SAĞLIK - 30 Nisan 2025 Çarşamba 12:01

Obezite ve Fast-food tüketimi: Sessiz bir salgın büyüyor

A
A
A
Obezite ve Fast-food tüketimi: Sessiz bir salgın büyüyor

Obezitenin hem dünyada hem de Türkiye’de giderek artan bir sağlık sorunu haline geldiğini belirten Uzm. Diyetisyen Eda Mancoğlu, fast-food tüketiminin obeziteye etkileri ve alınması gereken önlemler konusunda önemli uyarılarda bulundu.


Günümüzde obezitenin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal sağlığı da tehdit eden çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini belirten BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi’nden Uzm. Diyetisyen Eda Mancoğlu, "Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), obeziteyi sağlık açısından risk oluşturan anormal veya aşırı yağ birikimi olarak tanımlamaktadır. En temel neden ise alınan enerji miktarının, harcanan enerjiden fazla olması; yani alınan ve harcanan enerji arasındaki dengesizliktir" dedi.


Dünya genelinde obezite oranları üç kat arttı


Uzm. Dyt. Mancoğlu, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine dikkat çekerek obezitenin ulaştığı boyutun endişe verici olduğunu şu sözlerle vurguladı:


"Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 1975 yılından bu yana dünya genelinde obezite oranları neredeyse üç kat artış göstermiştir. 2016 yılında 18 yaş ve üzerindeki 1,9 milyardan fazla yetişkin fazla kilolu olarak değerlendirilmiş, bu kişilerin 650 milyondan fazlası obez olarak sınıflandırılmıştır. Aynı yıl, 5-19 yaş grubunda 340 milyondan fazla çocuk ve ergenin fazla kilolu ya da obez olduğu belirlenmiştir. 2020 yılında ise 5 yaş altındaki 39 milyon çocuğun fazla kilolu veya obez olduğu kayıtlara geçmiştir."


Reklamlar ve sosyal medya tüketimi artırıyor


Fast-food tüketiminin özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireylerde ciddi şekilde arttığını belirten Uzm. Dyt. Mancoğlu, "Hızlı yaşam temposu, zamansızlık, kolay ulaşım ve görece düşük maliyet, bireyleri fast-food tüketimine yönlendirmektedir. Bunun yanı sıra, sosyal medya ve televizyonlar aracılığıyla yapılan agresif pazarlama çalışmaları da bu tüketimi tetiklemektedir" dedi.



Fast-food sağlığı ciddi şekilde tehdit ediyor


Fast-food ürünlerinin düzenli tüketiminin sağlık üzerinde son derece olumsuz etkiler oluşturduğunu vurgulayan Uzm. Dyt. Mancoğlu, "Bu tür besinleri sık tüketen bireylerin doymuş yağ ve şeker alımları artmakta, beslenme kaliteleri zamanla düşmektedir. Bu da diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere birçok kronik rahatsızlığa zemin hazırlamaktadır" şeklinde konuştu.


Sağlıklı alternatifler tercih edilmeli


Uzm. Dyt. Mancoğlu, fast-food alışkanlığını bırakmak isteyen bireylerin sağlıklı ve pratik alternatifler geliştirmesi önerisinde bulunarak, "Evde kısa sürede hazırlanabilen sebzeli omlet, yulaf ezmesi, yoğurtlu meyve kaseleri, tam tahıllı sandviçler, kuru yemişler ve ev yapımı granola barlar gibi seçenekler, fast-food ürünlerine göre hem daha sağlıklı hem de uzun vadede daha ekonomik çözümler sunmaktadır" şeklinde konuştu.



Çocuklara doğru beslenme eğitimi verilmeli


Çocukluk döneminde edinilen beslenme alışkanlıklarının ileri yaşlarda da devam ettiğini hatırlatan Dyt. Mancoğlu, ailelerin çocuklara sağlıklı beslenme konusunda örnek olması gerektiğini söyledi. Mancoğlu, "Evde birlikte yemek pişirmek ve ailece yemek yemek, çocukların beslenme alışkanlıklarını olumlu yönde etkiler. Ayrıca, okul kantinlerinden veya otomatlardan alınan sağlıksız yiyecekler yerine, evden hazırlanan sağlıklı beslenme çantaları tercih edilmelidir" diye konuştu.


Planlı beslenme başarıyı beraberinde getiriyor


Uzm. Dyt. Mancoğlu, haftalık yemek planlarının sağlıklı yaşamın sürdürülebilirliğini sağladığını vurgulayarak şu önerilerde bulundu:


"Haftalık öğün planları sayesinde hem zaman kazanılır hem de dengesiz ve plansız beslenmenin önüne geçilir. Dışarıda yemek yenilecekse, kızartmalar yerine ızgara ürünler tercih edilmelidir. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek kullanılmalı, salatalarda soslar ayrı istenmeli ve gazlı içecekler yerine su ya da ayran gibi sağlıklı içecekler seçilmelidir. Bireyler, günlük yaşamlarında yapacakları küçük ama etkili değişikliklerle beslenme alışkanlıklarını dönüştürebilir ve sağlıklarını koruyabilirler."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da gece yarısı korku dolu anlar: Kırsal mahallede iki ev alevlere teslim oldu Samsun’un Vezirköprü ilçesine bağlı Kızılkese Mahallesi’nde gece saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek iki ahşap evi küle çevirdi. Yangın, mahalle sakinlerinin ve itfaiye ekiplerinin yoğun çabasıyla çevredeki evlere sıçramadan kontrol altına alındı. Vezirköprü’ye yaklaşık 59 kilometre uzaklıktaki Kızılkese Mahallesi’nde, henüz belirlenemeyen nedenle bir evde yangın çıktı. Gece geç saatlerde başlayan yangın, hızla büyüyerek çevresinde bulunan ve kullanılmayan başka bir eve sıçradı. Ahşap evleri saran yangında alevler göğe yükseldi, geceyi aydınlattı. Alevleri fark eden vatandaşlar, tankerlerle yangına müdahale ederek büyümesini önlemeye çalıştı. Yangın vanası yardımıyla yapılan ilk müdahale sayesinde alevlerin diğer evlere yayılması engellendi. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Samsun Büyükşehir Belediyesi itfaiye ekipleri, yangına müdahale ederek söndürme ve soğutma çalışması gerçekleştirdi. Ekiplerin yoğun çalışması sonucu yangın saat 03.00 sıralarında kontrol altına alındı. Kızılkese Mahallesi Muhtarı Ramazan Karataş, yangının İsmail Ay’a ait evde başladığını, oturulmayan ve Ahmet Öztürk’e ait olan eve sıçradığını belirtti. Karataş, vatandaşların tankerlerle müdahalesinin ardından itfaiye ekiplerinin olay yerine gelerek yangını tamamen söndürdüğünü ve çevredeki evlerin zarar görmesinin önüne geçildiğini ifade etti. Yangın sonucu iki ahşap ev tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.