GÜNDEM - 10 Temmuz 2024 Çarşamba 11:53

Mahir İz vefatının 50. yılında anıldı

A
A
A
Mahir İz vefatının 50. yılında anıldı

Hayatını eğitime adayan şair, yazar ve mütefekkir Mahir İz, vefatının 50. yılında Alay Köşkü’nde anıldı. Esenler Belediyesi yayın organı Şehir Ekranı TV’de canlı olarak yayınlanan programda, İz’i yakından tanıyanlar onunla olan pek çok anısını anlattı.

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Esenler Belediyesi, “İz bırakan muallim” olarak tanınan şair, yazar ve mütefekkir Mahir İz’i, vefatının 50. yılında düzenlenen bir programla andı. Gülhane Parkı’nda bulunan Alay Köşkü’nde gerçekleşen program, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Coşkun Yılmaz’ın moderatörlüğünde Prof. Dr. Uğur Derman, Prof. Dr. Sadettin Ökten, Prof. Dr. Mehmet İpşirli ve yazar Mustafa Uzun’un katılımıyla gerçekleşti. Mahir İz’in tüm yönleriyle ele alındığı program, Esenler Belediyesi yayın organı Şehir Ekranı TV’de canlı olarak yayınlandı.

“Mütevazı, vakur ve asil birisiydi”

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Coşkun Yılmaz, “Mahir İz, kitaplardan tanıdığım birisi. Bendeki en canlı hatırası rahmetli Selçuk Eraydın hocamdır. Mahir hocayla çok özel hukuku olan birisiydi. Peygamber Efendimiz(sallâllâhu aleyhi ve sellem), ‘Salihlerin anıldığı yere rahmet iner’ buyuruyor. Bugün de bunun bereketini göreceğiz” dedi. Prof. Dr. Sadettin Ökten, “Balıkesir’de askerlik yaparken Mahir hocanın vefatını işittim. Yanına gidemedik. Mahir hoca bana hep bir rehber oldu. 6 yaşında Mahir hocayla tanıştım. Yıllar sonra bana ne kaldı diye düşünürken telaffuz, dildeki hassasiyet, kelime seçmedeki titizlik diyebilirim. Dil zevkini onunla birlikte edinmek güzel oldu. Mütevazı, vakur ve asil birisiydi” dedi.

“Hafızasındaki şiirin sonu yoktu”

Prof. Uğur Derman, İz ile 1949 yılında Haydarpaşa Lisesi’nde öğrenciyken tanıştığını belirterek “Rabıtamızı koparmayalım, mezun olduktan sonra da görüşelim dedi. Bana ‘Sen bu işlere meraklısın ama bunun anahtarını bilmezsen hiçbir şey olamazsın’ demişti. Hemen Osmanlı Türkçesini okuyup yazmam gerektiğini söyledi. Bu şekilde Mahir beyle yakınlığımız başladı. Mahir beyin hafızasındaki şiirin sonu yoktu” ifadelerini kullanarak İz ile olan hâtıralarını anlattı.

“İnanılmaz bir tesir bıraktı”

Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Mahir İz’in Yüksek İslam Enstitüsü’nden hocası olduğunu kaydederek, “Yakın dönem insanlarını tanımış birisidir. Birçok feyz aldığımız hocalarımız oldu ama özellikle iz bırakan hocalarımız vardı. Mahir İz hoca bunların başında gelir. Edasıyla, sedasıyla, üslubuyla inanılmaz bir tesir bırakırdı. Ümmetin davasıyla ilgilenmedeki gayreti ve hassasiyeti de ondan gördük. Toplumun sıkıntılarını dert edinen insanlar hiçbir zaman unutulmuyor” şeklinde konuştu.

“Davası İslam davasıydı”

Yazar Mustafa Uzun ise, “Ben de 1965-1966 yıllarında İstanbul İmam Hatip’te okurken hoca bir kolej kurdu. Bizim zihniyetimize, davamıza, ideallerimize yakın bir eğitimin verildiği ilk kolejdi bu. Hoca her seviyeden insanla çok rahat bir şekilde temas kurabilen bir insandı. Öğretme aşkı ve adam etme sevgisi vardı. Bu da dava adamlığından geliyordu. Hocamızın davası, İslam davasıydı, iman davasıydı. İyi insan olma, kendi değerlerine sahip çıkma, zarif olma, güzel konuşma, insanların her biriyle onların anlayacakları şekilde konuşma gibi çok güzel özellikleri vardı” şeklinde konuştu.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Peçeli baykuşlar özgürlüğe kanat çırptı İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı’nda bugüne kadar bin 300 yaban hayvanı iyileştirilip yeniden doğaya salındı. Bunlar arasında doğada annesiz kalan 6 peçeli baykuş da vardı. Minik yavrular bakıcılar tarafından özenle büyütüldükten sonra özgürlüğe kanat çırptı. İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Halk Sağlığı Dairesi Başkanlığı’na bağlı İzmir Doğal Yaşam Parkı, 15 yaşında. Sadece 126 türde bin 336 hayvana ev sahipliği yapmakla yetinmeyen İzmir Büyükşehir Belediyesi Doğal Yaşam Parkı; yaralı, hasta ve tedaviye muhtaç halde getirilen yaban hayvanlarına da kucak açıyor. Veterinerler ve uzman personel tarafından gösterilen yakın ilgi ve bilimsel yöntemlerle kısa sürede sağlığına kavuşturulan hayvanlar, tedavilerinin bitiminde yeniden doğaya salınıyor. Şifa dağıtıyor Görüntülü tanı, operasyon ve tedavi hizmeti verilen kliniğin yanı sıra karantina bölümleri, 24 adet farklı boyutlarda kafes, 3 adet sürüngen terraryumu, yoğun bakım kabinleri, akuatik (suda yaşayan) hayvanlar için 3 geçici barındırma tankı alanları bulunan Doğal Yaşam Parkı, yaralı ve hasta yaban hayvanlarına bakım ve tedavi imkanı sunuyor. Parkta bakılıp büyütülen peçeli baykuşlar da onlarca canlıdan sadece bazıları. Yurttaşların ihbarı üzerine İzmir Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü tarafından 40 gün önce İzmir Doğal Yaşam Parkı’na getirilen annesiz 6 yavru peçeli baykuş burada özenle büyütüldü. Bakıcıların anneleri gibi ilgilendiği yavrular, doğal yaşama uyum sağlayacak seviyeye getirildi. Yüzleri kalp şeklinde olan baykuşlar, veteriner hekimlerce doğaya salınabilir raporu hazırlandıktan sonra özgürlüğe kanat çırptı. “Özel bakıma aldık” Doğal Yaşam Parkı Şube Müdürü Serkan Eğrilmez, bugüne kadar İzmir Doğal Yaşam Parkı’na 6 binden fazla hayvanın tedavi amacıyla getirildiğini ve bunların bin 300’ünün tedavi edildikten sonra doğal hayata yeniden döndüğünü belirtti. Şimdi sıranın peçeli baykuşlarda olduğunu söyleyen Serkan Eğrilmez, “6 peçeli baykuş yavrusu bize getirildi. Klinikte özel bir bakıma aldık. Bakıcıları tarafından özverili şekilde bakıldılar, beslendiler. Zor bir süreçti. Anneleri olmadığı için o bakımı biz yaptık. Bakıcılarımız anne rolünü üstlenerek 40 gün boyunca baykuşlara baktı. Doğaya salınmaya hazır hale geldiler” dedi. “Doğal döngü için faydalı canlılar” İnsanlara en yakın baykuş türü olan peçeli baykuşların yıkılmış damlar, terk edilmiş ağıllar, terk edilmiş evlerin çatılarını tercih ettiğini vurgulayan Eğrilmez, “O nedenle yerleşim yerlerine yakın bir noktada doğayla buluşturduk. Bu canlılar gece aktifler. Oyukların içerisinde, çatıların altında gündüzü geçiriyorlar. Gün batımında aktif hale gelerek avlanıyorlar. Biz karanlıkta hiçbir şey görmüyoruz ama bu hayvanlar rahatlıkla görebiliyor. Böcek, kertenkele, fare ile besleniyorlar. Doğal döngü için faydalı canlılar. İnsanlara hiçbir zararı yok. Ve birçok ülkede baykuşun bir eve gelip yuva yapmasının, oraya uğur getirdiğine inanılıyor” ifadelerini kullandı. Taşıma kafesine konularak Menemen Tuzçullu Mahallesi yakınlarına getirilen baykuşlar günbatımında doğaya bırakıldı.
