EKONOMİ - 27 Şubat 2026 Cuma 12:14

İstanbul Avrupa Yakası 6 yılda 3 milyon kez taşındı

A
A
A
İstanbul Avrupa Yakası 6 yılda 3 milyon kez taşındı

Gayrimenkulün Enerjisi-2025 Raporu’na göre 2020-2025 yılları arasında Avrupa Yakası’nda 3 milyon abone taşınırken, 903 bin konutun kapısı ilk kez açıldı. Toplam taşınmaların 544 bini 2025 yılında gerçekleşti. Türkiye genelinde km2 başına ortalama 55 abone düşerken, Avrupa Yakası’nda bu rakam 1.133 olarak belirlendi.



CK Enerji Boğaziçi Elektrik, "Gayrimenkulün Enerjisi-2025" Raporu’nu açıkladı. Avrupa’daki birçok ülkeden daha büyük bir nüfusa sahip olan mega kentin demografik yapısından elektrik tüketimine, taşınma hareketinden kentsel dönüşüme kadar uzanan verileri içeren rapor, sosyal-ekonomik gelişmeleri ortaya koydu. 26 Şubat Perşembe günü gerçekleştirilen basın toplantısı ile açıklanan Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre; İstanbul Avrupa Yakası’nda 2020-2025 yılları arasında 3 milyon abone taşınırken, 6 yıl içinde 903 bin yeni konutun kapısı ilk kez açıldı.



"Kentin bugünkü fotoğrafını değil, geleceğini gösteriyor"


Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’nu değerlendiren ve günümüzde "veri"nin önemine işaret eden CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac, "Elimizdeki veriler, kentlerin nasıl yaşadığını, nasıl dönüştüğünü ve geleceğe nasıl hazırlandığını anlamamıza imkân tanıyor. 2025 yılı verileri, yarım milyonu aşan taşınma hareketiyle İstanbul’da yaşamın son derece dinamik olduğunu ortaya koyarken yeni konutların, kentsel dönüşümün hangi bölgelerde yoğunlaştığını net bir şekilde görmemizi sağlıyor. Raporumuz, karar vericilerden yerel yönetimlere, yatırımcılardan şehir plancılarına kadar geniş bir kesim için güvenilir bir referans ve İstanbul’un geleceğine dair güçlü bir veri seti sunuyor" dedi.



Beşiktaş’taki abonelerin yüzde 45’i kadın


Oldukça çarpıcı veriler içeren Gayrimenkulün Enerjisi 2025 Raporu’na göre, CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in son altı yılda toplam abone sayısı yüzde 4 artışla 4,6 milyonu aşsa da 2025 sonunda sınırlı bir gerileme dikkat çekti. Cinsiyet dağılımına göre tüm abone gruplarında abonelerin yüzde 70’ini erkekler, yüzde 30’unu kadınlar oluştururken, kadın abonelerin yoğun olduğu ilçeler arasında ilk sırayı yüzde 45’lik oranla Beşiktaş aldı. Beşiktaş’ı yüzde 42 ile Bakırköy ve yüzde 38 ile Şişli takip etti. 4 milyon toplam mesken abonesi arasında ise kadınların oranı yüzde 31, yaklaşık 599 bin ticarethane abonesi içerisinde de yüzde 16 olarak tespit edildi.



En genç abone 18, en yaşlı abone 110 yaşında


Avrupa Yakası’nda en kalabalık yaş grubunu 1 milyon 236 bin kişiyle 35-49 yaş aralığı oluştururken, 50-64 yaş grubu 1 milyon 201 bin kişiyle hemen ardından geldi. İlçe bazında bakıldığında, Bakırköy yüzde 31,76, Beşiktaş yüzde 31,05 oranla 64 yaş üstü abonelerin en yoğun olduğu ilçeler olarak öne çıktı. En düşük 64 yaş üstü oranı ise yüzde 11,68 ile Esenyurt’ta kaydedildi.



Türkiye’nin nüfusu ile şehirleri geride bırakan en kalabalık ilçesi Esenyurt, 35 yaş altı aboneler ile "en genç ilçe" unvanını korudu. 2025 yılında Avrupa Yakası’nda 35 yaş altı toplam genç abone sayısı 570 bin 199 olarak belirlendi. Bu grubun 85 bin 905’i Esenyurt’ta yaşarken, Küçükçekmece 44 bin 658 genç aboneyle ikinci sırada yer aldı. Çatalca ise 3 bin 193 genç aboneyle listenin sonunda kaldı. Öte yandan bir ilk olarak İstanbul Avrupa Yakası’ndaki en genç, en yaşlı aboneye de yer verildi. Buna göre Avrupa Yakası’nda en genç abone 18, en yaşlı abone ise 110 yaşında olarak kayıtlara geçerken bölgenin ortalama yaşı ise 51 olarak belirlendi.



