EKONOMİ - 31 Mayıs 2024 Cuma 09:43

Küresel borçluluk tehlikeli boyutta

A
A
A
Küresel borçluluk tehlikeli boyutta

Dünyada pandemi sonrasında borçluluk giderek artıyor. Ülkelerin toplam kamu borçları yıllık üretimin 3 boyutuna ulaştı. Küresel borçlulukta ABD zirvede yer alırken, Türkiye G20 ülkeleri arasında olumlu sayılabilecek bir noktada bulunuyor.

Küresel borç yılın ilk çeyreğinde 1,3 trilyon dolar artarak 315 trilyon dolara ulaşarak rekor tazeledi. Aynı dönemde dünya genelinde itibarıyla borç/GSYH oranı yüzde 333 olarak hesaplandı. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), "Küresel Borç Monitörü" raporuna göre, küresel borç tutarındaki artışın, temel olarak gelişmekte olan piyasalardan kaynaklandığı aktarıldı. Gelişmekte olan ülkelerdeki borç birikiminin büyük kısmı söz konusu dönemde Çin, Hindistan ve Meksika’da yoğunlaştığı görüldü. Gelişmiş ekonomilerde ise borç tutarında genel olarak artış öncelikle ABD ve Japonya’da yoğunlaşırken, bu ülkeleri İrlanda ve Kanada izledi. Borç tutarındaki en önemli düşüşler ise İsviçre ve Almanya’da görüldü.

Zirvede ABD yer aldı, Türkiye en az kamu borcu olan ülkeler arasında

Dünyanın en büyük ekonomilerinin oluşturduğu G20 ülkeleri arasında 34,7 trilyon dolarla ABD borçlulukta zirvede yer aldı. Çin sıralamada 14,5 trilyon dolarla ikinci olurken Japonya 13,5 trilyon dolarla üçüncü basamakta yer aldı. Sıralamada İngiltere 3,8 trilyon dolar, Fransa 3,7 trilyon dolar, İtalya 3,6 trilyon dolar, Hindistan 3,3 trilyon dolar, Almanya 2,9 trilyon dolar, Kanada 2,3 trilyon dolar, Brezilya 2,1 trilyon dolar, Avustralya 1,2 trilyon dolar, Güney Kore 1,06 trilyon dolar, Meksika 979 milyar dolar, Endonezya 631 milyar dolar, Arjantin 609 milyar dolar, Türkiye 499,9 milyar dolar, Rusya 427 milyar dolar, Suudi Arabistan 362 milyar dolar, Güney Afrika 270 milyar dolar olarak sıralandı.

Küresel borçluluk tehlikeli boyutta

Borç/GSYH oranı en yüksek Japonya’da

2024 ilk çeyrek itibarıyla G20 ülkelerinin toplam kamu borçları 90 trilyon doları aştı. Borç/GSYH oranı ise yüzde 110 olarak hesaplandı. G20 ülkelerinin kamu borcu/GSYH oranı dikkate alındığında zirvede yüzde 299 ile Japonya yer aldı. Japonya’nın borcunu 3 yıl boyunca yaptığı üretimle borcunu ödeyebileceği anlaşıldı. Sıralamada İtalya yüzde 172 borç/GSYH oranıyla ikinci olurken Kanada yüzde 129 ile üçüncü oldu. Diğer ülkeler ise Fransa yüzde 128, ABD yüzde 122, İngiltere yüzde 109, Brezilya yüzde 106, Hindistan yüzde 96, Arjantin yüzde 93, Çin yüzde 82, Almanya yüzde 69, Avustralya yüzde 67, Güney Afrika yüzde 67, Meksika yüzde 66, Güney Kore yüzde 57, Endonezya yüzde 46, Türkiye yüzde 45, Suudi Arabistan yüzde 34, Rusya yüzde 19 olarak gerçekleşti.

Küresel borçluluk tehlikeli boyutta

Bakan Şimşek: “Türkiye’yi yüksek borçlu addedemezsiniz”

