GÜNDEM - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 13:18

Kartal’da riskli yapıların dönüşümü devam ediyor

A
A
A
Kartal’da riskli yapıların dönüşümü devam ediyor

Kartal Belediyesi, ilçedeki riskli yapıların tespitine ve kentsel dönüşüm çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, bugüne kadar gerçekleştirilen dönüşüm çalışmaları sayesinde 120 bine yakın vatandaşın depreme dayanıklı konutlarda yaşamaya başladığını belirterek, ilçede depreme hazırlık çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini vurguladı.


Kartal Belediyesi, muhtelem İstanbul depremine karşı hazırlık çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Deprem öncesi riskli yapıların tespiti ve dönüşümü kapsamında yoğun bir çalışma yürütülürken, deprem sonrasına hazırlık amacıyla da Afet İşleri Müdürlüğü’nün organizasyonunda arama kurtarma eğitimleri hız kazandı.



Kentsel dönüşüm sayesinde 120 bin insanın evi yenilendi


İlçede, 2009 yılından bu yana yaklaşık 120 bin vatandaşın yaşadığı konutlar güvenli hale getirildi. Kartal, İstanbul genelinde yapı stoku açısından dönüşümde öne çıkan ilçeler arasında yer alıyor. Bu çalışmalar İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ortaklaşa yürütülüyor.



İBB ile kentsel dönüşüm işbirliği


Kartal Belediyesi, kentsel dayanıklılığı artırma ve deprem riskini azaltma hedefi doğrultusunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile koordineli bir şekilde risk değerlendirme çalışmaları yapıyor. Hızlı Tarama ile Bina Tespiti Projesi, diğer tabiri ile PERA yöntemiyle gerçekleştirilen analizlerde D ve E sınıfı olarak belirlenen binalar için riskli yapı raporları hazırlanıyor ve Kartal Belediyesi iştirak şirketi KARYAPSAN A.Ş. tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında binaların yıkım işlemleri de hızla devam ediyor. Öte yandan Kartal Belediyesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) işbirliği ile geliştirdiği Microwave Tomography teknolojisiyle bina dayanıklılık ölçümlerini daha hızlı ve etkin bir şekilde yapma çalışmalarına da devam ediyor. Bu yenilikçi teknoloji, vatandaşlar için güvenli ve hızlı sonuçlar sunmayı hedefliyor.



KİPTAŞ ile etkin işbirliği


Kartal Belediyesi’nin afet riskini azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmaları, bölgede yaşayan vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamayı amaçlıyor. İlçede, KİPTAŞ ile imzalanan protokoller çerçevesinde kentsel dönüşüm çalışmaları başlatılan Metem Birlik Sitesi ve KAPER Sitesi gibi projelerde de inşai faaliyetler hızla devam ediyor. Yapılan tüm bu çalışmalar, Kartal halkının daha güvenli bir geleceğe adım atmasını sağlayacak.



Kartal Arama-Kurtarma ekibi İstanbul genelinde ilk 3’e girdi


Kartal Belediyesi’nin deprem sonrasına yönelik hazırlıkları da Afet İşleri Müdürlüğü öncülüğünde sürüyor. AFAD’ın ağır seviye akreditasyon sınavını başarıyla tamamlayan Arama-Kurtarma Ekibi ile Kartal Belediyesi, İstanbul’daki ağır akreditasyona sahip ilk üç kurumdan biri oldu. Ekip, ilçede meydana gelebilecek muhtemel afetlere karşı hazırlık çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor.



Başkan Gökhan Yüksel: "Hedefimiz Kartal’da riski en aza indirmek"


Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, ilçedeki kentsel dönüşüm ve afet hazırlık çalışmaları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kartal’ın, İstanbul’da depreme hazırlık konusunda örnek ilçelerden biri olduğunu belirten Başkan Gökhan Yüksel, sözlerine şöyle devam etti: "Kartal olarak, İstanbul’da yaşanabilecek muhtemel bir depreme karşı hazırlıkta çok ciddi bir mesafe katettik. Bugüne kadar 120 bine yakın vatandaşımızın yaşadığı riskli yapıları dönüştürerek onları güvenli konutlara kavuşturduk. Biz, dönüşüm çalışmalarını sadece bir inşaat faaliyeti olarak görmüyoruz; bu süreç, vatandaşlarımızın can güvenliğini sağlama, sevdiklerimizi yaşatabilme mücadelesidir. Hedefimiz, ilçemizdeki tüm riskli yapıları yenileyerek muhtemel bir depremde kayıpları en aza indirmek"



