SPOR - 18 Şubat 2026 Çarşamba 19:25

Morgan Gibbs-White: "Her iki takım için de güzel bir maç olacak"

A
A
A

Nottingham Forest’in İngiliz futbolcusu Morgan Gibbs-White, Fenerbahçe’nin çok iyi bir takım olduğunu belirterek, "Her iki takım için de güzel bir maç olacak" dedi.

 

 

UEFA Avrupa Ligi son 16 play-off turunda Nottingham Forest, yarın saat 20.45’te Fenerbahçe’ye konuk olacak. Bu müsabaka için İstanbul’a gelen İngiliz ekibinde futbolculardan Morgan Gibbs-White, Teknik Direktör Vitor Pereira ile birlikte basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Yarınki mücadele öncesi takımdaki tüm oyuncuların heyecanlı olduğuna değinen Gibbs-White, "Ben de dahil olmak üzere bütün oyuncular çok heyecanlıyız. Hocamız da çok heyecanlı. Hepimiz yarın için çok heyecanlıyız. Bence oyuncular değişikliğe hazırdılar. Bazen oyuncular, bazen hocalar gelip gider. Biz de çok heyecanlıyız. O bizden istediğini çok net belli etti. Bizim için çok büyük bir test olacak. Fenerbahçe çok iyi bir takım. Yaklaşık 20 maçtır yenilmiyor. Her iki takım için de güzel bir maç olacak. Bizim için sert bir takım. Biz de maça çıkıp ne olacağını görmek için heyecanlıyız. Bizim için sert bir takım. Böyle bir atmosferde nasıl oynayacağımızın bilincindeyiz. Kendimize odaklanacağız, atmosfere takılmayacağız" ifadelerini kullandı.

"Yarın ne yapacağımızı biliyoruz"

Sarı-lacivertli takımın çok iyi oyunculara sahip olduğunu aktaran 26 yaşındaki futbolcu, "Biz de çalışmalarımızı yaptık. Hocamız da bize bilmemiz gerekenleri gösterdi ve yarın ne yapacağımızı biliyoruz. Her zaman geliştirecek bir şeyler vardır. Ben de şu an onları geliştirmeye çalışıyorum. Yeni hoca da geldi ve bize fikirlerini iletti. Takıma elinizden gelenin en iyisini göstermek istersiniz, her zaman geliştirmek istersiniz ben de onu gerçekleştirmek istiyorum" diye konuştu.

"Takımın pozitif bir enerjisi var"

Takımda birlik beraberliğin iyi olduğunu sözlerine ekleyen Gibbs-White, "Sezonun kalanı için çok önemli olacak. Bu da grup içerisinde epey var. Yeni hocamız geldi. Fikirlerini iletti. Pozitif bir enerji var. Ben de çok heyecanlıyım. Daha yüksek bir oyuncu kalitesi var. Bu tamamen doğru dengeyi bulmakla alakalı. Geçen seneye kıyasla tekrar sağlamak istiyoruz değişmeyen bir şey var, o da grubun birlikteliği" dedi.

"Kazanmak istiyoruz"

UEFA Avrupa Ligi’nin kendileri adına zor bir rekabet olup olmadığıyla ilgili bir soruya Gibbs-White, "Heyecan veriyor bize. Her seferinde tek bir maça odaklanıyoruz. Ne kadar ileri gideceğimize bakacağız bu tarz bir turnuvada. Haftada bir maç yapmak güzel, alışmaya çalışıyoruz. Yarın da aynı istekle sahaya çıkacağız. Önümüzdeki maçın tadını çıkarmalıyız. Kazanmak istiyoruz. Zor bir maç olacağını biliyoruz. Şu an nasıl oynuyorlar bilmiyoruz ama kazanmak istiyoruz" yanıtını verdi.

"Maçta hava gürültülü olacak"

Teknik direktörlüğe getirilen Vitor Pereira’nın kendilerine heyecan getirdiğini vurgulayan Gibbs-White, "Kendisinin çok net fikir var nasıl oynayacağımıza dair tüm oyuncular da bunu kabul etti. Tüm oyuncular da buna hazır. Bunu elimizden geldiğince bloke edeceğiz. Hava gürültülü olacak. Biz de biliyoruz ki bizimle gelen taraftarlarımız var. Onlar için de heyecanlı olacak. Biz kendimize odaklanacağız. Bizim için inanılmaz bir yolculuk bu. Umarız taraftarlarımıza iyi anılar getirebiliriz" diyerek sözlerini noktaladı.

İsmail Yasin Akçın - Enes Gümüş

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Göle’de dereler ıslah ediliyor Göle Belediyesi ile Devlet Su İşleri (DSİ) 24. Bölge Müdürlüğünün koordineli bir şekilde yürüttüğü dere ıslah çalışmaları devam ediyor. Devlet Su İşleri (DSİ) 24. Bölge Müdürlüğü tarafından Ardahan’ın Göle ilçesinde başlatılan dere ıslah çalışmaları ve yeni alanlarda ıslah çalışmalarının başlatılması ile ilgili çalışmaları sürüyor. İlçedeki derelerin ıslah çalışmalarının yanında kalıcı çözümler üretmeyi hedefleyen DSİ devam eden çalışmaların beraberinde yeni ıslah çalışmaları başlatmaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, Devlet Su İşleri 24. Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Taşkın Kontrol Şube Müdürü ile DSİ 243. Şube Müdürü ve teknik heyeti, Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak ile birlikte ilçede bulunan derelerde inceleme gerçekleştirildi. DSİ’den yapılan açıklamada; ’’Gerçekleştirilen saha çalışmalarında, geçmiş yıllarda (1996, 2002-2005 ve 2012) DSİ tarafından inşa edilmiş olan taşkın koruma yapılarının mevcut durumu teknik açıdan değerlendirilmiş; dere kesitlerinin yeterliliği, yapıların hidrolik performansı ve zamanla oluşmuş olabilecek deformasyonlar yerinde incelenmiş. Özellikle geçmiş dönemlerde projelendirilen kesitlerin güncel yerleşim ve akış koşulları karşısındaki yeterliliği analiz edilerek, bakım, onarım veya ilave düzenleme gerektiren hususlar tespit edilmiştir. İncelemeler kapsamında mevcut tesislerin taşkın güvenliği açısından etkinliğinin sürdürülmesi, olası risklerin önceden belirlenmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi yönünde değerlendirmelerde bulunulmuş. Yapılan bu teknik inceleme ile yerleşim alanlarının ve çevresindeki tarım arazilerinin taşkın zararlarına karşı korunmasının sürdürülebilirliğinin sağlanması hedeflenmektedir. DSİ tarafından taşkın risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmaların, yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde planlı ve kararlı şekilde devam edeceği’’ ifadelerine yer verildi.
Bursa Başkan Şadi Özdemir gençlerle buluştu Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Mudanya Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tecrübe Konuşuyor" etkinliğinde gençlerle bir araya geldi. Hayat hikayesini, iş yaşamını ve cumhuriyetin sağladığı fırsat eşitliğini samimi bir dille anlatan Başkan Şadi Özdemir, öğrencilere önemli mesajlar verdi. Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte soruları cevaplayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, gençlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. 1961 yılında Artvin’in Ardanuç ilçesinde dünyaya geldiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, eğitim ve meslek hayatına ilişkin süreci paylaştı. İlkokulun ilk yıllarını köyünde tamamladıktan sonra Bursa’ya geldiğini, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduğunu ve çalışma hayatına yazılım sektöründe devam ettiğini ifade etti. Toplumsal meselelerde her zaman sorumluluk almaya gayret ettiğini vurgulayan Özdemir, Artvin’in bir köyünden Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden birine belediye başkanı olmasının Cumhuriyetin sunduğu fırsat eşitliğinin bir göstergesi olduğunu dile getirerek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve rahmetle andı. Anadolu’nun boşalması gerçek beka sorunudur Bursa’nın son yıllarda çok hızlı büyüdüğüne dikkat çeken Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kent nüfusunun Bursa’ya geldiğinde 300 bin seviyesindeyken bugün 3,5 milyona ulaştığını belirtti. Nilüfer’in nüfus artış hızının diğer ilçelerin çok üzerinde olduğunu da açıklayan Başkan Şadi Özdemir şöyle konuştu: "Son bir yıldaki nüfus artış hızımız yüzde 2,9 ve Nilüfer 16 binin üzerinde göç aldı. Diğer 16 ilçeden daha fazla artışa sahibiz. Bursa için en önemli konulardan biri de elbette sanayi. Fakat Bursa’nın artık yüksek teknolojiye geçmesi ve bunu yaparken de buradaki orta teknolojinin başka illere kaydırılması gerekiyor. Bunun için insan kaynağı da sermaye kaynağı da burada var. Bir önemli konu da ülkemizle birlikte şehirleri de doğru ve dengeli yönetmek lazım. Yaşamı, istihdamı ve eğitimi belirli bölgelere yığarsanız herkes oraya yönelir. Anadolu’daki insan kaynağı batıya geldikçe Anadolu boşalır. Kimse aslında toprağını terk etmek istemez ama gelecek görmediği için, kendisini kurtaramadıysa bile ailesi ve çocukları için batıya gelir. Hepimizin aileleri de böyle gelmiştir. Oysa Anadolu’yu boşaltmak esas beka sorunudur." Erken teşhis hayat kurtarır Söyleşinin en dikkat çekici kısımlarından biri de Başkan’ın pankreas kanseriyle olan mücadelesi oldu. Yoğun çalışma temposu içinde yapılan kontroller sonucu hastalığını öğrendiğini belirten Başkan Şadi Özdemir, erken teşhisin hayatını kurtardığını vurgulayarak gençlere düzenli sağlık kontrollerini ihmal etmemeleri yönünde tavsiyede bulundu. Gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım öncelikli Konuşmasında Nilüfer Belediyesi’nin temel hassasiyet alanlarını da paylaşan Başkan Şadi Özdemir, gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar ve tarım alanlarının öncelikli çalışma başlıkları olduğunu söyledi. "Bu dört konuda hassasız. Elimizden gelen her şeyi yaparız. Sizler için çalışmaya, üretmeye ve yeni projeler geliştirmeye devam edeceğiz" diyen Başkan Şadi Özdemir, gençlere yönelik projelerin artarak süreceğini ifade etti. Gençleri yerel yönetime aktif katılmaya da davet ederek "Nilüfer Her Yerde" uygulaması üzerinden sorun ve taleplerin iletilebileceğini, mahalle komitesi seçimleri ve anketlere katılım sağlanabildiğini belirtti. Soru-cevap kısmında öğrenciler başkana çeşitli taleplerini de iletirken, Başkan Şadi Özdemir kurallar ve mevzuat çerçevesinde tüm talepleri dikkate alarak inceleyeceklerini anlattı. Programın sonunda Nilüfer Belediyesi ile Mudanya Üniversitesi arasında öğrencilerin staj yapabilmesine imkan sağlayan iş birliği protokolü imzalandı.
Malatya Ramazan’da sahur uyarısı Malatya’da görev yapan Uzman Doktor Sedanur Uzunpolat Yayla, Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek, sahurun mutlaka yapılması gerektiğini söyledi. Ramazan ayının bireyler için hem ruhen hem de bedenen özel bir süreç olduğunu belirten Uzman Doktor Sedanur Uzunpolat Yayla, yapılan bilimsel çalışmaların sahurun önemini ortaya koyduğunu ifade etti. Yayla, sahur yapan kişilerde gün içindeki halsizlik oranlarının daha düşük görüldüğünü kaydetti. Sahurda hafif ve besleyici öğünlerin tercih edilmesi gerektiğini ifade eden Yayla, "Yumurta, süt, peynir gibi protein kaynakları ve tam buğday ekmeğinden oluşan kahvaltı tarzı bir öğün tercih edilebilir. Alternatif olarak çorba, zeytinyağlı yemekler, salata ve yoğurttan oluşan hafif bir menü de uygun olacaktır" dedi. Aşırı tuzlu ve işlenmiş gıdalardan kaçınılması gerektiğini aktaran Uzman Doktor Sedanur Uzunpolat Yayla, bu tür besinlerin susuzluk hissini artırabileceğini belirtti. İftarda orucun su ve çorba ile açılmasını öneren Uzunpolat Yayla, "Ana yemeğe geçmeden önce 10-15 dakika ara verilmesi sindirim açısından faydalıdır. Kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırınlama yöntemleri tercih edilmeli. Şerbetli ve ağır tatlılar yerine sütlü tatlılar ya da meyve tüketilmelidir" ifadelerini kullandı. Besinlerin küçük porsiyonlar halinde ve yavaş tüketilmesi gerektiğini ifade eden Yayla, iftar ile sahur arasında yeterli sıvı alımının ihmal edilmemesi gerektiğini söyleyerek, "Bol su içilmeli, ayran, süt ve maden suyu gibi içecekler de tercih edilebilir" dedi. Ramazan ayında değişen beslenme düzenine bağlı olarak kabızlık gibi sindirim sorunlarının görülebileceğini belirten Uzunpolat Yayla, bu tür problemlerin önüne geçebilmek için lifli gıdaların ve sebze tüketiminin artırılması gerektiğini ifade etti. Kronik hastalığı bulunan kişilere de uyarılarda bulunan Uzunpolat Yayla, "Diyabet, kalp hastalığı gibi rahatsızlıkları olanlar oruç tutmadan önce mutlaka hekimine danışmalıdır. Diyetisyen desteği almak isteyenler Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne başvurabilir" diye konuştu.
Eskişehir Azmetti, 40 yıl içtiği sigarayı 1 haftada bıraktı Eskişehir’de günde 3 paket içtiği sigarayı 1 haftada bırakan 58 yaşındaki adam, "Sigara sağlığa zararlı, hiçbir getirisi yok. Ben 40 yıl üzeri içtim, hiçbir faydasını görmedim" dedi. Dünya genelinde oldukça yaygın bir sorun olan sigara bağımlılığı, insan sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Sigara her yıl milyonlarca ölüme sebep olurken, yaklaşık 40 yıllık tiryaki olan 2 çocuk babası Nevzat Karaca, kendi sağlığı için önemli bir karar aldı. Karaca, kızı ve eşinin vesilesiyle sigara bırakma polikliniğine giderek sağlıklı yaşam için ilk adımı attı. Neredeyse her gün 3 paket sigara bitiren Karaca, doktorlar tarafından kendisine yazılan ilaçları kullanmaya başladıktan yaklaşık 1 hafta sonra bağımlılığından kurtulmayı başardı. Bu kararı sonrası 4 akrabasının da sigarayı bıraktığını söyleyen Karaca, bazı arkadaşlarının kendisine inanmadığını ve ona paket uzatarak şaka yaptıklarını ifade etti. "Hanımı bırakırım sigarayı bırakmam diyordum" Sigara bırakma polikliniğine giderken ilk hedefinin günde sigarayı günde 1 pakete düşürmek olduğunu belirten Nevzat Karaca, "Ben ilk başta oraya giderken hanıma, ’Kaçalım, gitmeyelim’ dedim. Bir şekilde gittik. Sağlık ocağındaki doktor hanım, kaç paket içtiğimi sordu. 3 paket içtiğimi anlattım. Doktor hanım, ’Sen bu 3 paketi nasıl içiyorsun? Seninki artık içme değil, bağımlılık’ dedi. İlk amacımı, ’1 pakete düşürebilir miyiz?’ oldu. Bana verilen ilacı aldığım ilk gün 17 adet sigara içtim. Yani 60 adet içerken 17 adet düştü. İkinci gün 10 adete, 5 gün içerisinde bu sayı 3-4 adete düştü. Ondan sonra artık istek bitince ve destek de alınca, hiç içmemeye başladım. 1 hafta ile 10 gün içerisinde olayı bitirdim. 2026’ya girdiğim 1 Ocak itibariyle ne aldım, ne içtim, ne de aklıma geliyor" dedi. "Sigara sağlığa zararlı, hiçbir getirisi yok" Bağımlı olan diğer vatandaşlara da tavsiyede bulunan Karaca, şöyle devam etti: "Her ilaç herkese uygun olmayabilir, doktor tavsiyesinde ve bilinçli şekilde kullanılmasında faydası var. Herkesin bırakmasını isterim. Sigara sağlığa zararlı, hiçbir getirisi yok. Ben 40 yıl üzeri içtim, hiçbir faydasını görmedim. Yediğin ekmeğin, uyuduğun uykunun, suyun bile tadı var. Erken bırakmada yarar var. Doktor, ’Bırak’ demeden kendin bırak." Bazı arkadaşlarının kendisine şaka amaçlı sigara ikram ettiğini söyleyen Nevzat Karaca, gıcıklığına, ’Seni sigaraya geri başlatacağız’ diyenler olduğunu söyledi. Ancak hiçbirinden etkilenmediğini dile getiren Karaca, "Sigara uzatılsa da, yanımda içilse de artık benimle bir alakası yok" ifadelerini kullanarak kararlılığını vurguladı.