KÜLTÜR SANAT - 10 Nisan 2026 Cuma 09:28

Mimar Sinan’ın 470 yıllık eseri Gazi Kara Ahmet Paşa Külliyesi yeniden hayat buluyor

A
A
A
Mimar Sinan’ın 470 yıllık eseri Gazi Kara Ahmet Paşa Külliyesi yeniden hayat buluyor

Fatih’te bulunan ve Mimar Sinan’ın eseri olan 470 yıllık Gazi Kara Ahmet Paşa Külliyesi yaklaşık 7 ay önce başlatılan restorasyon çalışmaları sürüyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren Kültürel Miras Koruma Müdürü Sümeyye Meryem Arslan, "Burası, üstat Mimar Sinan’ın medrese ile camiyi aynı avlu içerisinde bulundurduğu nadir örneklerden biridir. Mimar Sinan, hem ibadeti hem eğitimi aynı avluda kesiştirmiştir. İlk başlattığımız restorasyona cami dahil değildi. Cami şu anda ibadete açık şekilde kullanılmaya devam ediyor. Ancak tespit ettiğimiz statik problemler nedeniyle caminin de restorasyon sürecine dahil edilmesi gündemdedir. Bu durum, öngördüğümüz iki yıllık sürenin biraz uzamasına neden olabilir" dedi.


Fatih’te bulunan ve Mimar Sinan’ın eseri olan 470 yıllık Gazi Kara Ahmet Paşa Külliyesi’nde restorasyon çalışmalarına geçtiğimiz yılın ekim ayında başlanmıştı. Restorasyon kapsamında yapıların özgün mimari özellikleri korunarak onarım çalışmaları yürütülürken, alanın bütüncül algısını bozan eklentilerin kaldırılmasıyla daha düzenli bir çevre düzeni oluşturuluyor. Tarihi yapılar arasındaki ilişkiler yeniden görünür hale getirilerek külliyenin mimari bütünlüğü güçlendiriliyor. Aynı zamanda çevresel düzenlemelerle külliyenin kullanım alanlarının daha işlevsel ve erişilebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Yürütülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Mimar Sinan’ın önemli eserlerinden biri olan Veziriazam Gazi Kara Ahmet Paşa Camii Külliyesi’nin, tarihi kimliğini daha belirgin biçimde yansıtan bütüncül bir görünüme kavuşması planlanıyor. Restorasyonun hem bölgenin kültürel mirasına katkı sunması hem de tarihi eserlerin korunmasına yönelik farkındalığı artırması bekleniyor. Kültürel Miras Koruma Müdürü Sümeyye Meryem Arslan,



"Çimentolu derzleri, sıvaları ve kubbenin kurşun altındaki tüm imalatları yapıdan uzaklaştırdık"


Yapılan çalışmalara ilişkin bilgi aktaran Kültürel Miras Koruma Müdürü Sümeyye Meryem Arslan, "Bu külliye, Sadrazam Gazi Kara Ahmet Paşa tarafından 1555 yılında Mimar Sinan’a inşa ettirilmeye başlanıyor. Dönem içerisinde bazı aksaklıklar yaşansa da 10 yıl içerisinde tamamlanıyor. Burası, Üstat Mimar Sinan’ın medrese ile camiyi aynı avlu içerisinde bulundurduğu nadir örneklerden biridir. Mimar Sinan, hem ibadeti hem eğitimi aynı avluda kesiştirmiştir. Biz, Fatih Belediyesi olarak 2025 yılının ekim ayında burada medrese odaları, sıbyan mektebi ve türbede bir restorasyon çalışmasına başladık. İlk olarak avlu içerisinde bulunan muhdesleri ve dış avludaki diğer ekleri yapıdan uzaklaştırdık. Akabinde titiz bir raspa çalışması gerçekleştirdik. Külliye, 1980’li yıllarda bir onarım süreci geçirmiştir. Bu süreçte çimentolu müdahaleler yapılmıştır. Raspa çalışmalarıyla birlikte bu çimentolu derzleri, sıvaları ve kubbenin kurşun altındaki tüm imalatları yapıdan uzaklaştırdık. Bu unsurlar hem yapıya yük bindiriyor hem de özgün taş ve tuğlalara ciddi zarar veriyordu" dedi.