"Sadece binaları yenilemiyor, toplumumuzu afetlere karşı daha hazırlıklı hale getiriyoruz"


"Dönüşüm sürecini vatandaşlarımızla birlikte yürütüyoruz" diyen Başkan Yüksel," Onların ihtiyaçlarını, taleplerini ve beklentilerini dikkate alarak, sosyal dayanışma içinde ilerliyoruz. Ayrıca sadece binaları yenilemiyor, toplumumuzu afetlere karşı daha hazırlıklı hale getiriyoruz. Kartal Belediyesi gönüllülerinden oluşan arama kurtarma ekibimizin, AFAD tarafından ağır seviye akredite edilmesi, bu alanda geldiğimiz seviyeyi gösteriyor. Bu ekip, afet anında hızlı ve etkili müdahale kapasitesine sahip." ifadelerini kullandı.



Başkan Gökhan Yüksel’den Kartallılara çağrı


Başkan Gökhan Yüksel, konuşmasının sonunda Kartallılara seslenerek deprem bilinci ve bireysel hazırlık çağrısında bulundu. Başkan Yüksel çağrısında şunları dile getirdi: "Sevgili Kartallılar, hepimizin bildiği gibi İstanbul ciddi bir deprem riski altında. Bu gerçeği görmezden gelmeden, her birimizin bireysel ve toplumsal olarak hazırlıklı olması gerekiyor. Lütfen yaşadığınız binaların güvenliğini sorgulayın, uzmanlardan destek alın. Acil durum çantalarınızı hazırlayın, ailelerinizle acil durum planları yapın. Deprem öncesinde atacağımız her küçük adım, hayatlarımızı kurtarabilir. Kartal Belediyesi olarak biz üzerimize düşen görevi tüm gücümüzle yapıyoruz; ancak afetlere karşı dayanıklı bir şehir, halkıyla birlikte mümkün olur. Hep birlikte, birbirimize destek olarak, güvenli bir Kartal’ı inşa edebiliriz. Gelin, deprem gerçeğini önemseyelim ve hazırlıklarımızı birlikte tamamlayalım."



