GÜNDEM - 17 Şubat 2026 Salı 10:30

İstanbul’un Kara Surları yıkılmak üzere

A
A
A

 İstanbul'un binlerce yıllık tarihi mirası Kara Surları, zamanla büyük hasar görerek yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Tarihi eser araştırmacısı Ömer Faruk Yavaşçay, surların üzerinde derin çatlaklar ve ileri derecede tahribat olduğunu belirterek vatandaşları ve yetkilileri uyardı.

İstanbul'un binlerce yıllık tarihi miras Kara Surları, zamanla hasar gördü. Vatandaşların her gün yayından geçtiği tarihi kulede yıkılma tehlikesi yaşanırken, Fatih'te havadan çekilen görüntülerde surların özellikle bazı kulelerinde ciddi çatlaklar olduğu ve taşıyıcı taş örgüsünde ayrışmaların başladığı açıkça görülüyor. Araştırmacı Yavaşçay, "Bu yapılar sadece İstanbul'un değil, dünyanın kültürel mirasıdır. Doğu Roma döneminden günümüze kadar ayakta kalmış bu duvarlar artık korunmasız durumda" dedi. İstanbul'un Fethi sırasından Fatih Sultan Mehmetin özel olarak hazırlattığı toplar ile yıkılan surlar günümüze kadar bazı kısımları restore edilerek geldi. Surların bir çoğu zamanla yıprandığı için kuvvetli bir rüzgarda yıkılacakmış gibi duruyor. Bir çoğunun kulelerinin sadece bir duvarları bulunuyorken bazılarında ise baştan sonra derin çatlaklar bulunuyor.

İstanbul’un Kara Surları yıkılmak üzere

Tarihi doku tehlike altında

Havadan kaydedilen görüntülerde sur kesimlerinin Fatih ilçesini geniş bir şekilde çevrelediğini ifade eden Yavaşçay, kara surlarının uzunluğunun yaklaşık 6,5 ile 7,5 kilometre civarında olduğunu aktardı. Duvarların yüksekliğinin 15 ile 20 metre arasında değiştiğini belirten Yavaşçay, "Bir zamanlar güçlü ve görkemli olan bu yapılar, bugün ağır tahribata uğramış durumda. Surların bazı bölümleri çökmüş, kulenin bir kısmı ciddi derecede hasar görmüş ve orta kısımlarında büyük çatlaklar oluşmuş. Özellikle sur hattının iç kısımlarında bulunan yeşil alanlarda erozyon ve zamanla ot kaplanmasının da yapısal zayıflamaya neden oluyor. Günlük yüzlerce insan surların yakınından geçiyor. Bu durum sadece vatandaşların güvenliğini riske atmıyor, aynı zamanda bu tarihi yapının tamamen yok olmasına da yol açabilir. Biz derin çatlakların ileride büyük göçmelere sebep olacağını düşünüyoruz" dedi.

İstanbul’un Kara Surları yıkılmak üzere

Turizme kazandırılmalı

Tarihi yapıların turizme kazandırılamadığını da vurgulayan Yavaşçay, "İnsanlık tarihinin önemli bir parçası olan bu surlar, günümüzde hak ettiği ilgiyi görmüyor. Çin, Çin Seddi sayesinde milyonlarca turisti ağırlıyor ama İstanbul'un surları yeterince bilinmiyor. Surlar önce restore edilmeli, güvenli hale getirilmeli ve ardından turizme açılmalı" ifadelerini kullandı.

İstanbul’un Kara Surları yıkılmak üzere

Uzmanlar bu mirasın korunması ve acilen restorasyon planlarının hazırlanması gerektiğini belirtiyor. Yetkililere çağrıda bulunan Yavaşçay, "Bu tarihi yapılar sadece taş yığını değildir; geçmişimizin, medeniyetimizin izleridir. Önlem alınmazsa yıllar içinde tamamen kaybolacaklar" dedi.

