TEKNOLOJİ - 16 Nisan 2026 Perşembe 19:29

İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı

A
A
A
İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı

İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) tarafından hayata geçirilen "Start in Istanbul" platformu düzenlenen lansmanla tanıtıldı. İstanbul’un girişimcilik ekosistemindeki tüm aktörleri tek çatıda toplayan platform, kenti küresel yatırımcılar için bir çekim merkezi haline getirmeyi hedefliyor.


İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA), İstanbul’un dinamik girişimcilik ekosistemini küresel ölçekte görünür kılmak ve kenti yatırımcılar ile girişimciler için erişilebilir bir merkez haline getirmek amacıyla dev bir adım attı. İstanbul ekosistemine dair kapsamlı ve güncel bilgileri İngilizce olarak sunan "startin.istanbul" web sitesi, düzenlenen lansman toplantısıyla tanıtıldı.



11 kategoride 330’dan fazla aktör bir arada


Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren İSTKA Genel Sekreteri Dr. Ziya Taşkent, platformun kapsayıcı yapısına dikkat çekerek, "İstanbul girişimcilik ekosisteminde aktif kuluçka merkezlerinden melek yatırım ağlarına, teknoparklardan kurumsal şirketlere kadar 11 ayrı kategoride 330’un üzerinde aktörü Start in İstanbul platformunda bir araya getirdik. Bu sayı paydaşlarımızın ilgisiyle her geçen gün artmaya devam ediyor" dedi.



İstanbul, Orta ve Doğu Avrupa’yı geride bıraktı


Programda ayrıca İSTKA ve startups.watch iş birliğiyle hazırlanan "The State of Istanbul Startup Ecosystem 2025" raporu da paylaşıldı. Rapora göre İstanbul; 18 teknoparkı, 101 hızlandırma programı, 55 kuluçka merkezi, 16 melek yatırım ağı, 19 fonu ve 7 unicornu ile Orta ve Doğu Avrupa’daki tüm ülkeleri geride bırakarak bölgedeki liderliğini tescilledi.



Sektörün öncü isimleri vizyonu değerlendirdi


İSTKA Girişimcilik ve Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Serkan Korkmaz Arslan tarafından yapılan platform sunumunun ardından, sektörün önemli isimlerinin katıldığı paneller gerçekleştirildi. Arın Özkula, Haluk Zontul, Aslı Kurul Türkmen ve Mehru Öztürk gibi isimler, İstanbul’un küresel bir girişimcilik merkezi olma vizyonunu tartıştı. Kamu ve özel sektör temsilcilerini buluşturan etkinlik, yeni iş birliği köprülerinin kurulmasıyla sona erdi.



"Hedefimiz İstanbul’u küresel arenada zirveye taşımak"


Lansman töreninin ardından platforma ilişkin açıklamalarda bulunan İstanbul Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ziya Taşkent, şu ifadelere yer verdi:


"Bugün burada İSKA’nın yürüttüğü iki çalışmanın çıktı ve sonuçlarını girişimcilik ekosistemi ile paylaşmak için buluştuk. ’Start In Istanbul’ adıyla bir web sitesini faaliyete soktuk. Bu İstanbul’da yer alan girişimcilik aktörlerinin en güncel verilerle var olduğu bir site. İngilizce olarak hazırlandı çünkü sitenin oluşturulmasındaki esas amaç İstanbul’u küresel arenada ve küresel rekabet şartlarındaki girişimcilik sıralamasını daha yukarıya taşımak; daha erişilebilir, görünür ve bilinir kılmak. Öte yandan yine bugün 5 yıl aradan sonra İstanbul start-up ekosisteminin güncel durumunu, son trendlerle ve gelecek potansiyeliyle verilere dayalı olarak inceleyen raporun da tanıtımını yaptık. İstanbul’da halihazırda 11 ayrı rolde 330’dan fazla aktörün güncel verileri bulunuyor. Bugün de 100’den fazla katılımcının tanıklığında bu tanıtım programını gerçekleştirmiş olduk. İstanbul’da yerleşik teknolojik gelişimleri uluslararası platforma çıktıklarında kendi çalıştıkları dikeye dair bilgiler veriyor olmakla beraber İstanbul geneline ilişkin bilgilerde eksiklikler vardı. Çünkü İstanbul sadece Türkiye’nin değil bölgesinin de çok önemli bir merkezi. 58 üniversite olan, 100’den fazla hızlandırma programı, 18 teknoloji geliştirme bölgesi ve 55 kuluçka merkezi olan devasa bir kent. Sermaye yapısı ve geniş iş ağları düşünüldüğünde girişimcilik açısından da İstanbul çok önemli bir merkez. Biz bütün bu verileri bütün bu boyutlarıyla bir araya toplayalım istedik ki yabancı yatırımcılar İstanbul’a dönük ilgi ve taleplerinde bir artış sağlasınlar."