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Maliye Hesap Uzmanları Vakfı’nın düzenlediği programda Türkiye’nin yüksek borçlu bir ülke olmadığını belirtti. Tüm borç unsurlarıyla birlikte bakıldığında Türkiye’nin toplam borcunun milli gelire oranının yüzde 110 olduğunu kaydetti. Bakan Şimşek, "Orta vadede büyümeyi etkileyen faktörlerden biri yüksek borçluluk. Türkiye’yi bütün borç unsurları itibariyle bakarsanız yüksek borçlu addedemezsiniz. Türkiye’nin hanehalkı borcu, şirket ve finans sektörü borcu ve kamu borcu toplamının milli gelire oranı yüzde 110’un altında. Bize benzer ülkelerde yüzde 250’in üzerinde, dünya ortalama yüzde 330’un üzerinde. Borç henüz bizim bir hız limiti değil. Bu avantajımız var" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de yoğun bakım hizmetlerinde modern altyapı ve insan odaklı yaklaşım Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi; yoğun bakım ünitelerinde sunduğu nitelikli sağlık hizmetiyle hayati risk taşıyan hastalara 24 saat esasına dayalı olarak hizmet vermeye devam ediyor. Hastane bünyesinde anestezi, kalp ve damar cerrahisi, koroner, nöroloji, dahili, cerrahi ve genel yoğun bakım olmak üzere farklı branşlara yönelik erişkin yoğun bakım üniteleri bulunuyor. Başhekim Yardımcısı, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Seval Kılbasanlı; yoğun bakım ünitelerinin kritik öneme sahip birimler olduğunu belirterek, bu servislerde hastaların anlık olarak izlendiğini ve tedavilerinin sürekli güncellendiğini ifade etti. Birinci, ikinci ve üçüncü basamak yoğun bakım düzeylerinde hizmet sunan ünitelerin toplam 101 yatak kapasitesiyle faaliyet gösterdiğini aktaran Kılbasanlı; solunum desteği, kalp ve dolaşım takibi gibi tedavilerin deneyimli hekimler ve eğitimli hemşireler tarafından kesintisiz şekilde uygulandığını vurguladı. Gelişmiş izlem sistemleri ve ileri tıbbi cihazlarla desteklenen modern altyapı sayesinde hastaların sürekli takip edildiğini belirten Kılbasanlı, gerekli durumlarda hızlı ve güvenli müdahalelerin gerçekleştirildiğini, temel hedeflerinin ise en zor anlarda hastalara güvenli, dikkatli ve insan odaklı bir yoğun bakım hizmeti sunmak olduğunu dile getirdi. Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Kürşad Ramazan Zor ise yoğun bakım ünitelerinde hasta sağlığını ve bilimsel yaklaşımı esas alan güçlü bir ekip anlayışıyla modern sağlık hizmetinin sürdürüldüğünü belirterek, tüm hastalara sağlık ve şifa dileklerini iletti.
Muğla Soğuk havaya aldırmadılar, çocuk ve hayvanlar için denize girdiler Muğla’nın Fethiye ilçesinde yaşayan çoğunluğu İngiliz uyruklu vatandaşlar, yeni yılın ilk gününde Çalış Plajı’nda renkli kostümlerle denize girerek ihtiyaç sahibi çocuklar ve hayvanlar için bağış topladı. Fethiye’de yaşayan yabancı uyruklu vatandaşlar, yeni yılın ilk gününde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Çoğunluğunu İngilizlerin oluşturduğu grup, ihtiyaç sahibi çocuklar ve hayvanlara maddi destek sağlamak amacıyla Çalış Plajı’nda denize girdi. Geleneksel hale gelen ve bu yıl 13’üncüsü düzenlenen etkinlikte, katılımcılar renkli ve dikkat çekici kostümleriyle Çalış Plajı’nda bir araya geldi. Termometrelerin 8 dereceyi gösterdiği rüzgarlı havaya aldırış etmeyen 11 gönüllü, yeni yılı kutlamak ve yardım toplamak için denize koştu. Farklı yaş gruplarından katılımcılar yaklaşık 10 dakika boyunca yüzdü. Çalış Çocuklara Yardım Derneği organizasyonuyla gerçekleştirilen etkinlikte, deniz keyfinin ardından ihtiyaç sahibi çocuklar ve hayvanlar için bağışlar toplandı. Etkinlik, hem renkli görüntülere sahne oldu hem de farkındalık oluşturdu. Çalış Childrens Charity (Çalış Çocuk Derneği) Çocuklara Yardım Komitesi Başkanı Ann Pavier, her yıl yeni yılın ilk gününde bu etkinliği düzenlediklerini belirterek, "İnsanlar kostümlerini giyip denize girerek çocuklar ve hayvanlar için bağış topluyor. Bunu yıllardır sürdürüyoruz. Yeni yıla başlamak için harika bir yol. İnsanları bir araya getiren eğlenceli bir etkinlik oluyor" dedi. (MY-UE-
Bursa Uludağ kayak tutkunlarını bekliyor Türkiye’nin en köklü kış turizm merkezi Uludağ, 2026 yılına coşkulu bir başlangıç yaptı. Yeni yılın ilk gününde etkisini artıran kar yağışıyla birlikte kar kalınlığı pistlerde beklenen seviyeye ulaştı ve kayak sezonu tüm heyecanıyla kapılarını açtı.Aralık ayının son günlerinde başlayan ve Ocak ayının ilk sabahında zirveyi tamamen etkisi altına alan yağış, kar kalınlığını 1 metreye yaklaşırken hava sıcaklığı eksi 8 derecelerde seyretti. Oteller Bölgesi’nde bulunan 31 ayrı pist, mekanik tesislerin de çalışmaya başlamasıyla birlikte kayak ve snowboard tutkunlarının akınına uğradı.Otellerde doluluk oranı yüzde 100’e yaklaştıKayak sezonunun resmen başlamasıyla birlikte Uludağ’daki otellerde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Sektör temsilcileri, yılbaşı tatiliyle birleşen sezon açılışında doluluk oranlarının yüzde 95’i aştığını belirtiyor. Turizmciler, "Beklediğimiz kar bu yıl tam vaktinde geldi, 2026 sezonu hem yerli hem yabancı turistler için unutulmaz olacak," diyerek sezonun bereketli geçeceği sinyalini verdi.Zirveye çıkmak için en doğru zamanSadece profesyonel kayakçılar değil, günübirlik tatilciler de Uludağ’ın tadını çıkarıyor. Kızak pistlerinde çocukların neşesi yankılanırken, telesiyejlerle zirveye çıkan ziyaretçiler eşsiz Bursa manzarasının ve taze karın tadını çıkarıyor. Meteoroloji verilerine göre kar yağışının hafta boyunca aralıklarla devam etmesi bekleniyor; bu da pistlerdeki kar kalitesinin daha da artacağı anlamına geliyor.