SAĞLIK - 28 Ekim 2024 Pazartesi 13:30

Onkoloji teknikeri, kanseri çalıştığı hastanede yendi

A
A
A

Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde Radyasyon Onkolojisi bölümünde her gün onlarca hastaya yardımcı olan 43 yaşındaki tekniker Şükriye Gülhan Mazı, yakalandığı meme kanserini hastanesindeki başarılı tedavi süreciyle atlattı. Saçları eline gelmeye başladığında tamamen kazıdığını söyleyen Mazı, Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayında yaşadıklarını anlatarak, "20 yıldır bu meslekle uğraşıyorum, ağrı hissettim, onkoloji çalışanı olarak hemen doktorlara başvurdum. Hastalarımıza onları anlayabildiğimi hissettirmek amacıyla ’bugün siz buradasınız, yarın ben de olabilirim’ diye çokça dedim. Gerçekten de öyle düşünüyordum, onlara verdiğim öğütleri uygulayarak bu sürecin üstesinden geldim. Lütfen gecikmeden doktorlarınıza gidin ve gerekenleri yaptırın" dedi.

Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayında da yılın boyunca olduğu gibi Türkiye’de ve dünyada kadınlarda en sık görülen ve ölüme neden olan kanserlerden meme kanserine karşı tarama uygulamaları ve kişilerin kendini muayene etmesinin önemi her fırsatta vurgulanıyor. Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi’nde Radyasyon Onkolojisi bölümünde radyoterapi teknikeri olarak görev yapan 43 yaşındaki Şükriye Gülhan Mazı da her gün onlarca kanser hastasının işlemlerine yardımcı olurken 2022 yılında memesinde hissettiği ağrı üzerine çalıştığı hastanedeki doktorlarına başvurdu. Hastanenin Radyasyon Onkolojisi Kliniği İdari Sorumlusu Doç. Dr. Şule Karabulut Gül ile görüştü, hemen tetkikleri yapıldı. Sonuçlarla meme kanseri olduğunu öğrenen Mazı’nın tedavisi hızla planlandı. 20 yıllık meslek hayatı boyunca çok sayıda kanser hastasıyla görüşen ve yardımcı olmaya çalışan Mazı, kendi tedavisine de umutla sarıldı. Bir gün saçlarının eline geldiğini fark eden Mazı, üzülse de mücadelesine canla başla sarıldı. Dökülen saçları sonrası saçını tamamen kazıyan ve kimi zaman peruk kullanan Mazı, kanseri yeneceğini de her fırsatta dile getirdi. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ecem Memişoğlu ve ekibinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonla sol memesindeki kitle alınırken tedavisi de sürdü. Zorlu sürecin sonunda başarıyla kanseri atlatan, şu an belirli periyotlarla kontrollerini yaptıran Mazı, Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık Ayında yaşadıklarını anlattı. Mazı, hastalarına kendisinin de onların yerinde olabileceğini tedavi ve kontrollerini aksatmamaları gerektiğini her zaman söylediğini belirtirken taramaların önemine dikkat çekti. Doç. Dr. Gül ve Doç. Dr. Memişoğlu da hem mesai arkadaşları hem hastaları olan Mazı’nın tedavisine ilişkin bilgi verdi. Uzmanlar, meme kanserine karşı erken tanı, kendini muayene ve düzenli kontrollerin büyük önem taşıdığını belirterek vatandaşlara uyarılarda bulundu.

Onkoloji teknikeri, kanseri çalıştığı hastanede yendi

"Bugün siz buradasınız, yarın ben de olabilirim derdim"

