GÜNDEM - 25 Ocak 2024 Perşembe 16:28

İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, kızartma yağı denetimi gerçekleştirdi

A
A
A
İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, kızartma yağı denetimi gerçekleştirdi

İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, "Fast food zincirlerinde ve toplu tüketim yerlerindeki yağlar ile ilgili bir denetim gerçekleştiriyoruz. Bu yaptığımız denetimlerde biz kızartma yağlarının özellikle belli aralıklarla değiştirilmesi gerek. Eğer değiştirilmezse oksidasyona uğrar. Bu noktada bizim eşik değerimiz 25 polar madde oranında ve sıcaklıkta da 180 derece oranında. Teyit ettikten sonra işletme hakkında 5996 sayılı Kanun’un hükmüne göre 29 bin 500 lira idari para cezası kesiliyor" dedi.


İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, Bağcılar’da fast-food, lokanta, restoran, kafe, otel gibi toplu tüketim yerlerinde kızartma yağı denetimi gerçekleştirdi. Gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzeme üretim, satış ve toplu tüketim yerlerinde toplam 12 bin 868 resmi kontrol yapıldı. Yapılan resmi kontrollerde uygunsuzluk tespit edilen 463 işletmeye yasal işlem uygulanırken, 2 işletme hakkında ise savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Toplam 3 adet kızartma yağı numunesi de alınarak incelemeye gönderildi. Karaca, laboratuvar sonuçlarına göre 25 polar madde oranında olmayan işletmelere 29 bin 500 lira idari para cezası kesildiğini belirtti.



"29 bin 500 lira idari para cezası kesiliyor"


