SAĞLIK - 12 Mayıs 2026 Salı 12:34

Lilly Türkiye’nin oluşturduğu deneyim alanında obezite masaya yatırıldı

A
A
A

Obezitenin, sanılanın aksine bireysel bir tercih değil, diyabetten kalp hastalıklarına kadar pek çok ciddi sağlık sorununa yol açabilen, biyolojik, psikolojik ve çevresel boyutları olan kronik ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğu belirtiliyor. Lilly Türkiye, bu konuda farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirdiği "Obezite: Görünmeyen Gerçekler" deneyim alanı ile obezitenin biyolojik ve toplumsal boyutları olan kronik bir hastalık olduğuna dikkat çekiyor.

Obezite; vücutta yağ dokusunun artışıyla ilişkili, kronik, tekrarlayıcı ve tedavi edilebilir bir hastalık olsa da bugün dünya genelinde yaklaşık bir milyar insanı etkileyen bir salgın boyutuna ulaşmış durumda. Öyle ki obezite; diyabet, kalp hastalığı, inme ve bazı kanser türleri dahil olmak üzere birçok ciddi hastalığa yol açabiliyor; bu hastalıklar yaşam kalitesini düşürüyor ve erken ölüm riskini artırıyor. Buna karşın toplumda bu hastalığın kişisel bir tercih olduğuna dair yanlış bir algı bulunuyor. Lilly Türkiye de bu gerçekten yola çıkarak bu yıl İstanbul’da düzenlenen Avrupa Obezite Kongresi’nin (ECO) ana sponsorlarından biri olarak konumlanmanın yanı sıra bu uluslararası kongre ile eş zamanlı olarak obezite hastalığına yönelik toplumsal algıyı kökten değiştirecek, anlamlı bir deneyim alanı hazırladı. 11-15 Mayıs tarihleri arasında Beyoğlu’nun hafızasında yer etmiş Hope Alkazar’da ziyaretçilere açık olacak "Obezite: Görünmeyen Gerçekler" deneyim alanı ile ziyaretçileri obezite hastalığına ilişkin bilime dayalı gerçekleri keşfetmeye ve günlük yargıların ötesine geçmeye davet ediyor. Toplumda obeziteyi yalnızca beden ölçüsü, bireysel tercih ya da irade ile açıklayan dar bakış açısını aşmayı amaçlayan bu deneyim; obezitenin biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarını gözler önüne seren çarpıcı bilimsel verileri, gerçek yaşam hikâyeleriyle birlikte etkileyici bir sahne kurgusunda buluşturuyor. Deneyim alanının son durağında ise ziyaretçiler, Albert Health’in dijital sağlık platformu üzerinden beden farkındalıklarını etkileşimli olarak değerlendirme fırsatı bulurken, kişiselleşmiş bir dijital sağlıklı yaşam yolculuğuna da adım atma imkânı yakalıyor.

Lilly Türkiye’nin oluşturduğu deneyim alanında obezite masaya yatırıldı

Deneyim alanının açılış töreninde, Gazeteci Cansu Canan Özgen moderasyonunda bir panel de düzenlendi. Panelde Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson, Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Feray Akbaş ve Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır obeziteyle mücadele konusunda önemli bilgiler paylaştı.

"Obezite hastalığının tedavisinde sürdürülebilir sağlık sonuçları için tıbbi destek gerekli"

Panelde obezitenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Feray Akbaş, IPSOS tarafından yapılan "Obezite Algısı Araştırması"na göre obeziteye yönelik dikkat çekici bir içsel çatışma yaşandığını söyledi. Akbaş, "Araştırmanın Türkiye verileri, farkındalık ve eylem arasında fark olduğunu gösteriyor. Obeziteli kişilerin yüzde 80’lik çok büyük bir kısmı kilolarını kontrol etmeyi düşündüklerini veya bu konuda tavsiye aldıklarını belirtirken, sadece yüzde 35’i son bir yıl içinde bir doktora danışmış. Buradaki temel engel bilgi eksikliği değil, algı. Türkiye’de obezite ile yaşayan kişilerin yüzde 45’i ‘Kilomu kendi başıma kontrol etmeyi tercih ederim’ diyor. Bu oran birçok ülkeye kıyasla önemli ölçüde yüksek, ancak çalışmalar bu şekilde başarılı bir kilo yönetiminin çok zor olduğunu gösteriyor. Tam da bu aşamada sağlık profesyonellerinin rolü belirleyici hale geliyor. Bireysel çabalar önemli olsa da sürdürülebilir sağlık sonuçları için tıbbi destek gerekliliğini koruyor" dedi.

