ASAYİŞ - 15 Mayıs 2024 Çarşamba 18:26

İstiklal Caddesi’nde yangın paniği

A
A
A

Beyoğlu İstiklal Caddesi’ndeki bir mağazada çıkan yangında bir kişi dumandan etkilenirken, yangın kısa sürede söndürüldü.

İstiklal Caddesi 124 numaradaki giyim mağazasının 3. katındaki plastik malzemeler henüz belirlenemeyen bir nedenle tutuştu. Alevler bir anda yükselirken oluşan yoğun duman birçok ilçeden görüldü. Çıkan yangında bir mağaza çalışanı dumandan etkilendi. İhbar üzerine polis, sağlık ekipleri ve 3 ilçeden yangına müdahale için itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri caddeyi yaya trafiğine kapatıp güvenlik önlemleri alırken, itfaiye ekipleri yangını söndürme çalışması başlattı. Kısa sürede söndürülen yangının ardından İstiklal Caddesi tekrar yaya trafiğine açıldı.

Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, yaptığı açıklamada, "Teras katta başlayan bir yangın hızlıca kontrol altına alındı. Herhangi bir can kaybı veya yaralanma yok. Ekiplere teşekkür ediyorum. Bir yaralanma olmadan binaya sıçramadan müdahale edildi. Kontrol altına alındı. Mağaza katında çıkıyor yangın. 7. Katın terasında çıkıyor. Başka bir yere sıçramadan da hemen kontrol altına alınıyor. Yangının nedeniyle ilgili itfaiyeci arkadaşlarımızın çalışmaları sürüyor” dedi.