Kartal’da riskli yapıların dönüşümü devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Türk dünyası şairleri BUÜ’de buluştu Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türk dünyasının kültürel bağlarını güçlendiren bir organizasyona ev sahipliği yaptı. BUÜ bünyesindeki Türk Dünyası ve Kültürü Topluluğu ile Genç Kalemler Topluluğu’nca düzenlenen "Türk Dünyası Şairler Buluşması", beş farklı Türki Cumhuriyetlerden gelen sanatçıları ve çok sayıda protokol üyesini bir araya getirdi. BUÜ Mühendislik Fakültesi Dr. Arif Ağaoğlu İleri Teknolojiler Merkez Laboratuvar Salonu’nda gerçekleştirilen uluslararası etkinlikte; Azerbaycan, Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan ve Kırgızistan Cumhuriyetlerinden gelen şairler, yazdıkları eserleri Türkiye Türkçesi ve ana dilleriyle seslendirerek katılımcılara bir dil şöleni sundu. Etkinliğe BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Ayhan Sarsıcı, Osmangazi Belediyesi Başkan Vekili Murat Hoşgörü, Bursa Göç İdaresi Müdürü Haşim Özcan, TÜDAM Müdürü Prof. Dr. Ferhat Kurtulmuş ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım sağladı. Türk dünyası ezgileri BUÜ’de hayat buldu Programda şiirlerin yanı sıra Türk dünyasının müzikal zenginliği de sahneye taşındı. BUÜ mezunu ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü Türk Halk Müziği Bölümü saz sanatçısı Alim Hüseyinoğlu’nun seslendirdiği türkülerin ardından; BUÜ Eğitim Fakültesi Kazakistan uyruklu öğrencisi Ayşe Yersinbek Kazak millî sazı dombra, BUÜ mezunu Çolpan Kambarova ise Kırgız millî sazı komuz ve Türk dünyasına ait eserlerle etkinliğe katıldı. Ayrıca BUÜ Azerbaycan Kültür ve Sanat Topluluğu üyelerinden Kemale Memmedova ve Amal Babayev, sergiledikleri Azerbaycan halk oyunları ile beğeni topladı . Akademisyenlere uluslararası madalya Program kapsamında Türk dünyasına sağladıkları katkılar nedeniyle BUÜ’lü isimlere ödüller verildi. Kırgızistan Uluslararası "Kırgız Akın" Yazarlar Birliği tarafından "Cengiz Aytmatov Madalyası" ile "Teşekkür Mektubu", Kazakistan "DüniyeTalanttarı" Birliği tarafından ise "Ahmet Yesevi Madalyası" ile "Teşekkür Belgesi" takdim edildi. Ödüller; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’a, Türk Ocakları Derneği Bursa Şubesi Başkanı Prof. Dr. Selçuk Kırlı’ya, Türk Dünyası ve Kültürü Topluluğu Danışmanı Prof. Dr. Alev Sınar Uğurlu’ya, Genç Kalemler Topluluğu Danışmanı Doç. Dr. MinaraAliyeva Çınar’a ve BUÜ Ali ŞirNevai Özbek Dil ve Kültür Merkezi Müdürü Surayyo Khodjoyeva’ya sunuldu. Yurt dışı gezisi nedeniyle törende bulunamayan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz’ın "Ahmet Yesevi Madalyası ve Sertifikası", kendilerine makamında takdim edildi. Konuk şairlere ve organizasyonda görevli BUÜ öğrencilerine de teşekkür belgelerinin verildiği program, BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı’nın birlik ve beraberlik vurgusu yaptığı kapanış konuşması ile sona erdi.
Sakarya Asırlık çarşıda tezgahlar sanal vitrine taşınıyor: Esnaf e-ticaretle yüzleşiyor Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 18 ve 19. yüzyıllara uzanan geçmişiyle kentin önemli ticaret merkezlerinden biri olan Uzun Çarşı’da, geleneksel esnaflık anlayışı ile modern ticaret yöntemleri arasındaki rekabet dikkat çekiyor. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bazı esnaflar yüz yüze satıştan vazgeçmezken, bazıları ise tezgahını internete taşıyarak e-ticarete yöneliyor. Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde bulunan ve tarihi 18-19. yüzyıllara kadar uzanan Uzun Çarşı’da, nesilden nesle aktarılan dükkanlarda esnaflık yapan birçok isim, e-ticaretin kendilerini maddi anlamda etkilemediğini belirtirken, esnaf-müşteri samimiyetini öldürdüğüne inanıyor. İnternet satışını tercih eden aksesuar mağazası sahibi Hüseyin Oğuz Çelik ise gelirinin yarısının internet üzerinden yaptığı satışlardan geldiğini, çağa ayak uydurmayan esnafın ise yakında zamanda batma riski ile karşı karşıya kalacağını ifade etti. "İnternetten satıştan uzak duruyoruz" Uzun Çarşı’da babasının 45 yıllık gümüşçü dükkanında küçüklüğünden beri çalışan ve yakın zamanlarda devralan Sezer Akyıldız, uzun yıllardır aynı