SAĞLIK - 10 Nisan 2026 Cuma 10:33

Obezite tedavisinde sigorta dönemi

A
A
A
Obezite tedavisinde sigorta dönemi

Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) ve Aon Türkiye Sağlık tarafından Novo Nordisk desteğiyle ‘Sağlık Sigortaları ve İşverenler için: Kilo Yönetiminde GLP-1 Kılavuzu’ yayımlandı. Obeziteyi kozmetik bir sorun olmaktan çıkarıp kronik bir hastalık olarak tanımlayan ve özel sağlık sigortası kapsamına alınması için bilimsel bir yol haritası sunan kılavuz Türkiye’de obezite yönetiminde sigorta ve işveren tarafını bir araya getiren ilk ve tek kapsamlı çalışma olma özelliğini taşıyor.



Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) ve Aon Türkiye Sağlık tarafından Novo Nordisk desteğiyle ‘Sağlık Sigortaları ve İşverenler için: Kilo Yönetiminde GLP-1 Kılavuzu’ yayımlandı. Yeni nesil GLP-1 tedavilerinin kilo yönetimindeki etkinliği üzerine hazırlanan bu kılavuz, sigorta şirketleri ve işverenlerin sağlık poliçelerini nasıl daha kapsayıcı hale getirebileceğine odaklanıyor. Kılavuz, çalışan deneyimini odağına alarak damgalama, mahremiyet ve erişim engellerinin aşılması gerektiğini vurguluyor. Bu noktada işverenin rolü, sadece destekleyici bir kültür oluşturmakla sınırlı kalmayıp, sağlık politikalarını ve ölçümleme yaklaşımlarını klinik verilerle desteklemek olarak öne çıkıyor.


Koruyucu sağlıkta yeni standart


Özel sağlık sigortaları ve işverenler için yeni bir kapsam ve erişim tasarımı sunan bu rehber, GLP-1 tedavilerinin poliçelere dahil edilmesini bir harcama kalemi değil, stratejik bir yatırım olarak konumlandırıyor. Obezitenin kapsam dışı bırakılmasının, obezitenin sebep olduğu 200’den fazla ikincil hastalığın takibini güçleştirdiği hatırlatılırken; kısa vadeli maliyetler ile uzun vadeli sağlık çıktıları arasında kurulan dengenin önemi ifade ediliyor. Tıpkı daha önce HPV aşısının sigorta kapsamına dahil edilmesiyle sağlanan toplumsal fayda gibi, kilo yönetimi de modern sigortacılığın ve koruyucu sağlığın standart bir parçası haline geliyor.


"Sigorta sektörü için güvenilir bir uygulama rehberi"