İstanbul’un girişimcilik rotası tek platformda toplandı: "Start in Istanbul" tanıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara "Bayğaralar" suç örgütü operasyonunda 216 şüpheli ve 5 suça sürüklenen çocuk tutuklandı Adalet Bakanı Akın Gürlek, ’Bayğaralar’ suç örgütüne yapılan operasyon sonucu yakalanan 296 şüpheliden 216 şüpheli ile 5 suça sürüklenen çocuğun tutuklandığını açıkladı. Adalet Bakanı Gürlek konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "‘Sokak çetelerine göz açtırmayacağız’ demiştik. Bu sözümüzün gereğini kararlılıkla yerine getiriyoruz. Adana Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, ‘Bayğaralar’ çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne yönelik 13 Nisan’da Adana merkezli 8 ilde gerçekleştirilen operasyonlar neticesinde 296 şüpheli ile 6 suça sürüklenen çocuk yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 233’ü ile 6 suça sürüklenen çocuk tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi; 216 şüpheli ile 5 suça sürüklenen çocuk tutuklandı, 17 şüpheli ile 1 suça sürüklenen çocuk hakkında adli kontrol kararı verildi" ifadelerini kullandı. Sokakları tehdit eden her türlü örgüte yönelik mücadelenin devam edeceğini vurgulayan Bakan Gürlek, "Soruşturma kapsamında, örgütün suçtan elde ettiği gelirleri kaçak durumdaki şüphelilerin yakınları üzerinden akladığına dair güçlü tespitler yapılmış; bu çerçevede yaklaşık 276 milyon lira değerinde 40 araç, 14 arsa ve arazi, 15 konut ile çok sayıda banka hesabına el konulmuştur. Bu başarılı operasyonu yürüten Adana Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve sahada özveriyle görev yapan Adana İl Emniyet Müdürlüğü’ne teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı adaletin yüzyılı kılmak için çalışmaya devam edecek; sokaklarımızı tehdit eden, evlatlarımızı istismar eden organize suç örgütlerine karşı mücadelemizi kesintisiz ve kararlı şekilde sürdüreceğiz" dedi.
Ankara Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararı sonrasında 76 sanığın yargılanmasına devam edildi. Davada tutuksuz sanıklar savunma yaptı. Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmada, Bora Kaplan ve Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları yer aldı. Müşteki sanık Ufuk Gültekin ise duruşmaya, Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Mahkeme Başkanı yargılamanın bu celse sanık beyanlarıyla devam edeceğini bildirdi. Söz verilen başka bir suçtan tutuklu sanık Yusuf İzzet Savaş, daha önceki ifadelerini tekrarladığını bildirerek, diyeceği bir şey olmadığını söyledi. Tutuksuz sanık Barış Kurt, "Ben bir akademisyenim hayatı boyunca sabıkası olmamış hiçbir suça karışmamış birisiyim. İlk gün organize şubede ifadem alınırken, bilgisayardan soru soruluyordu, ben her soruya cevap verdim. Ben Erkan Doğan adlı şahsı aramadım, mesaj atmadım. Bana daha fazla soru sorun ben cevap vereyim. Ben Erkan Doğan’ı dövmedim, dövdürmedim. Babamdan kalan mirasa bile tedbir konuldu. Ben örgüt üyeliğinden tutuklandım, hakkımı helal etmiyorum. Beraatimi talep ediyorum" dedi. Tutuksuz sanık Kanber Keskin, "Beyanlarımda bir değişiklik yok ama hayatımda çok değişiklik oldu. Ben bu işe ek iş olarak başladım, tek suçum Bora Kaplan’ın mekanında güvenlik olarak çalışmış olmamdır. Biz Kaplan’ın mekanında çalıştık diye hain olduk, örgüt yöneticisi olduk. Çocuklarıma silah doğrultu, 1 sene boştan yere ceza yattım. Söyleyecek çok şeyim var ama dile getirmekte zorlanıyorum. 