SAĞLIK - 30 Temmuz 2025 Çarşamba 17:06

Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde "Hareket Analiz Laboratuvarı" açılışı gerçekleştirildi

A
A
A
Kartal Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde "Hareket Analiz Laboratuvarı" açılışı gerçekleştirildi

Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji kliniği bünyesinde kurulan ve Türkiye’de sayılı merkezler arasında yer alan ’Hareket Analizi Laboratuvarı’ açılışı gerçekleştirildi. Analiz laboratuvarı sayesinde hastaların yürüme, denge ve kas aktivitesi gibi fonksiyonel hareketleri, yüksek teknoloji cihazlar ile objektif olarak analiz edilebilecek.



Hareketin sayısal olarak değerlendirilmesi, tanımlanması ve yorumlanması anlamına gelen ’Hareket analizi’ sayesinde; hastaların normal ve normal dışı hareket mekanizmaları objektif bir şekilde değerlendirilebiliyor. Bu kayıtlar tanı koymaya, tedavi planlamasına, yeni tedavi biçimlerinin geliştirilmesine, halihazırda bulunan tedavi yöntemlerinin iyileştirilmesine, cerrahi gerekliliğe ve cerrahi sonrası iyileşme sürecini objektif takibine, farklı tedavi biçimlerinin karşılaştırılmasına ve eğitim verilmesine imkan sağlıyor. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji kliniği bünyesinde kurulan Hareket Analizi Laboratuvarı bu noktada, Türkiye’de sayılı merkezler arasında yer alıyor. Laboratuvarda özellikle, ortopedik hastalıklarda (diz, kalça, ayak bileği problemleri, cerrahi öncesi ve sonrası değerlendirme, deformiteler) fonksiyonel durumu değerlendirerek hem tedavinin planlanmasında hem de takibinde altın standart ileri düzey teknolojiler kullanılarak bilimsel ve klinik analizler yapılacak.


"Özellikle kalça, diz, ayak ve ayak bileği hastalıklarında bu merkez sayesinde doğru teşhis konulabiliyor"


Ortopedi ve Travmatoloji Klinik Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Engin Eceviz, laboratuvarın kapsamlı bir şekilde analiz edeceğini ve hem teşhis hem de tedavi süreçlerinde hastaya büyük bir kolaylık sağlayacağını dile getirdi. Özellikle kalça, diz, ayak ve ayak bileği hastalıklarında bu merkez sayesinde doğru teşhis konulabildiğini belirten Doç. Dr. Eceviz, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Merkezimiz Türkiye’de sayılı merkezlerden birisi. Burası bir hareket analizi laboratuvarı ve iki bölümden oluşuyor. Burada gördüğünüz cihaz ile ayak basınç ölçümleri yapılmakta. Diğer bölümde ise sabit konumda bulunan sekiz adet kamera, hasta üzerine yerleştirilen sensörlerden sürekli veri alarak hareketin nasıl gerçekleştiğini ölçmekte. Sağlıklı bir yaşam için sağlıklı hareket şart; dolayısıyla biz de hastanın hareketlerinin ne kadar sağlıklı olduğunu objektif verilerle değerlendirmeye çalışıyoruz. Buradaki cihazlar sayesinde hastanın yürüyüşü, denge durumu ve kuvvet dağılımı gibi konularda detaylı analizler yapabiliyoruz. Bu sayede hareketin nasıl gerçekleştiğini derinlemesine anlayabiliyoruz. Sürekli veri akışı sayesinde hastanın hareketlerindeki tüm anormallikleri en ince detayına kadar tespit edebiliyoruz. Böylelikle, normal bir klinik gözlem sırasında fark edilemeyebilecek ayrıntılar da ortaya çıkıyor ve tedavi planlamasını buna göre şekillendirebiliyoruz. Tedavi öncesi ve sonrası iyileşme durumunu çok net bir şekilde sayısal verilerle elde ediyoruz. Eğer iyileşme sürecinde geri kalan bir bölge varsa, bu bölgeye özel olarak odaklanarak tedavinin daha düzenli ve etkili şekilde sürdürülmesini sağlıyoruz. Ayrıca, ameliyat öncesi ve sonrası iyileşme sürecini detaylı bir şekilde gözlemleyebiliyor; bu veriler üzerinden bilimsel çalışmalar planlayarak dünya bilimine katkı sunmayı hedefliyoruz. Özellikle kalça, diz, ayak ve ayak bileği hastalıklarında bu merkez sayesinde doğru teşhis konulabiliyor; böylece hastaya en uygun ve etkili tedavilerin uygulanması mümkün hale geliyor."


Bununla birlikte Hareket Analiz Laboratuvarı’nda "Üç Boyutlu Yürüme Analizi (Vicon Motion Capture)", "Yüzeysel Kas Aktivitesi Ölçümleri EMG (Noraxon Wireless EMG)", Basınç Dağılım Analizleri Pedobarografi (Zebris FDM), "Yüksek Çözünürlüklü Video Analizleri", Hareket Algılama ve Farkındalık Ölçümleri (Propriosepsiyon), "Kas Kuvveti Ölçümleri (CSMI Cybex İzokinetik Sistem)" gibi ileri düzey teknolojileri kullanılıyor.


