GÜNDEM - 10 Mart 2026 Salı 14:14

İstanbul'da Ramazan Bayramı öncesi fahiş fiyatlara yönelik denetim

A
A
A

İstanbul'da yaklaşan Ramazan Bayramı öncesi restoran, market, pastane gibi yerlere fahiş fiyatlara yönelik denetim gerçekleştirildi. Gaziosmanpaşa'daki denetimleri yerinde takip eden İstanbul İl Ticaret Müdürü İsmail Menteşe, "Ramazan ayının başından bugüne kadar yaklaşık 3 bin 608 işletmeye bakmışız. Bu işletmelerde toplamda 668 bin ürünü denetledik. Bu denetimlerimiz de mevzuata uygun olmayan 6 bin 64 tane ayrılık tespit ettik. Buna mukabil de 33 milyon 855 bin Türk Lirası tutarında idari işlem tesis ettik dedi.

Ticaret Bakanlığı, Ramazan Bayramı öncesinde fahiş fiyat artışları nedeniyle vatandaşların mağdur olmaması ve tüketici hakları ihlallerinin önüne geçilmesi amacıyla market ve restoranlarda denetim yapmaya devam ediyor. Denetim kapsamında 34 ilçede 41 ekip, 101 personelle eş zamanlı denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde de marketlerden restoranlara kadar geniş bir alanda kontroller yapıldı. Ekipler, kasa ve reyon fiyatları arasındaki uyum, künye kontrolleri, fiyat değişim tarihleri, gramaj eksiklikleri ve haksız fiyat artışlarına yönelik incelemelerine devam etti.

"İstanbul'da bugün 34 ilçemizde 101 arkadaşımızla 41 ekip halinde denetim gerçekleştiriyoruz"

Denetimlerin 34 ilçede yapıldığını söyleyen İstanbul İl Ticaret Müdürü İsmail Menteşe, "Biz Ticaret Bakanlığı olarak piyasa denetimleri konusunda her gün denetim yapıyoruz. Yani denetim yapmadığımız gün yok. Bugün de onlardan birindeyiz. Yaklaşan Ramazan Bayramına yönelik başta temel gıda ürünleri olmak üzere temel tüketim malzemelerine yönelik son satıcı yani perakende sektöründen toptancı hallerine, kuru gıdadan, sebze meyve hallerine kadar denetimleri gerçekleştiriyoruz. İstanbul'da bugün 34 ilçemizde 101 arkadaşımızla 41 ekip halinde denetim gerçekleştiriyoruz" dedi.

"2 ay içerisinde yaklaşık 131 milyon 500 bin Türk Lirası tutarında idari işlem yapmışız"

2 ayda yapılan denetimlerde kesilen ceza tutarını paylaşan Menteşe, "Biz 2026 yılının ocak ayından itibaren 2 ay içerisinde yaklaşık 131 milyon 500 bin Türk Lirası tutarında idari işlem yapmışız. Bunun için de yani 2 ay içerisinde 1 milyon 702 bin civarında ürünü denetlenmişiz. Bu ürünlerin içerisinde de 30 bin 19 aykırılık görmüşüz. Ramazan ayının başından bugüne kadar yaklaşık 3 bin 608 işletmeye bakmışız. Bu işletmelerde toplamda 668 bin ürünü denetledik. Bu denetimlerimiz de mevzuata uygun olmayan 6 bin 64 tane ayrılık tespit ettik. Buna mukabil de 33 milyon 855 bin Türk Lirası tutarında idari işlem tesis ettik" şeklinde konuştu.

"Fiyat etiketi üzerinde bir eksikliğimiz varsa işletmelerimizde her bir işlem için 3 bin 973 TL tutarında idari işlem tesis ediliyor"

Açıklamalarına devam eden İstanbul İl Ticaret Müdürü İsmail Menteşe, "Şimdi biz temel konuda tüketici kanunumuzu baz alıyoruz. Yine piyasa denetimi gözetimi konusunda perakende ticaretin düzenlenmesi hakkındaki kanun kapsamında denetimlerimizi yapıyoruz. Bu denetimlerde başta fiyat etki dediğimiz bir fiyat etiketi var mı yok mu ona bakıyoruz. İkincisi, fiyat etiketi yönetmeliğine uygun mu? Dolaştık, bazı yerlerde işte kampanya düzenlenmiş kampanyanın başlangıç tarihi bitiş tarihleri var. Bunlar olmazsa olmazlarımız. O fiyatın o ürüne o etikete ne zaman konduğunu tarihi bizim için önemli. Biz sürekli denetim halinde olduğum için mesela bu geldiğimiz yerin bir ay önceki fiyatlar elimizde var. Dolayısıyla buraya geldiğimizde biz o günkü fiyatlar elimizi elimize alıyoruz. Bugünkü fiyatları alıyoruz, bu 2'si arasındaki işte belli bir fark var mı yok mu varsa ne kadar? Ona bakıyoruz. İşletmelerimizde fiyat etiketi üzerinde bir eksikliği varsa her bir işlem için 3 bin 973 TL tutarında idari işlem tesis ediliyor" ifadelerini kullandı.

"Stokçuluk tespit edilmesi halinde ise o da 1 milyon 806 bin 177 TL' den başlayıp 21 milyon 674 bin 130 TL'ye kadar gidiyor"

Stokçuluğun ceza üst limitinin 21 milyon 674 bin 130 TL olduğunu söyleyen İstanbul İl Ticaret Müdürü İsmail Menteşe, "Onun dışında haksız fiyat tespit etmişsek de o da 180 bin 617 TL minimum taban fiyat olarak yola başlıyoruz. Daha öncesi varsa veya mükerrerliği geniş ağı varsa 1 milyon 806 bin 170 TL'ye kadar üst limiti var. Yine stokçuluk tespit edilmesi halinde ise o da 1 milyon 806 bin 177 TL' den başlayıp 21 milyon 674 bin 130 TL'ye kadar gidiyor. Ramazan ayı içerisindeyiz özellikle iftar menülerini denetliyoruz. Biliyorsunuz Bakanlığımızın talimatıyla masa ücreti, kuver servis ücreti gibi uygulamalar kaldırıldı. Çok şükür piyasada da ciddi anlamda bir uyum gösterildi buna. Bir kaç uymayanları gördük onlara da idari işlem tesis ettik. Restoranlara girmeden önce fiyat etiketinin menünün yani işletmenin dışında olması lazım. Vatandaşlarımızın tercih hakkını kullanabilmeleri için onlara dikkat ediyoruz" diye konuştu.

Davut Has - Sedat Çürük 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.