10 senedir belediyede güvenlik olarak çalışıyordum, işimden kovuldum" ifadelerinde bulundu. Keskin’in avukatının sorusu üzerine söz alan tutuklu sanık Sertçelik, "Ben ifademde de söyledim, beni zorla gizli tanık yaptılar. Ben olay tarihinde orada değildim HTS kayıtlarından nerede olduğum tespit edilebilir" dedi. Duruşmanın öğleden önceki bölümünde savunma yapacak başka sanık bulunamayınca Mahkeme Başkanı, "Tanıklar için zorla getirme kararlarımız var" diyerek, Serdar Sertçelik’in anne ve babası ile kardeşinin de tanık olarak çağırıldığını söyleyip Serdar Sertçelik’e bu konuda bilgisi olup olmadığını sordu. Sertçelik, "Pazartesi gelecekler" cevabını verdi. Duruşmaya 1 saat ara verildi. Aranın ardından söz alan tutuksuz sanık Ertan Yigen, duruşmadan vareste tutulma talebinin bulunduğunu söyledi. Tutuksuz sanık Murat Sağlam, "Ben valelik yatım, hiçbir suça karışmadım, mağdurum. Ben hiçbir suç örgütüne üye değilim. Gelecek kaygım var, beraatimi talep ederim" dedi. Tutuksuz sanıklardan Necdet Atilla Çiftçi ile Murat Altay ise mahkemeden beraatlerini talep etti. Mahkeme başkanı tanıkların hazır olduğunu ifade ederek dinleneceğini bildirdi. Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan tanık O.Y, daha önce Ankara Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nde bilgi ve teknoloji biriminde çalıştığını, Ayhan Bora Kaplan operasyonu sürecinde Murat Çelik, Şevket Demircan ve Kerem Gökay Öner’in amirleri olduğunu ifade ederek, "Mülakat odası olarak adlandırılan bir odaya ilişkin bilgim yok, yalnızca ifade alma odası vardı" dedi. Bora Kaplan’ın gözaltına alındıktan sonra işkence altında ifade verdiği iddialarına ilişkin herhangi bir bilgisinin ya da duyumunun bulunmadığını ifade eden O.Y, görev yaptığı birim nedeniyle bu tür konularla ilgisinin olmadığını, daha çok teknik işler ve bilgisayarlarla ilgilendiğini kaydetti. "Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim" Sertçelik’in yaralandığı tarihte hastaneye gittiklerinden bahseden tanık Ç.K., "Hastaneye gittik, geri döndük. Sonrasında amirlerim ‘tekrardan çıkıyoruz’ dedi. Tekrardan hastaneye gittik, doktorla ben görüşmedim. Görüşmeleri Ahmet Komiser yaptı. Serdar Sertçelik’i hiç görmedim. Sanıkların herhangi bir kötü muameleye maruz kaldığını duymadım, görmedim. Doktorunda rapor almamız 5 dakika civarı sürdü" ifadelerinde bulundu. "Doktor rapora, ‘gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı" Olay tarihinde Organize Suçlarla Mücadele ekip amiri olarak görev yapan komiser tanık A.D., "Ben hastaneye giderek Sertçelik’i muayene eden doktorla rapor konusunda görüşme gerçekleştirdim. Hastaneye kendi ekibimle gittim. Doktor kemikte parçalı kırık olduğunu söyledi. Doktor, şahsın ayağı üzerine basarsa kalıcı hasar kalır şeklinde rapor hazırladı. Doktor rapora, ’gözaltına alınmasında sakınca vardır’ ibareli yazı yazdı. Doktorun herhangi bir itirazı olmadı. Bizde hiçbir şekilde doktora baskıda bulunmadık, raporun hazırlanması da 5 dakika kadar sürmüştür" dedi. Tanık olarak dinlenen Şevket Demircan’ın avukatı Recep Öksüz’ün çalışanı U.D., "Bir sabah işe geldiğimde kapıda bir poşet gördüm ağzı bağlı değildi. İçini açmadan yüzeysel olarak baktım kağıt vardı ancak sert bir cisimdi. Recep beyin masasına bıraktım. Kargo olarak düşündüm, üzerinde isim yazmıyordu. Bu nedenle Recep beyin masasına bıraktım. Ancak Recep beyi arayıp bu durum hakkında bilgilendirme yapmadım" beyanlarında bulundu. Tanık U.D, diğer tanık M.Ö’yü tanımadığını, daha önce ofise gelmediğini belirtti. Sanık ve tanık beyanlarının ardından duruşma yarın devam etmek üzere ertelendi.