SAĞLIK - 21 Şubat 2025 Cuma 11:32

Kaktüsler geleceğin gıdası olabilir mi

A
A
A
Kaktüsler geleceğin gıdası olabilir mi

İklim değişikliği, su kaynaklarının azalması ve artan dünya nüfusu gibi küresel sorunlar, tarım sektöründe sürdürülebilir ve dayanıklı bitki arayışlarını hızlandırdı. Bu meyanda,İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Ayla Ünver Alçay, kaktüslerin geleceğin gıdası olabileceğini vurgulayarak, bu bitkinin çevresel sürdürülebilirlik açısından sunduğu avantajlara dikkat çekti.

Dr. Ayla Ünver Alçay, kaktüslerin sert iklim şartlarına uyum sağlayabilen, suya çok az ihtiyaç duyan ve kolay yetiştirilebilen bitkiler olduğunu belirtti. Ayrıca, kaktüslerin kök sistemleri sayesinde suyu verimli bir şekilde depolayarak kurak bölgelerde bile yetişebildiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler tarafından geleceğin gıdası olarak ilan edilen kaktüslerin, kuraklığa dayanıklılığı, toprak sağlığını iyileştirme özelliği ve hızlı hasat edilme avantajlarıyla ekonomik olarak da büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Kaktüslerin besin değeri ve sağlık faydaları

Dr. Alçay, özellikle Opuntia cinsi kaktüslerin gıda olarak tüketilebildiğini ve bu türün Türkiye’de "Hint inciri", "Frenk inciri" veya "dikenli incir" gibi isimlerle bilindiğini belirtti. Kaktüs incirinin besin değerinin oldukça yüksek olduğunu söyleyen Alçay, bu meyvenin A ve C vitaminleri, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve demir açısından zengin olduğunu ifade etti. Ayrıca, kaktüslerin yüksek lif ve antioksidan içeriği sayesinde sindirimi düzenleyici, bağışıklık sistemini güçlendirici ve kan şekerini dengeleyici etkilere sahip olduğunu vurguladı.

Özellikle dikenli incirin, elma, muz ve üzüm gibi meyvelere kıyasla iki kat daha fazla antioksidan içerdiğini dile getiren Dr. Alçay, bu özelliğiyle serbest radikallere karşı güçlü bir koruma sağladığını söyledi. Kaktüslerin su oranının yüksek olmasının vücudu nemli tutmaya yardımcı olduğunu belirterek, sıcak iklimlerde ve fiziksel aktiviteler sırasında bu meyvenin tüketilmesinin faydalı olacağını ifade etti.

Sürdürülebilir tarım için önemli bir alternatif

Kaktüslerin tarımda kullanılmasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dr. Alçay, bu bitkilerin sürdürülebilir tarım açısından büyük avantajlar sunduğunu belirtti. Suya olan ihtiyaçlarının azlığı sayesinde su kaynaklarının korunmasına katkı sağladığını ifade eden Alçay, kaktüs tarımının kimyasal gübre ve pestisit kullanımını da minimum seviyeye indirebildiğini söyledi.

Ayrıca, kaktüslerin toprak erozyonunu önleyerek çölleşmeyle mücadelede etkili bir rol oynadığını belirten Dr. Alçay, karbon ayak izinin düşük olması nedeniyle çevre dostu bir alternatif sunduğunu vurguladı. Bu bitkilerin yetiştirilmesinin, biyolojik çeşitliliği artırarak tarımsal ekosistemlerin korunmasına katkıda bulunduğunu söyledi.

Türk mutfağına uyarlanabilir mi

Türkiye’de özellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde kendiliğinden yetişen kaktüslerin mutfakta daha yaygın kullanılabileceğini ifade eden Dr. Alçay, bazı restoran ve kafelerin menülerine kaktüs bazlı yemekler eklemeye başladığını söyledi. Kaktüs salataları, mezeleri ve içeceklerinin Türk mutfağına uyarlanmasının mümkün olduğunu belirterek, bu bitkinin lezzetli ve sağlıklı bir alternatif sunduğunu vurguladı.

Yan etkilere dikkat edilmeli

Kaktüs meyvesinin tüketimi konusunda dikkatli olunması gerektiğini belirten Dr. Alçay, özellikle yüksek lif içeriği nedeniyle aşırı tüketimin mide rahatsızlıklarına yol açabileceğini söyledi. Sindirim sistemine faydalı olmasına rağmen, fazla tüketildiğinde karın ağrısı, kabızlık veya ishal gibi yan etkilere neden olabileceğini ifade etti.

Bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara sebep olabileceğini de dile getiren Dr. Alçay, kaktüs meyvesinin ciltte kaşıntı, döküntü, kızarıklık gibi belirtilere yol açabileceğini söyledi. Özellikle alerji öyküsü olan kişilerin dikkatli olması gerektiğini vurgulayarak, bu meyveyi ilk kez tüketenlerin küçük bir porsiyonla başlamalarını önerdi.

Kaktüsler geleceğin gıdası olabilir

Dr. Alçay, kaktüslerin hem sağlıklı besin değerleri hem de sürdürülebilir tarıma katkıları nedeniyle geleceğin gıdası olarak büyük bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. İklim değişikliği ve su kaynaklarının azalması gibi küresel sorunlarla mücadelede kaktüslerin önemli bir çözüm olabileceğini belirten Alçay, ilerleyen yıllarda bu bitkinin Türk mutfağında ve marketlerde daha fazla yer bulmasının beklendiğini söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."