GÜNDEM - 04 Ocak 2025 Cumartesi 13:30

Prof. Dr. Canan Karatay’dan aşılara ilişkin açıklamalar

A
A
A
Prof. Dr. Canan Karatay’dan aşılara ilişkin açıklamalar

Prof. Dr. Canan Karatay, “Neler Oluyor Hayatta” programına konuk oldu. Programda Prof. Dr. Karatay, ‘Meslekten men edilme’ kararıyla ilgili konuştu. Karatay, aşılar ve daha birçok konuda açıklamalar yaptı.



Prof. Dr. Canan Karatay, Kanal D ekranlarında hafta içi her gün yayınlanan ve sunuculuğunu Hakan Ural ile Ferda Yıldırım’ın sunduğu "Neler Oluyor Hayatta" programında önemli tavsiyelerde bulundu. Prof. Dr. Karatay “İnsanları korkutup ilaç ve test bağımlısı yapıyorlar” dedi.



“Bütün aşılara karşıyım”


Prof. Dr. Karatay’ın aşılara dair oldukça tartışma çıkaracak sözleri vardı. “Aşı olanların genetiği değiştirildi.” dedi. Karatay aşı olanlara şöyle seslendi: “Zeytinyağı pıhtı önler. Sabah akşam bir kahve fincan soğuk sıkım zeytinyağı öneriyorum. Pıhtıyı önler. Kırmızı et ve yağlar değil. Damarları tıkayan pıhtıdır. Pıhtıyı yapan da sıvılar.”



“Tüm aşılar tehlikeli”


Prof. Dr. Karatay, “Bütün aşılara karşıyım. Hepsi çok tehlikeli. İki yaşında kadar çocuklara yirmiden fazla aşı yapılıyor ve bütün çocuklar hasta. Hani koruyordu? Bu tamamen aşı firmalarına ve Bill Gates’e yarıyor. Aşıların içi zehir dolu. Kısırlık yapıyor“ şeklinde konuştu.



Pıhtıyı ne önler?


Pıhtıyı ne önler sorusunu cevaplayan Prof. Dr. Karatay, “Bol bol su ve kristal kaya tuzu pıhtıyı önler. Yağlar çok önemli. Balık yağı ve zeytinyağı kullanan kişilerde ölüm de olmuyor. Pıhtı da atmıyor” dedi



Süt ve süt ürünleri tehlikeli mi?


Prof. Dr. Karatay, son dönemde oldukça tartışılan süt ve süt ürünlerine de değindi. Karatay, “İnek sütünden yapılmış peynir tehlikelidir. Hakiki ve şirden mayalı peynir olacak. Süt tozundan yapılmış, yapay peynirler zararlı. İnek sütünden yapılmış peyniri tüketmeyin” diye konuştu.



Kabızlık sorunu


İnsanların son dönemde gitgide artan kabızlık problemlerine de değinen Prof. Dr. Karatay, “Kristal tuz yemeyen ve ekmek yiyen insanda kabızlık olur. Kristal kaya tuzlu su kabızlığı giderir. İnsanları korkutup ilaç ve test bağımlısı yapıyorlar” dedi.



Aralıklı oruç konusunda da sözleri önemliydi. Ara öğün yapmanın yanlış olduğunu aktaran Prof. Dr. Karatay, “İki öğün sağlıklı, 3 öğün tehlikelidir” dedi. D vitamini ve magnezyumun önemine de değindi.



Kahvesevenlerin içini rahatlattı


Prof. Dr. Karatay, kahveden vazgeçemeyenlerin içini rahatlatacak açıklamalar da yaptı. Kahvenin Alzheimer hastalığını önlediğini söyleyen Karatay, tek bir kahvenin asla içilmemesi gerektiğini söyledi; suda çözünen granül kahveler.



“Antibiyotik en büyük zehir”


Prof. Dr. Karatay’ın, hastalıkların arttığı bu dönemde antibiyotik alımı konusunda da şiddetli uyarıları vardı. İlaç olarak alınan antibiyotiklerin en büyük zehir olduğunu aktaran Karatay, doğal antibiyotik olarak sirke kullanabileceğini söyledi. Karatay, “Vücudunuzu hastalıklardan korumak için sabah – akşam sirke için” dedi.



“Tamamen itibarsızlaştırma çabası”


“Meslekten men edilme” kararıyla ilgili canlı yayında konuşan Karatay “Beni itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar” dedi. Yıllar önce tedavi ettiği bir hastaya tuz vererek ölümüne sebep olduğu gerekçesiyle hakkında “Meslekten men edilme” talebiyle dava açılan Prof. Dr. Karatay, 4 sene boyunca tedavi ederek hastayı iyileştirdiğini, sonraki 4 sene boyunca kendisini hiç görmediğini ve bu sırada hayatını kaybettiğini anlattı. Karatay, “Hepsi yalan haber, bu kötülemenin sebebi de ilaç satamayan firmalardır” dedi.



Prof. Dr. Canan Karatay’dan aşılara ilişkin açıklamalar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Türkiye’nin dijital geleceğini, güçlü fiber altyapı ve 5G odaklı yerli teknolojilerle bugünden inşa ediyoruz" Türk Telekom, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları, öncü 5G çalışmaları ve teknoloji üretme vizyonuyla tamamlarken, 2026’yı 5G ile iletişimde dönüşümün yılı haline getirmek üzere stratejik adımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Türk Telekom, Türkiye’nin her köşesini yeni nesil altyapılarla birbirine bağlarken, yerli ve milli ürün ve projeler geliştirmeyi sürdürüyor. Yeni yıla girerken değerlendirmelerde bulunan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, 2025 yılını güçlü altyapı yatırımları ile tamamladıklarını, 2026’yı ise 5G ile iletişimde dönüşümün yılı yapma vizyonuyla hareket edeceklerini belirterek şu açıklamada bulundu: "Ülkemizin her köşesini fiberle birbirine bağlayarak dijital geleceği bugünden inşa ediyoruz" "Şirket olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye’nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik eşiklerin aşıldığı bir yıl olurken; ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye’nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi uçtan uca saran ve 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaştı. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine taşıyarak, dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G’ye geçiş sürecinde ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar tüm alanlarda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım, 5G Haptic (Dokunsal) Eldivenli VR Kukla Tiyatrosu, 5G ile ilk canlı maç yayını, ilk milli endüstriyel 5G şebeke, 5G altyapısı ile Atatürk Kültür Merkezi’nde VR gözlükle yenilikçi sanat deneyimi gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye’yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz." "5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmak amacıyla yerli çözümler geliştirdik" 5G’yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak gördüklerinin altını çizen Şahin, "Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürürken, 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu pekiştirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ise ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026’dan itibaren Türkiye’nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye’nin 5G’de de öncü ülkelerden biri olması için çalışıyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve millî teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia’nın geliştirdiği yenilikçi çözümler ile 70’in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi’ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Şirket olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G’nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye’yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz" dedi.