Erhan Can - Senat Destanoğlu - Sümer Avcı - Güvenç Açaroğlu - Doğan Can Cesur

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Bindiği Mercedes hayatını kararttı Adana’da Mercedes marka otomobiliyle otoyolda giderken birden direksiyon kitlenip araç 180 derece döndüğü esnada çelik bariyerlere vurunca omurga kemiği kırılan ve 10 platin takılan şahıs hukuk mücadelesi başlattı. Aydın Aras, 2019 yılında yeni aldığı Mercedes marka otomobiliyle otoyoldan Adana-Mersin istikametine 80 kilometre hızla giderken birden direksiyon kilitlendi. Otomobil 180 derece döndüğü esnada çelik bariyerlere vurdu. Kaza sonrası olayı gören vatandaşların haber vermesi üzerine Aras, özel bir hastaneye kaldırıldı. Omurga kemiği kırıldığı tespit edilen Aras’a 10 platin takıldı. 3 ay süren tedavi sonrası Aras, ayağa kalkabildi. Bu arada otomobil kaza sonrası tamir edilmek üzere bayiye götürüldü. Aras, iyileştikten sonra aracını almaya gitti ancak takılan farda bir gariplik olduğunu fark edip araştırma yaptığında orijinal olmadığını çıkma parça takıldığını ve takıldı denilen 11 parçanın da takılmadığını tespit etti. Aras, araçta teknik bir problem olduğunu bu nedenle aynısının sıfırının kendisine verilmesini istedi. Ancak bu durumu Mercedes kabul etmeyerek bir alt modelliğini vereceğini söyledi. Aras, Mercedes’in kendi hatasından dolayı kaza yaptığı için bu teklifi de reddedilince hukuk mücadelesi başlattı. “Kazaya ESP sistemi neden oldu” Aras’ın başlattığı hukuk mücadelesi sonrası hem çıkma parça takılması hem de takıldı denilip takılmayan parçalar için, ayrıca kazanın neden olduğunun tespiti için bilirkişi atandı. Atanan bilir kişi önce kazanın neden olduğunu araştırdı yapılan incelemede bilir kişi kazanın sebebini şöyle açıkladı: “Kaza yerindeki yol durumu, zemin durumu ve özellikleri, aracın otoyol gişelerine yaklaşık 150 metre mesafede kaza yapmış olması ve gişe girişindeki araç trafiğinde olabilecek maksimum hız göz önüne alınarak, heyet olarak yapmış olduğumuz incelemeler, tespitler ve değerlendirmeler neticesinde, kazanın meydana geldiği yer E90 otobanı olup, yol yapısı ve eğimi dikkate alındığında aracı kaydıracak ve direksiyon hakimiyetini engelleyecek şekilde su birikmesine uygun olmadığı, yolun, aracın gidiş yönündeki drenaj kanalına doğru meyilli olduğu ve yolda su birikmeyeceği gibi kaza anındaki fotoğraflar incelendiğinde su kanalında dahi suyun olmadığı, araç üzerinde bulunan lastiklerin profil derinliği standartlara uygun olduğundan kazanın meydana gelmesinde lastiklerin olumsuz bir etkisinin olmadığı, aracın, otobanda iki bariyer arasında, gidiş istikametine göre 180 derece "U" dönüşü yapıp, gidiş yönünün ters istikametine dönmesinin mümkün olmayacağı gibi böyle bir durumda da dahi ESP sisteminin bu durumu önlemesi gerektiği, ancak bu kazada bu aktivasyonun gerçekleşmediği ve kazanın ESP sisteminden kaynaklandığı kanaatine varılmıştır.” “ESP Nedir?” Kazaya neden olan "Electronic Stability Programme" (ESP) ne işe yarar: “Bu sistem temel olarak araçtaki sensörleri ve direksiyon hareketliliğini karşılaştırarak aracın sürücünün istediği yönde gidip gitmediğini kontrol etmektedir. Aracın hareketlilik yönü ile direksiyonun hareketi uyuşmadığında aracı kontrolünün birkaç saniye içerisinde toparlanmasını sağlar. Bu sayede araç savrulmadan ve kontrol kaybı yaşanmadan normal şekilde ilerlemeye devam eder. ESP bir güvenlik ağıdır. ESP sürekli olarak sürüşü takip eder. Küçük bir mikroişlemci saniyede 25 kez aracın farklı bölgelerine yerleştirilen sensörlerinden bilgi toplar. Bu bilgilerin arasında tekerleğin dönüş hızı ya da dönüş açısı gibi hayati veriler de bulunmaktadır. ESP bu veriler sayesinde aracın gidiş yönünün direksiyonun yönüyle uyumlu olup olmadığını kontrol eder. Araç ve sürüş yönü uyumsuz olduğu durumlarda ESP sistemi otomatik ve bağımsız bir şekilde ters yönde gitmeye neden olan tekerlere fren yapar ve aracın kayma yönünün aksine hareket ederek kontrol altına alınmasını sağlar. Sistem aracın yönünü değiştirebilmek isin motor torkunu da düşürmektedir. Tüm bunlar birkaç saniye içerisinde gerçekleştirilir ve araç ters yöne savrulmaktan kurtulur.” “Bilirkişi parça çıkma, 11 parça da takılmamış” Ayrıca bilirkişi otomobile kazadan sonra takılan parçaların çıkma olup olmadığını ve takıldı denilen 11 parçanın takılıp takılmadığını da inceledi. Yapılan incelemede takılan farın orijinal parça olmadığını belirledi. Bilirkişi takıldı denilen 11 parçanın da takılmadığını raporunda açıkta belirtti. Aras, teknik hata yüzünden ölümden döndüğünü 10 platin ile yaşamak zorunda kaldığını belirterek, “Ortalama 3 ay boyunca tedavi sürecim devam etti. Omurga kemiğim kırıldı ve şuan hala 6 buçuk santim boyunda 10 tane çelik platin var. Dik durabilmem için çelik vidalar var. Ancak onların sayesinde ayakta durabiliyorum. 2019 yılında meydana geldi kaza ve bana araba artı para teklif ettiler. Bende, aynı arabanın birebir aynısı ya da bir üst modeliyle değiştirilmesini istedim. İlk önce bir alt modelini vermeyi teklif ettiler. Üstüne de para verelim dediler. Ben bunları kabul etmedim, zararımın giderilmesini istiyorum. Bayiyi hurda parça takmaktan dolayı şikayet ettim. Arabayı imal eden Mercedes’i de dava ettim” diye konuştu.
Mersin Korkmaz: "Mersin’in atık su yönetimi ve ekolojik dengesini sağlama konusunda önemli ilerlemeler kaydettik" Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ) Genel Müdürü İrfan Korkmaz, Mersin’in atık su yönetimi ve ekolojik dengesini sağlama konusunda önemli ilerlemeler kaydettiklerini ifade etti. MESKİ, kentin su kaynaklarını korumak, atık su arıtma kapasitesini artırmak ve çevresel sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla yürüttüğü Mersin Atık Su Yönetimi ve Ekolojik Denge Projesi ile aynı zamanda bölge halkının yaşam kalitesini artırmayı ve ekosistemin korunmasına katkıda bulunmayı hedefliyor. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) temsilcileri tarafından ziyaret edilen MESKİ’de, Mersin Atık Su Yönetimi ve Ekolojik Denge Projesi kapsamında çevresel ve sosyal etkiler değerlendirildi. EBRD heyeti, MESKİ yetkilileri ile gerçekleştirdiği toplantılarda, projenin ilerleyişi ve elde edilen sonuçlar hakkında ayrıntılı bilgi aldı. Ayrıca, atık su yönetimi ve ekolojik denge projelerinin yerel halk üzerindeki sosyal etkileri, çevresel sürdürülebilirlik hedefleri ve toplumsal faydalarına ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Ziyaret kapsamında yapılan teknik incelemelerde ise atık su arıtma tesislerinin mevcut durumu, yenileme ve geliştirme çalışmaları yerinde incelendi. EBRD temsilcileri, MESKİ’nin projeye yönelik taahhütlerinden ve elde edilen ilerlemeden duydukları memnuniyeti dile getirdi. MESKİ Genel Müdürü İrfan Korkmaz, EBRD’nin desteğinin, Mersin’in sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşma yolunda büyük bir adım olduğunu belirtti. EBRD ile iş birliği sayesinde Mersin’in atık su yönetimi ve ekolojik dengesini sağlama konusunda önemli ilerlemeler kaydettiklerini dile getiren Korkmaz, "Bu ziyaret, çevresel ve sosyal standartlarımızı daha da iyileştirmemiz için bize önemli geri bildirimler sağladı” dedi. MESKİ, 9 projeyi daha Mersin’e kazandıracak MESKİ’nin Mersin Atık Su Yönetimi ve Ekolojik Denge Projesi kapsamında, Silifke 2. Kademe Atık Su Arıtma Tesisi, Karaduvar 2. Kademe Atık Su Arıtma Tesisi, Tarsus 2. Kademe Atık Su Arıtma Tesisi, Yeşilovacık Atık Su Arıtma Tesisi, Yenice Atık Su Arıtma Tesisi, Atakent-Atayurt-Arkum Ortak Atık Su Arıtma Tesisi ile Çeşmeli Kargıpınarı Derin Deniz Deşarjı, Kızkalesi Derin Deniz Deşarjı ve Bozyazı Derin Deniz Deşarjı projelerinin hayata geçirileceği bildirildi.
Adıyaman Öğrenciler deprem konutları için yüksek kalitede mobilya üretiyor Adıyaman’da mesleki ve teknik lise öğrencileri, depremzedeler için yapılan konutların mutfağı için mobilya üretiyor. Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin Mobilya ve İç Mekan Tasarım Alanı Teknolojileri öğrencileri depremzedelerin biran evvel konutlarına geçmesine katkı sağlıyor. TOKİ ve Emlak Konut tarafından yapımı süren deprem konutlarına öğrenciler yüksek kalitede mobilya üretiyor. Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Teknolojileri öğrencileri öğretmenleriyle birlikte ilk etapta aylık 80 adet, kapasite artırımı ile yıl sonuna kadar bin adet mutfak dolabı üretmeyi hedefliyor. Teorik derslerin yanında uygulamalı eğitim gören öğrenciler aynı zamanda aile bütçelerine de katkı sağlıyor. Atölyelerde harıl harıl çalışan öğrenciler okulun döner sermayesinden aldıkları hak edişlerle aynı zamanda kendi harçlıklarını da çıkartıyor. Öğrencilerden Veysel Yetiş, tasarım ve üretimde çalışarak eğitimi gördüğünü ve çalışarak aile bütçesine katkı sağladığını söyledi. Cengiz Belli isimli öğrenci ise depremzedelerin konutları için mutfak mobilyaları yaptıkları için çok mutlu olduğunu, hem eğitim gördüklerini hem de para kazandıklarını dile getirdi. Okul Müdürü Mustafa Çetin konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Mobilya Ve İç Mekan Tasarım Alanı Teknolojileri öğrencileri ve öğretmenleri ile beraber Adıyaman’da ki depremzede vatandaşlarımızın konutlarının mutfak dolaplarının üretimini gerçekleştiriyoruz. Aylık 80 tane konutun mutfak mobilya üretimi gerçekleştiriyoruz. Yıl sonuna kadar da kapasite arttırarak bin adet mutfak dolabını teslim etmeyi hedefliyoruz. Öğrencilerimiz iş sağlığı ve güvenliği kapsamında çalışmaktadırlar. Maddi olarak da aylık 3 bin lira ile 5 bin lira arasında aile bütçelerine ve kendilerine katkıda bulunuyoruz” dedi.
Amasya Amasya’da domates hasadı başladı, 100 bin ton rekolte bekleniyor Karadeniz Bölgesi’nin sebze ve meyve üssü Amasya’da domates hasadı başladı. Sezonun ilk kızaran domateslerinin kilosu üretildiği serada 20 TL’den satıldı. Yaz sezonu boyunca domates üretimi yapılacak tarlalardan 100 bin ton rekolte bekleniyor. Verimli arazilere sahip kentte yılın ilk domatesini Aksalur köyü Çay Mahallesi’nden Çilli ailesi yetiştirdi. Sebahattin Çilli, özveriyle yetiştirdikleri domateslerin geçen yıla göre 20 gün önceden üretip satışa sunmanın mutluluğunu paylaştı. 100 bin ton rekolte bekleniyor Köye giderek birlikte hasat yaptıkları çiftçilere bereketli kazançlar dileyen Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Gürol Çetin, "2024 üretim yılında örtü altı sera ve açık alanda toplam 12 bin 200 dekar alanda yaklaşık 100 bin ton domates rekoltesi bekliyoruz" dedi. Gürol Çetin, kilosu 20 TL’den satılan domateslerin Karadeniz Bölgesi başta olmak üzere, Doğu Anadolu Bölgesi ve diğer bölgelere gönderildiğini belirtti. "45 günlük ara sezonda Türkiye’nin domates ihtiyacını Amasya karşılıyor" Türkiye’de ağırlıklı olarak Akdeniz illerinde yapılan turfanda domates üretiminin Haziran ayı ortasında sona ermeye başlarken yurt genelinde yaklaşık 45 günlük bir ara sezon oluştuğuna işaret eden Çetin, "O süreçte Türkiye’nin domates ihtiyacını Amasya karşılıyor" diye konuştu. Yılın devamında seralarda ikinci ve üçüncü ürünler de yetişiyor Tarım şehri Amasya’nın üretim potansiyelinin daha da artacağına inanan Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci ise, "Çalışkan çiftçilerimizin azmiyle seralarda yılın devamında ikinci ve üçüncü ürünler de yetiştiriliyor. Domatesin yanına bir süre sonra salatalık, maydanoz, roka, marul, patlıcan ekip üreten çiftçilerimiz de var" şeklinde konuştu.
Balıkesir Aynı denizin şarkılarını seslendirdiler Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde; Türk ve Yunanistanlı sanatçılar tarafından seslendirilen şarkılardan oluşan “Karşı Kıyıların Konseri” isimli etkinliğe katılım yoğun oldu. Ayvalık Kültür ve Sanat Derneği’nin (AYKÜSAD); Ayvalık Belediyesi katkılarıyla, Yunanistan’ın Midilli Adası’ndan gelen Melirrytos Korosu ile gerçekleştirdiği konserde Ege’nin iki yakasının türkü ve şarkıları birlikte seslendirildi. Ayvalık Belediyesi’ne ait Vural Sineması Nejat Uygur Sahnesi’nde düzenlenen konsere gösterilen yoğun ilgi nedeniyle salonda oturulacak yer kalmadı. Ayvalık Belediye Başkan Vekili Mesut Nail Akın’ın da hazır bulunduğu konserde; AYKÜSAD Acapello Korosu Şef Tülin Özdem’in öncülüğünde, Melirrytos Korusu da Şef Georgia Fillipou öncülüğünde de önce ayrı ayrı sonra da birlikte seslendirdikleri türkü ve şarkılarla yüreklerde taht kurdu. Kısa adı AYFOLK olan Ayvalık Folklor Araştırma Derneği’nin halk oyunları ekibiyle katılıp destek verdiği organizasyon hakkında gazetecilere açıklamalarda bulunan Şef Tülin Özdem, amaçlarının suyun iki yakasındaki dostluk köprüsünü, her iki kıyının ortak türküleriyle yeniden inşa etmek olduğunu vurgulayarak, “Bu gayeyle Yunanistan’ın Midilli Adası’nda Eresos Bölgesi’nde yaşayan dostlarımızın kurdukları Melirrytos Korosu’yla bu organizasyonu gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. AYKÜSAD olarak bu tür organizasyonlarımızın süreceğine inanıyorum” dedi. Melirrytos Korosu Şefi Georgia Fillipou ise Ege’nin iki yakasının insanlarının aynı coğrafyada yaşadıklarına işaret ederek, “Aynı havayı soluduğumuz, geçmişte savaşların verdiği aynı acıları yaşamış toplumlar olarak aramızdaki dostlukları daha da kenetlenerek pekiştirmek istiyoruz. Çünkü suyun iki yakasında karşılıklı kültürel ve sanatsal bağlar kurarak oluşturulan barışın sonsuza kadar sürmesini istiyoruz” diye konuştu. AYKÜSAD Başkanı Yaşar Akçay da, hazırladıkları organizasyonun bir Ege’de barış için bir simge haline gelmesini diledi. Bazen duygusal, bazen de hareketli şarkılarla ve Yunanistan’ın meşhur sirtaki danslarından verilen örneklerle gerçekleşen konserin ardından, sahnedeki sanatçılar ayakta alkışlandı. Ayvalık Belediye Başkan Vekili Mesut Nail Akın konser sonrasında Melirrytos Korosu Şefi Georgia Fillipou ile AYKÜSAD Acapello Korosu Şef Tülin Özdem’e birer buket çiçek takdim ederek, teşekkür etti.