SAĞLIK - 22 Ekim 2025 Çarşamba 09:33

"Karaciğer yağlanması sessiz ilerliyor"

A
A
A
"Karaciğer yağlanması sessiz ilerliyor"

Karaciğer yağlanmasının genellikle belirti vermeden ilerlediğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rabia Deniz Göktürk, "Karaciğer yağlanması başlangıçta sessiz ilerler ama erken dönemde teşhis edilirse tamamen geri döndürülebilir. Obezite, diyabet veya yüksek kolesterol gibi risk faktörleri olan herkesin düzenli sağlık kontrolünü aksatmaması gerekir" dedi.



Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rabia Deniz Göktürk, karaciğer yağlanması hakkında açıklamalarda bulundu.


"Karaciğer hücrelerinde fazla yağ birikmesiyle oluşuyor"


Karaciğer yağlanmasının karaciğer hücrelerinde normalden fazla yağ birikmesiyle oluştuğunu söyleyen Uzm. Dr. Göktürk, "Karaciğerin ağırlığının yüzde 5 ila 10’undan fazlası yağdan oluştuğunda, bu durum karaciğer yağlanması olarak adlandırılır" diye konuştu.


Hastalığın aşırı alkol kullanımına bağlı (alkolik) ve alkolden bağımsız (alkolik olmayan) olmak üzere iki tipi bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Göktürk, özellikle alkolik olmayan karaciğer yağlanmasının son yıllarda giderek yaygınlaştığını söyledi.


"Obezite, hareketsizlik ve yanlış beslenme en önemli nedenler"


Karaciğer yağlanmasında insülin direnci, obezite, yüksek kolesterol ve hareketsiz yaşamın başlıca risk faktörleri arasında yer aldığına dikkat çeken Uzm. Dr. Göktürk, "Fazla kilo, aşırı yağlı beslenme, şekerli ve işlenmiş gıdalar karaciğerde yağ birikimini artırır. Düşük lifli, yüksek kalorili diyetler ve früktoz içeren içecekler karaciğerin yağlanmasını hızlandırır. Hareketsiz yaşamın da süreci hızlandırmaktadır. Kaslar glikozu daha az kullandığında yağ yakımı azalır. Karın çevresinde biriken yağlar karaciğer için ciddi risk oluşturur" şeklinde konuştu.


"Belirti vermeden ilerliyor"


Uzm. Dr. Göktürk, karaciğer yağlanmasının genellikle belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek şu bilgileri paylaştı:


"Birçok hastada tesadüfen yapılan ultrason veya kan testlerinde fark edilir. İleri evrelerde yorgunluk, halsizlik, iştahsızlık, karın sağ üst bölgesinde ağrı, kaşıntı veya sarılık görülebilir. Ancak erken teşhis edilirse karaciğer kendini tamamen yenileyebilir."


"Tanıda kan testleri ve ultrason yeterli olabilir"


Tanıda genellikle karaciğer enzimlerine ve ultrason bulgularına bakıldığını belirten Uzm. Dr. Göktürk, "Gerekli durumlarda karaciğerin yapısını değerlendirmek için MR ya da elastografi yapılabilir. Kesin tanı biyopsiyle konur ama bu her zaman gerekmez" dedi.


"Haftada en az 150 dakika yürüyüş önemli"


Karaciğer yağlanmasının tedavisinde en etkili yöntemin yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Göktürk, "Akdeniz tipi beslenme, zeytinyağı, sebze, tam tahıllar, enginar ve yeşil çay gibi antioksidan içeriği yüksek gıdalar karaciğer dostudur. İşlenmiş gıdalardan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak ve kilo vermek en etkili korunma yollarıdır. Haftada en az 150 dakika yürüyüş veya yüzme gibi aerobik egzersizler karaciğer sağlığını korur. Kilo kaybı yavaş ve dengeli olmalıdır. Hızlı kilo vermek karaciğeri zorlayabilir" dedi.


"İleri evrelerde siroz ve kanser riski artıyor"


Tedavi edilmeyen karaciğer yağlanmasının iltihaplanma (NASH) ve fibrozis gelişimine yol açabileceğini belirten Dr. Göktürk, "Bu durum ilerlerse siroz ve karaciğer yetmezliği hatta karaciğer kanseri gelişebilir. Ancak düzenli kontroller ve sağlıklı yaşamla bu tablo önlenebilir" dedi.


