SAĞLIK - 11 Nisan 2026 Cumartesi 10:29

Özel çocukların nörogelişimsel süreçleri tek merkezde değerlendirilecek

A
A
A
Özel çocukların nörogelişimsel süreçleri tek merkezde değerlendirilecek

İstanbul’da Nörogelişimsel Değerlendirme Merkezi, çocuklarda gelişimsel farklılıkların erken dönemde tespit edilmesi ve multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmesi amacıyla hizmete başladı. Otizmden dikkat eksikliğine, öğrenme güçlüğünden konuşma bozukluklarına kadar birçok gelişimsel durum, farklı branşlardan uzmanların ortak değerlendirmesiyle ele alınacak.


Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi bünyesinde kurulan Nörogelişimsel Değerlendirme Merkezi, çocukların gelişim süreçlerini bilimsel testler ve multidisipliner değerlendirmelerle analiz ederek, erken tanı ve doğru yönlendirme sağlamayı hedefliyor. Merkezde çocuk ve ergen psikiyatrisi, çocuk nörolojisi, çocuk sağlığı, genetik hastalıklar ve gelişim alanında çalışan uzmanlar birlikte çalışarak, çocukların bilişsel, davranışsal ve nörolojik gelişimini kapsamlı şekilde değerlendiriyor. Merkez özellikle otizm spektrum bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), özgül öğrenme güçlüğü, gelişimsel gecikmeler ve konuşma bozuklukları gibi nörogelişimsel durumların erken tanısına odaklanıyor.



"Erken tanı çocukların yaşamını değiştirebilir"


Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Sert, merkezin çocuk sağlığı açısından önemli bir ihtiyaca cevap verdiğini belirtti. Sert, "Çocuklarda gelişimsel farklılıkların erken dönemde fark edilmesi hem akademik hem de sosyal gelişimi doğrudan etkiliyor. Hastanemizde kurulan NörogelişimselDeğerlendirme Merkezi ile çocukların gelişimini bilimsel ve bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeyi amaçlıyoruz. Farklı branşlardan uzmanların aynı çatı altında çalışması tanı sürecini daha hızlı ve doğru hale getiriyor" dedi.



"Çocukların gelişim süreci özellikle ilk yıllarda çok hızlı ilerler"


Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Emel Torun, erken çocukluk döneminin gelişim açısından kritik bir süreç olduğunu vurguladı. Torun, "Çocukların gelişim süreci özellikle ilk yıllarda çok hızlı ilerler. Bu dönemde fark edilen gelişimsel gecikmeler veya farklılıklar, uygun destek ve eğitim programlarıyla önemli ölçüde iyileştirilebilir. Merkezimizde yapılan gelişim testleri ve klinik değerlendirmeler sayesinde çocukların gelişim profili ayrıntılı şekilde analiz edilebiliyor" ifadelerini kullandı.



Genetik değerlendirme tanı sürecini güçlendiriyor


Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Genetik Hastalıkları Tanı ve Değerlendirme Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Ocak ise bazı nörogelişimsel durumların genetik faktörlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekti. Ocak, "Gelişimsel sorunların nedenini doğru anlamak, tedavi ve izlem planının doğru şekilde oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle gerekli durumlarda genetik değerlendirmeler ve ileri düzey testler uygulayarak tanı sürecini daha kapsamlı ve güvenilir hale getiriyoruz. Multidisipliner yaklaşım sayesinde çocukların sağlık durumunu yalnızca tek bir açıdan değil, tüm yönleriyle ele alabiliyoruz" dedi.


Ocak ayrıca tanı konulan genetik hastalıkların yalnızca mevcut hastanın yönetimi açısından değil, aynı zamanda ailenin gelecekteki gebelik planlaması açısından da kritik bilgiler sunduğunu vurguladı. Ocak, "Elde edilen genetik bulgular doğrultusunda ailelere ayrıntılı genetik danışmanlık veriyoruz. Bu kapsamda sonraki gebeliklerde hastalığın tekrar etme riskini değerlendiriyor ve gerekli durumlarda doğum öncesi tanı yöntemlerini planlıyoruz. Doğum öncesi tanı ile gebelik sürecinde bebeğin etkilenip etkilenmediği güvenilir yöntemlerle belirlenebilmektedir" ifadelerini kullandı.


Ocak, bazı durumlarda ise yardımcı üreme teknikleri ile birlikte uygulanan preimplantasyon genetik tanı yöntemlerinin önemli bir seçenek olduğunu belirterek, "Preimplantasyongenetik tanı sayesinde hastalığa neden olan genetik değişikliği taşımayan embriyolar seçilerek sağlıklı gebelik elde edilmesi mümkün olabilmektedir. Bu yaklaşım, özellikle tekrarlayan genetik hastalık öyküsü bulunan aileler için önemli bir avantaj sağlamaktadır" dedi.



Nörolojik değerlendirme gelişim haritasını ortaya koyuyor


Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Ece Gültekin, nörolojik değerlendirmelerin gelişimsel farklılıkların anlaşılmasında önemli rol oynadığını söyledi. Gültekin, "Dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü veya gelişimsel gecikmeler gibi durumların altında nörolojik faktörler bulunabiliyor. Bu nedenle çocukların nörolojik muayene ve değerlendirmeleri tanı sürecini güçlendiriyor. Multidisiplinerekip sayesinde çocukların gelişimsel durumu daha net ortaya konulabiliyor" diye konuştu.



Ailelere anlaşılır ve hızlı raporlama


Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Uzm. Dr. Umut Balatacı ise merkezin ailelere daha sistematik bir değerlendirme süreci sunduğunu ifade etti. Balatacı, "Merkezimizde çocuklar için gerekli test ve değerlendirmeler planlı bir şekilde gerçekleştiriliyor. Ekip tarafından yapılan değerlendirmelerin ardından ailelere kapsamlı bir geri bildirim sunuluyor. Amaç sadece tanı koymak değil, çocuğun gelişimini destekleyecek doğru yönlendirmeleri yapmak" dedi.


Balatacı, "Merkezimizde yapılan değerlendirmelerin ardından çocuklarımızın güçlü ve zayıf yönlerini somutlaştırıp, bireysel yol haritalarını netleştirmek, devam eden takiplerde değişebilecek ihtiyaçlar ile şekillenecek dinamik erken müdahale programlarını çocuğumuza özel olarak planlamak, öncelikle çocuklarımızın sağlığı için elzemdir. Ailelerin kafa karışıklığının giderilmesi ve bundan sonraki sürece daha etkin odaklanabilmeleri açısından ayrıca önemlidir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Tuzla Belediyesi 2025 yılı faaliyet raporu oy çokluğuyla kabul edildi Tuzla Belediyesi Nisan Ayı Meclis Toplantıları’nın ikinci birleşimi gerçekleştirildi. Toplantıda Tuzla Belediye Başkanı Av. Eren Ali Bingöl tarafından sunumu yapılan 2025 Yılı Faaliyet Raporu oy çokluğuyla kabul edildi. Kürsüde faaliyet raporuna ilişkin detaylı bir sunum gerçekleştiren Başkan Bingöl, iki yıl önce "umutlu gelecek" rotasıyla yola çıktıklarını ve tüm çabalarının merkezine Tuzla’yı ve Tuzlalıları koyduklarını vurguladı. İstanbul’un deprem kuşağında yer alması ve Tuzla’nın kritik lojistik konumu sebebiyle afete hazırlık çalışmalarına büyük ağırlık verdiklerini belirten Başkan Bingöl, ilçede 117 toplanma alanı ile 680 bin metrekarelik güvenli alan oluşturduklarını ifade etti. Başkan Bingöl, 30 bin çadır ve konteyner kapasitesi ile 150 bin kişilik barınma planını tamamladıklarını belirterek, bu rakamın ilçe nüfusunun neredeyse yarısına denk geldiğini kaydetti. Ayrıca UNESCO’nun "Tsunami Ready" programı kapsamında yürütülen çalışmalarla kıyı bölgelerinde uluslararası standartlarda hazırlık modeli oluşturulduğu açıklandı. Tasarruf ve doğru planlama ile rekor altyapı yatırımı Altyapı yatırımlarını Tuzla’nın 10-20 yıl sonrasını düşünerek planladıklarını belirten Başkan Bingöl, 2025 yılı boyunca 50 bin tonun üzerinde asfalt kaplama ve yama çalışması ile 5 bin 525 metre yeni yol yapıldığını aktardı. Başkan Bingöl, maliyet artışlarına rağmen doğru planlama ve israfın önlenmesiyle 2023 yılında alınan birim fiyatıyla aynı fiyata daha fazla asfalt alarak yol yapımını artırdıklarına dikkat çekti. Otopark yatırımları ve koku sorununa karşı tavizsiz denetim İlçedeki trafik sorununu azaltmak için İBB ile koordineli çalışmalara devam ettiklerini belirten Başkan Bingöl, vatandaşların günlük yaşamını kolaylaştıracak tamamen ücretsiz otopark projelerine hız verdiklerini ifade etti. Bu kapsamda 2025 yılında İçmeler Mahallesi’nde, 2026 yılı ilk çeyreğinde ise Cami Mahallesi’nde yeni otoparkların hizmete açıldığını belirten Başkan Bingöl, yıl boyunca trafiği daha da rahatlatmak için 3 yeni ücretsiz otoparkın daha vatandaşların kullanımına sunulacağını müjdeledi. Tuzla’nın önemli gündem maddelerinden biri olan koku sorununa da değinen Başkan Bingöl, kokuya neden olan kaçak vidanjör deşarjlarına karşı gece gündüz denetimler yapıldığını ve tespit edilen tüm olumsuzluklara anında cezai işlem uygulandığını vurguladı. Sosyal belediyecilikte Tuzla modeli: "Kimse yalnız hissetmeyecek" Ekonomik zorlukların yaşandığı dönemde güçlü bir sosyal destek ağı kurduklarını belirten Başkan Bingöl, hayata geçirilen sosyal projeleri şu sözlerle özetledi: "Emeklilere yönelik 15 bin TL pazar desteği sağlandı ve sosyal tesislerde çay fiyatı 3 TL’ye düşürüldü. Çölyak hastalarına glutensiz gıda, üniversite öğrencisi olan ailelere eğitim desteği ve YKS’ye girecek öğrencilere sınav ücreti desteği sağlandı. Kadınların üretime ve sosyal hayata katılımını artırmak amacıyla "Yerel Eşitlik Eylem Planı" (YEEP) tamamlanarak lansmanı yapıldı." Tuzla’da çocuklar kantin hizmetlerinden faydalanıyor Başkan Bingöl, "Eğitime Destek, Geleceğe Yatırım" sloganıyla hayata geçirilen anaokulu ve ilkokul kademesindeki 2 bin öğrenciye beslenme; ortaöğretim ve lise düzeyindeki 2 bin öğrenciye ise banka kartı şeklinde kantin kartı desteği verildiğini belirterek, ihtiyaç sahibi çocukların özgürce kantinden alışveriş yapabildiklerini, çocukların etiketlenmediğini ve bu sayede ayrıştırılmadıklarını söyledi. Başkan Bingöl ayrıca beslenme desteği paketlerinin üzerinde herhangi bir logo ve reklam unsuru bulunmadığını kaydetti. Doğa ve can dostlarına özel ilgi İlçeye 2025 yılında 59 bin metrekare yeni ve revize edilmiş yeşil alan kazandırılırken, Türkiye’de örnek bir model olarak Aydınlı ve Yayla mahallelerinde "Oyun Parkı Sokağı" konseptinin hayata geçirildiği vurgulandı. Başkan Bingöl, çevre yönetiminde TuzlaTık dijital uygulaması ile 18 bin ton ambalaj atığının geri dönüştürüldüğünü, ayrıca Vehbi Koç Vakfı iş birliğiyle yaklaşık 2 bin kapasiteli Koç Pati Rehabilitasyon Merkezi’nin temellerinin atıldığını ve bu merkezin ilçenin hayvan dostu vizyonunun en net sembollerinden biri olacağını ifade etti. 2026 yılı için büyük hedefler Sunumunda 2026 yılı hedeflerine de değinen Başkan Bingöl, ilçenin vizyonunu geliştirecek projeleri müjdeledi. Planlanan projeler arasında Tuzla Stadyumu, Yarı Olimpik Yüzme Havuzu, turizme değer katacak Antik Mendirek, Kapalı Pazar Alanı ve gençlerin akademik gelişimini destekleyecek teknolojik altyapıya sahip "Tuzla Kampüs" yer alıyor. Konuşmasının sonunda sürece katkı sağlayan ve yapıcı muhalefet yapan tüm meclis üyelerine teşekkür eden Bingöl, "Tuzla’da siyasi kutuplaşmanın da üstünde bir Tuzla kimliği ile taş üstüne taş koymak için yarışmayı çok kıymetli buluyorum. Düne göre iyiyiz, yarın daha iyi olacağız. Tuzla’nın değerine değer katmaya hep birlikte devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen sunumun ve meclis üyelerinin değerlendirmelerinin ardından oylamaya sunulan Tuzla Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu, oy çokluğuyla meclisten geçti.
Erzurum Erzurum’da kar kenti yeniden beyaza bürüdü Erzurum’da dün gece başlayan ve şiddetini artırarak sabaha kadar devam eden kar, kenti yeniden beyaza bürüdü. Erzurum’da gece boyu süren yağış ile kar kalınlığı 10 cm’ye ulaştı. Sabah saatlerinde evlerinden çıkan vatandaşlar beyaz bir örtüyle karşılaştı. Yüksek kesimlerde trafiği zaman zaman aksatan yağış karşısında ekipler çalışmalarını sürdürüyor. Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü, bölge genelinde havanın çok bulutlu, aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceğini, yağışların yerel olarak kuvvetli olacağının tahmin edildiğini, buzlanma ve don olayı beklendiğini açıkladı. Zirai don uyarısı yapan yetkililer, "Bölgemizde zirai don riski bulunduğundan ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir. Bölgemizde sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don olayı beklendiğinden vatandaşlarımızın dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir" dediler. Kuvvetli yağış uyarısında bulunan uzmanlar, "Bölgemiz genelinde yağışların, kuvvetli karla karışık yağmur ve kar (5-15 cm), yüksek kesimlerde ise yer yer yoğun kar (20 cm üzeri) yağışı şeklinde olması tahmin edildiğinden buzlanma ve don olayına bağlı ulaşımda aksamalar, tipi, kuvvetli yağmur beklenen yerlerde ise sel riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" ifadelerini kullandılar. Çığ uyarısında da bulunan meteoroloji uzmanları, "Bölgemizde yüksek kar örtüsü bulunan eğimli ve dik yamaçlarda çığ tehlikesi bulunduğundan yetkililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir" dediler.