Denetim sonrasında açıklamada bulunan İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, "Çiftlikten çatala kadar birincil üretimden tüketiciye kadar bütün süreçlerin kontrol ve denetimi Bakanlığın bünyesinde. İstanbul’da 39 ilçemizde 728 denetçimizle yapıyoruz. 2023 yılında da yaklaşık olarak 28 bin denetim yaptık. Bu 10 gün içerisinde Sayın Bakanımızın talimatlarıyla fast food zincirlerinde ve toplu tüketim yerlerindeki yağlar ile ilgili bir denetim gerçekleştiriyoruz. Bu yaptığımız denetimlerde biz kızartma yağlarının özellikle belli aralıklarla değiştirilmesi gerek. Eğer değiştirilmezse oksidasyona uğrar. Yapısı bozulur. Ortaya çıkacak kimyasallarda insan sağlığına çok ciddi zararlar veriyor. Bu noktada bizim eşik değerimiz 25 polar madde oranında ve sıcaklıkta da 180 derece oranında. Herhangi bir işletmede bunun üzerinde bir değer bulduğumuzda ön tespit cihazımız ile bakılıyor. Numune alıp laboratuvara gönderiyoruz. Teyit ettikten sonra işletme hakkında 5996 sayılı Kanun’un hükmüne göre 29 bin 500 lira idari para cezası kesiliyor. Geçen yıl 68 tane numune aldık. Yaptığımız 68 numunenin 22’sinde olumsuz sonuçlar çıktı. Numune sayımızın az olmasının sebebi ön tespitimizin olması. Eğer ön tespitte 25’in altında bir eşik değer var ise numune almamıza gerek yok. Biz vatandaşımıza şunu söylüyoruz en iyi denetçi tüketicinin kendisidir. Biz denetimlerimizi 7 gün 24 saat esasına göre yapıyoruz fakat vatandaşlar gittikleri tüketim yerlerinde, alışveriş yaptıkları yerlerde nerede olursa özetle gıda okur yazarlığına dikkat etmeleri gerekiyor. Etiketlere bakmaları lazım, son kullanma tarihlerine, tavsiye edilen son tüketim tarihlerine, Bakanlığımızın izni ile mi üretilmiş bunlara mutlaka bakmaları lazım. Kızartma yağlarını çok sık kullanmamaları. Kullandıktan sonra da lavaboya direkt olarak dökmemeleri lazım. Bu aynı zamanda bir çevre sorunudur, çevre kirliliğine sebep olur. Lavaboya döktüğümüz yağlar direkt olarak denizlerimize ulaşabiliyor, bu da hem denizlerimizde hem karada kirliliğe sebep oluyor. Yağ çok zor arıtılan bir madde, o yüzden atık yağ toplayan merkezlere götürmeleri gerek. Bu bize geri dönüşüm olarak da fayda sağlıyor. Sabun sanayisinde, kozmetikte, yakıtta ve saha birçok alanda kullanılıyor. Bu noktada vatandaşlarımız hassasiyet gösterirlerse çok seviniriz. Denetimlerimiz 10 gün boyunca yoğunlaştırılmış olarak devam edecek fakat 365 gün esasına göre denetimlerimiz sürüyor. Zaten biz belli aralıklarla yoğunlaştırılmış denetim yapıyoruz. Ramazan Bayramı’nda, tatlıcılarda yılbaşında alkol tüketimi ve kuruyemişçilerde, Kurban Bayramı’nda ise kasaplarda denetimler yapıyoruz. Birçok işletmemizin yaptığımız denetimler sonrasında kendilerinin de polar madde alarak değiştirdiklerini de görüyoruz, bu da bizi sevindiriyor" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bilişim uzmanı uyardı: E-Devlet’in kopyalarıyla dolandırıcılığa dikkat Van’da bilişim uzmanı Bilgin Berge, dolandırıcıların e-Devlet’in birebir kopyalarını oluşturarak vatandaşları tuzağa düşürdüğünü belirterek uyarılarda bulundu. Dolandırıcıların özellikle sosyal medya üzerinden güvenilir ya da onaylı görünen sayfalar aracılığıyla link paylaştığını ifade eden bilişim uzmanları, vatandaşların bu tür bağlantılara doğrudan tıklamaması gerektiği konusunda uyarıyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile emin olunmadan işlem yapılmaması gerektiğini belirten uzmanlar, güvenli yöntemin arama motoru üzerinden e-Devlet yazarak ya da doğrudan "turkiye.gov.tr" adresine girerek işlem yapmak olduğunu dile getiriyor. "Kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz" İHA muhabirine konuşan bilişim uzmanı Bilgin Berge, bu tür girişimlerin ilk kez yaşanmadığını ve benzer dolandırıcılık yöntemlerinin devam edeceğini belirtti. Dolandırıcıların genellikle insanların zaaflarını hedef aldığını ifade eden uzman Berge, "Bu nedenle öncelikle halkımızın bilinçli olması gerekiyor. Sosyal medyada güvenilir görünen, hatta onaylı bir sayfa dahi bir paylaşım yapıyorsa, doğrudan tıklamamak gerekiyor. Paylaşılan bağlantının e-Devlet linki olduğu söylense bile bundan emin olmadan işlem yapılmamalı. Zaten