EKONOMİ - 30 Eylül 2025 Salı 17:25

İsa İshakoğlu: "Elektrik çağına Ruha Grup olarak kapasite artışı ile giriyoruz"

A
A
A
İsa İshakoğlu: "Elektrik çağına Ruha Grup olarak kapasite artışı ile giriyoruz"

Ruha Grup Yönetim Kurulu Başkanı İsa İshakoğlu, ’’2035’e kadar yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik maliyetlerinin yüzde 22 ila yüzde 49 arasında azalması bekleniyor. Bu gelişme, hem bakanlık hedeflerinin hem de yatırımcı planlarının daha kolay hayata geçirilmesini sağlayacak. İştirak şirketimiz Ruha Elektrik ile biz de bu hedeflere ulaşmak için kapasitemizi artıracağız’’ dedi.

 

Türkiye’de de elektrik tüketimindeki artış dikkat çekiyor. Sektör uzmanları, her yıl saatlik en yüksek elektrik talebinin 2 bin - 3 bin MW/h artmasını bekliyor. Ruha Grup Yönetim Kurulu Başkanı İsa İshakoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın hazırladığı yol haritasının bu talep artışına cevap verecek nitelikte olduğunu belirterek, "Güneş enerjisi santrallerinde ortalama kapasite faktörü yüzde 20, rüzgâr enerjisi santrallerinde ise yüzde 35 seviyelerinde. Bakanlığımızın yıllık 7 bin 500 MW kapasite artışı projeksiyonları bu çerçevede oldukça makul. Temmuz 2025 itibarıyla Türkiye’nin kurulu gücü 120 bin MW’a ulaştı. Bu, bir önceki aya göre 600 MW, geçen yılın aynı dönemine göre ise 6 bin 700 MW artış anlamına geliyor. Kapasite artışının yüzde 90’ından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından geldi. BloombergNEF’in raporuna göre 2035’e kadar yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektrik maliyetlerinin yüzde 22 ila yüzde 49 arasında azalması bekleniyor. Bu gelişme, hem bakanlık hedeflerinin hem de yatırımcı planlarının daha kolay hayata geçirilmesini sağlayacak. İştirak şirketimiz Ruha Elektrik ile biz de bu hedeflere ulaşmak için kapasitemizi artıracağız" dedi.

İshakoğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Rapora göre, 2024 yılında dünyada şebeke yatırımları 390 milyar dolara ulaştı. Elektrik depolama yatırımları ise 54 milyar dolar oldu. Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) önümüzdeki 10 yılda 20 milyar dolarlık altyapı yatırımı planlıyor."

İshakoğlu, bu yatırımların maliyetini azaltacak alternatif yöntemler bulunduğunu belirterek, "Lisanssız güneş santralleri için yapılan şebeke bağlantı başvurularının çoğu, kapasite kısıtları nedeniyle reddediliyor. Oysa rüzgâr ve hidroelektrik santrallerine eklenebilecek güneş santralleriyle hibrit sistemler devreye alınarak, yeni şebeke yatırımı yapılmadan Türkiye’nin bir yıllık kapasite artış ihtiyacı karşılanabilir. Ayrıca çatı GES’leri ve depolama çözümleri, hibrit finansman modelleriyle desteklenerek evsel tüketimde önemli katkı sağlayabilir. Devlet desteğiyle geliştirilecek mekanizmalar sayesinde, üretilen ve depolanan elektrik doğrudan evlerde kullanılabilir. Böylece yeni şebeke yatırımları için ayrılacak bütçeler farklı alanlara yönlendirilebilir" şeklinde konuştu.

Elektrik altyapısında riskler ve fırsatlar

Elektrik altyapısına dikkat çeken İshakoğlu, "Artan elektrik tüketimi ile birlikte elektrik iletim altyapısı da genişliyor. Ancak bu genişleme, dağıtım sistemlerini daha karmaşık hale getiriyor ve yeni riskler doğuruyor. Kesintilerde milyonlarca insan uzun süre elektriksiz kalabiliyor. Nitekim 2025 yılı başında Şili’de yaklaşık 20 milyon kişi 20 saat, Nisan ayında İspanya ve Portekiz’de ise milyonlarca kişi 10 saat boyunca elektriksiz kaldı. Bu örnekler, elektrik depolama, arz çeşitliliği ve şebeke modernizasyonunun hayati önemini bir kez daha ortaya koydu. Türkiye de bu çerçevede 2025 yılında 42 milyar TL’lik elektrik altyapısı yatırımı planlıyor" diye konuştu.