Tedavi sürecine ilişkin konuşan, annesi ve yakınlarının desteğinin bu süreçte kendisi için çok önemli olduğunu söyleyen radyoterapi teknikeri 43 yaşındaki Şükriye Gülhan Mazı, "Yaklaşık 20 yıldır bu meslekle uğraşıyorum. 2022 senesi Haziran ayıydı o dönemde bir covid geçirmekteydim. Ara ara zaten her iki mememi de muayene ederdim. Hastalıkla beraber ilk başta bir ağrı hissettim. Bir onkoloji, radyoterapi çalışanı olarak diğer mevzuyu da gözden kaçırmamak gerektiğini de bilerek hemen doktor arkadaşlarımıza başvurdum. Patoloji sonucunda biraz agresif bir hücre olduğunu öğrendik, hemen kemoterapiyle ilgili planlama yapıldı. Hastalarıma özellikle meme kanseri olan hastalarımıza onları anlayabildiğimi hissettirmek amacıyla hep söylerdim; bugün siz buradasınız, yarın ben de olabilirim diye bunu çokça dile getirdim. Gerçekten de öyle düşünüyordum, ailemde meme kanser öyküsü yok, ilk oluyorum. O sebepten çok da beklemediğim bir durumdu. Hastalarıma söylediğim şeyleri dedim ki kendimde de uygularsam başarılı olabilirim. Ne kadar zor, uzun olursa olsun, bu sürecin üstesinden gelebilirim diye yola çıktım. Şu anda bütün tedavilerim bitti, 2023’ün Ocak ayında ameliyat olmuştum, kitle çıkarıldı ardından radyoterapi gördüm. Şimdi 4 ayda bir kontrollerimi yaptırıyorum, şu ana kadar çok şükür herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmadık. İkinci kürüm yani 6’ncı haftadan sonra saç dökülmem başladı, ilk başta çok fazla dökülmez diye kendimi motive etmeye çalışıyordum. Kendim saçlarımı kestim, sonrasında kazıdım. Giyindim, süslendim, bir peruğum vardı gayet de güzel. Hastalarıma vermiş olduğum öğütlerin aynısını kendimde uygulayarak sürecin üstesinden geldim, sonuç itibariyle de öyle oldu, her şey gayet güzel oldu. Meme kanseri ve diğer tüm kanser tipleri ebetteki önemli özellikle bu ay farkındalık ayı olduğu için, kadın ya da erkek olsun hiçbir şeyden çekinmemize gerek yok. Lütfen gecikmeden doktorlarınıza gidin ve gereken neyse tahlillerini, yaptırıp o yolda devam edin" dedi.

"Çok canlı gördüğümüz arkadaşımız halsiz ve yorgun olarak karşımıza gelmeye başladı"

Onkoloji teknikeri, kanseri çalıştığı hastanede yendi

Hastalıklarda erken tanının büyük önem taşıdığını, kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini aktaran Radyasyon Onkolojisi Kliniği İdari Sorumlusu Dr. Şule Karabulut Gül ise şöyle konuştu:

"Ekim ayı Meme Kanseri Farkındalık ayı. Meme kanseri kliniğimizde, hastanemizde hatta ülkemizde en çok görülen kanserlerden. Kadınlarda olduğu gibi erkeklerde de meme kanseri görüyoruz. Sağlık Bakanlığı’mızın çok güzel faaliyetleri var, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), aile sağlığı merkezleri bu konuda çok güzel, ücretsiz şekilde hizmet vermekte. Bence 20’li yaşlarda kendi memesini muayene edecek. Bir kist, kitle var mı, en ufak bir oluşum hissettiğinde mutlaka hekime başvurmasını öneriyorum. Meme başında akıntı, çökme, renk değişikliği, ele gelen kitle şeklinde karşımıza gelebilir. Hastanemize başvuran bütün meme hastalarını hangi evrede olursa olsun ortak bir karar veriyoruz çünkü kişiye özgü tedavi önemli. Mamografide verilen radyasyon sizin hayatınızı etkileyebilecek bir radyasyon değil. Tekniker arkadaşlarımız var, hastaları tedaviye tekniker arkadaşlarımız alıyor. Gülhan arkadaşımız yıllarca, asistanlığımdan beri birlikte çalıştığımız arkadaşımız, bir kitle olduğunu hissederek yola çıktık. Klinikte çalıştığımız ekip arkadaşımız öncelikle kesinlikle bundan kurtulacağını, takip hastalarımızı göstererek bak hastalarımız artık selam verip gidiyor, tetkiklerini yapıyoruz ve gidiyor şeklinde bir moral, motivasyonla başladık. Zaten bilinçliydi, çok azimli, çok pozitif bir insan, bunun da çok önemli bir etkisi oldu. Onkoloji hastalarımıza özellikle söylüyorum; motivasyonu devamlı yukarıda tutun. Geldiğinde lokal ileri evre diye adlandırdığımız, başlangıç olmayıp biraz daha ileri evre yani koltuk altlarında lenf nodlarını tespit ettiğimiz bir dönemdeydi. Ele gelen kitleler bir anda kemoterapiyle yok oldu. Şu anda takiplerine devam etmekte. Kendisi için de bizim için de çok zor bir süreç. Saçınız dökülüyor, farklı bir boyut, halsiz oluyorsunuz, çok canlı gördüğümüz arkadaşımız halsiz ve yorgun olarak karşımıza gelmeye başladı. Ailesinin, arkadaşlarının, buradaki ekip arkadaşlarının desteği bu süreci daha güzel bir şekilde götürmesini sağladı. Sahalara dönüşü bize aynı mutluluğu verdi, şu anda da zaten onu hasta kabul etmiyoruz hatta örnek teşkil ediyor, 25 yaşında hastamız da karşımıza gelebiliyor, hayat tarzı çok önemli."

Onkoloji teknikeri, kanseri çalıştığı hastanede yendi

"Erken teşhis tedavi şansını arttırdığı için farkındalık çalışmaları hayati"

Tedavi ettikleri Mazı’nın hastalar için de örnek olduğunu söyleyen ve vatandaşlara uyarılarda bulunan Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Ecem Memişoğlu, "Dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Türkiye’de 8 kadında birinde görmekteyiz. Meme kanserinde erken teşhis tedavi şansını arttırdığı için bu farkındalık çalışmaları hayati önem taşımaktadır. Meme kanseri daha erken yaşlarda görülmekte; 30’lu, 20’li yaşlara indi, yılda bir kez genel cerrahi muayenesi önem taşımakta. Belirtileri göz ardı ediyorlar. Erkek meme kanseri nadir görülse bile aslında meme dokusu az olduğu için meme başında yarayla geliyorlar, onların teşhisi biraz daha erken olabiliyor. Ailesinde kanser, genetik yatkınlığı varsa 35 yaşa kadar mamografi çekebiliyoruz.

Onkoloji teknikeri, kanseri çalıştığı hastanede yendi

Radyasyon onkolojisinde çalışan bir teknisyenimizde çıktı, gördüğü çok hastalar var, ultrason ve mamografi çekiminde kitleyi saptadık. Biyopsisinin yapılması, tanıyı koymamız, önce onkolojik tedavi görmesi gerekti sonra cerrahiye aldık. Multidisipliner bir yaklaşım olduğu için konseyimizde karar veriyoruz. Şu an aramızda, sağlıklı bir şekilde çalışmaya devam etmekte. Tedavi ettiği hastaların iyileştiğini görünce morali de düzeldi, ona güç sağladı, hayata daha iyi tutunduğunu düşünüyorum. Meme kanserinin tedavisinin olduğunu sonrasında normal hayatına, iş hayatına bile devam edebileceğini gösteren iyi bir örnek oldu. ’Mememin hepsi alınacak mı’ sorusu beni çok etkileyen bir soru, onu anlatmaya çalışıyoruz. Öncelikle meme cerrahisinin altın standardı; meme koruyucu cerrahi. Memenin hepsinin alınması gereken hastalarımız olabiliyor mu tabi ki, kanserin türüne, evresine, genel sağlık durumuna göre buna karar verdiğimizi bilmelerini o yüzden korkmamaları gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

Onkoloji teknikeri, kanseri çalıştığı hastanede yendi

Hasibe Karadağ - Yunus Emre Öztaş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Yaşlı bakımı öğrencileri 60+ Tazelenme Üniversitesi’ne konuk oldu Süleyman Demirel Üniversitesi Eğirdir Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (ESHMYO) Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ile 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, kuşaklararası etkileşimi güçlendiren anlamlı bir etkinlikte bir araya geldi. Etkinliğe Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci, Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Öğretim Görevlisi Dr. Faruk Yaşar Gürdal ile Öğretim Görevlisi Zehra Küçükcoşkun, Öğretim Görevlisi Gülsu Demir, Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri ve 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencileri katıldı. Program, Anadolu Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Birimi Müdürü ve 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü Kurucu Koordinatörü Doç. Dr. Emre Birinci’nin sunumuyla başladı. Ardından Yaşlı Bakımı Programı öğrencileri, 60+ Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin Osman Zafer yönetimindeki spor dersine katılarak birlikte egzersiz yaptı. Etkinlik boyunca farklı kuşaklar aynı ortamda spor yaparak hem keyifli anlar yaşadı hem de kuşaklararası iletişimi güçlendirdi. Etkinlik hakkında değerlendirmede bulunan Süleyman Demirel Üniversitesi ESHMYO Müdür Yardımcısı Dr. Faruk Yaşar Gürdal, "Bugün 60+ Tazelenme Üniversitesi Anadolu Kampüsü’nü teknik bir gezi kapsamında ziyaret ederek öğrencilerimizle birlikte burada yürütülen çalışmaları interaktif bir şekilde deneyimleme fırsatı bulduk" dedi. Etkinliğe katılan öğrencilerden Hilal Kahraman ise, "Tazelenme Üniversitesi öğrencileriyle birlikte derslere katılmak bizim için çok öğretici ve keyifliydi. Yaşlı bireylerle iletişim kurma ve onları daha yakından gözlemleme fırsatı bulduk. Bu deneyim mesleki gelişimimize büyük katkı sağladı" ifadelerini kullandı. Kuşakları bir araya getiren etkinlik, sporun birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koyarken, farklı yaş grupları arasında bilgi ve deneyim paylaşımının önemini vurguladı.
Van Bakan Yumaklı: "Soykırıma ‘dur’ diyen tek lider Erdoğan’dır" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Van’a gelen Bakan Yumaklı, Uygulama Oteli’nde düzenlenen AK Parti Van İl Danışma Meclisi Toplantısı’na katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Birkaç yıldır kendisini savunamayacak olan çoluk çocuk, yaşlı, kadın, erkek; velhasıl bir milletin hepimizin gözü önünde nasıl bir soykırıma uğradığını görüyoruz, takip ediyoruz. Bir kez daha dönüp kendimize bakıyoruz. Bütün dünyada bu soykırıma sadece ve sadece dur diyen bir tek ülke var: Türkiye. Bir tek lider var dünyada, o da Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var" Küresel çalkantıların milletin görev verdiği, liyakatine güvendiği AK Parti kadrolarıyla birlikte minimum hasarla atlatıldığını ve atlatılmaya devam ettiğini belirten Bakan Yumaklı, "Çünkü AK Parti’de samimiyet var, AK Parti’de vizyon var, AK Parti’de liyakat var. Ama bütün bunların hepsinin toplandığı bir cümle var, onu da yine Cumhurbaşkanımız söylüyor, ‘Biz milletimize efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik.’ İşte Cumhurbaşkanımızdan başlayarak hepimizin şiarı da, görevi de budur. Çünkü AK Parti, kökü mazide olan bir ati olma ülküsündedir. AK Parti iktidarları; 23 yılı aşan bir süreyle güçlü ve büyük Türkiye hedefini her hâlükârda yerine getirmek, bu hedefe ulaşmak için gecesini gündüzüne katarak çalışmaya devam ediyor. Şimdi ben Van özelinde söyleyeyim; gerçekten Van’ın bütün sorunlarıyla alakalı vekillerimiz Ankara’da, il başkanımız ve teşkilatı burada sizlerle beraber her konuya son derece yakından ilgi göstererek, onların çözülmesi için hem gayret sarf ediyorlar hem de bunun takibini birebir yapıyorlar. Bizlerin hakikaten vekillerimizle, il başkanımızla, teşkilatımızla olan iletişimimiz sadece benim bakanlığım için değil, eminim bütün diğer bakanlıklar için de hepimizin görevlerini yerine getirme anlamında bir motivasyon kaynağı oluyor. Hiç kimse Türkiye’yi birtakım emperyalist güçlerin keyfine ve çıkar hedeflerine amade bir ülke haline getirmeye kalkışmamalıdır. Çünkü önünde dağ gibi duran bir AK Parti teşkilatı vardır. Buna ne içeriden ne de dışarıdan hiç kimsenin gücü yetmeyecektir" diye konuştu. "Unutmayalım; bizlerin ve bizlerden sonraki nesillerimizin bu memlekette hür ve özgür bir şekilde yaşamasının temel noktası, istiklalimize ve istikbalimize sahip çıkmaktır" diyen Bakan İbrahim Yumaklı, şöyle devam etti: "Bunun için ‘terörsüz Türkiye’ hedefini, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın oluşturmuş olduğu milli mutabakatı tahrip edecek olan hadiseleri; devletin, AK Parti’nin ve Cumhur İttifakı’nın her hâlükârda hassas bir şekilde takip ettiğini mutlaka bilmemiz gerekir. Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı, Alevisi, Sünnisi ile bu ülkenin insanları, bu topraklarda doğmuş, büyümüş, yetişmiş, bu toprakların suyundan içmiş, havasını teneffüs etmiş herkes bu ülkenin onurlu ve birinci sınıf vatandaşıdır. Sahip olduğu eşit haklar vardır; hiç kimsenin de kimseye bir üstünlüğü yoktur. 23 senedir başta Cumhurbaşkanımız bunu ifade etmiştir, bizler de her platformda ifade etmeye devam etmekteyiz. AK Parti, vesayet rejiminin dayanaklarını ortadan kaldırarak ‘eşit vatandaşlık’ ne demektir, bu ülkenin bütün unsurlarına 23 senedir bunu anlatan partidir. Bunları hem söylemleriyle hem de hükümet ettiği bu 23 yıllık dönem içerisinde yaptığı hukuksal reformlarla, kurumsal çalışmalarla ve dahi biraz önce söylemiş olduğum ‘bu ülkenin bütün vatandaşları birinci sınıftır’ ilkesiyle yerine getirmiştir. Ülkemizin doğusu da bizimdir, batısı da bizimdir, kuzeyi de bizimdir, güneyi de bizimdir; yani hepimizindir. Buna karşı söylem geliştiren kimler olursa olsun, onların karşısında hep beraber duracağız." AK Parti olarak 86 milyonun birliği, beraberliği ve kardeşliği için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayan Bakan Yumaklı, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun vizyonunda Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek için gece gündüz çalışıyoruz. Bu anlamda kendimize her zaman daha ileri hedefler koyan bir partiyiz. Kendi muhasebemizi de, doğrumuzu da yanlışımızı da açık bir şekilde işte bu ortamlarda konuşup daha iyiye ulaşmayı kendimize hedef edinmişiz. Bu davanın ruhunda samimiyet var, bu davanın ruhunda fedakarlık var. Sizleri buraya, bu salona toplayan şey bu davaya olan inancınızdır. Hepinize gösterdiğiniz ilgi için, samimiyet için; vaktinizden, zamanınızdan, ailenizden ayırdığınız her türlü kaynağı bu ülke için, bu parti için, bu dava için harcamanızdan dolayı çok teşekkür ediyorum. Bunun kıymetini en iyi biz biliriz, bunu ifade etmek istiyorum" dedi. "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz" Güçlü Türkiye’yi oluşturmaya çalıştıklarını belirten Bakan Yumaklı, "Kendi kendine yeten bir ülkeyi oluşturmaya çalışıyoruz. Savunma sanayiinden eğitimine kadar, ulaştırmasından sağlığına kadar, sanayisinden adaletine kadar her başlıkta bu ülkenin güzel insanlarına en iyi hizmet etme imkanını oluşturmaya çalışıyoruz. Benim bakanlığımla alakalı da çok geniş bir görev alanımız olması ve Van gibi özellikle tarımsal üretim konusunda son derece büyük potansiyele sahip illerimizin olması hasebiyle; güçlü Türkiye’nin güçlü tarımdan geçtiği gerçeğiyle birlikte yatırımlarımıza, hizmetlerimize devam ediyoruz. Her ilimizin, her ilçemizin kendine özgü potansiyeli var, imkanı var. Buraya bir önceki gelişim yanılmıyorsam 2024 yılının Şubat ya da Mart ayıydı. Buradaki potansiyeli gördüğümde gerçekten daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünerek geri döndük. Oturduk ve ‘Van’a ilişkin ne yapabiliriz, Van’a hangi yatırımları yapabiliriz ki buradaki kardeşlerim hem iş imkanına sahip olsunlar hem de ülke ekonomisine katkıda bulunsunlar?’ diye düşündük. Bugün de buraya geldik. Uzunca bir süredir Van’ın büyükbaş hayvancılıkla ilgili potansiyeline dair bir projemiz vardı, hamdolsun Van bunu gerçekleştirdi. Ben emeği geçen bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Ancak bir konu daha vardı; Türkiye’de mera varlığında birinci olan bu şehir, küçükbaş hayvan varlığında birinci olan bu şehir, aslında mevcudun iki katı kadar daha fazla üretim yapma kabiliyetine ve kapasitesine sahip. İşte biz bunu gerçekleştireceğiz" dedi. "2002’ye kıyasla tarımsal destekler 23 kat arttı" "Van’ın çok kıymetli, çok çalışkan, çok değerli halkına da inşallah yatırımlarımızla katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Son 23 yılda tarım alanında 76 milyar civarında bir yatırımı Van’a getirmişiz. 2002’ye kıyasla tarımsal desteklerin 23 kat arttığını söylemek istiyorum" ifadelerini kullanan Bakan Yumaklı, "İlimize 7 baraj, 3 gölet, 17 sulama tesisi ve diğer yapılan yatırımlarla birlikte yaklaşık 400 bin dekarlık araziyi sulamaya açmışız. Yeter mi? Yetmez. İşte onun için biraz önce değerli vekilimin söylediği yatırımları inşallah planlıyoruz. Her birini tek tek buraya gelip sadece temel atmasını değil, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz inşallah. Uzun yıllardır beklenen Çaldıran Çubuklu Barajı’nda inşaat çalışmalarına başladık. Bununla ilgili hedefimiz en kısa sürede bunu bitirmek. Değerli kardeşlerim, bizler Recep Tayyip Erdoğan’ın yol arkadaşlarıyız. Bizler söyleyip arkamızı dönüp gitmeyiz. Bizler yapabileceğimizin sözünü veririz ve bunu yapar, bitirir, hizmete açarız inşallah. Bunu da hep birlikte gerçekleştirmiş oluyoruz. Erciş Pay Sulaması; bunda da 6 bin hektarlık bir alanı sulamaya açacağız. İpekyolu Bakraçlı Göleti; bunda da çalışmalara inşallah bu sene başlıyoruz. Saray Örenburç Göleti’nde çalışmalara geçen senenin sonunda başlamıştık, bu yıl devam edeceğiz. Gevaş İkizler Göleti; onu da yatırım programına aldık, inşallah ihalesini önümüzdeki ay yapmış olacağız. Bütün bu yatırımların yanında birçok şeyi sayabilirim, planladıklarımız da var; ama danışma meclisimizin o istişaresinin de hızlıca başlayabilmesi için bu kadarla iktifa ediyorum. AK Parti saflarında Türkiye’nin istiklalini ve istikbalini inşa etmek, bütün dava arkadaşlarımın onur olarak gördüğü bir husustur. Aynı zamanda bunun bir sorumluluk olduğunu, bir dava meselesi olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bu anlayışla, ben öncelikle Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan ve sizler gibi bir teşkilatın mensubu olmaktan gurur ve onur duyduğumu tekrar ifade ediyorum. Bu Danışma Meclisi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla, hürmetle selamlıyorum" şeklinde konuştu. Konuşmanın ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.