Ahmet Faruk Sarıkoç -İsmail Coşkun

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Adana’da özel ihtiyaçlı çocuklar sanatçı Uğur Aslan ile buluştu Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce düzenlenen etkinlikte özel ihtiyaçlı çocuklar sanatçı Uğur Aslan ile buluştu. Adana’da kültür ve sanatın herkes için erişilebilir olması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında bir etkinlik gerçekleşti. Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikte, özel ihtiyaçlı çocuklar Bir Arabesk Müzikali - Afara konseri önce sanatçı Uğur Aslan ile bir araya geldi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Adana İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru, kültür ve sanatın toplumun her kesimi için temel bir hak olduğuna dikkat çekti. Duru, "Kültür ve sanat herkesin hakkıdır. Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak her bireyin kültür ve sanata eşit şekilde erişebilmesini önceliğimiz olarak görüyoruz. Özel ihtiyaçlı bireylerin müze, tiyatro, kütüphane ve diğer kamusal alanlarda güvenli, rahat ve tam anlamıyla erişilebilir bir ortamda bulunabilmesi için çalışmalarımızı titizlikle sürdürüyoruz. Derneklerle kurduğumuz iş birlikleri sayesinde bu alanda somut ve kalıcı adımlar atmayı hedefliyoruz. Toplumda farkındalığı artırmak ve kültürel hayata engelsiz katılımı desteklemek temel sorumluluklarımızdan biridir" dedi. Düzenlenen etkinlikte, Gönüllü Anneler Topluluğu’na bağlı özel ihtiyaçlı çocuklar, sahne öncesi prova sırasında Uğur Aslan ile buluşma imkanı buldu. Samimi atmosferde gerçekleşen programda çocuklar sanatçıyla sohbet etti, birlikte şarkılar söyledi ve çeşitli oyunlar oynadı.
Kastamonu Bakan Yardımcısı Yelkenci: "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" Kastamonu’da konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli-Kastamonu Buluşması, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci’nin katılımıyla Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin eğitim sistemine getirdiği yaklaşım ve hedeflere değinerek, modelin sahadaki uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci ise, eğitim politikaları, öğretmen yetiştirme süreçleri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde yürütülen çalışmalara ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Modelin uygulama süreci ile eğitim ortamlarının niteliğini geliştirmeye yönelik planlamalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sahada etkili şekilde hayata geçirilebilmesi için tüm paydaşların iş birliği içinde hareket etmesinin önemine dikkat çeken Yelkenci, bu anlayış doğrultusunda yürütülen çalışmaların öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen daha nitelikli eğitim ortamlarının oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti. "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" Programla ilgili öğretmenlerden gelecek geri dönüşlerin önemli olduğunu söyleyen Yelkenci, dil öğretiminin özellikle üzerinde durduklarını vurgulayarak, "Bağımsız ve özgür düşünmenin çok önemli olduğunu söylemek gerekir. Bizim bu programın özgün yanlarından biri dilimizi merkeze koyduk. Türkçe merkezde, her yönüyle. Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli. Bugün çok tartışılan bir konu var. Dil meselesi bununla doğrudan ilişkili. Türkiye’de doğurganlık hızı 2024 yılı itibariyle 1.48’e düştü. 2025 için 1.30’lu rakamları söylüyorlar. Yani bu, kültürümüzü 50 yıl sonraya taşıyamayacaksınız demek. Böyle bir dezavantaj varken kültür unsurlarını geleceğe taşımanın en etkili yolarından olan dilimizi, Türkçemizi güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızın bunu en güzel şekilde öğrenmesi gerekiyor" dedi. Eğitimin merkezinde tüm ögelerin bulunduğunu vurgulayan Yelkenci, "Eğitimin merkezinde öğrenci var ama eğitim sistemi ona hizmet etsin diye. Eğitimin merkezinde öğretmen var çünkü bunu ancak öğretmenle yapabilirsiniz. Eğitimin merkezinde müdür var, okullar iyi yönetilirse bunu yapabilirsiniz. Kuru, çıplak bir şekilde öğrenci, öğretmen ve yönetici merkezli bir eğitime hayır. Hepsi çeşitli bağlamlarda merkezde ama bütün sistem öğrenciye hizmet için var. Öğretmen, öğrenci ve yönetici üzerine düşeni yapacak, birbirini destekleyecek. Bu ekosistem evlatlarımız için işleyecek ama velilerimiz de üzerine düşeni yapacak" şeklinde konuştu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve çok sayıda davetlinin katıldığı program sonunda İl Milli Eğitim Müdürü Gümüş, Yelkenci’ye hediye takdiminde bulundu.