İsa İshakoğlu:

İsa İshakoğlu, TEİAŞ’ın 75 bin kilometrelik iletim hattını 90 bin kilometreye çıkarma hedefinin Avrupa ile ticari ilişkiler açısından yeni fırsatlar doğurabileceğini belirtti. İshakoğlu sözlerini şöyle sonlandırdı:

"Elektrik üretimi ve sınır bölgelerindeki yatırımlarla birlikte Avrupa’ya yapılacak ihracatta farklı ürünler ön plana çıkabilir. Eurelectric Genel Sekreteri Kristian Ruby’nin de ifade ettiği gibi, Avrupa’daki dağıtım şebekelerine yapılması gereken yatırımlar planlanan seviyenin yarısında kalıyor. Bu açık, Avrupa’da büyük maliyetler doğuruyor. Türkiye’nin enerji yatırımları sayesinde Ruha Elektrik gibi firmalar Avrupa’ya daha fazla ihracat yapabilir. Ayrıca Avrupa’da 2025 yılı için ortalama elektrik fiyatlarının 100 dolar/MWh seviyesinde olması, TEİAŞ’ın yatırımları ile ihracat potansiyelini artıracaktır."



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Eğitim-Bir-Sen: "Kandıra’daki olayda mağdur edilen okul müdürümüz ve öğretmenimiz hakkındaki haksız uzaklaştırma tedbiri kararı derhal kaldırılmalıdır" Eğitim-Bir-Sen, Kandıra Anadolu Kalkınma Vakfı Ballar İlkokulu’nda okul müdürü ve bir öğretmen hakkındaki uzaklaştırma kararına tepki göstererek, kararın kaldırılmasını istedi. Eğitim-Bir-Sen, Kandıra Anadolu Kalkınma Vakfı Ballar İlkokulu’nda okul müdürü ve bir öğretmenin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin açıklama yaptı. Kararın haksız olarak verildiği ve derhal kaldırılması gerektiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Hakkında zaten okuldan uzaklaştırma kararı bulunan bir velinin hiçbir delil ve somut belge olmadan sadece ‘okul müdürü çocuğuma zarar verebilir’ beyanıyla başlattığı süreç, tam bir hukuk garabetine dönüşmüştür. Kandıra Aile Mahkemesi, 6284 Sayılı Kanun’u dayanak göstererek okul müdürü hakkında uzaklaştırma kararı vermiştir. Savunması dahi alınmayan okul müdürü, hakkındaki uzaklaştırma kararını jandarmanın tebliği ile öğrenmiştir. Olayın etkisi sürerken, aynı okulda bir başka velinin mesnetsiz beyanları üzerine bir kadın öğretmen hakkında da uzaklaştırma kararı verildiği kolluk kuvvetlerinin tebliğinden sonra öğrenilmiştir. 6284 sayılı Kanun’un sınırlarının açık ve net biçimde belirlenmemesi, nesnel ölçütlerin aranmaması ve tek taraflı beyanın esas alınması; kişisel husumet ya da haksız menfaat amacıyla ileri sürülen gerçeğe aykırı iddiaların ayıklanmasını zorlaştırmakta, aileyi korumaktan ziyade keyfiliğe ve istismara zemin hazırlayarak yeni mağduriyetler üretmektedir. Kandıra’daki bu vahim karar, istismarcıların önünü alabildiğine açacaktır. Kanun metnindeki ve uygulamadaki sorunlar giderilmediği takdirde haksız talebi reddedilen her kişi, bir beyanıyla öğretmenleri, müdürleri ve dilediği her kamu görevlisini görev yerinden uzaklaştırabilecek bir zemine kavuşacaktır. Bu zemin, tüm kamu hizmetlerinin aksatılması ve devlet-millet bütünleşmesinin zedelenmesi gibi tehlikeli sonuçlara gebedir. Eğitim-Bir-Sen olarak uyarıyoruz: Kandıra’daki olayda mağdur edilen okul müdürümüz ve öğretmenimiz hakkındaki haksız uzaklaştırma tedbiri kararı derhal kaldırılmalıdır."
