SPOR - 04 Temmuz 2025 Cuma 11:26

Naz Arıcı, dünya şampiyonu

A
A
A
Naz Arıcı, dünya şampiyonu

Buz pateni sporcusu Naz Arıcı, artistik patinajda dünya masterlar şampiyonu oldu.


Uluslararası Buz Pateni Federasyonu’nun (ISU) düzenlediği 2025 Uluslararası Masterlar Artistik Buz Pateni Yarışması, Almanya’nın Münih Şehrine bağlı Oberstdorf kentinde düzenlendi. Bu sene 19. kez gerçekleştirilen toplamda 30’dan fazla ülke ve 400’den fazla buz patencinin katıldığı yarışmada Türkiye’yi temsil eden Naz Arıcı, artistik patinajda dünya masterlar şampiyonu oldu.


Antrenörü Timuçin Özbükücü eşliğinde yarışmaya katılan Naz Arıcı, altın kadınlar kategorisinde 52.54 puanla rakiplerine fark atarak altın madalyanın sahibi oldu. Arıcı, kendi yaş kategorisinde ve bütün kategorilerde toplamda en yüksek puanı aldı. Buz pateni sporcusu Naz Arıcı, başarısıyla 6. kez kez Türkiye’yi, dünyanın en üst sırasına yazdırdı.



Naz Arıcı: "Bu çok büyük bir gurur"


Bu yarışma için antrenörü Timuçin Özbükücü ile 1 sene boyunca çok sıkı ve disiplinli çalıştıklarını ifade eden Naz Arıcı, "Fiziksel ve psikolojik olarak çok savaş verdim. Bu yarışmanın benim için anlamı büyüktü. Bu, dünyada masterlar dalında en büyük artistik buz pateni yarışması. Ülkemin adını en üst sırada tutmak, sevdiklerimin ve bana inananların benden madalya beklemesi beni çok daha azimli yaptı. Bununla birlikte üzerimdeki sorumluluğu çok fazla hissettim. Ülkeme bu madalyayı getiriyor olmak çektiğimiz onca strese değermiş. Bu başarımla birlikte dünyada sevenlerimin ve desteklerimin ne kadar fazla olduğunu daha iyi anladım. Bu çok büyük bir gurur. Bu başarımla birlikte yarışma sonunda bir çok ülkeye, bir çok röportaj verdim. Benim bu spordaki başarılarımı yakından takip ediyorlar. Antrenörümle birlikte çalışmalarımızda izlediğimiz programı merak ediyorlar. Sevenlerimiz ve takipçilerimiz gerçekten çok fazlaymış. Bu madalyayı ülkemizi seven, ülkemize bir değer katan bütün Türk halkına armağan ediyorum. Ne mutlu Türk’üm diyene. Ülkemi buz pateninde en üst sırada tutmak için çalışmalarıma devam edeceğim. Bu da size sözüm olsun" diye konuştu.



Timuçin Özbükücü: "Naz’ın koreografisini dünyaya damga vuracak şekilde hazırlayıp sundurdum"


Plan ve program dahilinde çok sıkı çalışmalar yaptıklarını anlatan Timuçin Özbükücü ise, "Bunu söylüyorum çünkü çalışma saatlerimiz 05:30’da başlıyordu. Günde 8 saati bulan yoğun antrenmanlarımız oldu. Ben kendim antrenörlüğümün yanı sıra hem uluslararası hem de ulusal buz pateni hakemiyim. Naz’ın koreografisini dünyaya damga vuracak şekilde hazırlayıp sundurdum. Keza şampiyon olduktan sonra Almanya’daki ilgi çok fazla idi. Naz daha önceki başarılarından dolayı dünyada tanınıyordu ama bu sene Naz’ı izlemeye özel olarak gelen insanlarla tanıştık. Bu kadar sevildiğimizi görmek çok duygulandırıcı. Naz şampiyon olduktan sonra Alman Buz Pateni Federasyonu yöneticileri bize sorular sordu, röportajlar verdik. Çalışma yöntemlerimizi sordular, müziklerimizi sordular. Hatta başka ülkelerden sporcular, Türkiye’ye gelip benden onlara koçluk yapmamı istediler. Ülkemizde buz patenini daha çok tanıtıp sevdirmek ve diğer ülkelerden ülkemize sporcular çekip kamplar ve büyük yarışmalar düzenlemek amacındayım. Naz ve ben Türkiye’yi, buz pateninde, özellikle masterlar kategorisinde dünya çapındaki başarısıyla duyurmaya adadık kendimizi" dedi.



