ASAYİŞ - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 12:27

Maltepe’de alkollü şekilde kullandığı araç ile bekçinin ölümüne sebep olan sanık hakim karşısına çıktı

A
A
A
Maltepe’de alkollü şekilde kullandığı araç ile bekçinin ölümüne sebep olan sanık hakim karşısına çıktı

İstanbul’un Maltepe ilçesinde alkollü şekilde kullandığı araç ile çarşı ve mahalle bekçisi Mustafa Karamehmetoğlu’nun ölümüne sebep olan Cihan Bulut hakim karşısına çıktı. İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyada ’olası kast’ değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirterek ’görevsizlik kararı’ verdi ve dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi.


Kaza, 31 Ocak günü saat 04.50 sıralarında Cevizli D-100 kara yolu Kartal istikametinde meydana geldi. Çarşı ve mahalle bekçisi Mustafa Karamehmetoğlu’nun (37) kullandığı otomobile, sol şeritten gelen Cihan Bulut (41) idaresindeki Maserati marka araç arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle Karamehmetoğlu olay yerinde hayatını kaybetti. Araçta bulunan 3 kişi olay yerinde gözaltına alınırken, sürücü Cihan Bulut’un taksiyle kaçtığı belirlendi. Kamera kayıtlarını mercek altına alan ekipler olaydan yaklaşık 12 saat sonra şüpheliyi yakaladı. Yapılan testlerde şüpheli Cihan Bulut alkollü olduğu tespit edildi. Cihan Bulut’un, ’bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 9 yıla kadar hapsi istendi.



Hakim karşısına çıktı


İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Cihan Bulut, maktulün babası Hüseyin Karamehmetoğlu ve taraf avukatları katıldı.


Sanık Cihan Bulut, "Olay tarihinde akşam arkadaşlarımla önce bir yerde buluşup çay içtik, sonra Maltepe’de bir eğlence mekanına geçtik. Burada iki kadeh alkol içtim. Mekan saat 4’e geldiği için kapanmak üzereydi, ikinci siparişi hızlıca içtik ve mekandan ayrıldık, hepimiz eve gitmek için aynı mahallede oturduğumuzdan yola çıktık. Diğer arkadaşlarım çok fazla alkollü oldukları için ben bilincim yerinde olduğundan arabayı kullanmaya başladım. Ehliyetim yoktu, ehliyetimi 2013 yılından talihsiz bir olay yüzünden kaybetmiştim, orta şeritte seyir halindeyken önümdeki aracın park lambalarını fark etmedim sadece cismen yavaşladığını ve mesafenin kapandığını görünce çarpmamak için sinyal verip sola kırdım ancak aracı kurtaramadım" dedi.



"İddia edildiği gibi aracı süratli kullanmıyordum


Bulut ifadesinin devamında, "Kesinlikle iddia edildiği gibi aracı süratli kullanmıyordum. Makas yapma iddiasını da kabul etmiyorum akan bir trafikte makas atmam için bir sebep yoktu ayrıca çarptığım araç 62 model bir araç olduğundan dedikleri hızla çarpmış olsaydım araçta büyük hasar olabilirdi. Olay nedeniyle çok üzgünüm. Neticesini öngöremedim. Çarpma nedeniyle araçtan indim. Araçtaki arkadaşlarıma iyi olup olmadıklarını sordum. Sonra çarptığımız araca doğru yöneldim. Aracın benim yürüdüğüm taraftaki bölümde herhangi bir hasar yoktu ancak araç içerisinde şoförün olmadığını fark ettim bu sırada birisinin "burada biri yatıyor" dediğini duydum. Öyle olunca da şahsın bizim çarpışmamız neticesinde değil de başka bir araç ya da motorun neticesinde olduğunu düşündüm. Sonrasında panik halde taksiyi gördüm. Taksiye bindim annemin evine gittim zaten o dönemde tatil amacıyla İstanbul’a çocuklarla gelmiştim. Sonrasında evden çıkmışım, birilerini aramışım, 8-9 saat sonra arkadaşım arayarak olayın ciddiyetini ve bu olay neticesinde bir kişinin hayatını kaybettiğini anlattı. Sonrasında ben de gidip teslim oldum. Ben son adisyon fişinde de görüleceği üzere 4 kişi olduğumuz halde 3 bardak alkol servis edilmiştir, bu da benim beyanımı doğrular, ben son kadehi içmedim, diğer arkadaşlar içti, ayıca şahsın aracına hızla çarptığım iddiası doğru değildir sadece bir kez çarptım ve araç arkamızda kaldı, hızlıca ’spin’ attım iddiası doğru değildir. Sabah 05.00 sıralarında olduğu için trafik rutin akışına dönmüştü tamamen boş değildi bu nedenle şerit değiştirmeden frene bastım" dedi.