konumda esnaflık yapmanın kendilerine düzenli müşteriler kazandırdığını ve o müşteriler olmadan gelişen teknolojik ticaret sebebiyle zor günler yaşayabileceklerini belirtti. Akyıldız, "Babamdan devraldım. Esnaf şimdi kira ödüyor, sigorta ödüyor, eleman çalıştırıyor. Bir sürü giderimiz var, bunların haricinde iş yapmamız lazım ki bu giderleri karşılayabilelim. İş yapamayınca tabi ki zora düşüyoruz. İnsanlar bizi tanır, güven verdiğimizden dolayı bizi tercih ediyorlar. İnternetten satılan ürünlerde yüzde 29 gibi bir komisyon ödüyorsun belirli kurumlara. Bu sebepten internete çok yanaşmıyoruz, internetten satıştan uzak duruyoruz. 45 yıldır biz bu sektördeyiz, bizim düzenli ve oturmuş müşterimiz olmasa internet yüzünden dükkanı kapatır giderdik" dedi. "Genç nesil dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyor" Genç neslin artık çarşıda gezerek değil internet üzerinden veya alışveriş merkezlerinden ihtiyaçlarını karşıladıklarını ifade eden 40 yıllık ayakkabı dükkanı sahibi Sinen Pekçetin, "Aşağı yukarı 40 yıl gibi bir süredir esnaflık hayatım var. Eski müşteri yoğunluğumuz yok tabi ki. Bizden önceki kuşaklar rahmeti rahmana kavuştu artık. Genç nesilde buraları pek fazla tercih etmedikleri için dijital mecradan veya AVM’lerden alışverişlerini sürdürüyorlar. Burayı bilenler, daha önce buradan alışveriş yapanlar ve onların çocukları buraya geliyor. Bizim müşterilerimiz genelde görerek alan modeller. Görüp giyip, üzerine denedikten sonra ancak alıyorlar. Müşterilerle olan samimiyetimiz ve eski esnaf sıcaklığımızdan dolayı bizi tercih ediyorlar. Abi kardeş, abla kardeş ilişkisi gibi ilişkiler kuruyoruz müşterilerimizle" diye konuştu. "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var" Yıllardır Uzun Çarşı’dan alışveriş yaptığını belirten 80 yaşındaki Engin Bakır ise konuyla alakalı "Yüz yüze esnaftan alışveriş yapmayı seviyorum. Pazarlık yapmayı seviyorum. Alacağım malı görerek alırsam daha iyi oluyor. Sağlamlığını oradan anlıyorum. Hep peşin ve görerek almaya çalışıyorum" derken 47 yaşındaki Yusuf Ekşi ise, "İnternetten bir ticaret yapmıyoruz. Bizim eski bir alışkanlığımız var. Bugün bize eski kafalı diyorlar, geri kafalı diyorlar. Evet kabul ediyoruz, eski kafalıyız. Bir şeyi dokunarak almayı severiz. Ne alacaksak alalım onu göreceğiz, dokunacağız, hissedeceğiz. Ondan sonra bedeli neyse ödeyerek alma taraftarıyız. İnternette yapmış olduğumuz alışverişler biraz sıkıntılı. Dolandırıcılık çok yüksek. Burada esnaf seni dolandırmaz. Gösteriyor, malı ortada. Bakıyorsun hoşuna gitti verirsin parasını alırsın. İnternet güvensiz geliyor bana. O yüzden internetten alışveriş yapmam. Esnafı tercih ederim. Onları kalkındırmalıyız çünkü onlarla geçim daha rahat" şeklinde konuştu. "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor" Babasının 25 sene önce açtığı aksesuar dükkanında, ilk başlarda okul çıkışlarında yardım ederek çalışmaya başlayan ve gelişen teknoloji çağına ayak uydurmak için mağazada ki ürünlerin internet üzerinden de satışını yapan Hüseyin Oğuz Çelik, "Kazancımızın çoğu e-ticaretten gelmiyor ama bize ciddi miktarda bir takviye sağlıyor. Bizim sektörümüz açısından, özellikle kıyafet, giyim, aksesuar sektörlerinde internette olman gerekiyor ama bir gıda sektörü için belki olmayabilir. E-ticarete başlayalı yaklaşık bir sene olacak. Şu an gelir konusunda yarı yarıya gidiyor gibi bir durum var" ifadelerini kullandı. "Ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın" Esnaflığın kurallarından birinin çağa ayak uydurmak olduğunu belirten Çelik, "E-ticarete herkesin girmesi gerekiyor. Eskiden Sakarya nüfusu çok daha düşüktü, herkes markaydı. Tatlıcı denince bir kişi, kıyafet denince iki kişi biliniyordu. Artık nüfus 2 milyon oldu. Artık kimse kimseyi pek tanımıyor. Yerel markaların pek bir önemi kalmıyor. İlçeler arası alışverişe bile kimse pek gitmiyor. Esnaflığın zaten kuralı budur, çağa ayak uyduramazsan hala burada kösele benzeri eski şeyler satmaya devam edersen çağın gerisinde kalırsın. Bu kredi kartına, pos cihazına geçmemekte inat etmek gibi bir şey. Bu tarz teknolojilere ayak uydurmazsan yavaş yavaş batarsın, nasıl battığını da anlamazsın" dedi.