KÜLTÜR SANAT - 12 Kasım 2025 Çarşamba 15:50

İş Sanat’ta ‘Radyo Günleri’ ile nostaljik bir yolculuk

A
A
A
İş Sanat’ta ‘Radyo Günleri’ ile nostaljik bir yolculuk

İş Sanat, Türk Halk Müziği’nin duayen ismi Canan Başkaya’yı "Radyo Günleri"’nde ağırlıyor.



İş Sanat’ın 26. sezonu, müziğin farklı renklerini buluşturan özel yerli projelerle devam ediyor. Bu sezonun en heyecan verici buluşmalarından biri, Türk Halk Müziği’nin duayen ismi Canan Başkaya’yı ağırlayacak olan "Radyo Günleri" konseri olacak. 28 Kasım Cuma akşamı 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak konser, tiyatro sanatçısı Çağıl Taşbaşı’nın anlatımıyla radyolu günlerin sıcak ve samimi atmosferine yeniden hayat verecek.



Başkaya, "Cumhuriyetimizin kuruluşunda radyo, çölde bir vaha gibiydi. İnsanlarla iletişimde en önemli haber kaynağıydı. 1940’lı yıllarda Muzaffer Sarısözen’in Yurttan Sesler Korosu’nu kurmasıyla halk müziği için bu yolculuk halen devam ediyor. Teknoloji değişiyor, insanlar değişiyor ama bizi kucaklayan bir sese, tınıya ulaşma isteğimiz değişmiyor" dedi.



Başkaya, radyonun sadece bir yayın organı değil, aynı zamanda bir okul olduğunun altını çizerek, "Radyoda katılacağım programlar için ne kadar heyecanlanır, eserleri en doğru şekilde icra ederek yapımcıların ve dinleyicilerin karşısında mahcup olmamak için ne kadar özenirdim" diye konuştu.



Ankara Radyosu’ndan devlet sanatçılığına


Canan Başkaya’nın radyoya olan bağlılığının ardında, 1981’de kazandığı TRT Ankara Radyosu stajyer ses sanatçılığı sınavıyla başlayan köklü bir sanat kariyeri yatıyor. 1983’te profesyonel olarak radyoda başlayan bu serüven, ertesi yıl çıkardığı "Ayrılık Hasreti" albümüyle taçlandı ve Milliyet gazetesinin "Yılın Halk Müziği Sanatçısı" ödülünü kazandı.



15 yıl TRT’de sürdürdüğü kariyerin ardından Kültür Bakanlığı’na geçerek Devlet Sanatçısı unvanıyla yurtiçi ve yurtdışında sayısız konser veren Başkaya, emekliliğinden sonra da sanatını büyük bir tutkuyla sürdürüyor. "Merhamet Kıl", "Gönül Senden Ayrılır mı?" ve "Gül Ek Yüreğine" gibi albümlerle geniş bir repertuvarı dinleyicisiyle buluşturan Başkaya, İş Sanat sahnesinde türküleri radyodan dinlercesine samimiyetle seslendirmeye hazırlanıyor.



Konserin repertuvarını, albümlerinde yer alan ve dinleyicilerin gönlünde taht kuran eserlerden özenle seçtiklerini belirten Başkaya, "Hocalarımız bize, ‘Siz radyo sanatçısısınız. Her yöreyi başarı ile okumalısınız’ derlerdi. Bu uyarı bizim kulağımıza küpe olduğu için radyoda yetişen sanatçıların repertuvarı çok zengindir. Bu konserde keyifli bir repertuvarla Anadolu’da ve Rumeli’de bir gezintiye çıkacağız" dedi.



"Her türkü bir ders"