"Gerekli önlemleri alarak, geleneksel malzeme ve yöntemlerle zeminden kubbeye kadar tüm imalatları gerçekleştireceğiz"


Tespit ettikleri en önemli konulardan birisinin yapının zemininde hareketlilik olduğunu söyleyen Arslan, "1999 depremi sonrasında hasar gören noktalara da kısmi müdahaleler yapılmıştı. Biz şu anda yeni bir statik proje geliştiriyoruz. Proje kapsamında, gerekli önlemleri alarak, geleneksel malzeme ve yöntemlerle zeminden kubbeye kadar tüm imalatları gerçekleştireceğiz. Son cemaat mahallinde bizi güzel bulgular karşıladı. Aynı şekilde türbede de Gazi Kara Ahmet Paşa’nın külliyesinde özgün kalem işlerine ulaştık. Bu bezemeleri aslına uygun şekilde yeniden uygulayarak restorasyon sürecini tamamlamayı hedefliyoruz" diye konuştu.



"Tespit ettiğimiz statik problemler nedeniyle caminin de restorasyon sürecine dahil edilmesi gündemde"


Külliyenin Topkapı Meydanı’nın merkezinde, önemli bir kesişim noktasında yer aldığını söyleyen Arslan, "İlerleyen süreçte bu meydanda etkinlikler, toplantılar düzenlemeye devam edeceğiz. Bu bölge, şehir dışından gelenler için otogara yakınlığı nedeniyle hafızalarda yer etmiş bir mekandı. Yeni yüzüyle bu hafızanın daha olumlu bir imaja dönüşmesi de yakın zamanda mümkün olacaktır. İlk başlattığımız restorasyona cami dahil değildi. Cami şu anda ibadete açık şekilde kullanılmaya devam ediyor. Ancak tespit ettiğimiz statik problemler nedeniyle caminin de restorasyon sürecine dahil edilmesi gündemdedir. Bu durum, öngördüğümüz iki yıllık sürenin biraz uzamasına neden olabilir" dedi.



"Sahayı ziyaret etmek isteyen herkese kapımız açıktır"


Mimar Sinan’ı da bu restorasyon süreci vesileyle anmak istediğini vurgulayan Arslan, "Mimar Sinan’ı Anma Haftası’ndayız. Büyük üstat Mimarbaşı Mimar Sinan, Osmanlı Devleti’nin gücünü simgelerken aynı zamanda insanın yaratılış gayesini ve insani ölçeği eserlerine yansıtan bir mimardır. Bu nedenle, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Süleymaniye, Şehzade ve Selimiye gibi birçok eserde imzası bulunmaktadır. Aynı şekilde, şu anda içinde bulunduğumuz külliye de bu mirasın önemli bir parçasıdır. Mimar Sinan’ı bu vesileyle tekrar saygı ve minnetle anıyorum. Yürüttüğümüz restorasyon çalışmalarında açık restorasyon uygulaması yapıyoruz. Daha önce Yedikule Hisarı’nda başlattığımız bu uygulama kapsamında, sahayı ziyaret etmek isteyen herkese kapımız açıktır. Teknik ziyaret gerçekleştirmek isteyenlere de her zaman destek veriyoruz. Şu anda farklı üniversitelerden öğrencileri dönem dönem buraya davet ederek hem yürüttüğümüz hem de planladığımız restorasyon çalışmalarını kendilerine aktarıyoruz" ifadelerini kullandı.



