SAĞLIK - 24 Temmuz 2025 Perşembe 09:37

Isı bitkinliğine dikkat: Uzmanından serin ve güvende kalmanın ipuçları

A
A
A
Isı bitkinliğine dikkat: Uzmanından serin ve güvende kalmanın ipuçları

Kavurucu sıcaklarda mide bulantısı ve uyuşukluk durumunda vücudun serinletilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Ali Vardar, sıcaklarda vücudun normal kalabilmek için yüzde 20’ye kadar daha fazla sıvıya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Vardar, sıcak hava dalgasında güvende kalmanın ipuçlarını anlattı.


Temmuz ayının ortasından bu yana etkisini artıran sıcak hava dalgası Türkiye’yi kavuruyor. Uzmanlar, sıcaklıkların pik yapacağını, 50 derecenin kapımıza dayanacağını öngörüyor. Çocuk, yaşlı ve kronik hastalıkları bulunanlara öğle saatlerinde dışarı çıkmayın uyarısı yapıldı.


Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Ali Vardar, sıcak havalarda vücudun normal kalabilmek için yüzde 20’ye kadar daha fazla sıvıya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Yaşlı ve kronik hastaların gerek duymadıkça evden çıkmamaları gerektiğini belirten Uzm. Dr. Ali Vardar, şunları kaydetti:


"Sıcaklığın normal olduğu havalarda iç mekanlarda sıvı ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz ancak dışarısı sıcak olduğunda vücudunuz normal kalabilmek için yüzde 20’ye kadar daha fazla sıvı hacmine ihtiyaç duyar. Vücut susuz kalınca ayağa kalktıklarında insanların başları dönüyor, düşüyorlar, kollarını ve bacaklarını yaralıyorlar. Mide bulantısı ve uyuşukluk gibi ısı bitkinliğinin belirtileri serinlemeye başlamanız gerektiğinin bir işareti. Hiç terlememe veya koyu kahverengi kola renginde idrar üretimi gibi semptomlarla karşılaşırsanız zaman kaybetmeden bir hekime başvurun."


"Öğle saatlerinde serin yerleri tercih edin"


Aşırı terleme sonucu vücuttan su ve gerekli tuzların kaybedilmesiyle sıcağa bağlı dehidrasyon meydana gelebileceğini aktaran Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Ali Vardar, sıcak hava dalgasında güvende kalmak için ipuçlarını sıraladı:


"Sıcaklıklarda yorucu açık hava aktivitelerinden kaçının.


Sizi susuz bırakmayacak sıvılar tüketin.


Gölgede kalın, dinlenin ve vücut ısınızı düşürmek için serin ve nemli bezler kullanın.


Açık renkli ve ince kumaşlar tercih edin, güneş gözlüğü takmadan dışarı çıkmayın.


En sıcak saatlerde avm, kütüphane veya toplum merkezi gibi klimalı alanlarda dinlenin.


Ayağın hava almasını sağlayan sandalet tipi rahat ayakkabılar tercih edin.


Yaşlı ve engelli bireyler, daha serin bir ortama taşınamıyorlarsa daha yüksek risklerle karşı karşıya kalırlar. Bu yüzden serin kalmalarını sağlayın ve düzenli sağlık kontrollerini yaptırın. "


35 derece üstü vantilatör kullanımı tehlikeli


Uzm. Dr. Ali Vardar, "Sıcaklık çok yüksek değilse vantilatörler faydalı olabilir çünkü teri vücuttan uzaklaştırır ve buharlaşmalı serinlik sağlar. Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, vücutta ısı birikimini hızlandırabilir ve tehlikeli durumlara yol açabilir. İç mekan sıcaklığı 35 derece veya üzerine çıkar ise vantilatör kullanımı ısı kaynaklı hastalık riskini artırabilir" uyarısında bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Mustafa Sözen Filyos’un kuşlarını anlattı Bülent Ecevit Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, "9. Çaycumalılar Buluşuyor" etkinlikleri kapsamında "Filyos’un Kuşları ve Biyoçeşitliliği" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Kaymakam Serkan Keçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye çok sayıda davetli katıldı. Prof. Dr. Sözen, 1944 yılından bu yana bölgede yapılan kuş gözlemleri üzerine önemli bilgiler paylaşarak, Zonguldak’ın kuş çeşitliliği açısından son derece zengin bir coğrafyaya sahip olduğunu söyledi. İlk bilimsel çalışmaların 1946-1948 yılları arasında, muhtemelen Çatalağzı Termik Santrali’nde görev yapan Lain H. Ogilvie tarafından Çatalağzı ve çevresinde gerçekleştirildiğini ifade etti. Türkiye’nin göçmen kuşların önemli geçiş güzergâhlarından biri olduğunu belirten Sözen, ülkede bugüne kadar 505 kuş türünün gözlemlendiğini, bunların 300’den fazlasının ise Zonguldak’ta görüldüğünü vurguladı. Bu rakamın bölgenin doğal zenginliğini ortaya koyduğunu dile getirdi. Biyoçeşitlilik yaşamın teminatı İnsan dahil tüm canlıların besin zincirinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sözen, yaşamın sürdürülebilmesi için biyoçeşitliliğin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi. Filyos’ta endüstri bölgesi ilan edilen alanın kuşların konaklama ve üreme bölgeleri üzerinde bulunduğunu hatırlatan Sözen, yoğun girişimler sonucunda 100 hektarlık alanın proje kapsamı dışına çıkarılarak "kuş cenneti" ilan edildiğini belirtti. Bu kararın geri dönüşü olmayan önemli bir kazanım olduğunu vurgulayan Sözen, Filyos’un yalnızca kuşlar değil sürüngen türleri açısından da oldukça zengin olduğunu ifade etti. Toplumda çevre bilincinin artırılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara da değinen Sözen, "Zonguldak’ın Biyoçeşitliliği" ve "Zonguldak Kuşları" gibi eserler yayımladıklarını belirtti. Özellikle Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Bülent Ecevit Üniversitesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hazırlanan "Zonguldak Kuşları" kitabından 10 bin adet bastırıldığını söyleyen Sözen, bu kitapların başta okullar olmak üzere geniş kesimlere ulaştırılarak farkındalık oluşturulduğunu kaydetti. Söyleşinin sonunda salondan gelen soruları yanıtlayan Prof. Dr. Mustafa Sözen’e teşekkür eden Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı ise Filyos Vadisi’nde belediyeler olarak yürüttükleri "Yeşil Kuşak Projesi" hakkında bilgi verdi. Projeye destek çağrısında bulunan Kantarcı, Sözen’e günün anısına plaket takdim etti.