"Erken fark edilirse tamamen geri döndürülebilir"


Uzm. Dr. Rabia Deniz Göktürk, son olarak şu uyarıda bulundu:


"Karaciğer yağlanması başlangıçta sessiz ilerler ama erken dönemde teşhis edilirse tamamen geri döndürülebilir. Obezite, diyabet veya yüksek kolesterol gibi risk faktörleri olan herkesin düzenli sağlık kontrolünü aksatmaması gerekir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar: Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Trabzon Ortahisar Ziraat Odası’nı ziyaret ederek ildeki ziraat odalarının da katılımıyla gerçekleştirilen toplantı öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bayraktar, 2025 yılının tarım açısından afetlerle geçen zorlu bir yıl olduğunu söyledi. Türkiye’nin çok ağır bir tarımsal süreçten geçtiğini belirten Bayraktar, "2025 yılı bir afet yılı. Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerini yaşadık. Don felaketi 65 vilayette etkili oldu. Karadeniz Bölgesi de bu felaketten olumsuz etkilendi. Bu vilayetlerin tamamını dolaştım, Trabzon’a da geldim. Dondan etkilenen fındık bahçelerini yerinde inceledim. Ardından havaların ısınmasıyla birlikte bu kez kuraklık tehdidiyle karşı karşıya kaldık. Yaşadığımız kuraklık başta fındık olmak üzere üretimde birçok aksamaya neden oldu" dedi. Fındık üretiminde ciddi kayıplar yaşandığını vurgulayan Bayraktar, "Yaklaşık 717 bin ton olan rekoltemiz yüzde 40 kayıpla 441 bin tona düştü. Bunun sonuçlarını sahada çok net gördük" ifadelerini kullandı. "Rekolte düşmesine rağmen fiyatların gerilemesi normal değil" Fındık fiyatlarına da değinen Bayraktar, Toprak Mahsulleri Ofisi tarafından açıklanan fiyatların ardından piyasadaki hareketliliği değerlendirdi. Bayraktar, "TMO, Giresun kalite fındık için 200 lira, levant kalite için 195 lira, 190 lira da sivri kalite için fiyat açıkladı. Bu açıklamanın ardından fındık fiyatlarının Eylül ayında 330 lira seviyesine kadar çıktığını gördük. Ancak Eylül’den sonra fiyatlar düşüşe geçti. Bugün geldiğimiz noktada Giresun kalite 210 lira, levant kalite ve diğer fındıklar 180-190 lira seviyesine geriledi. Trabzon’da ise fiyatların 160 liraya kadar düştüğünü görüyoruz. Bu rekolteye rağmen fiyatların bu kadar düşmesi normal değil" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı’nın kapanması girdi maliyetlerini artırdı" Artan maliyetlere de dikkat çeken Bayraktar, "Bölgedeki savaş ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması girdi maliyetlerini artırdı. Mazot ve gübre fiyatları yükseldi. Üreticilerimiz ciddi bir maliyet baskısı altında. Bu nedenle hükümetimizden girdi desteklerinin artırılmasını talep ettik. Bütün ürünlerde maliyet sorunu yaşıyoruz" şeklinde konuştu. "Kokarca ile mücadelede daha fazla kaynak şart" Zararlılarla mücadele konusuna da değinen Bayraktar, özellikle kahverengi kokarca tehdidine dikkat çekerek, "Kokarca ile çok ciddi mücadele vermek zorundayız. Bu noktada tüm kurum ve kuruluşlar üzerine düşeni yapmalı. Hızlı şekilde ürüyorlar ve havaların ısınmasıyla birlikte kışlaklardan bahçelere doğru yayılıyorlar. Halen bu zararlıyı tamamen ortadan kaldıramadık, tehdit olmaya devam ediyor. Sadece fındıkta değil birçok ürüne ciddi zarar veriyor. Mücadelenin dozunu artırmamız gerekiyor. Bunun için de daha fazla kaynak ayrılmalı" ifadelerini kullandı.
