ASAYİŞ - 16 Mart 2026 Pazartesi 17:05

Oğuz Murat Aci’nin ölümüne neden olan Timur Cihantimur’a 12 yıla kadar hapis talebi

A
A
A
Oğuz Murat Aci’nin ölümüne neden olan Timur Cihantimur’a 12 yıla kadar hapis talebi

Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’te 17 yaşında olan ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur’un karıştığı kaza sonucu hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede Cihantimur’un 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Eyüpsultan’da 1 Mart 2024’te 17 yaşında olan ehliyetsiz sürücü Timur Cihantimur seyir halindeyken yol kenarında arıza nedeniyle park halinde bulunan 3 adet ATV tipi araca çarpmış, kaza sonucu 29 yaşındaki Oğuz Murat Acı hayatını kaybederken orada bulunan diğer kişiler yaralanmıştı. Kazanın ardından Cihantimur’un annesi Eylem Tok, iddiaya göre aralarında baba Bülent Cihantimur’un da bulunduğu kişilerle oğlunu iş birliği halinde kaza yerinden kaçırarak ilerleyen zamanda yurt dışına çıkarmıştı.

Olaya ilişkin Timur Cihantimur’a yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Oğuz Murat Aci ‘maktul’, İbrahim Gümüş ile Tahsin Arslan ‘mağdur’, Özer Aci ‘müşteki’, Şükriye Aci ‘suçtan zarar gören’ ve Timur Cihantimur ‘suça sürüklenen çocuk’ sıfatıyla yer aldı.

Asli kusurlu olarak belirtildi

Hazırlanan iddianamede, kaza sonrası ATV araçlarında meydana gelen hasar dikkate alındığında suça sürüklenen çocuk Timur Cihantimur’un sevk ve idaresindeki araçla yasal hız limitinin çok üzerinde bir süratle seyir halindeyken trafik kazasını gerçekleştirdiği,

Cihantimur’un asli kusurlu olduğu, araç arıza sebebiyle duraklayan arazi taşıtlarının ise tali kusurlu oldukları belirtildi.

Olay sonrası firar ettiği için alkol testi yapılamadığı aktarıldı

Timur Cihantimur’un olay sonrası firar etmiş olduğunun belirtildiği iddianamede, bu sebepten dolayı Cihantimur’a alkol ölçüm testi yapılamadığı, Cihantimur adına çıkarılmış herhangi bir sürücü belgesi bulunmadığı aktarıldı. Ayrıca, kaza sonrası Cihantimur’un otomobilindeki ‘S.O.S.’ sisteminin devreye girdiği, 112 ihbar hattını aradığı, 112 görevlisinin araç içerisindeki şahıslar ile iletişim kurmaya çalıştığı ancak sağlanamadığı kaydedildi.

Otomobilde bulunan arkadaşlarının yavaşlaması yönündeki uyarılarına rağmen hızını azaltmadığı belirtildi

İddianamede, 17 yaşında ve sürücü belgesi bulunmayan sürücü Timur Cihantimur’un mevcut ve azami hız limitinin 30 kilometre/saat olarak belirlenen, aydınlatma olmayan ve kasis bulunan viraja yüksek süratle girdiği, tanıkların anlatımlarına göre seyir halindeki araçlar yavaşlamasına rağmen hızını azaltmayarak bu araçları solladığı, otomobilde bulunan arkadaşlarının yavaşlaması yönündeki uyarılarına rağmen hızını azaltmayarak aracıyla seyre devam ettiği, bu hal ve şartlarda hız limiti 30 km/sa olan yolda bu hızla ilerlerken her an bir kazaya neden olabileceğini öngörmesine ancak sonucu istememesine rağmen seyrine devam ettiği ve yol kenarında bulunan ATV araçlarına çarpması ile kazaya asli ve kusurlu şekilde neden olduğu aktarıldı.

12 yıla kadar hapis talebi

Hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocuk Timur Cihantimur’un ‘bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan olay tarihinde 17 yaşında olduğu da dikkate alınarak 1 yıl 9 aydan 12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Cihantimur hakkında kırmızı bülten talepnamesi düzenlenmiş olup, ABD’den iadesinin beklendiği de ifade edildi.

Sema Demir

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.