"Sanık kaza olduğunu söyleyerek yalan söylüyor"


Maktulün babası Hüseyin Karamehmetoğlu, "Sanık kaza olduğunu söyleyerek yalan söylüyor. Kendisi bizzat ’kasten cinayet’ işlemiştir. Oğlum emniyette bekçi olarak çalışırdı. Bir gün telefonla konuşmasına şahit olduğumda bir aracın sürücüsünün aşiret reisi olduğu ve kimlik bilgilerini vermek istemediği, emniyette çok tanıdığının olduğu yönünde konuştuğunu duydum. Sanığın HTS kayıtları çıkartılarak bu kirli ilişkinin ortaya dökülmesini talep ediyorum, aracın 66 model olduğunu söylüyor, nereden biliyor, şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.



Ağır ceza mahkemesine gönderilmesi talep edildi


Cumhuriyet savcısı mütalaasında, tanık beyanlarına göre sanığın 80-120 kilometre hızla seyrettiği ve ’makas atarak’ ilerlediğinin ifade edildiğini ifade etti. Eylemin ’olası kast’ kapsamında olduğu ifade edilerek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesi talep edildi.


İstanbul Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesi, "görevsizlik" kararı vererek dosyanın ağır ceza mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de belediye memurlarının ’TİS’ eylemi sürüyor İzmir’in Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görevli memurlar, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamındaki haklarını alamadıkları gerekçesiyle 10 Nisan’da başlattıkları eylemlerine devam ediyor. İzmir’deki ilçe belediyelerinde çalışan memurların eylemleri sürüyor. Buca, Bayraklı, Karşıyaka ve Narlıdere belediyelerinde görev yapan yüzlerce memur, ödenmeyen TİS hakları ve arazi tazminatları için iş yerleri önünde toplanarak basın açıklaması düzenledi. Buca’da memurlardan ’Hak ihlali’ tepkisi Buca Belediyesi önünde bir araya gelen memurlar, 7 aylık geriye dönük alacaklarının ödenmemesini ve verilen sözlerin tutulmamasını protesto etti. Memurlar adına açıklamayı okuyan Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube İdari Sekreteri Nurcan Hükenek, emeğin değersizleştirildiğine dikkat çekerek şunları kaydetti: "Bugün burada sadece rakamları konuşmak için değil, çiğnenen bir hukuku savunmak ve yok sayılan irademize sahip çıkmak için toplandık. Sabır taşı çatlamış, artık mücadele konuşmaya başlamıştır. Aylardır ‘sabredin’ denilerek oyalanıyoruz. Toplu İş Sözleşmesi’nden doğan 7 aylık alacağımızın ödenmemesi bir idari gecikme değil, açık bir hak ihlalidir. 30 Mart 2026 tarihinde imza altına alınan sözleşme, bugün ’sınıra çekme’ kılıfıyla fiilen ortadan kaldırılmak istenmektedir. Haklarımızı söke söke alana kadar meydanlarda, iş yerlerinde ve her platformda mücadelemizi büyüteceğiz." "TİS bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur" Eylemlerin bir diğer adresi olan Bayraklı Belediyesi önünde de memurlar tepkilerini dile getirdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, belediyelerde gece gündüz çalışan emekçilerin görmezden gelindiğini ve müzakere masasında verilen sözlerin yok sayıldığını belirtti. İmzalanan sözleşmelerin geri çekilmesini eleştiren Filiz, "Dün kabul ettikleri hakları, bugün geri çekiyorlar. TİS’i bir hak değil, keyfi bir uygulama gibi görüyorlar. TİS; bir kağıt parçası değil, emeğin onurudur. Bir imza değil, bir mücadelenin sonucudur. Gasp edilen haklarımızı geri alacağız ve TİS hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Samsun Uzmanından uyarı: "Düzenli kontrollerle yumurtalık kanserini erken teşhis etmek mümkün" Kadınlarda yumurtalık kanserinin sık görüldüğünü belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, "Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir" dedi. Liv Hospital Samsun Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Hilal Mürüvvet Bulut Aydemir, yumurtalık (over) kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Yumurtalık kanserinin ne olduğundan bahseden Dr. Aydemir, "Over kanseri, halk arasında yumurtalık kanseri olarak bilinen ve kadın üreme sisteminde yer alan rahmin her iki yanında bulunan, yumurta üretimi ile östrojen ve progesteron hormonlarının salgılanmasından sorumlu yumurtalıklar ya da fallop tüplerinde ortaya çıkan bir kanser türüdür. Bu kanser, söz konusu bölgelerdeki hücrelerin kontrolsüz şekilde büyüyüp çoğalmasıyla gelişir" diye konuştu. "Jinekolojik kanserlerde en fazla ölüme yol açan kanser türü" Over kanserinin kadınlarda yaygın görüldüğüne dikkat çeken Op. Dr. Aydemir, "Türkiye’de yumurtalık kanseri, kadınlarda rahim kanserinden sonra en fazla görülen ikinci jinekolojik kanserdir ve endometrium (rahim) kanserinin ardından gelir. Jinekolojik kanserler arasında ise en fazla ölüme yol açan kanser türüdür" şeklinde konuştu. "Sık idrara çıkma görülebilir" Yumurtalık kanserinin belirtilerinin genellikle hastalığın ilerlemiş evrelerinde görüldüğünü ve bu durumun erken teşhis koymayı zorlaştırabileceğine değinen Dr. Aydemir, "Karın ağrısı, karında şişkinlik, sıvı birikmesi (asit), karında ele gelen kitle, kabızlık, sık idrara çıkma, bulantı, kusma, menopoz sonrası kanama ve önemli bir kilo kaybı, bu hastalığın yaygın belirtilerindendir" ifadelerini kullandı. "Hastaların yaklaşık yüzde 20’si erken evrede teşhis edilebiliyor" Yumurtalık kanseri hastalarının yaklaşık yüzde 20’sinin erken evrede teşhis edilebildiğini söyleyen Dr. Aydemir, "Çoğu hasta hastalığının ileri aşamasında tanı aldığı için tedavi süreci daha güçlü ve karmaşık hale gelmektedir. Ayrıca, günümüzde bu kanseri erken evrede tespit etmeye yönelik kesin ve güvenilir bir tarama yöntemi henüz mevcut değildir. Bu yüzden kadınların, herhangi bir belirti olmasa bile belirtilere karşı duyarlı olması ve yılda en az bir kez jinekolojik muayeneden geçmesi büyük önem taşır. Özellikle risk faktörlerine sahip bireylerin daha sık ve yakından izlenmesi gerekmektedir. Bu risk faktörleri arasında ailede yumurtalık veya meme kanseri öyküsünün bulunması, ailede kalıtsal kanser öyküsü, genetik yatkınlık, aşırı kilo, hiç çocuk sahibi olmamış olmak ve menopozun erken yaşta başlaması gibi durumlar risk faktörleri arasında yer alır" açıklamasında bulundu. "Teşhis süreci" Tanı konma sürecinden bahseden Aydemir şunları söyledi: "Jinekolojik muayeneler sırasında yumurtalıklarda kitle olup olmadığı değerlendirilirken sıklıkla kistler tespit edilebilir. Ancak her yumurtalık kisti kanser anlamına gelmez. Özellikle üreme çağındaki kadınlarda görülen kistlerin büyük çoğunluğu basit ve zararsızdır, zaman içinde kendiliğinden kaybolabilir. Tespit edilen bir kistin kötü huylu olup olmadığını belirlemek için doktor muayenesi, özellikle ultrasonografi ile kistin boyutu, şekli ve karın içinde sıvı (asit) varlığı değerlendirilir. Ayrıca bazı kan testleri de tanıya yardımcı olabilir ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme (MR) uygulanarak ayrıntılı analiz yapılabilir. Kistin izlenip izlenmeyeceği, cerrahi ile çıkarılıp çıkarılmayacağı ise uzman hekimin değerlendirmesiyle belirlenir. Yumurtalık kanseri, diğer jinekolojik kanserlere kıyasla erken evrede belirti vermediği için tanısı genellikle geç konur. Bu da tedavi sürecini olumsuz etkileyebilir. Oysa erken evrede tanı konan hastalarda sağ kalım oranları belirgin şekilde daha yüksektir. Bu yüzden düzenli jinekolojik muayene ve ultrasonografi ile takip, erken tanı açısından büyük önem taşır ve asla ihmal edilmemelidir."
Samsun Canikli vatandaşlara yerinde hizmet: 16 bin kişiye diş tedavisi Samsun Canik Belediyesi’nin ilçeye kazandırdığı Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde son 4 ayda 16 bin hastaya modern diş ünitlerinde tedavi hizmeti sunuldu. Canikli vatandaşlara kolaylık sağlayan Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, vatandaşların çevre ilçelere gitmeye gerek duymadan ağız ve diş sağlığı ile ilgili tüm tedavilerini gerçekleştirebilmelerine imkân sunuyor. Canik Belediyesi’nin yerinde, hızlı ve etkin hizmet adımlarının önemli çalışmaları arasında yerini alan Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde 2026 yılının ilk 4 ayında 16 bin vatandaşa tedavi hizmeti sunuldu. Son teknoloji cihazlarla donatılan modern diş ünitlerinin yer aldığı merkezde, muayene ve tedavi işlemleri ile birlikte ayrıca cerrahi müdahaleler de yapılıyor. Yaşamı kolaylaştıran projeler Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde çocuklar ve yetişkinler için ayrı modern diş ünitlerinin yer aldığını ifade eden Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, vatandaşların ağız ve diş sağlığı ile ilgili tüm tedavilerini Canik’te gerçekleştirebildiğini söyledi. Başkan İbrahim Sandıkçı, "Canik’imize kazandırdığımız Canik Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimiz, modern diş ünitleriyle hemşehrilerimize hizmet vermeyi sürdürüyor. Yetişkin ve çocuk diş ünitlerinin yer aldığı merkezimizle hemşehrilerimiz, ağız ve diş sağlığı ile ilgili tedavi işlemlerinin tamamını gerçekleştirebiliyor. Hemşehrilerimizin yerinde hizmet almalarına imkân sunan merkezimiz, modern ve son teknoloji cihazlarla donatılan diş ünitleriyle gündelik yaşamın daha kolay bir hale gelmesinde önemli bir rol üstleniyor. Canik’mize değer katan, hemşehrilerimizin yaşamını kolaylaştıran eser ve hizmetleri ilçemize kazandırmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.
Muğla Ustalık yolculuğu bu kez çocuklarla devam etti Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin, kadınların marangozluk, sıhhi tesisat, elektrik ve boyama gibi geleneksel olarak erkek mesleği olarak görülen alanlarda eğitim almasını sağlayan ‘Hayatımın Ustasıyım’ projesi, farklı yaş gruplarına ilham vermeye devam ediyor. Kadınların üretim gücünü desteklemek amacıyla hayata geçirilen proje, bu kez miniklerle buluşarak anlamlı bir deneyime dönüştü. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında düzenlenen atölye çalışmasında çocuklar, yalnızca eğlenmekle kalmadı; aynı zamanda üretmenin ve ortaya bir ürün koymanın değerini deneyimledi. Muğla Büyükşehir Belediyesi 2 No’lu Hizmet Binası’nda yer alan Marangoz Atölyesinde gerçekleşen etkinlikte minikler eğitmenler eşliğinde sürecin her aşamasına aktif olarak katıldı. Kendi kalemliklerini tasarladılar Atölyeye katılan çocuklar, ahşap parçaları bir araya getirerek kendi kalemliklerini oluşturdu. El becerilerini geliştiren minikler, ardından kalemliklerini boyayarak hayal güçlerini renklerle buluşturdu. Ortaya çıkan birbirinden farklı ve özgün tasarımlar, etkinliğe renkli görüntüler kattı. Kendi emekleriyle yaptıkları kalemlikleri kullanacak olmanın heyecanını yaşayan çocuklar, üretmenin verdiği mutluluğu doyasıya hissetti. Ortaya çıkardıkları ürünleri gururla sergileyen minikler, hem başarma duygusunu tattı hem de özgüven kazandı. El becerileri ve özgüven gelişti Etkinlik boyunca çocukların el-göz koordinasyonu, dikkat ve yenilikçi becerileri desteklenirken, paylaşma ve birlikte üretme kültürü de pekiştirildi. Güvenli bir ortamda temel el aletlerini tanıma fırsatı bulan çocuklar, yeni deneyimler kazanarak farklı alanlara olan ilgilerini keşfetti.