EKONOMİ - 13 Ocak 2025 Pazartesi 09:12

Köprü ve otoyol ücretlerine zam

A
A
A
Köprü ve otoyol ücretlerine zam

15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden otomobiller için geçiş ücreti 47 TL’ye çıkarıldı.



Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve Yap-İşlet-Devret (YİD) kapsamında özel şirketler tarafından işletilen otoyol ve köprülerin geçiş ücretleri, 13 Ocak Pazartesi günü saat 00.00’dan itibaren geçerli olmak üzere yeniden düzenlendi. Buna göre, 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden otomobiller için tek geçiş ücreti 33 TL’den 47 TL’ye çıkarılırken, Osmangazi Köprüsü’nden en ucuz geçiş ücreti 555 TL’den 795 TL’ye yükseldi. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden en ucuz geçiş ücreti 70 TL’den 80 TL’ye yükseldi. 1915 Çanakkale Köprüsü’nde de geçiş ücreti 585 TL’den 795 TL’ye çıkarıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Uzmanından sahur uyarısı: "Sahur günün sigortası" Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan’da en sık yapılan hatanın sahura kalkmamak olduğunu belirterek, "Oysa sahur yaklaşık 14-16 saatlik açlık için metabolik hazırlıktır" dedi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan ayında dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurun ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Ramazan’ın yalnızca bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda bedenin ritmini yeniden düzenleme fırsatı olduğunu belirten Aslantaş, bilinçli beslenmenin hem gün içindeki enerji seviyesini hem de genel sağlığı doğrudan etkilediğini ifade etti. Ramazan’da metabolizmanın gündüz "enerji tasarruf moduna", akşam ise "yakıt ikmal moduna" geçtiğini kaydeden Aslantaş, "Mesele aç kalmak değil, dengeli beslenmeyi öğrenmektir. Uzun süren açlık sonrası ani ve yüksek karbonhidrat yüklemesi kan şekerinde hızlı dalgalanmalara neden olur. Bu da kısa sürede yeniden acıkma ve halsizlik oluşturur" dedi. Sahur metabolik hazırlıktır Sahura kalkmamanın en sık yapılan hatalardan biri olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Sahur yaklaşık 14-16 saatlik açlık için metabolik hazırlık demektir. Protein, lif ve sağlıklı yağ içeren bir sahur gün boyu tokluk sağlar ve susuzluğu azaltır" diye konuştu. İdeal sahur tabağında; 2 yumurta veya 1 yumurta + lor/yoğurt, 1-2 dilim tam tahıllı ekmek ya da yulaf, zeytin/avokado/ceviz, bol yeşillik ve 2-3 bardak su bulunması gerektiğini belirten Aslantaş, sadece börek, beyaz ekmek ve reçel gibi basit karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin gün içinde baş ağrısı ve halsizliğe yol açabileceğini söyledi. İftarda yavaşlayın, mideye zaman tanıyın İftarın kültürel açıdan olduğu kadar fizyolojik olarak da önemli olduğuna dikkat çeken Aslantaş, "En sağlıklı yöntem; 1 hurma ve suyla orucu açmak, ardından 1 kase çorba içip 10 dakika ara vermektir. Bu, mide ve pankreasa ani yüklenmeyi önler" dedi. Ana öğünde ise 100-150 gram tavuk, balık, et veya kurubaklagil; bulgur ya da karabuğday gibi kompleks karbonhidratlar ve bol salata tüketilmesini öneren Aslantaş, yoğurt veya ayranın da sindirimi desteklediğini ifade etti. Tatlı tüketiminin haftada 1-2 kezle sınırlandırılması gerektiğini belirten Aslantaş, sütlü tatlıların şerbetli tatlılara göre daha dengeli bir tercih olduğunu söyledi. Ramazan pidesinin ise porsiyon kontrolüyle tüketilmesi gerektiğini kaydetti. Su ve hareket vurgusu İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirten Aslantaş, çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını söyledi. İftardan 1-1,5 saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşün kan şekerini dengelediğini ve sindirimi rahatlattığını ifade etti. Oruç kimler için riskli? Kontrolsüz diyabet hastaları, sık hipoglisemi yaşayanlar, ileri kalp yetmezliği bulunanlar, kronik böbrek hastaları, aktif kanser tedavisi görenler ve riskli gebelik yaşayan kadınlar için uzun süreli açlığın sakıncalı olabileceğini belirten Aslantaş, "İlaç saatleri kritik olan nörolojik hastalar da mutlaka hekim kontrolünde karar vermelidir. Oruç bir ibadettir; sağlık ise emanettir" dedi. Ramazan’ın bedeni zorlamak için değil disipline etmek için olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Gece kaloriyi iki katına çıkarma ayı değildir. Ölçülü, yavaş ve paylaşarak yemek esastır. Dengeyi kurduğumuzda Ramazan yalnızca ruhumuzu değil metabolizmamızı da arındırır" ifadelerini kullandı.