SPOR - 18 Kasım 2025 Salı 19:00

Ömer Erdoğan: "Çocukluk dönemimden beri bende bir liderlik vasfı vardı"

A
A
A
Ömer Erdoğan: "Çocukluk dönemimden beri bende bir liderlik vasfı vardı"

Teknik Direktör Ömer Erdoğan, futbolculuk kariyerinin hemen ardından teknik adamlık için eğitimler aldığını belirterek, "Çocukluk dönemimden beri bende bir liderlik vasfı vardı. Genç takımlarda kaptanlık yaptım, Bursaspor’da kaptanlık yaptım. Benim üstümde hep bir sorumluluk vardı. O yüzden her zaman futbolu bıraktığımda teknik direktör olacağımı hayal ediyordum" dedi.


D-Smart’ta yayınlanan Haftanın Konuğu programında Teknik Direktör Ömer Erdoğan, soruları yanıtladı. Profesyonel futbolculuk kariyerinin sona ermesinden kısa süre sonra teknik direktörlüğe geçiş yaptığını söyleyen Erdoğan, "Önce Ertuğrul Sağlam hocamın yanında 3 sene yardımcı antrenörlük yaptım. Daha sonra hocamdan izin isteyip kendi yoluma devam etmek istedim, sağ olsun hocam da beni kırmadı. O dönemde de boş durmadım, lisanslarımı tamamlamak için federasyon eğitimlerine gittim. Aynı zamanda da sürekli Almanya’daki takımları ve hocaları ziyaret ettim. Çocukluk dönemimden beri bende bir liderlik vasfı vardı. Genç takımlarda kaptanlık yaptım, Bursaspor’da kaptanlık yaptım. Benim üstümde hep bir sorumluluk vardı. O yüzden her zaman futbolu bıraktığımda teknik direktör olacağımı hayal ediyordum" diye konuştu.



"Avrupa kulüplerinin Türk futboluna bakış açısı değişti"


Türk teknik direktörlerin Avrupa’da takım çalıştırmasının önemine değinen 48 yaşındaki teknik adam, "Biz Türk teknik direktörler olarak yurt dışında iyi bir izlenimimiz yok. Türk teknik direktörlerin yurt dışında çok görev almadığı için kulüplerin bakış açıları biraz tedirgin. Arda Turan’ın Shakhtar Donetsk’te başarılı olması, ’Bakın Türk teknik adamlar da Avrupa’da takım çalıştırabilir’ mesajı veriyor. Türk futbolcular da önceden Avrupa’da pek fazla yer almazdı. Son yıllarda Cengiz, Çağlar, Cenk Tosun gibi örneklerle birlikte kulüplerin Türk futboluna bakış açısı değişti; Türkiye liglerini de daha yakından takip etmeye başladılar" değerlendirmesinde bulundu.



"Dışarıdan milli takımı izlerken keyif alıyorum"


Ömer Erdoğan, A Milli Futbol Takımı hakkında ise görüşlerini şu sözlerle paylaştı:


"Grup aşamalarındaki başarılarından ötürü Montella ve oyuncularımızı tebrik ediyorum. Bana göre dünyada bir numara İspanya. İspanya’nın ardından özellikle EURO 2024’te Gürcistan’ı izledikten sonra bize en yakın rakip onları görüyordum; ancak her iki maçı da rahat kazanmamızla birlikte bu grupta gelebileceğimiz en iyi noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Bu kadro Dünya Kupası’na gitmeyi hak ediyor. Dışarıdan millî takımı izlerken keyif alıyorum. Umarım Dünya Kupası’na gidip orada da güzel sonuçlar alabiliriz."



"Kimse mesleğine ihanet etmez"


Son dönemdeki bahis soruşturması hakkında sorulan soruya Ömer Erdoğan, "Futbol çok farklı bir endüstri, çok farklı bir ekonomide dönen bir sektör. Bu bahis, çok ciddiye alınması gereken bir konu. Şu anda yargı devam ediyor, bunun sonuçlarını göreceğiz ama belki de bizim için bir fırsat olur. Her şeyi temizleyerek yeni bir başlangıç yapabiliriz. Hem bu bahis olayı hem de daha önce yaşananlar insanımızı futboldan biraz soğuttu; statlar artık eskisi gibi dolu değil. Ben eminim ki çoğu futbolcu kardeşlerimiz bu bahisin yasak olduğunu bile bilmiyordur. Kimse mesleğine ihanet etmez" yanıtını verdi.



"Bursaspor her zaman Süper Lig’de bulunması gereken bir takım"


Bursaspor hakkında konuşan Erdoğan, "Bir takımın 2010 yılında şampiyon olup 10-12 senede 2. Lig’e, 3. Lig’e düşmesi, ’Bir kulüp nasıl yanlış yönetilir, borç batağına sürüklenir?’ adı altında tez bile yapılabilir. Bursaspor her zaman Süper Lig’de bulunması gereken bir takım. Bulgaristan maçında da tribünleri gördük, muhteşemdi. Ortalama 42 bin kişiyle 3. Lig’de mücadele etmeye devam ediyorlar. Türk futbolunun kalitesini, seyir zevkini artırmak için tribünleri de doldurmamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.