Lilly Türkiye’nin oluşturduğu deneyim alanında obezite masaya yatırıldı

"Obezite, hem hasta için hem de ülke ekonomisi için büyük yük"

Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır ise obezitenin ekonomik yüküne dikkat çektiği konuşmasında, "Obezite hastalığı, her ne kadar bireysel bir sorun olarak görülse de toplumun genelini etkileyen çok boyutlu bir halk sağlığı meselesi olduğu göz ardı edilmemeli. Ne yazık ki, obezite hastalığına yönelik toplumsal önyargılar, hastaların ihtiyaç duydukları tedaviye erişmelerinin önündeki temel engellerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu önyargılar ve bilgi eksikliği giderilmediği sürece, hastalığın beraberinde getirdiği devasa ekonomik yükle yüzleşmeye devam edeceğiz. Öyle ki tüm dünya genelinde obezitenin ekonomik yükünün 2035’te 4,32 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor. Türkiye’ye baktığımızda 2019 yılında aşırı kilo ve obezitenin ekonomik yükünün yaklaşık 14,64 milyar dolar olduğu biliniyor. 2060 yılında ise ekonomik yükünün 132,5 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor ki bu da Gayrisafi Millî Hasıla’nın yüzde 3,2’sine karşılık geliyor. Hem birey hem de toplum açısından bu denli büyük bir yük oluşturan obezitenin yönetimi, ekonomik sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır. Bu doğrultuda, obezite hastalığının yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal ve davranışsal boyutlarını da anlamaya yönelik olarak, Lilly Türkiye ile birlikte kapsamlı bir araştırma süreci başlattık. Bu yıl kamuoyuyla paylaşmayı planladığımız bu çalışma ile obeziteyle yaşayan bireylerin gündelik gerçek yaşam deneyimlerinden yardım arama davranışlarına, toplumsal algıdan tedaviye erişim süreçlerine kadar uzanan çok katmanlı bir çerçevede derin görüşmeler yaparak, toplumsal algı ve yardım arama davranışları arasındaki ilişkiyi daha bütüncül bir şekilde ortaya koymayı hedefliyoruz. Obezite hastalığına ilişkin yanlış algıların aşılmasının hem bireysel sağlık sonuçları hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından kritik olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

"Obezite hastalığını doğru anlamak isteyen herkesi deneyim alanımıza bekliyoruz"

Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson da 150 yıllık tarihlerinde bilimi iyileşmeye dönüştürerek dünyanın dört bir yanındaki insanların yaşamlarını iyileştirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak şunları söyledi: "Lilly’de, ‘sağlık her şeyden önemlidir’ söylemi sadece bir söz değil, yaptığımız işin temelini oluşturuyor. Bilimde, üretimde, asla ödün vermediğimiz kalite standartlarında ve ihtiyacı olan her hastaya ulaşma kararlılığımızda bunu açıkça gösteriyoruz. Bu nedenle obezite ile yaşayan kişilerin de kanıta dayalı kilo yönetimi tedavisi uygulamak için erken teşhis, tarama ve etkili müdahaleyi hak ettiklerine inanıyoruz. Obezite profesyonel tıbbi danışmanlık ile diğer kronik hastalıklar gibi ele alınmalı. Son derece ciddi bir hastalığa sahip olan bu kişilerin maruz kaldığı damgalanma gibi engeller, sağlık hizmetlerine erişimlerini de olumsuz etkiliyor. Biz de sadece ilaç üretmekle yetinmiyor, sağlığa erişimdeki engelleri aşmaya çalışıyor, obezite gibi hastalıklara yönelik önyargılarla da aktif şekilde mücadele ediyoruz. Şirket olarak bu hastalığı doğru bir şekilde anlamak ve empati göstererek çözümün bir parçası olmak isteyen herkesi "Obezite: Görünmeyen Gerçekler" deneyim alanına davet ediyoruz."