Ses eğitimi dersleri vererek genç yetenekler yetiştirmeyi sürdüren Başkaya, öğrencilerine her zaman söylediği bir sözü hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Her türkü bir derstir. Bu dersi öğrenmenin yoluysa radyodan geçiyor" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da "Farklı değil, birlikte" projesi hayata geçirildi Kütahya’da özel ihtiyaçlı bireylerin toplumsal hayata katılımını desteklemek amacıyla hayata geçirilen "Farklı Değil, Birlikte" projesi kapsamında anlamlı bir buluşma gerçekleştirildi. Vali Musa Işın, proje çerçevesinde down sendromlu çocuklar ve paydaş kurum temsilcileriyle bir araya geldi. Kütahya Valiliği himayelerinde yürütülen proje; Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi koordinasyonunda, Valilik Açık Kapı Şube Müdürlüğü ile Kütahya Özel Eğitim ve Down Sendromlular Derneği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Proje, özel ihtiyaçlı bireylerin sosyal yaşama aktif katılımını artırmayı ve bu alanda farkındalık oluşturmayı hedefledi. Proje ekibinde; KSBÜ Sosyal Hizmet Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sultan Güçlü’nün yanı sıra Dr. Öğr. Üyesi Rahime Aslan, Dr. Öğr. Üyesi Gamze Kurt, dernek temsilcileri ve sosyal çalışmacılar yer aldı. Program kapsamında düzenlenen etkinliklerde özel bireylerin sosyal uyumlarını güçlendirmeye yönelik faaliyetler gerçekleştirilirken, ailelere yönelik rehabilitasyon çalışmaları ile sanat ve ritim terapisi uygulamaları da hayata geçirildi. Etkinlikte özel bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenen Vali Musa Işın, katılımcılarla sohbet ederek onların mutluluğuna ortak oldu. Programda ayrıca pasta kesimi yapılırken, projeye katkı sunan paydaşlara teşekkür belgeleri takdim edildi. Vali Musa Işın, "Özel ihtiyaçlı bireylerimiz toplumumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. Onların hayatın her alanında daha görünür olmaları ve sosyal hayata aktif katılımları en önemli önceliklerimiz arasındadır" ifadelerini kullandı. Toplumsal dayanışma ve kapsayıcılığı güçlendiren proje, hem özel bireyler hem de aileleri için unutulmaz bir etkinlik olarak kayıtlara geçti.
Samsun Dağköy’de tarihle buluşma: Fatma Çavuş’un izinde anlamlı yolculuk Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencileri, Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dağköy’de gerçekleştirdikleri belgesel çalışmasıyla Millî Mücadele’nin unutulmaz kadın kahramanlarından Fatma Çavuş’un (Fatma Yalçın) hikayesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü 4. sınıf öğrencileri Görgünur Eroğlu, Merve Eker, İlknur Tanış ve Dilara Fırat, bitirme projeleri kapsamında Fatma Çavuş’un yaşamını ve mücadelesini araştırmak üzere Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Dağköy’e geldi. Genç iletişimciler, sahada yaptıkları incelemelerle tarihi yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Dağköy’de yürütülen çalışma kapsamında öğrenciler, "Fatma Çavuş" kitabının yazarı araştırmacı-yazar Ahmet Seven ile bir araya gelerek kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Seven, Fatma Çavuş’un yalnızca cephede savaşan bir figür değil, aynı zamanda bölgesel direnişin örgütleyicisi ve toplumsal bir lider olduğuna dikkat çekti. Söyleşide kahramanın cephedeki mücadelesi, fedakârlıkları ve halk üzerindeki etkisi detaylı şekilde ele alındı. Ahmet Seven, gençlerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Fatma Çavuş’un Mustafa Kemal Atatürk tarafından takdir edilen önemli bir isim olduğunu vurguladı. Seven, bu tür çalışmaların milli hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Öğrenciler, Dağköy’de gerçekleştirdikleri çekim ve söyleşileri dijital platformlara taşıyarak Fatma Çavuş’un hikayesini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Hazırlanacak belgeselin, Millî Mücadele’de kadınların rolünü görünür kılması bekleniyor. Bir direniş sembolü: Fatma Çavuş 1897 yılında Samsun Dağköy’de doğan Fatma Yalçın, genç yaşta eşini kaybettikten sonra köyünün savunmasını üstlendi. Millî Mücadele yıllarında bölgede faaliyet gösteren çetelere karşı direniş örgütleyen Fatma Çavuş, kadın ve gençlerden oluşan bir savunma hattı kurarak dikkat çekti. Geliştirdiği taktikler ve kurduğu parola sistemi sayesinde köyünü korumayı başaran kahraman isim, Karadeniz direnişinin simge figürlerinden biri haline geldi. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Atatürk tarafından onurlandırılarak "Çavuş" unvanı verilen Fatma Yalçın, hayatının sonuna kadar bağımsızlık ruhunu yaşattı. 1963 yılında doğduğu köyde hayatını kaybeden Fatma Çavuş’un adı bugün eğitim kurumları ve çeşitli alanlarda yaşatılmaya devam ediyor. Fatma Çavuş’un "Eğer öleceksek, ağlaşarak değil vuruşarak öleceğiz" sözleri ise Türk kadınının direniş ruhunu simgeleyen güçlü bir miras olarak hafızalardaki yerini koruyor.