Mimar Sinan’ın 470 yıllık eseri Gazi Kara Ahmet Paşa Külliyesi yeniden hayat buluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ Senatosu’nda akreditasyon ve uluslararası gelişmeler görüşüldü Karabük Üniversitesi (KBÜ) Senatosu’nda uluslararası başarılar ve akreditasyon süreci ele alındı. Karabük Üniversitesi Nisan ayı Senato Toplantısı, Rektör Fatih Kırışık başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda üniversitenin kurumsal akreditasyon başarısı ile uluslararası sıralamalardaki yükselişi öne çıktı. Senato gündeminde akademik performans, bilimsel üretim ve kurumsal gelişim hedefleri ele alınırken, SCImago verilerine göre üniversitenin son yıllardaki yükselişi dikkat çekti. Karabük Üniversitesi’nin dünya sıralamasında 2023’te 106’ncı sıradan 2026 yılında 52’nci sıraya yükselmesi önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Toplantıda ayrıca İsrail Parlamentosu’nun idam cezasına yönelik düzenlemesine ilişkin ortak bir metinle kınama yapılarak, insan hakları ve yaşama hakkına vurgu yapıldı. Rektör Fatih Kırışık, kurumsal akreditasyonun üniversite için önemli bir eşik olduğunu belirterek, çalışmaların kalite odaklı şekilde sürdürüleceğini ifade etti. Veri yönetiminin araştırma üniversitesi olma yolunda kritik bir rol oynadığını vurgulayan Kırışık, akademik birimlerin performanslarının ve bilimsel üretimin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Toplantıda ayrıca patent, atıf ve bilimsel yayın sayılarının artırılması, akademisyenlerin yenilikçi projelere yönlendirilmesi ve üniversitenin uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi konuları da değerlendirildi. Senato toplantısı, üniversitenin araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda mevcut başarıların sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiği vurgulanarak sona erdi.
Samsun Profesör açıkladı: "Evlilik kanseri önlüyor" ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan çalışmaya göre, hiç evlenmemiş yetişkinlerde kanser riskinin evlilere kıyasla daha yüksek olduğunun görüldüğünü aktaran Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranlarının evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 68, hiç evlenmemiş kadınlarda ise yaklaşık yüzde 83 daha yüksek olduğunu belirtti. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, evlilik ile kanser riski arasındaki ilişkiye yönelik yapılan büyük ölçekli bir araştırmayı değerlendirdi. Özkaya, "Geçen hafta yayınlanan ve ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan büyük bir araştırmaya göre, evliliğin kanser riskinin azalmasıyla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor ve hiç evlenmemiş yetişkinlerin kansere yakalanma riski, evlenmiş olanlara göre önemli ölçüde daha yüksek olduğunu belirtiyor. Hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranları, boşanmış veya dul kalmış erkekleri de içeren evli erkeklere göre yüzde 68 daha yüksektir. Hiç evlenmemiş kadınlarda ise bu oran daha da yüksektir ve yüzde 83 olarak bildirilmiş. Bu yeni gözlem, evlenmenin kanseri önlediği veya insanların evlenmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak evlilik, kanserin daha erken teşhis edilmesi ve daha iyi hayatta kalma oranıyla zaten ilişkilendirilmektedir. Evli bireyler genellikle (ancak her zaman değil) daha güçlü destek sistemlerine, daha büyük ekonomik istikrara sahiptir ve kanser tedavi rejimlerine uyma olasılıkları daha yüksektir. Bundan şunu çıkarmak gerekiyor: Evli değilseniz kanser risk faktörlerine daha fazla dikkat etmeniz, ihtiyaç duyabileceğiniz taramaları yaptırmanız ve sağlık bakımınızı güncel tutmanız gerektiği anlamına geliyor" dedi. Kadın ve erkek arasındaki fark Özkaya şunları söyledi: "Erkekler ve kadınlar biraz farklı örüntüler gösterdi. Hiç evlenmemiş erkeklerin kansere yakalanma olasılığı, evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 70 daha fazlayken, hiç evlenmemiş kadınların kansere yakalanma ihtimali, evli veya daha önce evlenmiş kadınlara göre yaklaşık yüzde 85 daha fazlaydı. Bu, daha geniş bir eğilimin küçük ama dikkate değer bir tersine dönüşünü temsil ediyor: Erkekler genellikle sağlık ve sosyal faktörler açısından evlilikten kadınlardan daha fazla fayda görüyor. Bu durumda ise kadınlar evlilikten erkeklerden biraz daha fazla fayda görmüş gibi görünüyor. Evlilik ile kanser arasındaki en güçlü bağlantılar, enfeksiyon, sigara veya alkol kullanımıyla ilgili kanserlerde ve kadınlarda yumurtalık ve rahim kanseri gibi üreme ile ilgili kanserlerde görüldü. Araştırmacılar, meme, tiroit ve prostat kanserleri de dahil olmak üzere, güçlü tarama programlarına sahip kanserler için daha zayıf bağlantılar buldular. Daha az sigara içen, daha az alkol tüketen, kendine daha iyi bakan ve sosyal hayata daha fazla entegre olan kişilerin evlenme ihtimallerinin de daha yüksek olması muhtemeldir. Yine de araştırmacılar, evlilik ile kanser arasındaki bağlantının 50 yaş üstü yetişkinlerde daha güçlü olduğunu buldular; bu da insanların yaşlandıkça ve kanser risk faktörlerine maruz kaldıkça, evlilikle ilişkili faydaların daha belirgin hale gelebileceğini düşündürüyor. Aslında buna şu gözle bakmak gerekiyor. Eğer bekarsanız ve daha izole bir yaşam sürüyorsanız, tarama veya önleme faaliyetlerine katılma olasılığınız daha düşüktür. Sağlık Bakanlığımızın Sağlıklı Hayat Merkezleri ücretsiz olarak tüm halkımıza sadece kanser taramalarında değil her türlü sağlık sorunlarınıza ve sorularınıza evli veya bekar ayırt emeksizin hizmet verdiğini hatırlatmak istiyoruz."