Bu yıl 12- 15 Mayıs tarihlerinde Türkiye’de düzenlenen ve obeziteye ilişkin en önemli bilimsel faaliyetlerden olan Avrupa Obezite Kongresi’ne sponsor olarak katılmaktan duydukları memnuniyeti de dile getiren Dawson, sözlerine şöyle devam etti: "Obezite hastalığı, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de halk sağlığını önemli ölçüde tehdit eden ve sıklığı giderek artan bir sorundur. Araştırmalar ülkemizde obezitenin görülme sıklığının yetişkinlerde yüzde 36 olduğunu ve Avrupa kıtasındaki en kilolu ülke konumuna geldiğimizi gösteriyor. Bu nedenle kongrenin bu yıl ülkemizde yapılması daha da büyük anlam taşıyor. Bir halk sağlığı sorunu olan obeziteyi Türkiye’den ve yurt dışından farklı paydaşlarla konuşup, birlikte çözüm geliştirebileceğimize inancımız çok büyük."

Lilly Türkiye’nin oluşturduğu deneyim alanında obezite masaya yatırıldı

Şirket, obezite hastalığı ile mücadelede yalnızca bilimsel gelişmeleri desteklemekle kalmayıp, toplumsal algının dönüşümüne katkı sunmayı da sorumluluğu olarak görüyor. "Obezite: Görünmeyen Gerçekler" deneyim alanı ise bu yaklaşımın, empati ve bilime dayalı farkındalıkla hayata geçirilmiş somut bir yansıması olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Şirket, obezite hastalığını doğru bir şekilde anlamak, önyargıların ötesine geçmek ve çözümün bir parçası olmak isteyen herkesi bu deneyimi yaşamaya davet ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ’Yılanlar Grubu’ davası yine ertelendi Kayseri’de ‘Yılanlar Grubu’ olarak adlandırılan suç örgütüne yönelik soruşturma kapsamında 2’si tutuklu 22 sanığın yargılandığı davada yine karar çıkmadı. Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü’nün İncesu’da farklı tarihlerde gerçekleşen silahlı eylemlerle ilgili olarak 12 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirdiği operasyonun ardından gözaltına alınan 22 kişinin yargılanmasına devam edildi. Kamuoyuna ‘Yılanlar Grubu’ olarak lanse edilen davada yargılanan 2’si tutuklu 22 kişinin yargılandığı davada sanıklar Kayseri 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkartıldı. Duruşmaya örgüt lideri olduğu öne sürülen tutuklu sanık B.Ş. ve tutuklu sanık F.İ. ile tutuksuz sanıkların bir bölümü ve avukatları katıldı. Duruşmada konuşan avukatlar İncesu ilçesindeki tüm faali meçhul olayların ve bireysel suçların bir dosyada birleştirilerek, bir suç örgütü oluşturulmaya çalışıldığını öne sürerek, ortada bir örgütün olmadığını söyledi. Örgüt lideri olduğu iddiasıyla yargılanan B.Ş. ise, savunmasında evinde yapılan aramada para ve silah bulunmadığını, M.K.’nın yaralanma olayından sonra İncesu’daki bütün olayların kendisinin üzerine yıkılmaya çalışıldığını belirtti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti tutuklu sanıkların tutukluluğunun devamına, tutuksuz sanıkların adli kontrolün kalkması yönündeki taleplerinin reddine hükmederek, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Bursa İnegöl’de Engelsiz Turnuva coşkusu Engelliler Haftası kapsamında İnegöl Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen 4. Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası, özel bireylerin azmi, enerjisi ve spor sevgisine sahne oldu. Renkli görüntülerin oluştuğu organizasyonda dostluk, kardeşlik ve engelsiz yaşam mesajları ön plana çıktı. İnegöl Belediyesi ile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Engelliler Haftası kapsamında düzenlediği ve bu yıl 4’üncüsü gerçekleştirilen Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası, özel bireylerin heyecan dolu mücadelesine ev sahipliği yaptı. Artık geleneksel hale gelen turnuva sporun birleştirici gücünü ortaya koyarken hem duygusal hem de keyifli anlara sahne oldu. 6 takım kıyasıya mücadele etti Engelleri sporla aşan özel bireyler futsal sahasında yeteneklerini sergilerken, tribünlerde de coşku ve mutluluk hakimdi. Turnuvanın açılışında ilk vuruşu İnegöl Kaymakamı Eren Arslan ile İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban birlikte yaptı. Başlangıç düdüğüyle birlikte sahaya çıkan sporcular, centilmence mücadeleleri ve sevinç dolu anlarıyla izleyenlerden alkış aldı. 6 takımın mücadele ettiği turnuvada karşılaşmalar 6’şar dakikalık periyotlarla oynandı ve toplam 4 maç gerçekleştirildi. Turnuvada; İnegöl Belediyesi Engelsiz Sosyal Yaşam Merkezi, Talha Ömer Faruk Teşik Özel Eğitim Uygulama Okulu 2. Kademe, İnegöl Belediyesi Özel Uygulama Okulu 3. Kademe, Halk Eğitim Merkezi 23 Yaş Üstü Kurs Merkezi, Ömer Osman Çağlayan Özel Eğitim Okul Takımı ile Nene Hatun Özel Eğitim Uygulama Merkezi 1. Kademe takımları yer aldı. Sahada zaman zaman büyük çekişme yaşanırken, atılan goller kadar sporcuların birbirlerine verdiği destek ve samimi görüntüler de turnuvaya damga vurdu. Tribünlerden yükselen alkışlar özel sporcuların heyecanına ortak olurken, organizasyon boyunca renkli ve unutulmaz anlar yaşandı. Turnuva sonunda tüm sporcular kupa ve madalyalarla ödüllendirildi. Katılımcılara hediyeleri protokol üyeleri tarafından takdim edilirken, organizasyon toplu hatıra fotoğrafıyla sona erdi. Turnuvaya ilişkin açıklama yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, "Engelliler Haftası vesilesiyle düzenlediğimiz ve geleneksel hale gelen bir program Engelsiz Kalpler Futsal Turnuvası. Ben öncelikle turnuvaya katılan tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum. Burada yarışma cesaretini gösterdiler. Bu organizasyonu 4’üncü kez yapıyoruz. Tüm paydaşlarımıza, katkı koyan öğretmenlerimize de bu vesileyle teşekkür ediyorum. Keyifli bir turnuva oldu" dedi. Kaymakam Eren Arslan ise konuşmasında "Engelliler Haftası münasebetiyle İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile belediyemizin organize ettiği bu anlamlı organizasyonda bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Artık geleneksel hale geldi bu turnuva. Geçmiş yıllarda çok güzel vakit geçirdik. İnşallah yine aynı güzellikleri yaşayacağız. Gerçek engelin aslında yüreklerdeki sevgisizlik olduğunu biliyoruz. Sevgi, merhamet olduktan sonra, bakış açısı değiştikten sonra hiçbir engelin bizleri hayatın doğal akışından koparamayacağını gösteren bu etkinlik için emek veren herkese, katılan tüm sporcularımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Diependaele, İTO Başkanı Avdagiç ile bir araya geldi Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele başkanlığındaki ekonomik misyon heyeti, İstanbul Ticaret Odası’nda Türk iş dünyasıyla bir araya geldi. Program kapsamında Türk ve Belçikalı firmalar arasında ikili iş görüşmeleri gerçekleştirildi. İstanbul Ticaret Odası (İTO), 90’a yakın şirket ve kuruluşun yer aldığı Belçika Krallığı Türkiye Ekonomik Misyon Heyeti’ni Eminönü’ndeki merkez binasında ağırladı. Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele başkanlığındaki üst düzey heyet, İTO Başkanı Şekib Avdagiç ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Belçikalı ve Türk firmalar arasında serbest tanışma ve ikili iş görüşmeleri (B2B) programı yapıldı. 160 iş insanının yer aldığı program İTO, Flaman İşletmeler Ağı (VOKA)- Limburg Ticaret Odası, Flanders Yatırım ve Ticaret Ajansı (Fitagency) ve Serbest Çalışan Girişimciler Birliği (UNIZO) iş birliğinde düzenlendi. ‘‘Belçika Krallığı Türkiye Ekonomik Misyon Heyetinin Ziyareti ve Firmalar Arası Networking Etkinliği’’ başlıklı programın açılışında konuşan Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, "İstanbul’da insanların sıcaklığını hissettik. İstanbul, Doğu ile Batı’nın kavşak noktası bir şehir. Bugün kıtanın her yerinden daha hızlı büyüyen, inşa eden ve bağ kuran bir şehir. Bugün Türkiye, Çin ve ABD’den sonra Avrupa dışındaki en büyük ihracat pazarımız konumda yer alıyor’’ dedi. ‘‘Jeopolitik zorlukları ekonomik fırsatlara dönüştürmeye hazırız’’ Başbakan Diependaele, ‘‘Türkiye; 85 milyonluk nüfusuyla genç, dinamik ve Avrupa endüstrisiyle entegre olmuş ekonomisiyle bizim için çok önemli konumda. Türkiye; Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya ve ötesinin birleşme noktasında yer alıyor. Çeşitliliğe gitmek, tek bir pazara olan bağımlılıklarını azaltmak için yeni büyüme alanları bulmak isteyen Flaman şirketleri için Türkiye uzak bir seçenek değil. Yakın ve doğal bir seçenek. Flaman bölgesi her zaman açık bir ticaret ekonomisi olmuştur, bu bizim DNA’mızın bir parçasıdır. Jeopolitik olarak çok belirsiz zamanlarda, uluslararası ticaret çok güçlü, dirençli ve güvenilir ortaklıklar gerektirir. Ve bizim için bu tür bir ortak Türkiye’dir. Network kurmaya hazırız, jeopolitik zorlukları ekonomik fırsatlara dönüştürmeye hazırız" şeklinde konuştu. "Ticari diplomaside dönüm noktası kabul ediyoruz" İTO Başkanı Şekib Avdagiç ise konuşmasında, ‘‘Avrupa’nın lojistik merkezi Belçika ile Asya ve Avrupa’nın köprü ülkesi, bölgesel üretim gücü Türkiye’nin ’güçlerini birleştirmesini’ önemsiyoruz. Bu nedenle de bu ziyaretinizi ticari diplomasi açısından son derece stratejik ve dönüm noktası kabul ediyoruz. Bu bağlamda Avrupa entegrasyonu çerçevesinde NATO, Avrupa Konseyi ve ülkemizin Avrupa Birliği adaylığı başlıkları altında ikili ilişkilerimizin daha da ileriye götürülmesi bizim için çok önemli bir hedef’’ ifadelerini kullandı. Avdagiç, ziyareti Belçika Kraliçesi Mathilde’nin himayesinde 14 yıl aradan sonra ülkeye Kraliyet seviyesinde düzenlenen ilk ziyaret olması bakımından önemli ve anlamlı bulduğunu belirtti. İki ülke arasındaki köklü ilişkilere dikkati çeken Avdagiç, ‘‘Belçika ile Türkiye’nin 200 yıla yaklaşan güçlü yakınlığı bulunuyor. 