"Büyük takımlarla Anadolu kulüplerinin arasındaki makas çok açıldı"


Trendyol Süper Lig’de birçok takımın teknik direktöre değişikliği yaşamasına dair de fikirlerini aktaran Erdoğan, büyük takımlarla Anadolu takımları arasındaki makasın açıldığına yönelik soruya şu yanıtı verdi:


"Her zaman bir makas açıktı. Özellikle büyük takımlar dediğimiz Galatasaray ve Fenerbahçe, ekonomik anlamda diğer Anadolu kulüpleriyle aralarındaki farkı çok açtı. Biz şampiyon olduğumuzda belki aradaki fark altıysa şu an belki 50-60 kat fark oluşmuştur.


Kocaelispor ve yönetimini tebrik ediyorum. Sezona kötü bir başlangıç yaptılar, normalde böyle bir başlangıcın ardından teknik direktör değişikliğine gidilirdi. Yönetim Selçuk İnan’a güvendi, Selçuk Hoca da kötü gidişatı tersine çevirdi. Daha 10. ve 11. haftada Süper Lig’de 11 tane teknik direktör değişikliği olmuş; bu da Türk futbolunun sıkıntılı olduğunu gösteriyor."



"Avrupa’da güzel anılmamız lazım"


Türk kulüplerinin Avrupa’da aldığı başarılı sonuçlar hakkında Erdoğan, "Son senelere göre daha iyi gidiyoruz. Samsunspor’un başarısı yabana atılmamalı. Fenerbahçe’nin başarısı. Galatasaray’ın Şampiyonlar Ligi’nde bizi gururlandırması Türk futbolu açısından çok önemli. Ligimizin izleyici sayısının yükselmesi için Avrupa’da iyi futbolla başarılı sonuçlar almamız lazım. Avrupa’da güzel anılmamız lazım" dedi.



"Boş zamanımı oyuncu izlemek ve antrenman izlemek için değerlendiriyorum"


"Yorumculuk bana göre farklı bir meslek" diyen Ömer Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Hem saha içi hem yorumculuk bence aynı anda olmaz. Yapanlara bir şey diyemiyorum ama bana göre ters. Tabii ki çalışmak istiyorum ancak doğru yerde çalışmak istiyorum. Gittiğim yere bir şey katabilir miyim? Kendi gelişimimi devam ettirebilir miyim? Bunlar eğer olumluysa o zaman çalışabilirim.


Bazı teklifler aldım ama kabul etmedim, doğru yer olduğuna inanmadım. Şu an boş zamanımı oyuncu izlemek ve antrenman izlemek için değerlendiriyorum. Bu da benim için bir fırsat."



Ömer Erdoğan: "Çocukluk dönemimden beri bende bir liderlik vasfı vardı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa 80 yaşındaki Mustafa Abi’den 240 saattir haber alınamıyor Bursa’nın Mudanya ilçesine bağlı Evciler Mahallesi’nde 10 gün önce ot toplamak için evinden ayrılan 80 yaşındaki Alzheimer hastası Mustafa Abi, arama çalışmalarının son gününe girildi. AFAD koordinasyonunda Jandarma, JAK, Mudanya 911 ,AKUT, ANDA, MAK, BAKUT, OSAD, Burulaş Arama Kurtarma ekiplerinden oluşan yaklaşık 400 kişilik ekip, 10 gün boyunca Evciler’den başlayarak İnkaya, Emirleryenicesi, Mesudiye, Eğerce, Muratlı, Çamlıca ve dere yataklarına kadar 40 kilometreden geniş bir çemberi taradı. Droneler, iz takip köpekleri ve arazi araçlarıyla yapılan aramalarda en ufak bir ize dahi ulaşılamadı. AFAD ekipleri, mevzuat gereği kayıp vakalarında yürütülen 7 günlük yoğun arama çalışmalarını tamamlayıp herhangi bir bulguya ulaşılmaması nedeniyle operasyonu sonlandırdı. Bölgedeki gönüllü ekipler ile Mudanya 911 ise imkanlar dahilinde keşif amaçlı sınırlı arama çalışmalarına devam ediyor. Kayıp Mustafa Abi’nin ailesi, köy meydanında günlerdir süren bekleyişin 10. günde daha da ağırlaştığını belirtiyor. Eşi Ayla Abi, gözyaşları içinde durumu şu sözlerle anlattı: "Artık ne diyeceğimizi bilemiyoruz. Sağdır diye umut ediyoruz ama hiçbir iz yok. Bir sonuç olsun istiyoruz. Hiç değilse nerede olduğunu bilelim." Aile fertleri, Mustafa Abi’nin geçmişte kaybolduğu zamanlarda kısa sürede bulunduğunu, bu kez sürecin uzamasının kendilerini umutsuzluğa sürüklediğini ifade etti. Evciler ve çevre mahalle halkı, arama çalışmalarına günlerce destek verdi; ancak 10. günde herhangi bir bulgu çıkmaması mahallede derin bir üzüntü oluşturdu. Yetkililer, Mustafa Abi’yi gören, kaybolduğu günle ilgili bilgi sahibi olan veya bölgede olağan dışı bir duruma şahit olan kişilerin 112 Acil Çağrı Merkezi’ne mutlaka bildirimde bulunmalarını istedi.
Edirne Ağrı’nın geleneksel Halise lezzeti Edirne’de ilgi gördü Edirne’de Türkiye’nin diğer ucundaki Ağrı’nın tandırda saatlerce pişen yöresel Halise yemeği pişirilerek 350 kişiye ikram edildi. Ağrı ve köylerinde özel günlerde yapılan geleneksel Halise yemeği, Türkiye’nin en batısındaki Edirne’de hazırlanarak mahalle sakinlerine ikram edildi. Tandırda yaklaşık 10 saat süren pişirme sürecinin ardından hazırlanan Halise, küçük büyük herkesin yoğun ilgisini çekti. Şüktüpaşa Mahalle sakinleri herhangi bir davet olmaksızın Halise yapılan yere giderek bu özel lezzetin tadına baktı. Sabah erken saatlerinde yan yana oturan vatandaşlar, yüzyıllardır süren bu geleneği Edirne’de de yaşatmanın mutluluğunu yaşadı. Geleneği sürdürmek için büyük emek harcadıklarını söyleyen Fettan Pelit, amaçlarının dayanışmayı artırmak ve kültürü yaşatmak olduğunu ifade etti. Pelit, Halise’nin hazırlanışını şöyle anlattı: "Buğdayın kabuğu alınır ve koyun eti ile birlikte tandırda kiremit kaplarda saatlerce tuz eklemeden pişirilir. Hazır hâle geldikten sonra tereyağı ve tuz ilave edilerek servis edilir. Gece başlayan hazırlık, sabaha kadar süren yoğun bir emekle tamamlanır." Vatandaşlardan Hayrettin Ertek ise herkes afiyetle yesin diye büyük emek harcadıklarını belirterek, "Bu hafta komşularımız ve hemşehrilerimize Ağrı’nın meşhur yemeği Halise’yi ikram etmek için yaklaşık 10 saatlik bir uğraş verdik. Bu geleneği burada da kalıcı hâle getirmek istiyoruz" ifadelerini kullandı. Yemeği tatmak için gelen vatandaşlar, uzun süredir bekledikleri Halise’nin hem çok lezzetli hem de yöresel kültürü yaşatan özel bir tat olduğunu belirterek memnuniyetlerini dile getirdi.
Bursa İtalyan öğretmenler Mudanya’da Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Mütareke İlkokulu, Erasmus+ Projesi kapsamında İtalya’dan gelen öğretmenleri ağırlayarak çevre ve sürdürülebilirlik odaklı örnek bir programa imza attı. 1-5 Aralık tarihleri arasında Istituto Comperensivo IC Malfer İlkokulu’ndan Maria Dall Agnola, Francesca Pezzin, Federica Ritacca ve Dina Lorenzi, işbaşı gözlem etkinliği için Mudanya’ya gelerek okulda çeşitli sınıf içi çalışmalara katıldı. Ziyaret boyunca geri dönüşüm, sıfır atık ve sürdürülebilir yaşam başlıklarında yapılan etkinlikler incelendi; öğrencilerin geri dönüşüm malzemelerinden geliştirdiği projeler, oyunlar ve modeller uygulamalı olarak deneyimlendi. Öğrenciler hazırladıkları materyalleri İtalya’daki yaşıtlarına hediye olarak göndermek üzere paketledi. Program sürecinde konuk öğretmenlere Bursa, Mudanya, Trilye, İznik ve Gölyazı’da kültürel gezi rotaları da sunuldu. Faaliyetin son gününde Okul Müdürü Hayrettin Minare’nin ev sahipliğinde İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Topal ve şube müdürleri sınıfları ziyaret ederek çalışmaları yerinde gördü. Müdür Topal, bu projelerin öğrencilerin dil becerilerine, kültürlerarası iletişimine ve akademik gelişimine önemli katkı sağladığını vurgulayarak hem okul yönetimine hem de misafir öğretmenlere teşekkürlerini iletti. Etkinliklere damga vuran çalışmalar ise Mütareke İlkokulu 4/A sınıfından geldi. Öğrenciler, atık malzemelerle hazırladıkları el yapımı gitarlarla "Geri Dönüşüm" şarkısını seslendirdi; makrome iplerinden yaptıkları anahtarlıklarla da "Geri dönüşüm bir alışkanlıktır" mesajını pekiştirdi. İngilizce Öğretmeni Yeliz Mehmetoğlu Kılınç’ın rehberlik ettiği soru-cevap bölümünde İtalyan öğretmenler memnuniyetlerini dile getirerek öğrencilerle keyifli bir sohbet gerçekleştirdi. Programın sonunda konuk öğretmenler, okul yönetimi ve öğrencilere misafirperverlikleri için teşekkür ederek, ilerleyen süreçte yeni projelerde yeniden bir araya gelme dileğiyle Mudanya’dan ayrıldı.