SAĞLIK - 19 Ocak 2025 Pazar 10:03

Prof. Dr. Faruk Buyru: “Rahim ağzı kanseri, tarama programları ve aşı ile önlenebiliyor”

A
A
A
Prof. Dr. Faruk Buyru: “Rahim ağzı kanseri, tarama programları ve aşı ile önlenebiliyor”

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, tarama programları ile erken belirlenebilen rahim ağzı kanserinde aşının büyük ölçüde önem taşıdığına dikkat çekti.


Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, yaptığı yazılı açıklamada, rahim ağzı kanserinin cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon hastalığı olduğunu ve Human Papilloma Virüsü’nün (HPV) rahim ağzı kanserine yol açan bir etken olduğunu belirtti. Prof. Dr. Buyru, rahim ağzı kanserinin en önemli tarafının kanser gelişmeden belirlenebilmesi olduğunu kaydetti.



“Aşı yaparak hastalığı önlemek mümkün olabiliyor”


Rahim ağzı kanserini önlemenin iki yolu olduğuna dikkati çeken Buyru, “Biri bütün topluma, belirli yaş aralığında kız ve erkek çocuklarına aşı yapılması. Çünkü bu HPV ile ilişkili bir enfeksiyon hastalığı olduğu için büyük ölçüde aşı yaparak hastalığı önlemek mümkün olabiliyor. Buna ek olarak aşı yapılmış olsa da yine 21 yaş üstü kadınların HPV açısından taranması veya pap smear yapılıp, rahim ağzı kanserine dönüşebilecek problem olup olmadığının araştırılması hastalığın ortaya çıkmasını büyük ölçüde engelliyor” dedi.



“Ülkemiz bu açıdan oldukça başarılı”


Türkiye’nin kanser tarama programlarındaki başarısını anlatan Prof. Dr. Faruk Buyru, “Gelişmiş ülkelerde hem aşı yapılması hem tarama yönteminin tüm topluma düzgün olarak uygulanması sayesinde rahim ağzı kanseri giderek daha az görülüyor. Ama gelişmemiş ülkelerde rahim ağzı kanseri hem sosyoekonomik düzeyle hem de tarama yönteminin tam olarak uygulanmaması ile ilgili olarak daha sık karşımıza çıkan bir hastalık. Ülkemiz bu açıdan oldukça başarılı. Sağlık Bakanlığı’nın KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) ve aile hekimliklerinde ücretsiz uyguladığı bir HPV tarama yöntemi var. KETEM’lerde, kadın sağlığı merkezlerinde, aile hekimliklerinde uygun olan hastalarda yani gerekli şartlara uyan hastalarda ücretsiz olarak bu tarama yöntemi uygulanabiliyor. Eğer tarama yönteminde bir problem tespit edilirse daha ileri yöntemlere başvurup gerek teşhis gerek tedavi açısından önlemler alarak hastalığın tüm toplumdan uzaklaştırılması amaçlanıyor” ifadelerini kullandı.



“21 yaş üzeri kadınların tarama yaptırmasını öneriyoruz”


21 yaş üzeri kadınların tarama yaptırmasını önerdiklerini belirten Buyru, “21 yaşından sonra evli olan veya cinsel aktivitesi olan kadınlar için bu yöntemleri öneriyoruz. Daha önce cinsel ilişkide bulunmayan bir kadın için bu yöntemlere başvurmaya gerek yok. Çünkü rahim ağzı kanseri cinsel yolla bulaşan bir hastalık. Eğer daha önce cinsel aktivitede bulunmuşsa 21 yaşından sonra her kadının HPV taraması veya smear yöntemi ile araştırılması ve bunun belirli aralıklarla tekrarlanması gerekir” şeklinde konuştu.



“Tarama ile kansere dönüşebilecek lezyonların tespit ediliyor”


Tarama ile kansere dönüşebilecek lezyonların tespit edildiğini aktaran Buyru, "Bu lezyonların çok az bir kısmı kansere dönüşse de kansere dönüşüm süresi oldukça uzun. Yani bir problem tespit etseniz de bu hemen kanser olmuyor. Eğer takip edilmezse ve gerekli şartlarda tedavi yapılmazsa bunun kansere dönüşmesi 6-7-8 sene sürebiliyor. Onun için mutlaka aile hekimliğine, KETEM’e veya doktorunuza başvurup ücretsiz olarak bu tarama yönteminin uygulanması çok önemli” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BTSO’nun UR-GE gücü Bursa’yı küresel pazarlara taşıyor Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğü Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ve Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleriyle Bursa iş dünyasının ihracat kapasitesini istikrarlı bir şekilde güçlendiriyor. BTSO’nun öncülüğünde hayata geçirilen projeler, firmaların küresel pazarlara daha planlı, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapıyla açılmasını sağlayan güçlü bir kümelenme modeli sunuyor. BTSO, Türkiye genelinde UR-GE projeleri yürüten 98 kurum arasında, bugüne kadar hayata geçirdiği 48 UR-GE projesiyle lider konumda bulunuyor. Bu projelerin 31’i başarıyla tamamlanırken, 17 UR-GE projesi aktif olarak devam ediyor. UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında bugüne kadar yaklaşık bin 700 firma ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelerek ihracat yetkinliklerini geliştirdi. Kümelenme yaklaşımıyla yürütülen çalışmalar sayesinde firmalar, uluslararası pazarlara bireysel çabaların ötesinde, birlikte hareket etmenin avantajlarını kullanarak açıldı. UR-GE projelerinde yer alan firmaların ihracat performanslarının Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmesi, bu modelin sahadaki başarısını da ortaya koydu. Bursa iş dünyası küresel pazarlarda Projeler kapsamında firmalara yüzde 75’e varan devlet destekleriyle yurt dışı pazarlama faaliyetleri, alım heyeti organizasyonları, uluslararası fuar katılımları ile eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunuldu. Bugüne kadar gerçekleştirilen 114 yurt dışı pazarlama faaliyetiyle Bursa’nın üretim gücü dünyanın dört bir yanındaki stratejik pazarlara taşınırken, 35 farklı ülkeye yapılan ziyaretlerle Bursa sanayisi küresel ticaret ağlarına entegre edildi. UR-GE projeleri kapsamında bugüne kadar 83 alım heyeti organizasyonuyla binlerce yabancı alıcı Bursa’da firmalarla birebir iş görüşmelerinde buluşturuldu. UR-GE projeleri yalnızca saha faaliyetleriyle sınırlı kalmadı; ihracat yetkinliklerini artırmaya yönelik 155 teknik eğitim ve kurumsallaşma odaklı 70 stratejik danışmanlık çalışmasıyla firmaların dönüşüm süreci desteklendi. BTSO’dan en iyi uygulama örnekleri BTSO’nun UR-GE ve HİSER projelerinde ortaya koyduğu proje kalitesi, ulusal ve uluslararası düzeyde de takdir gördü. Tekstil, bebe-çocuk konfeksiyonu, otomotiv yan sanayi ve sağlık sektörlerinde yürütülen projeler Ticaret Bakanlığı tarafından "Türkiye’nin En İyi Uygulama Örnekleri" arasında gösterildi. Ayrıca JUNIOKIDS kümelenmesi, Avrupa Kümelenme Mükemmelliği Bronz Marka Sertifikası’nı alarak yönetim ve organizasyon kabiliyetini uluslararası alanda tescilledi. Sanayiden hizmet sektörüne kadar geniş bir yelpazede yürütülen UR-GE ve HİSER projeleri; makine ve otomasyondan tekstil ve konfeksiyona, otomotiv ve savunma sanayisinden gıda, sağlık, turizm, mobilya ve inşaat sektörlerine kadar birçok alanda Bursa iş dünyasının küresel rekabet gücünü artıran bir yapı oluşturdu. 2025 yılında da yoğun dış ticaret trafiği BTSO, 2025 yılında da bu birikimi sahaya yansıtan yoğun bir performans sergiledi. Yıl içerisinde 21 yurt dışı pazarlama faaliyeti ve 10 alım heyeti organizasyonu gerçekleştirildi. Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Cezayir ve Gana gibi stratejik pazarlarda düzenlenen programlar kapsamında Bursalı firmalar; Tokyo, Londra, Dubai, Riyad, Chicago, Los Angeles ve Akra gibi küresel ticaret merkezlerinde yeni iş bağlantıları kurma imkânı buldu. 2025 yılı faaliyetleri, firmaların pazar çeşitliliğini artırırken ihracat ağlarını da daha güçlü ve sürdürülebilir hale getirdi. Bursa yerli ve milli üretim kapasitesiyle gücünü artıracak BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerin üretim ve ihracat kapasiteleri üzerindeki baskıyı artırdığını belirterek, bu sürecin firmaları daha katma değerli üretime ve yeni pazarlara yönelttiğini söyledi. Dünya ticaretinde rekabetin her geçen gün daha da yoğunlaştığını ifade eden Burkay, bu ortamda güçlü bir ihracat performansının ancak doğru stratejiler ve ortak hareket kabiliyetiyle mümkün olduğunu vurguladı. UR-GE projelerinin bu dönüşüm sürecinde firmalar için önemli bir kaldıraç görevi üstlendiğini kaydeden Burkay, "Ticaret Bakanlığımızın destekleriyle bugüne kadar hayata geçirdiğimiz 48 UR-GE projesi, firmalarımızın küresel pazarlara açılmasını sağlarken, yerli ve milli üretim kabiliyetimizi uluslararası arenada daha görünür hale getiriyor. Kümelenme modeliyle oluşturduğumuz bu yapı, firmalarımızın bilgi, deneyim ve ihracat vizyonunu ortak bir zeminde buluşturuyor" dedi. "Yeni UR-GE projelerimizle sektörlerimize destek vermeyi sürdüreceğiz" BTSO olarak firmaları birlikte hareket eden güçlü bir yapı içinde desteklediklerini ifade eden Burkay, bu yaklaşımın küresel rekabette kalıcı başarı sağladığını belirterek, "UR-GE projeleriyle üyelerimizin üretim gücünü, katma değerli üretim anlayışını ve ihracat potansiyelini dünya pazarlarına taşıyoruz. Bu süreçte başta Ticaret Bakanlığımız olmak üzere katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sektörlerin ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda yeni UR-GE projelerini hayata geçirmeye devam edeceklerini kaydeden Burkay, "Amacımız, Bursa iş dünyasının dünya pazarlarında çok daha güçlü, etkin ve sürdürülebilir bir konumda yer almasını sağlamak. BTSO olarak, üyelerimizin küresel ticarette rekabet gücünü artıracak her türlü çalışmayı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.