1830’da bağımsızlığına kavuşan Belçika’yı tanıyan ilk ülkelerden biri biziz. Belçika ve Türkiye, yoğun tarihsel birikimle diplomasi ve siyasette dost, askeri alanda müttefik, ekonomik alanda ise kuvvetli ortaklar olmayı başardılar’’ dedi. ‘‘İki ülkenin ticaret hacmimiz 10 milyar dolara yaklaştı’’ Avdagiç, Türkiye’nin 719 Belçikalı firmaya ev sahipliği yaptığını ve bu firmaların toplam sermaye stokunun 9,3 milyar doların üzerinde olduğunu belirterek, Türkiye’nin Belçika’daki yatırımlarına ilişkin ise 17 firma ile toplamda 750 milyon dolar seviyesinde bir yatırım bulunduğunu söyledi. Belçika’daki toplam yatırım ve kurulu şirket sayısının daha yüksek seviyelere ulaşmasının en önemli temennilerinden olduğunu ifade eden Avdagiç, ‘‘Karşılıklı ticaretimize baktığımızda ise ikili ticaret hacmimizin 10 milyar dolar seviyesine yaklaştığını görmekteyiz’’ dedi. Avdagiç, Belçika’nın sanayi üretiminde ve ihracatında lojistik, kimya, ilaç, otomotiv, gıda teknolojileri ve makine sektörlerinin öncü rol oynadığını kaydetti. Avdagiç, ‘‘Özellikle Avrupa’nın kalbinde yer alan konumuyla Belçika, dünya ticaretinin en önemli kavşak noktalarından birisi. Gerek doğrudan yatırımlarda yeni bir ivme yakalamak gerekse dış ticaret seviyesini daha da yukarı taşımak için liman yönetimi, sürdürülebilir enerji ve ileri kimya teknolojileri alanlarında karşılıklı büyük fırsatlarımız var’’ şeklinde konuştu. ‘‘Belçika ile Türkiye’nin güçlerini birleştirmesini önemsiyoruz’’ Avdagiç, etkinliğin odak noktasının bu tespitleri kapsayacak şekilde düzenlendiğini belirterek, 15’ten fazla sektörde faaliyet gösteren Belçikalı firmaların deneyiminin İstanbul ve Türk sanayicisinin ve ihracatçısının rekabet gücünü Avrupa pazarında daha da artıracağına emin olduklarını söyledi. Networking etkinliğini önemli bir başlangıç olarak gördüğünü ifade eden Avdagiç, etkinliğin Türk ve Belçikalı firmalar arasındaki yeni projelerin ve uzun vadeli stratejik ortaklıkların temellerini de atacağına emin olduğunu kaydetti. Avdagiç, Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ilişkilerin sadece ticaretle sınırlı olmadığını, birlikte üretmenin ve teknolojik ile sosyal alanlarda iş birliklerinin geliştirilmesinin stratejik öncelikler arasında yer aldığını dile getirdi. ‘‘VOKA-Limburg ile imzaladığımız iş birliği protokolü çabaların somut örneği’’ Belçika Kraliçesi Mathilde’nin katılımıyla VOKA-Limburg Ticaret Odası ile imzaladıkları iş birliği protokolünün bu çabaların en son somut örneklerinden biri olduğunu vurgulayan Avdagiç, ‘‘Bu anlaşma sonrasında VOKA-Limburg Ticaret Odası ile kurumsal iş birliğimizi daha da güçlendirecek, firmalarımızı bir araya getirecek etkinlikler yapmayı öngörüyoruz. Bu yolda, Belçika’nın ülkemizde faaliyet gösteren Ticaret Temsilcilikleriyle sürdürdüğümüz yakın iş birliği ve tesis ettiğimiz güçlü diyalog, ortak hedeflerimize ulaşmamızda bizler için son derece kıymetli olacaktır’’ ifadelerini kullandı. Heyette 15’ten fazla sektör temsilcisi bulunuyor Konuşmaların ardından Belçikalı ve Türk firmalar arasında serbest tanışma ve ikili iş görüşmeleri (B2B) gerçekleştirildi. Programda VOKA-Limburg Ticaret Odası CEO’su Johann Leten ve UNIZO COO’su Gilles Vandorpe de birer konuşma yaptı. Belçika Krallığı Türkiye Ekonomik Misyon Heyeti’nde inşaat, altyapı ve mühendislik, makina ve ekipman, ulaştırma ve lojistik, enerji, çevre ve temiz teknolojiler, bilgi ve iletişim teknolojileri ile görsel-işitsel medya, finansal hizmetler, kimya, ilaç ve yaşam bilimleri, havacılık ve uzay sanayi, tarım, gıda ve içecek, turizm ve eğlence, savunma ve güvenlik ile lüks tüketim, moda, tekstil ve eğitim sektörlerinde faaliyet gösteren resmi ve iş dünyası temsilcileri yer aldı.