Hareket Analiz Laboratuvarı açılış töreni ve tanıtımı, Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Recep Demirhan, Ortopedi ve Travmatoloji Klinik Eğitim ve İdari Sorumlusu Doç. Dr. Engin Eceviz ve beraberindeki sağlık personelleri tarafından gerçekleştirilen kurdele kesimiyle birlikte yapıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başakşehir’de sitede kediler parçalanmış halde bulundu Başakşehir’de bir sitede kaybolan yavru kediler, parçalanmış halde bulundu. Olayla ilgili site yöneticisi ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Olay, dün saat 17.30 sıralarında Kayabaşı Mahallesi 26. Bölge 4. Etap’ta bulunan bir sitede meydana geldi. İddiaya göre, yavru kedilerini göremeyen sahipleri çevrede arama yaptı. Bu sırada bina girişinde bulunan alandan kötü kokular gelmesi ve anne kedinin sürekli bu noktaya yönelerek miyavlaması üzerine durumdan şüphelenildi. Kedi sahibi, bina sakinlerinden yardım isteyerek kilitli kapıyı açtırdı. İçeri giren bina sakinleri ve kedi sahibi, yaptıkları kontrolde yeni doğmuş 4 yavru kedinin parçalanarak öldürüldüğünü gördü. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, içeride inceleme yaptı. İncelemelerin ardından site yöneticisi Şafak B., bilgisine başvurulmak üzere polis merkezine götürüldü. Öte yandan yavrularını kaybeden anne kedinin site içerisinde dolaşarak yavrularını aramaya devam ettiği görüldü. Site sakinleri, hem binada hem de site genelinde güvenlik kamerası bulunmamasına tepki gösterdi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor. Köpeğin işi değil o. Köpek olsa bile ses duyardık" Site sakinlerinden Ramazan Yıldırım, "İki arkadaş, binanın girişindelerdi. Dedim, burada ne arıyorsunuz? Dediler, mescide girmemiz lazım, kedilerimiz var. Dedim, mescit kapalı. Bir hafta, iki hafta önce mi ne kapandı herhalde. Ondan sonra kedilerimiz falan var dediler. Kedi olsa dedim, ses çıkar. Ses de yok dediler. Büyük ihtimal ölmüştür dediler. Kafatasları falan, derileri yüzülmüş, kafatasları gitmiş. Yani acayip. Çok kötü şeyler yapmışlar. Büyük ihtimal birileri öldürmüştür zaten. Başka bir şey yapamaz. Köpeğin işi değil o. Köpek olsa bile ses duyarız yani. Seste yoktu. Yan tarafta benim binam zaten. İki tane anne kedi dolaşıyordu devamlı burada. Biri siyah biride sarı. Devamlı Aşağı elektrik dairesine inip çıkıyorlardı. Hatta Yusuf Bey var, üst komşum. Onunla beraber çıkardık dışarı çok ses yapıyorlar diye. Ama herhangi bir şekilde oraya da baktım ben. O gün de ses yoktu zaten" dedi.
Düzce Çocuğunuzda bu belirtiler varsa dikkat Çocukluk çağında sık karşılaşılan idrar yolu enfeksiyonlarına karşı ebeveynleri uyaran Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven; tuvalet alışkanlığının ertelenmemesi, bol sıvı tüketimi ve doğru temizlik kuralları ile hastalığın büyük oranda önlenebileceğini bildirdi. Düzce Atatürk Devlet Hastanesi Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Özge Yurtseven, çocuklarda sık görülen idrar yolu enfeksiyonunun önemsenmemesi halinde böbreklerde kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Hastalık ve korunma yöntemlerine değinen Dr. Yurtseven, idrar yolu enfeksiyonlarının genellikle 1 yaş altı sünnetsiz erkek çocukları ile 1 yaş üzeri kız çocuklarında sıklıkla görüldüğünü belirtti. İdrar yolu enfeksiyonunun çocukluk döneminde her 10 kız çocuğundan ve her 30 erkek çocuğundan birinde en az bir kez yaşandığına dikkati çeken Yurtseven, hastalığın temel nedenlerinin tuvalet ihtiyacını ertelemek, temizlik kurallarına uymamak ve yetersiz su tüketimi olduğunu aktardı. "Kız çocuklarında alt temizliği önden arkaya yapılmalı" Hastalığın erken tespit edildiğinde basitçe tedavi edilebildiğini vurgulayan Yurtseven, "İhmal edilir ve önemsenmezse böbreklerde sorun olabiliyor. Ailelerin tuvalet eğitimini çocuklarına doğru kazandırmaları lazım. Özellikle kız çocuklarında alt temizliğinin önden arkaya doğru yapılması çok basit ama etkili, önemli bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sıvı tüketimi ve kabızlık ilişkisine de değinen Yurtseven, bol sıvı alımının sık tuvalete gitmeyi sağladığını, böylece mikroorganizmaların idrar yolunda tutunmasının engellendiğini belirtti. Yurtseven ayrıca, kabızlığın idrar yolu enfeksiyonu riskini artırdığını hatırlatarak çocukların lifli gıdalarla beslenmesini önerdi. Aileler ne zaman doktora gitmeli Ailelerin çocuklardaki enfeksiyonu nasıl tespit edebileceği konusunda da bilgiler veren Dr. Yurtseven, şunları kaydetti: "Çocuklarda nedeni bilinmeyen bir ateş varsa aileler bize başvurabilirler. Çocukların idrarında her zamankinden farklı bir koku, renk değişikliği veya bulanıklık varsa, yan ve karın ağrısı tarif ediliyorsa, normalden sık idrara çıkılıyorsa enfeksiyondan şüphelenilip hekime başvurulması gerekiyor. Bebekler ise genellikle kendilerini ifade edemedikleri için idrar yaparken huzursuzluk, emmede azalma ve ateş görülüyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir."