SAĞLIK - 09 Ekim 2025 Perşembe 11:44

Meme kanserinde erken tanı, yüzde 99 hayat kurtarıyor

A
A
A

Meme Kanseri Farkındalık ayı dolayısıyla bilgilendirmede bulunan uzmanlar, erken teşhisin önemini hatırlatarak düzenli mamografi çektirmenin meme kanserlerinde ölüm riskini yüzde 20 azalttığını vurguladı. Kadınların radyasyon nedeniyle mamografi çektirmekten kaçındığını belirten uzmanlar, bu durumun bazen erken teşhisi engellediğini söyledi.

Medicana International İstanbul Hastanesi'nde "Birlikte Daha Güçlü, Daha Sağlıklı" sloganıyla Meme Kanseri Farkındalık ve Bilgilendirme Toplantısı düzenlendi. Bir araya gelen uzmanlar, meme kanserine ilişkin önemli bilgiler vererek farkındalığı artırmanın önemine dikkat çekti. Toplantıda Prof. Dr. Deniz Arslan, Prof. Dr. Zehra Füsun Tokatlı, Op. Dr. Engin Okan Yıldırım, Kanser Savaşçıları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Belma Kurdoğlu Akgün ve meme kanserini atlatan gazeteci Fulya Soybaş yer aldı.

Meme kanserinde erken tanı, yüzde 99 hayat kurtarıyor

"Kadınlarda en sık görülen ikinci kanser"

Medicana International İstanbul Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Deniz Arslan, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen ikinci kanser, kansere bağlı ölümlerde ise ilk sırada yer aldığını belirtti. Özellikle 62 yaş civarı kadınlarda meme kanseri görüldüğünü söyleyen Arslan, "Normal riske sahip bireyler 45-55 yaşları arasında yıllık mamografi yaptırmalı. Mamografi yaptırmak ölüm riskini yüzde 20 oranında azaltmakta, yaptırmayanlar ise 3-4 kat daha kötü durumda bize gelmekte" dedi.

Meme kanserinde erken tanı, yüzde 99 hayat kurtarıyor

Bu belirtiler dikkate alınmalı

Meme kanserinin en önemli belirtisinin ağrılı ya da ağrısız kitleler olduğunu belirten Arslan, "Meme başında çekilme, meme başında akıntı, kabuklanma, ciltte renk değişiklikleri, memede asimetrinin olması, koltuk altımızda şişliğin olması ya da meme cildinde portakal kabuğu görünümümün olması meme kanserinin en önemli belirtileridir" ifadelerini kullandı. Çağdaş teknolojiyle mamografiden alınan radyasyonun çok az olduğunu söyleyen Prof. Dr. Arslan, "Normal bir insan bile 1-2 ayda çevreden bu radyasyonu alabiliyor. O yüzden mamografiden korkmayalım" şeklinde konuştu.

"Alkol tüketmek, meme kanseri riskini 1 buçuk kat artırıyor"

"Meme kanseri olma riskini azaltmak elimizde" diyen Prof. Dr. Deniz Arslan, "Mutlaka sigaradan alkolden uzak durulmalı. Alkol tüketmek riski 1 buçuk kat artırabiliyor. Haftada 2 saat tempolu yürümek kanseri yüzde 20 oranında azaltıyor. Mutlaka ideal kilomuzda olmalıyız. Akdeniz tipi diyet çok önemli. 30 yaşından önce doğum yapmak da kanser riskini azaltmakta. Bunları yaptığımızda meme kanseri riskini önemli ölçüde azaltabiliyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.

"Mamografiden alınan radyasyon korkutmasın"

Hayat boyu 8 kadından 1'inin meme kanserine yakalandığını belirten Genel Cerrahi Bölümü'nden Op. Dr. Engin Okan Yıldırım, erken teşhis için farkındalığın önemini vurguladı. Sigara, obezite ve genetiğin en önemli risk faktörleri olduğunu belirten Yıldırım, "18 yaş üstündeki genç kadınlarda 40 yaşına kadar elle muayene ve yıllık ultrason, 40 yaşından sonra da mamografi kanser taraması altın standarttır. Mamografi 40 yaşından sonra yılda bir, bizim Sağlık Bakanlığı'mıza göre ise 2 yılda bir yapılmalıdır" dedi.

Her ay elle muayene yapılmalı

Her kadının, regl dönemi bittikten sonraki ilk günde, ayda bir kez kendini elle muayene etmesinin önemine dikkat çeken Yıldırım, "Meme aynı evrede yakalanacaktır. Bir önceki aya göre bir değişiklik var mı, daha önceden olmayan bir ağrı var mı, adet öncesinde başlayıp adet sonrasında geçmeyen bir ağrı var mı, kontrol edilmeli" diye konuştu. Fiziksel egzersizin meme kanserinden korunmak için de faydalı olduğunu söyleyen Dr. Engin Okan Yıldırım, sözlerini şöyle sonlandırdı:
"Fiziksel egzersiz, homeostazi dediğimiz vücudun dengesini düzeltir. İkinci olarak da bir risk faktörü olan obeziteyi engellediği için kadınların yapabileceği en güzel şeylerden biridir."

"Erken tanı, tedavi başarısını yüzde 99'a çıkarıyor"

Radyasyon Onkolojisi Bölümü'nden Prof. Dr. Zehra Füsun Tokatlı, ailesinde meme kanseri olanların daha erken yaşta ultrason kontrolüne başlamalarını önererek, "Mamografileri yılda bir yapıyoruz fakat üst üste 2 yıl çektiğimizde bir şey tespit edemezsek o zaman 2 ya da 3 yılda bir de mamografi çektirilebilir. Mamografi erken tanı sağlıyor ve hastalık yayılmadan, memede sınırlıyken yakalıyoruz. Çok büyük bir tedavi şansı yakalamış oluyoruz. Erken tanı konmuş hastalarımızın yaşam süreleri yüzde 99'lara kadar ulaşabiliyor. Ama geç kalınmışsa yüzde 40-50'lere düşüyor."

Radyoterapi tedavisi hakkında bilgiler veren Prof. Dr. Zehra Füsun Tokatlı, "Radyoterapi gören hastalar hiçbir zaman etraflarına radyasyon yaymazlar. Sadece ışınladığımız bölge radyasyon alır. O bölgede kalmış olabileceğini düşündüğümüz mikroskobik hücreleri öldürmek için ve hastalık bir daha tekrarlamasın diye uygularız. Bu tedavilerden sonra 3 ayda, 6 ayda ya da yılda bir kontrolleri aksatmamalarını öneririz. Bu kontroller metastatik ya da nüks hastalığı erkenden yakalamamızı sağlar" dedi.

"Genç yaştaki vakalarda artış görülüyor"

Kanser Savaşçıları Derneği Yönetim Kurulu başkanı Belma Kurdoğlu Akgün, kanserle mücadelede psikolojinin de önemine değinerek, "Biz dernek olarak tanı alan bireylerin tanıdan itibaren yanlarında olmaya çalışıyoruz. Psikolojik destek bu hastalarımız için çok önemli. Özellikle tanı anında ve daha sonra hastalığın nüks aşamasında çok büyük desteğe ihtiyaç duyuyorlar. Bu hastalarımıza ücretsiz seans hediye ediyoruz" dedi.

Genç yaşta meme kanseri vakalarındaki artışlara dikkat çeken Akgün, "Derneğimizde birlikte çalıştığımız çok sayıda 28-30-32 yaşlarında genç hastalar var. Böyle bir tanıyı genç yaşta almak çok farklı sorunları beraberinde getiriyor. Hiç kimse bu hastalığı kendine konduramıyor. Bu durum, bazen geç tanıya da neden oluyor" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İnegöl’de trafikte bıçaklı gerginlik: Sürücüye 180 bin TL ceza Bursa’nın İnegöl ilçesinde meydana gelen olayda, motosikletinden inerek diğer sürücüye bıçakla saldırı girişiminde bulunan sürücüye 180 bin TL idari para cezası uygulandı. İnegöl Belediyesi İzleme ve Değerlendirme Merkezi kameraları, olayın tespit edilmesinde önemli rol oynadı. Olay saat 19.30 sıralarında Cuma Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Bulvar üzerinde seyir halinde olan Yusuf G. (23) yönetimindeki 16 CAJ 918 plakalı motosiklet ile ara sokaktan çıkan Gökhan E. idaresindeki 16 BIU 443 plakalı motosiklet çarpışmaktan son anda kurtuldu. Kazadan şans eseri kurtulan sürücüler araçlarını durdurdu. Gerginlik yaşanması sonrası Yusuf G. 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak destek istedi. Bu sırada öfkelenen sürücü Gökhan E., motosikletindeki bıçağı alarak diğer sürücünün üzerine yürüdü. Çevrede bulunan vatandaşlar araya girerek muhtemel bir yaralanma ya da daha büyük bir olayın yaşanmasını engelledi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, tarafları ayırarak duruma müdahale etti. İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, İnegöl Belediyesi İzleme ve Değerlendirme Merkezi kameralarını incelemeye aldı. Yapılan incelemede Gökhan E.’nin motosikletten aldığı bıçakla diğer sürücünün üzerine yürüdüğü, vatandaşlar tarafından engellendiği anbean görüntülendi. Trafik ekipleri tarafından sürücü Gökhan E.’ye, trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inme suçundan 180 bin TL para cezası uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle el konulurken, motosikleti de 60 gün trafikten men edildi.
Tunceli Tunceli’de 10 Nisan Polis Haftası törenle kutlandı Tunceli’de 10 Nisan Polis Haftası coşkulu bir törenle kutlandı. Tüm yurtta olduğu gibi Tunceli’de de Emniyet Teşkilatı’nın 181’inci Yıldönümü dolayısıyla coşkulu kutlama töreni gerçekleşti. Sabah saatlerinde Yeraltı Çarşısı üstünde bulunan Mustafa Kemal Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni düzenlendi. Akşam ise Munzur Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda sahne performanslarıyla geceye renk katıldı. Zaman zaman duygusal, zaman zaman coşkulu anların yaşandığı etkinlikte yapılan konuşmalarda Türk Polis Teşkilatı’nın köklü geçmişi, fedakarlıkları ve toplumun huzur ve güvenliği için yürüttüğü çalışmalar vurgulandı. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "Gerçekten çok güzel bir gece yaşadık. Bazen duygusallaştık, bazen coştuk. Çok güzel bir gece yaşadık. Bu teşkilat ne zaman bizlere güzel geceler yaşatmadı ki. Her gecemiz güzel olsun diye gün geldi canlarını verdiler, gün geldi bayramlarını verdiler gün geldi gecelerini verdiler, gün geldi eşlerinin ve evlatlarının zamanından verdiler. Gün geldi bütün sevdiklerini geride bıraktılar. Ama tek bir hedefleri vardı, bu milletin evlatları huzur ve güven içerisinde yaşasın. 181 yıldır bu fedakarlık yapılıyor" diye konuştu. Tunceli İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay ise "Mensubu olmaktan her daim gurur duyduğum teşkilatımız 2 asra yakın bir süredir hukukun üstünlüğünü rehber edinerek insan haklarına saygılı bir biçimde vatandaşlarımızın huzurunu, canını, malını, namusunu ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla üstün fedakarlıklar yapmış devletimizin şefkatini, adaletini ve gücünü vatandaşlarımıza hissettirmiş ve bu uğurda şehit ve gaziler vermiş kadim bir teşkilattır. Polislik sadece bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk, fedakarlık ve adanmışlık gerektiren onurlu bir görevdir. Teşkilatımızın her bir mensubu gerektiğinde kendi hayatını hiçe sayarak ülkemizin huzuru ve vatandaşlarımızın güvenliği için görev yapmaktadır. Suçla mücadelede gösterilen kararlılık halkımızla kurulan güçlü güven bağıyla birlikte güçlü bir devlet iradesi ortaya çıkmaktadır. Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü olarak bizler aziz milletimizin bize duyduğu güvenin farkındayız. Bu güvene layık olabilmek adına başta terörle mücadele olmak üzere organize suç örgütleriyle mücadelede, zehir tacirlerine göz açtırmayacağımıza asayiş, kaçakçılık ve siber suçlarda gerek suçun önlenmesinde gerek suçluların adalet önüne çıkarılmasında aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz" dedi. Programa Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, Tunceli İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bülent Baykal, Tunceli İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, il protokolü, şehit aileleri ve gaziler, çok sayıda teşkilat mensubu ve vatandaş katıldı.