İstanbul Yemeksepeti kullanıcıları, "Birlikten Lezzet Doğar" projesini Ramazan’da rekor bağışa ulaştırdı Yemeksepeti’nin Kızılay iş birliğiyle bu yıl dördüncü kez gerçekleştirdiği "Birlikten Lezzet Doğar" projesi, kullanıcıların yoğun ilgisiyle hedeflerini aşarak tamamlandı. Ramazan ayı boyunca toplanan yaklaşık 1,9 milyon TL değerindeki bağışla, 13 binden fazla sıcak öğün Kızılay aşevleri aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Türkiye’nin önde gelen online yemek sipariş markalarından Yemeksepeti, toplumsal dayanışmayı teknolojiyle buluşturduğu "Birlikten Lezzet Doğar" projesinin 2026 yılı sonuçlarını açıkladı. Bu yıl dördüncü kez yine Ramazan ayında hayata geçirilen proje, geçtiğimiz yılın verilerini ve 2026 yılı için konulan hedefleri büyük bir farkla geride bırakarak sürdürülebilir iyilik hareketinde yeni bir rekora imza attı. 2026 hedefleri ikiye katlandı Proje kapsamında 2026 yılı için belirlenen 1.534 sipariş hedefi, Yemeksepeti kullanıcılarının büyük duyarlılığıyla yüzde 145 oranında aşılarak toplamda 3 bin 766 siparişe ulaştı. 2025 yılında gerçekleşen kampanya ile kıyaslandığında ise bağış adetlerinde yaklaşık 5 katlık bir büyüme kaydedildi. Bağış yapan tekil müşteri sayısı ise geçen yıla oranla yüzde 430 artarak 3 bin 450 kişiye ulaştı. 13 binden fazla sıcak öğün Kızılay aşevlerinde Ramazan ayı boyunca kullanıcıların uygulama üzerinden verdikleri desteklerle toplamda 1,9 milyon TL tutarında bir kaynak oluşturuldu. Bu kaynak sayesinde, 5 bin 209 adet İftar Menüsü ve 7 bin 837 adet çorba bağışıyla toplamda 13 bin 46 adet sıcak yemek desteği sağlandı. Toplanan tüm yardımlar, Kızılay’ın Türkiye genelindeki yaygın aşevi ağı aracılığıyla, başta deprem bölgesi olmak üzere ihtiyaç sahibi vatandaşların iftar sofralarına ulaştırıldı. Haftalık ivme ve toplumsal dayanışmanın gücü Kampanya verilerine göre en yoğun bağış dönemi 1-7 Mart tarihleri arasında yaşanırken, projenin son haftalarına kadar ilginin katlanarak devam ettiği gözlemlendi. Banner ve uygulama içi yönlendirmelerle desteklenen kampanya, kullanıcıların paylaşma ruhunu teknolojik bir kolaylıkla eyleme dönüştürmesine aracılık etti. "Platformumuzun gücünü toplumsal fayda için büyütmeye devam edeceğiz" Kampanya sonuçlarını değerlendiren Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, şunları söyledi: "Yemeksepeti olarak, teknolojinin birleştirici gücünü toplumsal dayanışmayla harmanladığımız ‘Birlikten Lezzet Doğar’ projemizin dördüncü yılında, kullanıcılarımızın gösterdiği bu eşsiz duyarlılık bizleri hem gururlandırıyor hem de geleceğe dair umutlandırıyor. Hedeflerimizi ikiye katlayarak ulaştığımız bu rekor bağış seviyesi, platformumuzun oluşturduğu etkinin sadece bir siparişin ötesinde, gerçek bir iyilik köprüsüne dönüştüğünün en somut kanıtıdır. Bu vesileyle, paylaşmanın bereketini sofralara taşıyan tüm kullanıcılarımıza içtenlikle teşekkür ediyoruz. Bu proje bizim için sadece bir Ramazan geleneği değil; önümüzdeki dönemde kapsamını daha da genişletmeyi hedeflediğimiz kapsamlı bir iyilik hareketinin temel taşı. Yemeksepeti olarak, sahip olduğumuz bu büyük ekosistemi ve teknolojik gücü, toplumsal fayda oluşturacak yeni ve sürdürülebilir modellerle toplumun her kesimine dokunmak için kullanmaya kararlılıkla devam edeceğiz."