif Camii’nde düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının ilk cuma günü ziyarete açılan Hırka-i Şerif’e gelen vatandaşlar metrelerce kuyruk oluşturdu.

Peygamber Efendimizin vasiyeti üzerine Veysel Karani Hazretleri’ne bırakılan önemli kutsal emanetlerden biri olan ve 1851 yılından bu yana Fatih’teki Hırka-i Şerif Camii’nde muhafaza edilen Hırka-i Şerif, cami bahçesinde düzenlenen törenle ziyarete açıldı. Peygamber Efendimizin emaneti Hırka-i Şerif, günümüzde Veysel Karani Hazretleri’nin 59’uncu kuşak torunu Barış Samir tarafından büyük bir itina ve dikkatle korunarak ziyarete hazırlandı. Hırka-i Şerif, her yıl olduğu gibi bu yıl da Ramazan ayının ilk cuma günü dualarla ziyarete açıldı. Açılış töreni Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Törene, İstanbul Valisi Davut Gül, Veysel Karani Hazretlerinin 59’uncu kuşak torunu Barış Samir, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı, Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ile çok sayıda vatandaş katıldı. Ziyarete gelen vatandaşlar, yoğunluk oluşturdu.

Hırka-i Şerif ziyarete açıldı

"Ramazanın 15’inden sonra ziyaretçilerimiz artıyor"

Hırka-i Şerif Vakfı Genel Sekreteri Sümeyra Güldal, "Bu sene de İnşallah Ramazanımızı kazasız belasız idrak ederiz. Ziyaretçilerimiz sükut ve sakin bir şekilde güzellikle, kolaylıkla İnşallah buraya gelirler. Burada Efendimizle olan hasretlerini ibadetleri üzerinden gidermek için buraya geliyorlar. Biz de bu sene vazifemizi onlar için yerine getirmeye çalışırız. Hafta içi ziyaret saatlerimiz saat 10.00’da başlayacak, 17.00’da tamamlanacak. Hafta sonu da saat 09.00’da açmayı planlıyoruz, saat 17.30’da kapanış olacak. Çünkü hafta sonları daha kalabalık oluyoruz. Ramazan’ın 15’inden sonra hemşehrilerimize bir çağrım var. Hemşehrilerimiz Ramazan’ın 15’ine kadar ziyaretlerini gerçekleştirirlerse Ramazan’ın 15’inden sonra Türkiye genelinden ziyaretçilerimiz de artıyor. Kadir Gecesi teravih bittikten sonra tekrar ziyaret başlayacak. Saat 03.30’a kadar ziyaretlerin devam edeceğini öngörüyoruz" şeklinde konuştu.

Hırka-i Şerif ziyarete açıldı

"Her sene buraya geliyorum"

Hırka-i Şerif’i her yıl ziyaret ettiğini söyleyen İsmail Gültekin, "Her sene buraya geliyorum. Burada bulunmak çok güzel bir duygu. Manevi duygusu çok fazla hüzünleniyorum. Buraya gelirken çok gurur duyuyorum. Allah tekrarını göstersin inşallah" dedi. Ziyarete gelen Aziz Bülbül ise "Veysel Karani’nin yaşantısını okuduktan sonra burası başka bir duygu. Peygamber Efendimiz’e saygıyı öğrendim. Rabbim ziyaretimizi kabul eder" diye konuştu.

Davut Has

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Talas’ta müze otobüsler yola çıktı Talas Belediyesi, tarihin şanlı yolculuğunu ve medeniyetimizin nadide mirasını bu kez müze otobüslerle vatandaşla buluşturuyor. "Çanakkale’den Cumhuriyet’e 100. Yıl Gezici Müzesi" ile "Tıpkı Basım Mushaflar Kur’an-ı Kerim Gezici Müzesi", düzenlenen törenle dualar eşliğinde yola çıktı. Belediye Meydanı’nda gerçekleşen programa Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Talas Kaymakamı İlyas Memiş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Şükrü Dursun, Kayseri Müze Müdürü Gökhan Yıldız, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Mehter takımının konseri ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, Ramazan’ın manevi atmosferine yakışır bir coşkuyla gerçekleşti. "Kayseri’den 777 canın nefesini hissedeceksiniz" Açılışta konuşan tarihçi emekli öğretim görevlisi Ahmet Nedim Kilci, Ramazan ayı ve Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümünde böylesine anlamlı bir çalışmanın hayata geçirilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Kilci, gezici müzeleri gezen vatandaşların yalnızca bir sergi değil, bir ruh hali yaşayacağını vurgulayarak, "Kayserili Yusuf oğlu Mehmet’in ‘Bizden esirgemeyin Fatiha’nızı’ diye seslenen şehadetini hissedeceksiniz. Kayseri’den 777 can veren evlatların son nefesini duyacaksınız. Bu eserler, ecdada vefanın bir nişanesidir" ifadelerini kullandı. "Belediyecilik sadece yol yapmak değildir" Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Bavul Müzeciliği’ne vurgu yaparak gezici müzelerin sadece kültürel değil, aynı zamanda manevi bir hizmet olduğuna dikkat çekti. Gezici Mushaflar Müzesi’nde 14 adet tıpkıbasım Kur’an-ı Kerim ve cüzlerin yer aldığını belirten Başkan Yalçın, eserlerin tamamının Osmanlı döneminde kaleme alındığını ifade etti. "Bu eserlerin kâğıdı Mısır’dan, cildi Hindistan’dan gelmiş. Osmanlı medeniyetinin zarafetini ve ilim geleneğini yansıtan bu kıymetli eserleri artık vatandaşımızın ayağına götürüyoruz" diyen Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çanakkale’ye gidemeyenler o ruhu müzemizde hissedebiliyor. Şimdi bu ruhu mahalle mahalle taşıyacağız. Belediyecilik sadece yol, su, asfalt değildir. İnsanımızın ruh dünyasını zenginleştirmek de bizim görevimizdir. Ramazan boyunca tüm hemşehrilerimizi bu iki gezici müzemizle buluşmaya davet ediyorum." Başkan Yalçın ayrıca hafta sonları Kayseri Üniversitesi’nde düzenlenen Ramazan etkinliklerine de aileleriyle birlikte katılım çağrısında bulundu. Kaymakam Memiş’ten teşekkür Talas Kaymakamı İlyas Memiş ise Talas Belediyesinin kültür, sanat ve eğitim alanındaki çalışmalarının takdire şayan olduğunu belirterek, "Bu eserlerin zaten sergilendiği mekanlar var. Ancak Ramazan ayında gelemeyen vatandaşların ayağına götürülmesi çıtayı daha da yukarı taşıyan bir hizmettir. Başkanımıza teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından edilen dualarla gezici müzelerin açılışı gerçekleştirildi. Protokol üyeleri ve vatandaşlar, otobüsleri gezerek eserleri yakından inceledi. Talas’ta artık tarih sabit bir mekânda değil; mahalle mahalle dolaşan, gönüllere dokunan bir yolculukta Şehitlerin hatırası ve mukaddes emanetler, Ramazan’ın bereketiyle birlikte vatandaşla buluşmaya devam edecek.
Iğdır Iğdır’da ilkokulda veli krizi: 26 aile çocuklarını okula göndermek istemiyor Iğdır’da bir ilkokulda sınıfa sonradan alınan öğrenci nedeniyle yaşandığı iddia edilen sorunlar üzerine 26 veli tepki gösterdi. Olayla ilgili idari ve hukuki sürecin sürdüğü bildirildi. Iğdır’da Hüsnü Özyiğen İlkokulu’nda 26 öğrencinin velisi, sınıfa sonradan alınan bir öğrenci nedeniyle çocuklarını okula göndermek istemediklerini açıkladı. Veliler, başka bir sınıfta sorun yaşadığı öne sürülen öğrencinin kendi sınıflarına alınmasının ardından şiddet içerikli davranışlar sergilendiğini, sık sık kavga çıktığını ve bazı öğrencilerin tehdit edildiğini iddia etti. Çocuklarının psikolojik olarak olumsuz etkilendiğini belirten veliler, durumu okul yönetimi ile Iğdır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne ilettiklerini ancak kalıcı bir çözüm sağlanamadığını savundu. Aynı öğrencinin velisinin izinsiz şekilde sınıfa girerek öğrencilere tehditte bulunduğu iddiası da gündeme geldi. Okulda güvenlik amacıyla personel görevlendirildiği öğrenildi. Veliler adına konuşan Serpil Biçer, "26 velinin adına konuşuyorum. Halihazırda sorunlu bir öğrenciydi. Daha önce bulunduğu sınıfta da çocuklara tehdit, teneffüslerde sıkıştırma ve öğretmene müdahale gibi olaylar yaşandı. Ardından bu öğrenci bizim sınıfımıza geldi ve aynı sorunları biz de yaşamaya başladık. Çocuklarımız tehdit altında kalıyor, korkuyorlar. Gün içerisinde sürekli bizi arayıp ’gelin bizi alın’ diyorlar. Ya gidip sakinleştiriyoruz ya da almak zorunda kalıyoruz. Veliyle sağlıklı bir iletişim kuramıyoruz. Sadece bir kez muhatap olduk; onda da ’ses kaydı aldım’ diyerek bize bağırdı. Kimseyi dinlemiyor, anlamıyor. Bu nedenle kendisiyle iletişim kuramıyoruz. Dilekçelerimizi yazdık, okula verdik ve gerekli tüm yerlere şikayetlerimizi ilettik. 26 veli olarak talebimiz net: Okul değişikliği ya da sınıf değişikliği yapılsın. Bizden memnun değilse farklı bir çözüm üretilsin. Okul açıldığından beri huzur yok, sağlıklı bir eğitim ortamı yok" dedi. Diğer veliler de tepki göstererek, "Öğretmenimizi dinliyoruz ancak çocuklarımız tehdit ediliyor. Bir velinin sınıfa girip öğrencileri tehdit edebilecek konumda olması kabul edilemez. ’Benim oğlum ağa, paşa, kimse dokunamaz’ şeklinde ifadeler kullanılıyor. Bu durum çocuklarımızın okula gelmekten korkmasına neden oluyor" dedi. Yetkililerle görüşüldüğü halde bir çözüm üretilmediğini savunan veliler, "Hepsiyle görüştük. Müdürümüz o sözde toplantıda bize dedi ki ’Veliyi ben içeri almayacağım.’ Dün biz buradaydık. Gene veli okuldan çıktı. Veli okulun içeresine kadar gidiyor çocuklarımızı tehdit ediyor. Yani kendi çocuğuyla alakalı çocuklarımıza tehditler savuruyor" dedi. Öte yandan, Eğitim Bir-Sen Iğdır Şubesi Başkanı Erkan Çiğdem, aynı velinin öğretmenlerin bulunduğu ortamda izinsiz ses kaydı aldığını ve konunun yargıya taşındığını açıkladı. Çiğdem, eğitim ortamlarında huzur ve güvenliğin korunmasının önemine dikkat çekerek, " Bugün öğretmenimizin talebi üzerine buradayız. Öğretmenimizin bize anlattığı kısmı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir veli, sınıfa girerek ya da öğretmenle öğrencisi hakkında yapılan genel bir görüşme sırasında, öğretmenimizin konuşmasını izni olmadan ses kaydına almış. Öğretmenimiz, yanılmıyorsam salı akşamı, bu veli hakkında emniyete ve savcılığa suç duyurusunda bulundu. Kendi ifadesine göre, bilgisi ve izni dışında sesi kaydedilmiş; ayrıca bu kaydın diğer velilerle paylaşılacağı ve kendisinin şikayet edileceği söylenerek şantaj unsuru olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Bu veliyle ilgili olarak birkaç ay önce de burada bir basın açıklaması yapmıştık. Söz konusu öğrenci daha önce öğretmenimiz Meltem hanımın sınıfındaydı. Veli, Meltem hanımın sınıfına girerek kendisini tehdit etmiş ve kamu görevini yerine getirmesine engel olmuştu. Bunun üzerine Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş, tehdit nedeniyle öğretmene yönelik veliye bir aylık uzaklaştırma kararı verilmişti. Bu süreçte velinin dilekçesiyle öğrencinin sınıfı değiştirilmişti. Ancak sınıf değişmiş olsa da sorun bitmedi. Bugün gelinen noktada, farklı bir öğretmenimizin sınıfında benzer bir süreç yaşanıyor. Sürecin kökten çözümü için öğrencinin rehabilite edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Velilerin iddia ettiği gibi bir şiddet ya da akran zorbalığı söz konusuysa, bunun rehberlik servisi ve rehber öğretmenler tarafından detaylı şekilde incelenmesi gerekir. Eğer öğrenci Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne yönlendirilmesi gerektiği halde bu engelleniyorsa ya da varsa bir rahatsızlığının tedavisi yaptırılmıyorsa, bu durum ayrıca değerlendirilmelidir. Bu noktada Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nün devreye girmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bildiğimiz kadarıyla okul müdürlüğü; öğrenci velisiyle, rehber öğretmenle ve sınıf öğretmeniyle yapılan tüm çalışmaları Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’ne iletti. Ancak şu ana kadar istenilen ya da somut bir sonuca ulaşılamadı. Süreci yakından takip etmeye devam ediyoruz" dedi.