Trabzon Trabzonspor’dan Abdülkerim Bardakcı açıklaması Trabzonspor Kulübü, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği karşılaşmanın ardından, bordo-mavili futbolcu Onuralp Çakıroğlu ile sarı-kırmızılı futbolcu Abdülkerim Bardakcı arasında yaşanan olaylara ilişkin açıklama yaptı. Bordo-mavili kulüpten yapılan açıklamada, karşılaşma sonrası galibiyet sevincine eşlik eden müzik sırasında Onuralp Çakıroğlu’nun takım arkadaşlarıyla birlikte kutlama yaptığı belirtilerek, bu esnada Abdülkerim Bardakcı’nın oyuncuya yönelik sözlü sataşmada bulunduğu ifade edildi. Abdülkerim Bardakcı’nın "Kaç yaşındasın lan sen" ifadeleriyle futbolcuya tepki gösterdiği aktarılırken, Onuralp Çakıroğlu’nun karşılık vermediği ve yalnızca rakip oyuncuya soyunma odasına gitmesi gerektiğini işaret ettiği kaydedildi. Trabzonspor açıklamasında, "Buna rağmen ilgili futbolcu sözlü sataşmasını sürdürmüş ve ardından oyuncumuza yönelik fiziki müdahale girişiminde bulunmuştur. Herhangi bir provokatif davranışta bulunmadığı açıkça görülen ve yalnızca galibiyet sevincini yaşayan futbolcumuza yönelik bu yaklaşımı şiddetle kınıyoruz" ifadelerine yer verildi. Öte yandan kulüp, olayın ardından sosyal medyada Onuralp Çakıroğlu hakkında yapılan paylaşımların da kabul edilemez olduğunu belirterek, sorumlular hakkında gerekli hukuki süreçlerin başlatılacağını vurguladı.
Mersin Tarsus’ta ırmakta kaybolan genç için seferber oldular: Vali Toros bölgede Mersin’in Tarsus ilçesinde Berdan Irmağı’na atladıktan sonra kaybolan 18 yaşındaki Batu Yetiş Kerem Kaplan için başlatılan arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Mersin Valisi Atilla Toros, arama ve tarama çalışmalarını yerinde inceledi. Olay, dün Tarsus Şelale bölgesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 18 yaşındaki Batu Yetiş Kerem Kaplan, henüz bilinmeyen bir nedenle Berdan Irmağı’na atladı. Kısa süre içerisinde akıntıya kapılan genç gözden kayboldu. Kaplan’ın suya atlama ve kaybolma anı çevrede bulunan vatandaşlar tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda arama kurtarma ve polis ekibi sevk edildi. Ekiplerin hem su yüzeyinde hem de su altında yürüttüğü ilk günkü çalışmalardan sonuç alınamadı. Yaklaşık 5 kilometrelik alanda arama ve tarama çalışmaları başlatılırken, sabahın erken saatlerinde ekipler yeniden bölgeye gelerek çalışmalara devam etti. Suyun kesildiği ırmakta sürdürülen çalışmaları Mersin Valisi Atilla Toros da yerinde takip etti. Vali Toros’a Tarsus Kaymakamı Mehmet Ali Akyüz ve İl Emniyet Müdürü İdris Yılmaz eşlik etti. Vali Toros, baba Osman Kaplan ile görüşerek ilgili birimlerin sahada çalışmalarını sürdürdüğünü ve netice alınana kadar aramaların devam edeceğini ifade etti. Tır şoförü olduğu öğrenilen baba Osman Kaplan ise sabah saatlerinden itibaren ekiplerin yoğun şekilde çalıştığını belirterek, "Devletimizden Allah razı olsun. Allah’ın takdiri, inşallah bulunur. Sabah 06.00’dan beri burada ekipler çalışıyor" dedi. Çalışmalara Mersin Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, Sahil Güvenlik Akdeniz Bölge Komutanlığına bağlı dalgıçlar, İl Emniyet Müdürlüğü Sualtı Grup Amirliği ekipleri, AFAD ile Türkiye İzcilik Federasyonu Arama Kurtarma ve İnsani Yardım Derneği ekiplerinin katıldığı öğrenildi. Kayıp gencin bulunması için ekiplerin hem suda hem de kıyı hattında arama çalışmalarını yoğun şekilde sürdürdüğü bildirildi. Valilikten açıklama Öte yandan Mersin Valiliğinden yapılan açıklamada, "4 Nisan 2026 tarihinde saat 16.45’te 112 Acil Çağrı Merkezine gelen ihbarda, 2008 doğumlu Y.K.B.K. isimli vatandaşımızın Tarsus Şelalesinde suda kaybolduğu bilgisi alınmıştır. İhbarın ardından ekipler bölgeye ivedilikle sevk edilmiştir. Arama kurtarma çalışmalarının ikinci gününde bölgede; polis dalgıç ekipleri, AFAD dalgıç ve su üstü ekipleri, AFAD arama kurtarma personeli (dron destekli), itfaiye dalgıç ekipleri ile Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Ayrıca Ankara AFAD İl Müdürlüğü tarafından 1 araç, 4 personel ve 1 bot takviye amacıyla bölgeye sevk edilmiştir. 8 araç, 39 personel, 3 bot ve 1 dron ile arama kurtarma çalışmalarına devam edilmektedir. Tüm ekiplerimiz olay yerinde arama kurtarma faaliyetlerine aralıksız devam etmektedir" denildi.