"Obezite, dünya genelinde tıbbi otoriteler tarafından ’kronik, ilerleyici ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık’ olarak kabul ediliyor" diyen Novo Nordisk Türkiye Kıdemli Medikal Direktörü Dr. Ömer Buğra Bahadır, Novo Nordisk sponsorluğunda TOAD ve Aon Türkiye bilimsel ortaklığı ile hayata geçirdiğimiz bu kılavuz; modern tedavilerin bilimsel bir çerçevede erişilebilirliğini artırırken, sigorta sektörü ve işverenler için de kanıta dayalı, güvenilir bir uygulama rehberi sunuyor. Amacımız, obezite yönetimini Türkiye’deki sağlık poliçelerinin standart bir parçası haline getirerek toplum sağlığına sürdürülebilir bir katkı sağlamak" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük KBÜ Senatosu’nda akreditasyon ve uluslararası gelişmeler görüşüldü Karabük Üniversitesi (KBÜ) Senatosu’nda uluslararası başarılar ve akreditasyon süreci ele alındı. Karabük Üniversitesi Nisan ayı Senato Toplantısı, Rektör Fatih Kırışık başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıda üniversitenin kurumsal akreditasyon başarısı ile uluslararası sıralamalardaki yükselişi öne çıktı. Senato gündeminde akademik performans, bilimsel üretim ve kurumsal gelişim hedefleri ele alınırken, SCImago verilerine göre üniversitenin son yıllardaki yükselişi dikkat çekti. Karabük Üniversitesi’nin dünya sıralamasında 2023’te 106’ncı sıradan 2026 yılında 52’nci sıraya yükselmesi önemli bir başarı olarak değerlendirildi. Toplantıda ayrıca İsrail Parlamentosu’nun idam cezasına yönelik düzenlemesine ilişkin ortak bir metinle kınama yapılarak, insan hakları ve yaşama hakkına vurgu yapıldı. Rektör Fatih Kırışık, kurumsal akreditasyonun üniversite için önemli bir eşik olduğunu belirterek, çalışmaların kalite odaklı şekilde sürdürüleceğini ifade etti. Veri yönetiminin araştırma üniversitesi olma yolunda kritik bir rol oynadığını vurgulayan Kırışık, akademik birimlerin performanslarının ve bilimsel üretimin artırılmasına yönelik çalışmaların devam ettiğini kaydetti. Toplantıda ayrıca patent, atıf ve bilimsel yayın sayılarının artırılması, akademisyenlerin yenilikçi projelere yönlendirilmesi ve üniversitenin uluslararası görünürlüğünün güçlendirilmesi konuları da değerlendirildi. Senato toplantısı, üniversitenin araştırma üniversitesi olma hedefi doğrultusunda mevcut başarıların sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiği vurgulanarak sona erdi.
Samsun Profesör açıkladı: "Evlilik kanseri önlüyor" ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan çalışmaya göre, hiç evlenmemiş yetişkinlerde kanser riskinin evlilere kıyasla daha yüksek olduğunun görüldüğünü aktaran Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranlarının evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 68, hiç evlenmemiş kadınlarda ise yaklaşık yüzde 83 daha yüksek olduğunu belirtti. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, evlilik ile kanser riski arasındaki ilişkiye yönelik yapılan büyük ölçekli bir araştırmayı değerlendirdi. Özkaya, "Geçen hafta yayınlanan ve ABD’de dört milyondan fazla vakayı kapsayan büyük bir araştırmaya göre, evliliğin kanser riskinin azalmasıyla bağlantılı olabileceğini öne sürüyor ve hiç evlenmemiş yetişkinlerin kansere yakalanma riski, evlenmiş olanlara göre önemli ölçüde daha yüksek olduğunu belirtiyor. Hiç evlenmemiş erkeklerde kanser oranları, boşanmış veya dul kalmış erkekleri de içeren evli erkeklere göre yüzde 68 daha yüksektir. Hiç evlenmemiş kadınlarda ise bu oran daha da yüksektir ve yüzde 83 olarak bildirilmiş. Bu yeni gözlem, evlenmenin kanseri önlediği veya insanların evlenmesi gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak evlilik, kanserin daha erken teşhis edilmesi ve daha iyi hayatta kalma oranıyla zaten ilişkilendirilmektedir. Evli bireyler genellikle (ancak her zaman değil) daha güçlü destek sistemlerine, daha büyük ekonomik istikrara sahiptir ve kanser tedavi rejimlerine uyma olasılıkları daha yüksektir. Bundan şunu çıkarmak gerekiyor: Evli değilseniz kanser risk faktörlerine daha fazla dikkat etmeniz, ihtiyaç duyabileceğiniz taramaları yaptırmanız ve sağlık bakımınızı güncel tutmanız gerektiği anlamına geliyor" dedi. Kadın ve erkek arasındaki fark Özkaya şunları söyledi: "Erkekler ve kadınlar biraz farklı örüntüler gösterdi. Hiç evlenmemiş erkeklerin kansere yakalanma olasılığı, evli erkeklere göre yaklaşık yüzde 70 daha fazlayken, hiç evlenmemiş kadınların kansere yakalanma ihtimali, evli veya daha önce evlenmiş kadınlara göre yaklaşık yüzde 85 daha fazlaydı. Bu, daha geniş bir eğilimin küçük ama dikkate değer bir tersine dönüşünü temsil ediyor: Erkekler genellikle sağlık ve sosyal faktörler açısından evlilikten kadınlardan daha fazla fayda görüyor. Bu durumda ise kadınlar evlilikten erkeklerden biraz daha fazla fayda görmüş gibi görünüyor. Evlilik ile kanser arasındaki en güçlü bağlantılar, enfeksiyon, sigara veya alkol kullanımıyla ilgili kanserlerde ve kadınlarda yumurtalık ve rahim kanseri gibi üreme ile ilgili kanserlerde görüldü. Araştırmacılar, meme, tiroit ve prostat kanserleri de dahil olmak üzere, güçlü tarama programlarına sahip kanserler için daha zayıf bağlantılar buldular. Daha az sigara içen, daha az alkol tüketen, kendine daha iyi bakan ve sosyal hayata daha fazla entegre olan kişilerin evlenme ihtimallerinin de daha yüksek olması muhtemeldir. Yine de araştırmacılar, evlilik ile kanser arasındaki bağlantının 50 yaş üstü yetişkinlerde daha güçlü olduğunu buldular; bu da insanların yaşlandıkça ve kanser risk faktörlerine maruz kaldıkça, evlilikle ilişkili faydaların daha belirgin hale gelebileceğini düşündürüyor. Aslında buna şu gözle bakmak gerekiyor. Eğer bekarsanız ve daha izole bir yaşam sürüyorsanız, tarama veya önleme faaliyetlerine katılma olasılığınız daha düşüktür. Sağlık Bakanlığımızın Sağlıklı Hayat Merkezleri ücretsiz olarak tüm halkımıza sadece kanser taramalarında değil her türlü sağlık sorunlarınıza ve sorularınıza evli veya bekar ayırt emeksizin hizmet verdiğini hatırlatmak istiyoruz."