En çok İstanbullu abone Çatalca’da var


2025 yılı sonuçlarına göre; İstanbul’un Avrupa Yakası’nda memleket dağılımına bakıldığında yüzde 18 ile İstanbul’a kayıtlı aboneler ilk sırada yer aldı. Çatalca’daki abonelerin yüzde 61’i, Silivri’deki abonelerin yüzde 39’u, Bakırköy’deki abonelerin ise yüzde 36’sı İstanbul’a kayıtlı kişilerden oluştu. Memleketlerine göre dağılımda ikinci sırada yer alan Sivaslılar; Kağıthane, Sultangazi, Bağcılar ve Sarıyer’de yoğunlukta bulunurken, Kastamonuluların da yoğunlukla Bağcılar, Gaziosmanpaşa, Kağıthane ve Esenyurt’ta ikamet ettiği görüldü.



2024 sonunda 186 bin 76 olan yabancı abone sayısı da 2025 sonunda 155 bin 657’ye geriledi. Böylece yabancı abonelerde yüzde 16’lık azalış kaydedildi. CK Enerji Boğaziçi Elektrik’in 166 farklı ülkeden abonesi bulunurken, ilçe bazında en yüksek sayısal düşüş ise Esenyurt’ta yaşandı.



2025’te taşınma hareketi yarım milyonu aştı


Gayrimenkulün Enerjisi Raporu’na göre; 2025 yılında İstanbul Avrupa Yakası’ndaki taşınma hareketi sayısı 544 bin 786’yı buldu. Bir önceki yıla göre yüzde 18 artış demek olan bu oran, konut sirkülasyonunun 2025’te yeniden hızlandığını gösterdi. Taşınmaların yüzde 70’i ikinci el konutlarda gerçekleşirken, 2025 yılında her gün ortalama 438 abone de yeni gayrimenkulüne taşındı. 2020-2025 yılları arasındaki 6 yıllık döneme bakıldığında ise toplam 3 milyon 56 bin 472 abone yer değiştirdi. Söz konusu abonelerin 903 bin 947’si yeni, 2 milyon 152 bin 525’i ikinci el gayrimenkullere taşındı.



2025’te 71 bin 403 taşınma ile Esenyurt, yine Avrupa Yakası’nın en hareketli ilçesi oldu. Onu Küçükçekmece, Başakşehir ve Bağcılar izledi. Çatalca ise 3 bin 422 taşınma ile en durağan ilçe olarak kayıtlara geçti. Ancak genç nüfus yalnızca yoğun değil, aynı zamanda hareketli bir tablo çizdi. 2025 yılında aboneliğini sonlandıran 297 bin 77 kişinin 75 bin 576’sı 35 yaş altı abonelerden oluştu. Bu grupta 12 bin 669 kişiyle Esenyurt ilk sırada yer alırken veriler, genç nüfusun çok daha sık yer değiştirdiğini gösterdi.



İstanbul’da km2’ye 1.133 konut abonesi düşüyor


Avrupa Yakası’nda kilometrekareye düşen konut abonesi sayısı verilerinin de paylaşıldığı rapor, mega kentin yoğunluğunu da gözler önüne serdi. Türkiye genelinde km2’ye yaklaşık 55 konut abonesi düşerken İstanbul Avrupa Yakası’nda bu rakam Türkiye ortalamasının 20 katına ulaşarak 1.133’ü buldu. İlçeler bazında bakıldığında km2 başına düşen konut abonesinde 15 bin 115 ile Gaziosmanpaşa ilk sırada yer aldı. İstanbul’un eski yerleşim yerlerinden Şişli km2’ye 14 bin 843 abone ile ikinci, Kağıthane 12 bin 750 abone ile en kalabalık üçüncü ilçesi oldu. İstanbul’un sayfiye yeri olarak bilinen Çatalca’da ise km2’ye düşen abone sayısı 34 olurken, Türkiye ortalamasının da altında kaldı.



Kentsel dönüşüm nedeniyle tahliyeler yüzde 105 arttı


Raporun en çarpıcı başlıklarından biri kentsel dönüşüm oldu. 2025 yılında 52 bin 662 abonelik, dönüşüm nedeniyle sonlandırıldı. Bu rakam, 2024’e göre yüzde 105’lik artış anlamına geliyor. Sonlandırılan aboneliklerin 42 bin 950’si mesken, 9 bin 712’si diğer abonelik gruplarına ait. En fazla dönüşüm kaynaklı abonelik sonlandırma talebi 9 bin 543 ile Bahçelievler, 5 bin 873 ile Avcılar’dan geldi. Avcılar ve Zeytinburnu’nda dönüşüm kaynaklı artış oranları yüzde 200’ün üzerine çıktı. İstanbul’un özellikle riskli yapı stokuna sahip ilçelerinde dönüşüm sürecinin hızlandığı bu verilerle netleşti.