basit ve güvenli yöntemler var. Arama motoruna "e-Devlet" yazarak ya da doğrudan turkiye.gov.tr adresine girip ilgili başlığı aratarak o başvuru formuna ulaşabiliriz. Dolandırıcılar genellikle insanların zaaflarından faydalanır. Örneğin, ‘Daha önce kredi mi çektiniz? Kredinizin iadesi için tıklayın’ gibi ifadeler kullanırlar. Oysa yapılması gereken şey basittir: e-Devlet’e giriş yapar, ‘kredi iadesi’ diye aratırsınız. Eğer böyle bir hizmet varsa zaten resmi olarak karşınıza çıkar. Aynı şekilde para iadesi, sigorta iadesi ya da devletin ücretsiz bir şey dağıttığı yönündeki paylaşımlar da sıkça kullanılır. Açıkça söylemek gerekir ki, kimse durduk yere ücretsiz bir şey dağıtmaz. Eğer bir yerde paranın ya da iadenin reklamı yapılıyorsa, orada büyük ihtimalle bir dolandırıcılık vardır. Tıklamamak gerekir" dedi. "tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir" İnternette veya sosyal medyada gezinirken dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın ‘alan adı’ olduğunu dile getiren Berge, "Önce site ismine, ardından uzantısına bakılmalıdır. Resmi kurumlar genellikle ‘gov’ uzantısını kullanır diye bir algı var. Ancak asıl önemli olan ‘gov’dan sonra gelen uzantıdır. Bu uzantı ‘.tr’ midir, yoksa başka bir ülkeye mi aittir? Dolandırıcılar farklı ülkelerden alan adı alarak bu güven algısını bilinçli şekilde oluşturur. Örneğin ‘.tc’ uzantısı sıkça kullanılır. Oysa ‘.tc’ Türkiye’nin resmi uzantısı değildir. Ancak birçok kişi bunu Türkiye’ye ait sanır. Dolandırıcının amacı da zaten bu güveni sağlamaktır. Vatandaş bu siteye tıkladığında ‘Bu güvenli bir site’ düşüncesiyle devlet bilgilerini girer ve bu bilgiler doğrudan dolandırıcının eline geçer" diye konuştu. "Bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır" Müfredatta bilgisayar operatörlüğünün olduğunu, ancak bilgisayar okuryazarlığının olmadığını ifade eden Berge, sözlerini şöyle sürdürdü: "Oysa bilgisayar okuryazarlığı, teknik detaylara boğulmadan herkesin anlayabileceği temel bilgileri kapsar. Operatörlük kadar kapsamlı değildir; 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir içerik sunar. Bu nedenle okullarda en az haftada bir saat bilgisayar okuryazarlığı dersi olmalıdır. Bunun yanında web okuryazarlığı ve temel siber güvenlik dersleri de müfredata eklenmelidir. Ayrıca bu eğitimler sadece okullarla sınırlı kalmamalıdır. Örneğin bir vatandaş telefon almadan önce kısa bir bilgilendirme eğitiminden geçebilir. Ya da evine internet bağlatmadan önce temel siber güvenlik konusunda zorunlu bir eğitim alması sağlanabilir. Belki 60 saatlik bir temel siber güvenlik eğitimi gibi uygulamalarla bu sorunların önüne geçilebilir. Bu tür önlemlerle hem bireysel farkındalık artar hem de dolandırıcılık girişimlerinin etkisi ciddi şekilde azaltılabilir."
Aydın Bozdoğan’da 2025 yılında 161 çift "Evet" dedi Bozdoğan Belediyesi Evlendirme Memurluğu 2025 yılı boyunca toplam 161 çiftin nikah akdini gerçekleştirdi. İlçede aile kurma heyecanı yaşayan çiftlerin en mutlu anlarının büyük bölümü Bozdoğan Belediyesi Nikah Salonu’nda gerçekleştirildi. Bozdoğan’da, 2025 yılı birlikteliklerin yılı olurken Belediye bünyesinde hizmet veren Evlendirme Memurluğu, yıl boyunca başvuruda bulunan 161 çiftin işlemlerini titizlikle tamamlayarak nikahlarını kıydı. Başkan Mustafa Galip Özel: "En büyük yatırım mutlu ailelerdir" Nikah istatistiklerini değerlendiren Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, sağlıklı bir toplumun temelinin güçlü aile bağlarından geçtiğini vurgulayayıp "Vatandaşlarımızın en özel, en anlamlı günlerinde de yanlarında olarak, 2025 yılında 161 çiftimizin yeni bir hayata adım atmasına vesile olmanın gururunu yaşıyoruz. Gençlerimizin kurduğu bu yuvalar, ilçemizin geleceğine atılan en kıymetli imzalardır. Her bir çiftimize ömür boyu huzur ve mutluluk diliyorum" dedi. Başkan Özel, belediye olarak nikah işlemlerinde sürecin hızlı işlendiğini belirterek, "Çiftlerimizin bu tatlı telaşlarında yanlarında olmaya, işlemlerini en hızlı ve düzenli şekilde sonuçlandırmaya özen gösteriyoruz. Bozdoğan Belediyesi olarak aile kurumuna değer vermeye ve vatandaşlarımızın mutluluğu için çalışmaya devam edeceğiz" dedi.