Ardahan Çıldır Göl Festivali ve Aşık Şenliği anma etkinliği yapıldı Çıldır Göl Festivali ve Aşık Şenliği Anma etkinliği yoğun katılımla yapıldı. İki gün süren programda birinci gün Çıldır ilçesi Aşık Şenlik Mahallesinde Aşık Şenliği anma etkinliği bölge aşıklarının sunumu ve yoğun katılımla yapılırken, ikinci gün Akçakale köyü Çıldır Gölündeki tarihi Alpaslan adasında yine bölge sanatçılarının sunumu ile tamamlandı. Festivalin her iki gününe yoğun katılım yaşanırken programa İl Valisi Hayrettin Çiçek, Çıldır ilçe Kaymakam Vekili Yunus Emre Polat, Damal Belediye Başkanı Kemal Çamlıyurt, Dernek Başkanları, siyasiler, kurum amirleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından Açılış konuşmasını Çıldır Belediye Başkanı K.Yakup Azizoğlu yaptı. Konuşmasında, Festivalde emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Azizoğlu bölgedeki göçe dikkat çekerek özellikle emekli vatandaşların ikametlerini yaşadıkları köylere alması konusunda dilek ve temennilerini iletti. İlçe deki çalışmalardan da bahseden Azizoğlu 2.etap TOKİ, Doğalgaz ve Öğretmenevinin yapımının başlamasının müjdesini verdi. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Prof Dr. Esfender Korkmaz’a özel teşekkür eden Başkan Azizoğlu yoğun katılım sağlayan vatandaşlara iyi eğlenceler diledi. Sonrasında Ardahan Valisi Hayrettin Çiçek festivale katılan vatandaşlara hitaben bir selamlama konuşması yaptı. Vali Çiçek , Ardahan’ın geniş meraları ve doğallığını koruyan yaylaları ile muhteşem bir coğrafyaya sahip olduğunu belirterek, gurbette yaşayan Ardahanlılara memleketlerinde konut edinmeleri ve birer yuva kurmaları yönünde tavsiyede bulundu. Kafkas Folklor ekibini dansıyla başlayan program bölge sanatçılarının güzel türküleriyle devam etti. Bolca halay çekilen Festival sonunda katılımcılara teşekkür plaketleri verildi. Yaklaşık 6 saat süren festival olaysız ve sorunsuz olarak sona erd.
Aksaray İri cüssesiyle nam salan Aksaray Malaklısı insan boyunu geçiyor İri cüssesi ile Anadolu Aslanı olarak bilinen Aksaray’ın Malaklı köpeği bir insan boyunu geçiyor. Ülke genelinde çobanların dostu olan Malaklı köpeği yetiştiği Aksaray’dan Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Aksaray’ın Eskil ilçesine bağlı Böğet köyünde Malaklı köpek yetiştiriciliği yapan Naim Dağlı, yılda 130 yavru yetiştiriyor. Çiftliğinde 25 damızlık köpeği bulunan Dağlı, Türkiye’nin dört bir yanına Aksaray Malaklısını gönderiyor. Anadolu aslanı olarak nam salan Aksaray Malaklısı, iki ayak üzerinde durduğu zaman insan boyunu geçiyor. Çocukluğundan bu yana köpeklerle bir arada olan Dağlı, bu ilgisini ticarete döktü. Her eve bir Aksaray malaklısının şart olduğunu belirten Naim Dağlı, “Aksaray Malaklı köpeği yetiştirmek ve satmak için çiftlik oluşturdum. Her eve bir malaklı şart, çünkü sadık, güçlü ve kurtçul bir hayvan. Aksaray’ın gururu Anadolu Aslanı Malakların özelliği, ırkı çok eskiye dayanıyor. Çobanların özellikle tercih ettiği bir köpek türü. Kangala göre daha büyük ve daha güçlü bir hayvan. Her işi severek yapılması gerekiyor. Bende bu işi severek yapıyorum, çünkü köpekleri seviyorum ve aynı zaman da taleplere göre satışını yapıyorum. İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere ülkenin her tarafından talep geliyor. Bazen yurt dışından bile isteyenler oluyor. Bizde bu taleplere yetişmeye çalışıyoruz. Bir yılda ortalama 130 yavru yetiştiriyorum. Küçükleri 8-10 bin lira, 5-6 aylıkları 20 ile 30 bin lira, 10 aylıkları 60-70 bin lira, yetişkinleri de 100-120 bin lira arası satıyorum” dedi.