Naz Arıcı, dünya şampiyonu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenyurt’ta, boş binada uyuşturucu ticareti yapan şahıslar böyle görüntülendi Esenyurt’ta, boş bir binada uyuşturucu madde ticareti yapan ve maddeleri ayakkabılarına saklayarak satan 2 şüpheli ile şahısların uyuşturucuyu temin ettikleri bir diğer şüpheli gözaltına alındı. Şahıslardan 1’i serbest kalırken, 2 şüphelinin işlemleri sürüyor. Esenyurt İstiklal Mahallesi’nde, boş bir bina içerisinde, E.C. ile Ç.C.’nin uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekiplerce yürütülen uyuşturucu madde ticareti suçunun önlenmesine yönelik çalışmalar kapsamında şahıslar takibe alındı. Çalışmalar sırasında ekipler, şüphelilerin bir süre boş binada beklediğini, daha sonrasında ise binadan ayrıldıklarını tespit etti. Şahısların, temin ettikleri uyuşturucuları ayakkabılarına saklayarak satışını yaptıkları, sonrasında ise binadan ayrıldıkları anlar bina içerisindeki güvenlik kamerasına yansıdı. Öte yandan şahıslar, binadan ayrıldıktan kısa bir süre sonra aynı mahallede gözaltına alındı. Uyuşturucuyu temin ettikleri şahısta gözaltına alındı Şüphelilere yönelik yapılan üst aramasında, 15.34 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Emniyette ifade veren E.C., maddeyi Ç.Ç. isimli şahıstan aldığını beyan etti. Ç.C. ise ifadesinde, uyuşturucuları H.A. isimli başka bir şahıstan aldığını belirtti. Yapılan çalışmalar neticesinde, H.A. isimli şüpheli de gözaltına alındı. Emniyet ekiplerince şüphelilerin adreslerinde de arama yapıldı. Çalışmalarda, 2 adet uyuşturucu hap, 1 adet fişek ile 1 adet cep telefonu ve bir miktar nakit para ele geçirildi. Şüpheli E.C. ‘uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanma, satın alma, bulundurma’ suçundan sevk edildiği adli makamlarca serbest bırakıldı. Ç.C. ve H.A.’nın ise ‘uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız imal, ithal, ihraç etme, satma veya bulundurma’ suçundan adliyedeki işlemleri sürüyor.
Kütahya Kütahya’da mayıs ayında kar sürprizi Kütahya’da mayıs ayının ilk günlerinde etkili olan kar yağışı, bahar ortasında yaşanan sıra dışı hava koşullarıyla birlikte hem vatandaşları şaşırttı hem de üreticileri endişeye sevk etti. Hava sıcaklıklarının ani düşüş göstermesiyle birlikte kent genelinde etkili olan yağış, özellikle yüksek kesimlerin yanı sıra merkez mahallelerde de görüldü. Kar yağışı, başta Kumarı Mahallesi olmak üzere birçok bölgede etkisini hissettirirken, beyaza bürünen cadde ve sokaklar kısa süreli kış manzaraları oluşturdu. Vatandaşlar mayıs ayında yağan karı şaşkınlıkla karşılarken, bazı bölgelerde araçların ve çiçek açmış ağaçların üzerinin karla kaplandığı gözlendi. Özellikle tarımsal üretimle geçimini sağlayan çiftçiler açısından ise durum daha kritik bir hal aldı. Meyve ağaçlarının çiçek açtığı döneme denk gelen kar yağışı, beraberinde zirai don riskini de gündeme getirdi. Uzmanlar, hava sıcaklıklarının gece saatlerinde sıfırın altına düşmesi halinde çiçeklerin zarar görebileceği ve bunun da rekoltede ciddi kayıplara yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Bölgede üretim yapan Halil İbrahim İbiş, yaşanan hava olayının alışılmışın dışında olduğunu belirterek, "Mayıs ayında kar görmek gerçekten çok nadir. Ağaçlarımız çiçek açtı, tam ürün bağlama dönemindeyiz. Eğer don olursa bu yılki mahsulümüz ciddi zarar görebilir" dedi. Yetkililer ise üreticilere, meteorolojik uyarıları yakından takip etmeleri ve mümkün olan durumlarda don riskine karşı önlem almaları çağrısında bulundu. Özellikle gece saatlerinde sıcaklık düşüşlerine karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.
Erzurum Ölümcül DMD hastalığıyla mücadele eden Ahmet Sami kendisine uzanacak yardım elini bekliyor Erzurum’da ölümcül Duchenne Musküler Distrofi (DMD) ile mücadele eden 10 yaşındaki Ahmet Sami Yıldırım, sağlığına kavuşup yeniden koşacağı ve çocukluğunu doyasıya yaşayacağı günü umutla bekliyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım açılan kampanyaya destek isterken, küçük kardeş Eymen, "Abim koşmadıkça bende koşmayacağım" dedi. Ahmet Sami Yıldırım için Erzurum Valiliği onayıyla 26 Eylül 2025 tarihinde başlatılan yardım kampanyasında hedeflenen tutarın yüzde 53’ü toplandı. Ancak baba Halil İbrahim Yıldırım, çocuğunun hastalığının ilerlemeden tedavi sürecine başlanabilmesi için kampanyanın kısa sürede tamamlanmasının büyük önem taşıdığını belirtirken, Ahmet Sami’nin en büyük hayali ise iyileşip yeniden