POLİTİKA - 14 Mart 2026 Cumartesi 21:12

Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Sağlık hizmetleri, birer görev olmakla birlikte, birer sorumluluk ve emanet bilinci de taşımaktadır"

A
A
A
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Sağlık hizmetleri, birer görev olmakla birlikte, birer sorumluluk ve emanet bilinci de taşımaktadır"

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "İnsan hayatına dokunan her bir sağlık çalışanımız, esasen insanlığın ortak değerleri olan iyiliği ve doğruluğu da temsil etmektedir. Bu nedenle sağlık hizmetleri, birer görev olmakla birlikte, birer sorumluluk ve emanet bilinci de taşımaktadır. Bizler de bu emanet ve sorumluluk bilinciyle, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 23 yılda, tarihi bir dönüşümü hep birlikte gerçekleştirdik. Bu dönüşümün ardında, güçlü bir irade, milletine adanmış bir liderlik ve insanı merkezine alan bir vizyon vardır" dedi.


Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 14 Mart Tıp Bayramı kapsamında sağlık çalışanlarıyla iftar programında bir araya geldi. İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü’nde düzenlenen programa ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ile sağlık çalışanları katıldı.



"Sağlık alanında uluslararası bir düzeyde, taktir gören ve örnek alan güçlü organizasyon kabiliyetini açıkça ortaya koymaktadır"


Sağlık Bakanı Memişoğlu, sağlık hizmetlerinin emanet taşıma bilincinde olduğuna vurgu yaparak, "İnsan hayatına dokunan her bir sağlık çalışanımız, esasen insanlığın ortak değerleri olan iyiliği ve doğruluğu da temsil etmektedir. Bu nedenle sağlık hizmetleri, birer görev olmakla birlikte, birer sorumluluk ve emanet bilinci de taşımaktadır. Bizler de bu emanet ve sorumluluk bilinciyle, Sayın Cumhurbaşkanımız liderliğinde son 23 yılda, tarihi bir dönüşümü hep birlikte gerçekleştirdik. Bu dönüşümün ardında, güçlü bir irade, milletine adanmış bir liderlik ve insanı merkezine alan bir vizyon vardır. Bugün Türkiye, modern hastaneleri, gelişmiş yoğun bakım üniteleri, nitelikli yatak kapasiteleri ve dev sağlık ordusuyla güçlü ve yaygın bir sağlık sistemine sahiptir. Her gün, milyonlarca vatandaşımıza temas eden bu yapı, ülkemizin sağlık alanında uluslararası bir düzeyde, taktir gören ve örnek alan güçlü organizasyon kabiliyetini açıkça ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.



"En güçlü sağlık sistemi ve en gelişmiş altyapı dahi onu ayakta tutan fedakar sağlık çalışanları olmadan gerçek anlamını bulamaz"


Konuşmasına devam eden Bakan Memişoğlu, "Türkiye vizyonumuzun en kıymetli eserlerinden olan milli mühendislik gururumuz, Gökbey helikopter ambulanslarımızla bu yıl filomuza katılarak, vatandaşlarımızın şifası için göreve başlayacaklardır. İlaçtan, aşıya, tıbbi cihazdan, biyo teknolojiye kadar uzanan her alanda, yerli ve milli üretim hamleleriyle sağlık teknolojilerinde küresel ölçekte söz sahibi olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz. En güçlü sağlık sistemi ve en gelişmiş altyapı dahi onu ayakta tutan fedakar sağlık çalışanları olmadan gerçek anlamını bulamaz. Pandemi döneminde, afet zamanlarında ve ihtiyaç duyulan her alanda gece gündüz demeden görev yapan hekimlerimiz ve sağlık çalışanlarımız, milletimizin gözünde müstesna bir yere sahip. Göstermiş olduğunuz özveri ve adanmışlık, aziz milletimizin sağlık sistemine duyduğu güvene ve memnuniyete de yansımıştır. TÜİK verilerine göre, sağlık hizmetlerinde memnuniyet oranı, son bir yılda 6.2 puan artmıştır. Bu yükseliş, doğru yolda olduğumuzun açık bir göstergesidir. Hekimlerimizi ve sağlık çalışanlarımızı en iyi şekilde yetiştirmeye devam edeceğiz, milletimizin sağlığı için daha çok çalışacağız" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Güvenlik görevlisi çatı katını sanat atölyesine çevirdi Bursa’nın İnegöl ilçesinde 25 yıldır resim yapan güvenlik görevlisi Yüksel Kılıçoğlu (45), resim tutkusu dolayısıyla 3 katlı evinin 3’üncü katını resim atölyesine çevirdi. 25 yıllık süre içerisinde 1000 eser resmeden Kılıçoğlu, "Kalp Heybesindeki Sözler" isimli şiir kitabını da yeni çıkardı. Kişisel sergiler de açarak vatandaşların ilgisini çeken Kılıçoğlu, çeyrek asırlık sanat hayatını devam ettirmek için çalışacağını söyledi. Sanat hayatını anlatan Yüksel Kılıçoğlu (45), "Ardahan Posof Baykent köyünde doğdum. Yedi kardeşin en büyüğüyüm. İlkokulu ve ortaokulu Posof’ta Baykent Köyü İlkokulu ve Aşık Zülali Ortaokulu’nda okuduktan sonra Ardahan Endüstri Meslek Lisesi’nden mezun oldum. Daha sonrasında ufak bir aşıklık iş hayatı, İstanbul ve askerlik Amasya Çavuş talimgahında da Çavuş olarak askerliğimi bitirdim. 26 sene önce Bursa İnegöl’e yerleştim, burada da evlendim. İki tane kız çocuğum var. Sonrasında özel bir firmada güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bunun yanı sıra da ortalama 25 yıldır bir çeyrek asır demek. Böyle yakma, yağlı boya resimler yapıyorum. Resmin her türlüsüne tutkum var. Bununla zamanımı geçiriyorum, boş zamanlarımı geçiriyorum. Ayrıca yıllardan beri yaptığım bu resme tuvale döktüğüm renkleri bir de böyle ’Kalp Heybesindeki Sesler’ diye bir şiir kitabı çıkararak duygularımı da buraya yazdım. Bu biraz yöresel, biraz da gönlümüzden kopan kalp heybesi gibi sözlerle beraber biraz aşk ile alakalı şiirlerim var. Bu şiirlerimi de zamanında böyle küçük kağıtlara yazmıştım, hatta lise dönemine ait böyle siyah kaplı bir defterim var. Ondan biriktirdiğim şiirleri bazen de kendimce duygularımı dökerek yazdığım hepsini toplayarak yaptığım böyle güzel bir kitap. Böyle inşallah sizin ilginize bırakıyorum. İnşallah beğenirsiniz" dedi. Çatı katını atölyeye çevirdi Dana öncesinde resimlerini sergilemek için atölye olarak çatı katını kullandığını belirten Kılıçoğlu, "Sonrasında da böyle güzel bir sergi açalım, bunun artık evde olmayacağını, herkesin beğenisine sunmamız gerektiğini düşündüm. Sonrasında İnegöl Kent Müzesi’nde sergi açmıştık. Devamında İnegöl AVM’de ve İstanbul, Zonguldak gibi yerlerde de sergiler açtım. 1000’e yakın eserim vardı. Eserlerim bazen de böyle derneklere bağışlar yaptım. Bunlar da güzel bir şey, hediyeler ettim. Onun yanı sıra da hala devam ediyorum. Yakma resimler, yağlı boya böyle devam ediyorum" diye konuştu. 288 şiir yazdı Yazdığı kitabında 288 şiire yer verdiğini kaydeden Kılıçoğlu, "Şiirlerimde biraz yöresel bizim memleketle alakalı biraz Bursa İnegöl ile alakalı. Şu an bulunduğum yer ile alakalı ve diğer şiirlerimde biraz kalpten gelen biraz aşkla alakalı şiirlerim böyle" şeklinde konuştu. Hedeflerinden bahseden Kılıçoğlu, "Bundan sonraki hedef projem nasip olursa Kent Müzesi’nde yine bir sergi düzenleyeceğiz. Sağ olsun müdürlerimiz bize güzel bir iyilik yaptılar. Biz de başvurumuzu yaptık, nasip olursa yedinci ayın 10’u gibi güzel bir sergi açacağız İnegöl Kent Müzesi’nde. Ondan sonraki süreçte de nasip olursa kitap tanıtımı için imza günü falan olabilir. Onu düşünüyorum İstanbul’da, sonra bizim derneğimiz sağ olsun Posoflular Derneği bunun için bir imza günü diye bize söylediler. Sağ olsun dernek başkanımızda güzel bir imza günü düzenleyeceğiz nasip olursa. Tabii ki bir eser bırakabilmek çok güzel bir şey. Biz de hem insanların gözüne hem de kalbine hitap edebildiysek ben bunun için çok mutlu oluyorum. Yani en azından kişi baktığında bir resimle, bir resme baktığında bu senin eserin demesi çok çok hoşuma gidiyor. Biraz da övgü istiyor insan ister istemez, bunun bir karşılığı olması lazım. Karşılık her zaman para değildir ama bir övgüyü, bir nezaketi, bir zarifliği istiyor insan ister istemez. Bizim düşüncemiz de böyle. En azından insanların kalbine azıcık dokunabildiysem bu çok güzel bir şey. Benim için mutluluk veren bir şey. Eserlerime devam edeceğim bundan sonraki süreçlerde de Allah fırsat verirse, nasip olursa. Devam ediyorum, nasip olursa belki ikinci kitabımda olabilir. Tabi buna zaman lazım, bu duygular hemen yeşermiyor. Zamanla olabilir, ikinci bir kitabımı düşünüyorum. Böyle devam ediyorum. İleriki zamanlarda yine başka illerde sergi projelerim var. İstanbul’da şu an bu devam ediyor. Böyle bir sergi düşünüyorum. Sonra Ankara’da devam ediyor. Orası olabilir ama bu ileriye yönelik. Şu an kitabımın tadını çıkarmaya çalışıyorum. Duygularım burada, inşallah alan okuyan beğenir" dedi.
Nevşehir Eşinin sözünü dinlemedi, 2,5 milyon TL’lik dolandırıcılıktan son anda kurtarıldı Nevşehir’de yaşayan İbrahim Şahin, eşinin tüm uyarılarına rağmen kendilerini polis olarak tanıtan telefon dolandırıcılarına inanarak bankadaki altınlarını bozdurdu. İnternet bankacılığı üzerinden 2 milyon 500 bin TL’yi dolandırıcıların hesabına göndermeye çalışan Şahin, banka görevlilerinin dikkati ve polis ekiplerinin zamanında müdahalesi sayesinde son anda büyük zarardan kurtarıldı. Olay, sabah saat 08.30 sıralarında başladı. İbrahim Şahin’i telefonla arayan ve kendisini polis memuru olarak tanıtan şahıs, sicil numarası ve dosya numarası vererek, güven kazandı. Yaklaşık 1,5 saat boyunca telefonda kalan dolandırıcılar, Şahin’i psikolojik baskı altına alarak banka hesapları, birikimleri ve mal varlığı hakkında bilgi aldı. Dolandırıcıların yönlendirmesiyle bankada kiralık kasada bulunan altınlarını alan Şahin, bir sarrafta altınları bozdurdu. Eşi tarafından "Bunlara inanma, dolandırıcı olabilirler" şeklinde uyarılmasına rağmen paniğe kapılan Şahin, bozdurduğu altınlardan elde ettiği 2 milyon 500 bin TL’yi internet bankacılığı üzerinden dolandırıcıların verdiği hesaba aktarmaya çalıştı. Yapılan yüksek tutarlı işlemi şüpheli bulan banka yetkilileri durumu polis ekiplerine bildirdi. Kısa sürede bankaya gelen polis ekipleri, uzun uğraşlar sonucu İbrahim Şahin’i ikna etti. Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda gönderilmek istenen paraya bloke konuldu. Dolandırıcıların saatler boyunca ’operasyon yürütüyoruz, seni takip ediyoruz, devlet adına işlem yapıyoruz’ diyerek baskı kurduğu, zaman zaman tehdit ve hakaretlerde bulunduğu öğrenildi. Yaşadığı korku nedeniyle sağlığının da bozulduğunu belirten İbrahim Şahin, eşinin sözünü dinlemediği için büyük pişmanlık yaşadığını söyledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.