SAĞLIK - 30 Ocak 2024 Salı 09:43

İstanbul Tıp Fakültesi depreme karşı yenileniyor, Ek Poliklinik Binası’nın açılışı yapıldı

A
A
A
İstanbul Tıp Fakültesi depreme karşı yenileniyor, Ek Poliklinik Binası’nın açılışı yapıldı

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi beklenen büyük İstanbul depremine karşı yenilenme çalışmalarını sürdürüyor. Yapımı tamamlanan Ek Poliklinik Binası’nın açılışında konuşan Dekan Prof. Dr. Tufan Tükek, “8 bin civarında günlük poliklinik sayımız var, Türkiye’nin her yerinden inanılmaz hasta kabul eden bir yer. İstanbul depreminin ne zaman olacağı belli değil, süreci tamamlayıp daha güvenli binalara geçmek istiyoruz. Hasdal çok büyük bir proje en kısa sürede bitirileceğini ümit ediyorum” dedi.


İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi beklenen büyük İstanbul depremine karşı yenilenme çalışmalarını sürdürüyor. Yapımı tamamlanan İstanbul Tıp Fakültesi Ek Poliklinik Binası’nın da açılışı gerçekleştirildi. Törene İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gülsüm Ak, İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, İstanbul Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Ümmihan İşoğlu, ile çok sayıda sağlıkçı katıldı. Tören çerçevesinde kurdele kesiminin ardından poliklinik binası gezilirken İstanbul Tıp Fakültesi’nin yeni binalarla hem öğrenci yetiştirmeye hem hastaları tedavi etmeye devam edileceğine dikkat çekildi.



“Çapa ve Hasdal’da yapılanmamız devam edecek”


İstanbul Tıp Fakültesi’nin Türkiye için çok önemli bir değer olduğunu söyleyen İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gülsüm Ak, öğrenciler ve akademisyenlerden gelen tüm talepleri değerlendirdiklerini ifade etti. Fakültenin alanında birçok ilke imza attığını aktaran Ak, “Tıp fakültemiz çok kıymetli bir fakülte eğitim, araştırmayı gerçekleştiriyor bu anlamda toplumsal katkısı çok yüksek, sağlık bir kere çok önemli. Herkes hastasını burada tedavi ettirmek istiyor, bu açıdan çok kıymetli. Çapa kampüsü ve Hasdal’da yapılanmamız devam edecek ve etmeli. Genç akademisyenler ve öğretim üyeleriyle rektörümüzün toplantıları devam ediyor. Bu anlamda istekler vs. hepsini değerlendirebiliriz. Bu bina çok önemli, açılışında emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Hastalarımıza, öğretim üyelerimize, öğrencilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.



“Hasdal çok büyük bir proje en kısa sürede bitirileceğini ümit ediyorum"


Açılışı yapılan binada çocuk poliklinikleri, nöroloji gibi birçok branşa yönelik hizmet sunulduğunu anlatan İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek, “Yeni bir ek poliklinik binamızın açılışını yaptık, aşağı yukarı 102 polikliniğin olduğu bir bina. İçerisinde daha kompleks yapılar var; ultrason, röntgen, pansuman, bakım odaları bir cerrahi binanın polikliniklerini içine alacak şekilde dizayn edilmiş bir binaya sahip olmuş olduk. İstanbul Tıp Fakültesi olarak 8 bin civarında günlük poliklinik sayımız var, bu sayının biraz yayılması ve daha rahat polikliniklerde sağlanması adına öyle bir binaya ihtiyacımız vardı. 2019 depreminden sonra çalışmalarda hızlanma oldu hem yerinde yapılanma hem de Hasdal gibi başka bir kampüs içerisinde yapılanma devam ediyor. Özellikle yerinde yapılanma aşamasında 5-6 tane işlevsel binamızı bitirmiş durumdayız. Nöroloji, poliklinik, patoloji sualtı hekimliği, dahiliye binasının yarısı bitirtilmiş durumda, Faz-1 klinik araştırma merkezi ve Hulusi Behçet Kütüphanesi bu aşamada yapılmış durumda. Genel cerrahi için bir bina planlanmış durumda, temel bilimler binasını gerçekleştireceğiz. Psikiyatri binasıyla birlikte aslında Çapa’daki yapılanma bitmiş olacak. İstanbul depremi; ne zaman olacağı belli değil ama biz bu süreci mümkün olduğu kadar en kısa sürede tamamlayıp daha güvenli binalara geçmek istiyoruz. Yüzyılı aşkın süredir Türkiye’ye, ülkemize tıp hekimi yetiştiren bir kurum. İstanbul Tıp Fakültesi, Türkiye’nin her yerinden inanılmaz hasta kabul eden bir yer, şimdi cerrahinin polikliniklerini taşımış olduk. İlk etapta dahili bilimler ve çocuk binasını tamamlamayı düşünüyoruz. 4-5 binamız kaldı şu anda yapılanmayı bekleyen onları da bitirdiğimiz zaman Çapa’da tamamen yenileşme gerçekleşmiş olacak. Hasdal çok büyük bir proje, bin dönüm üzerine inanılmaz bir büyüklükte. 700-800 bin metrekare kapalı alanı olan bir yapı. Oranın da en kısa sürede bitirileceğini ümit ediyorum” dedi.



İstanbul Tıp Fakültesi depreme karşı yenileniyor, Ek Poliklinik Binası’nın açılışı yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.