Konut başına en yüksek aylık tüketim 247 KWH ile Sarıyer’de


Bu arada 2025 yılında meskenlerdeki elektrik tüketimi bir önceki yıla göre yüzde 0,48 arttı. İlçelere göre toplam tüketimin yüzde 9,58’i Esenyurt’ta gerçekleşti. Küçükçekmece ve Bağcılar Esenyurt’u takip etti. Bir önceki yıla göre elektrik tüketimindeki en yüksek artış yüzde 7,69 ile Arnavutköy, yüzde 5,27 ile Beylikdüzü, yüzde 4,56 ile de Silivri’de gözlendi. 2025 yılı içinde 2024’e göre Güngören’de elektrik tüketimi yüzde 5,1 gerilerken, Beyoğlu, Beşiktaş, Zeytinburnu, Şişli, Fatih, Bakırköy, Sarıyer, Bahçelievler, Esenler’de de tüketimde düşüş yaşandı. Konut başına ortalama en yüksek tüketim ise aylık 247 kWh ile Sarıyer’de ölçümlenirken onu 244 kWh ile Beşiktaş, 235 kWh ile Başakşehir izledi. Mesken başına tüketimin en düşük olduğu ilçe ise 156 kWh Esenler olarak öne çıktı.



İstanbul Avrupa Yakası 6 yılda 3 milyon kez taşındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu Ordu-İç Anadolu bağlantı yolundaki heyelan havadan görüntülendi Ordu’yu İç Anadolu’ya bağlayan Akkuş-Niksar karayolunda meydana gelen heyelan sonrası yolun bir kısmı uçtu, bölgedeki bir ev de güvenlik gerekçesiyle tahliye edildi. Heyelan, havadan görüntülendi. Ünye’nin Çatalpınar Mahallesi Kızılkaya Sokak’ta, sağanak yağışların ardından toprak kayması yaşandı. Heyelanla birlikte yol kenarındaki istinat duvarı yerle bir olurken, karayolu sürüklenerek uçtu. Olay anında yoldan araç geçmemesi olması muhtemel faciayı önledi. Heyelan sonrası Ordu ve Tokat istikametleri bu noktada trafiğe tamamen kapatıldı. Bölgede zemin etüdü çalışmalarına başlayan AFAD ekiplerine ek olarak; jandarma, emniyet ve karayolları ekipleri de güvenlik önlemleri aldı. Bölgedeki ulaşım ise kontrollü olarak ara yollardan sağlanıyor. "Biz bölgeden gittikten bir saat sonra heyelan olmuş" Mahalle sakini Hasan Şahin, "Biz burası uçmadan bir saat önce kadar buralardaydık. Evim ilerde buraya yakın bir alandadır. Ağabeyimle beraber köpeklere mama getirmiştik. Jandarma hafiften toprak uçmaları var diye yolu kesmişti. Biz daha sonra buradan geriye döndük. Biz gittikten bir saat sonra burası tamamen kaymış. Buranın bünyesi genelde kilden oluşuyor. Bir de sular alttan girdiği için böyle oldu. Karayolları burada perde duvarlarını yapmadan önce merdiven basamağı gibi yapmadılar. Sonra yol komple aşağı gelmiş. Bizim evimiz ilerde olduğu için biz de bir sıkıntı yok ama tepedeki evi güvenlik nedeniyle boşaltmışlar. Bizim çocukluğumuzdan itibaren bu yol bir metre, yarım metre esnerdi" dedi. "35 yıldır bu yolu kullanıyorum" Bölgede 35 yıldır işinin gereği karayolunu kullanan Adem Balcı ise "Biz dün sabahleyin Tekkiraz Mahallesi’ne gitmiştim. Geri geldikten yaklaşık yarım saat sonra baktığımda yol göçmüştü. Ben 35 yıldır Tekkiraz–Akkuş arasında gıda toptancısı olduğum için bu bölgede çalışıyorum. İki günde bir işimiz gereği bu yolu kullanıyoruz" diye konuştu. Bölgede toprak kaymasının yer yer devam ettiği gözlendi. Güvenlik gerekçesiyle heyelan bölgesindeki bir ev de tahliye edildi.
İzmir İzmir’deki kumpir zehirlenmesi davasında sanığın eşine de hapis istemi İzmir’in Buca ilçesinde yediği kumpir sonrası hayatını kaybeden Servet Polat’ın ölümüne ilişkin tutuklu yargılanan işletme sahibinin kocası hakkında da 20 yıla kadar hapis talebiyle dava açıldı. Mahkemenin suç duyurusu üzerine hazırlanan yeni iddianame ana davayla birleştirilmek üzere ilgili mahkemeye gönderildi. Bahar Zeyrek, annesi Servet Polat (60) ve oğlu Gökhan Zeyrek (11), 28 Aralık 2024 tarihinde bir işletmede kumpir yedi. Aynı gün kusma ve ishal şikayetiyle hastaneye giden aile tedavilerinin ardından evlerine döndü. Ertesi gün şikayetleri devam