koşabilmek, bisiklete binmek ve çocukluğunu doyasıya yaşayabilmek. "Vakit kaybetmeden tedavi başlamalı" Ahmet Sami Yıldırım 10 yaşında ve teşhisi konulan Duchenne Musküler Distrofi (DMD) Kas Hastalığı ile mücadele ediyor. Baba Halil İbrahim Yıldırım ve anne Leyla Yıldırım bu hastalıkta en önemli hususun teşhis zamanı ve ilerleyen süreçte hastanın yaşına bağlı olarak görülen kaslardaki güç kaybı ve hatta kas yıkımı sebebiyle hareket kısıtlamasına yol açması olduğunu ifade ederken, Ahmet Sami’nin halihazırda güç kaybının oluştuğunu, yürümekte zorlandığı ve uzmanların bu komplikasyonların günden güne artarak devam edeceğini dile getirdiğini söylediler. Halil İbrahim ve Leyla Yıldırım çiftinin evladı olan Ahmet Sami Yıldırım’a, 2,5 yaşındayken kas erimesi olarak bilinen DMD teşhisi konuldu. Yıllardır hastalıkla pençeleşen ve son dönemde hareket kabiliyeti iyice kısıtlanan Ahmet Sami’nin tek kurtuluşu, yurt dışında uygulanan ve yaklaşık 2,9 milyon dolar maliyeti olan gen tedavisi. "Oğlum gözlerimin önünde eriyor" Evladının sağlığına kavuşması için öğretmenlik mesleğine ara vererek kendini oğluna adayan anne Leyla Yıldırım, zamanın daraldığını vurguladı. Hastalığın her geçen gün kasları daha fazla etkilediğini belirten anne Leyla Yıldırım, "Ahmet Sami artık akranları gibi koşamıyor, merdiven çıkarken zorlanıyor. Bu tedavi bizim tek umudumuz. Bir annenin evladının gözleri önünde günden güne güçten düşmesini izlemesi çok ağır. Lütfen sesimizi duyun" diyerek hayırseverlere çağrıda bulundu. Küçük Ahmet Sami’nin pilot olmak Hastalığına rağmen umudunu yitirmeyen ve derslerinde oldukça başarılı olan 10 yaşındaki Ahmet Sami ise en büyük hayalinin sağlığına kavuşup pilot olmak olduğunu söyledi. Arkadaşlarıyla yeniden futbol oynamak istediğini belirten küçük Ahmet Sami, "İyileşince yeniden koşmak, bisiklete binmek istiyorum. Bilgisayarları çok seviyorum, mühendis olup ülkeme faydalı işler yapmak istiyorum. Bana yardım eden herkese çok teşekkür ederim" dedi. Küçük Eymen abisinin en büyük destekçisi Henüz ana okuluna giden ve hastalıkla mücadele eden abisine en büyük desteği veren minik Eymen ise, "Abim koşuncaya kadar bende koşmayacağım. O bazen yere düşüyor, yerden kaldırıyorum. İyileştiği zaman onunla bisiklete bineceğiz, futbol oynayacağız. Zengin amcalar abime yardım etsin" dedi.
Sivas Yazar Müjgan Üçer, kütüphanesini üniversite öğrencilerine bağışladı Sivas’ın kültürel ve akademik hayatına önemli katkılar sunan yazar Müjgan Üçer, uzun yıllar boyunca büyük emekle oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Yazar Müjgan Üçer, yıllar içinde oluşturduğu kişisel kütüphanesini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ne bağışladı. Üniversite Rektörlük Makam Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa, Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, İstanbul Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Sivas İl Kültür ve Turizm Müdürü Aziz Erdoğan, Kütüphane ve Dokümantasyon Daire Başkanı Alper Duran, yazar Müjgan Üçer, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Rektör Vekili Prof. Dr. Salih Cem İnan, kitapların insanlık tarihindeki yerine dikkat çekerek, yazılı metinlerin bilgi aktarımındaki önemine vurgu yaptı. Kitapların toplumların geleceğini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer aldığını ifade eden İnan, Sivas’ın köklü tarihine değinerek üniversite olarak bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. İnan, Müjgan Üçer’in üniversitede dersler verdiğini hatırlatarak, bağışlanan eserlerin öğrenciler için önemli bir ilham kaynağı olacağını belirtti. Üçer’in yalnızca eserleriyle değil, eğitime sunduğu katkıyla da gelecek nesillere ışık tuttuğunu dile getirdi. "Öğrenciler ile buluşacak olmasından büyük mutluluk duyuyorum" Yazar Müjgan Üçer ise konuşmasında Sivas’ın köklü kültürel yapısına dikkat çekerek, "Sivas’ı okumamız, anlamamız gerekir. Bu kadim mirasa layık olmalıyız" dedi. Kendi birikimini Sivas insanından öğrendiğini ifade eden Üçer, kütüphanesinin üniversite bünyesinde öğrencilerle buluşacak olmasından büyük mutluluk duyduğunu belirtti. "Gençlere ilham olacak" Üniversitelerin yalnızca eğitim verilen kurumlar olmadığını vurgulayan Üçer, aynı zamanda kültürün ve hafızanın inşa edildiği yerler olduğunu ifade etti. Bu eserlerin gençlere ilham olacağına inandığını sözlerine ekledi. Etkinlik, Müjgan Üçer’e katkılarından dolayı plaket ve teşekkür belgesi takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.