eden aile üyeleri tekrar acil servise başvurdu ve tedavileri sonrası taburcu edildi. Olaydan iki gün sonra evinde ölü bulunan Servet Polat’ın ailesi kumpirciden şikayetçi oldu. İşletme sahibi N.D. gözaltına alınarak tutuklandı. Adli Tıp Kurumu ölümü gıda zehirlenmesi olarak raporladı. Tarım ve Orman Bakanlığı İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü de kumpir numunesinde salmonella bakterisi tespit etti. Hakkında 20 yıla kadar hapis istenen sanık N.D.’nin yargılanmasına İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Kocası da kumpir yapmış Sanık N.D.’nin kocası C.D., 31 Temmuz 2025 tarihindeki duruşmada tanık olarak dinlendi. C.D.’nin iş yerinde eşiyle çalıştığını ve kumpir yaptığını ifade etmesi üzerine mahkeme heyeti suç duyurusunda bulundu. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yeni bir iddianame hazırlandı. İddianamede, C.D.’nin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı belirtildi. C.D.’nin işletmesindeki kumpirin tüketime uygun olmaması sebebiyle Polat’ın ölümüne, diğerlerinin de zehirlenerek yaralanmasına yol açtığı kaydedildi. Ana davayla birleştirilecek İddianamede sanık C.D. hakkında ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 15 yıla kadar, ’bozulmuş veya değiştirilmiş gıda ticareti’ suçundan da 5 yıla kadar hapis cezası istendi. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianame, birleştirilme talebiyle İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Davanın yargılamasına 13 Mart’ta devam edilecek.
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "2026 yılı ocak ayında işsizlik oranı yüzde 8,1 ile tek haneli rakamlardaki seyrini 33’ncü aya taşımıştır" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "2026 yılı ocak ayında mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranı yüzde 8,1 ile tek haneli rakamlardaki seyrini 33’ncü aya taşımıştır" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 2026 yılı ocak ayında mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranının yüzde 8,1 olarak gerçekleştiğini bildirdi. Yılmaz, gençlerde ve kadınlarda işsizlik oranının ise geçen yılın aynı ayına kıyasla 1’er puan gerileyerek sırasıyla yüzde 14,3 ve yüzde 11 seviyesine düştüğünü ifade etti. Yılmaz, şu ifadelere yer verdi: "Kararlılıkla uyguladığımız politikalar sayesinde işsizlik oranı tek haneli seviyesini sürdürmektedir. 2026 yılı Ocak ayında mevsim etkisinden arındırılmış verilere göre işsizlik oranı yüzde 8,1 ile tek haneli rakamlardaki seyrini 33’ncü aya taşımıştır. Gençlerde ve kadınlarda işsizlik oranı geçen senenin aynı ayına göre 1’er puan azalarak sırasıyla yüzde 14,3 ve yüzde 11 olmuştur. Sosyal ve ekonomik refah artışının temel unsurlarından olan istihdam artışını desteklemek amacıyla, bir yandan emek yoğun sektörlerdeki istihdamı gözetiyor, diğer taraftan istihdamın niteliğini artırmak için yeni programları hayata geçirmeye devam ediyoruz. Potansiyel işgücünün ekonomiye aktif katılımını teşvik etmek, gençlerin istihdama geçişini kolaylaştırmak, üretim odaklı becerilerini geliştirmek ve böylece genç istihdamını artırmak amacıyla Gençlerin Üretim Çağı (GÜÇ) programını hayata geçiriyoruz. Firmalarımızın finansmana erişimlerini artırmak, yatırım ve istihdamı desteklemek amacıyla yeni destek programlarını uygulamaya alıyoruz. Bu kapsamda tekstil, giyim, deri ve mobilya sektörlerindeki işletmelerimize sunduğumuz çalışan başına destek tutarını 3 bin 500 liraya yükselttik, destek kapsamına büyük ölçekli firmaları da dahil ettik. Ayrıca imalat sanayimizde özellikle KOBİ’lerimize yönelik 100 milyar lira büyüklükte yeni bir finansman programı başlattık. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz."