SAĞLIK - 14 Nisan 2025 Pazartesi 10:05

"Sağlıklı beslenme ile kalp hastalıklarını önlemek mümkün"

A
A
A
"Sağlıklı beslenme ile kalp hastalıklarını önlemek mümkün"

Beslenmenin kalp sağlığını korumanın en temel ve etkili yollarından biri olduğuna dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Doğaç Okşen, "Ne yediğimiz, kalp-damar sistemimizin nasıl çalışacağını doğrudan etkiler. Sağlıklı bir beslenme düzeni; kan basıncını dengeler, kolesterol seviyelerini kontrol altında tutar, kan şekerini düzenler ve damar sertliğini önler. Dengeli ve bilinçli bir beslenme tarzı; yalnızca kalp hastalıklarını önlemekle kalmaz, mevcut risk faktörlerinin de kontrol altına alınmasına yardımcı olur" dedi.



Medical Park Bahçelievler Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Doğaç Okşen, 14-20 Nisan Kalp Sağlığı Haftası dolayısıyla sağlıklı bir kalp için yapılması gerekenler konusunda açıklamada bulundu.



Kalp hastalıklarından korunmanın büyük ölçüde mümkün olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Okşen, "Kalp-damar hastalıklarının çoğu, yaşam tarzıyla doğrudan ilişkilidir ve risk faktörleri kontrol altına alınarak önlenebilir ya da geciktirilebilir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre kalp hastalıklarının yaklaşık yüzde 80’i önlenebilir niteliktedir. Kalp ve damar hastalıkları dünyada ve Türkiye’de ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Ancak bu tablo kader değil. Uygun yaşam tarzı değişiklikleriyle kalp hastalıklarının büyük kısmı önlenebilir" diye konuştu.



"30’lu yaşlarda kalp krizi vakaları arttı"


Kalp hastalıklarının genellikle 50 yaş üstünde sık görüldüğünü söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Okşen, "Ancak son yıllarda hareketsiz yaşam tarzı, kötü beslenme ve stres nedeniyle 30’lu yaşlarda da kalp krizi vakaları artmaktadır. Diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği gibi risk faktörleri erken yaşta ortaya çıkarsa, hastalık da daha erken kapıyı çalabiliyor. Genelde erkeklerde kadınlara kıyasla kalp hastalığı riski daha yüksektir. Erkeklerde kalp hastalıkları genellikle daha erken yaşlarda başlar (özellikle 45 yaş sonrası). Kadınlarda ise menopoz sonrası koruyucu östrojen etkisinin azalmasıyla risk artar (genellikle 55 yaş sonrası belirginleşir). Yani kadınlar da özellikle 50 yaş sonrasında dikkatli olmalıdır" dedi.



"Her yıl yaklaşık 200 bin kişi kalp krizi geçiriyor"


İstatistiki verilerden bahseden Dr. Öğr. Üyesi Okşen, "Türkiye’de kalp hastalıkları ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir. 2024 yılı itibariyle TÜİK ve Türkiye Sağlıkta Hizmet Derneği (TSHD) verilerine göre, her yıl yaklaşık 200 bin kişi kalp krizi geçirmektedir. Kalp-damar hastalıkları, tüm ölümlerin yüzde 36’sını oluşturarak ülkemizdeki en yaygın ölüm nedenlerinden biri olma özelliğini korumaktadır" şeklinde konuştu.



"Kalp sağlığını olumsuz etkileyen durumlar"


Kalp sağlığını olumsuz etkileyen birçok faktör bulunduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Okşen, şu bilgileri paylaştı:


"Bu faktörler kontrol edilebilen ve edilemeyen riskler olarak ikiye ayrılır. Kontrol edilebilir risk faktörleri, yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir veya azaltılabilir. Bunların başında sigara kullanımı gelir. Sigara, damarların daralmasına, kanın pıhtılaşmasına ve kalp krizinin kolaylaşmasına neden olur. Yüksek tansiyon (hipertansiyon), damar iç yüzeyine zarar verir ve kalbi zorlayarak kalp yetmezliğine zemin hazırlar. Yüksek kolesterol ise damar duvarlarında plak birikimine neden olur ve damarların tıkanmasına yol açar. Diyabet hastalarında damar hasarı daha hızlı geliştiği için kalp hastalığı riski önemli ölçüde artar. Ayrıca fazla kilo ve obezite; kan basıncını, kolesterolü ve insülin direncini artırarak kalp sağlığını tehdit eder. Hareketsiz yaşam tarzı, kalbin dayanıklılığını azaltır ve kilo alımına neden olur. Sağlıksız beslenme (özellikle fazla tuz, şeker ve doymuş yağ tüketimi), kalp-damar sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşturur. Aşırı alkol tüketimi ritim bozukluklarına ve kalp kası zayıflığına yol açabilir. Kronik stres ve kötü uyku düzeni de kalp sağlığı üzerinde baskı oluşturur, kortizol düzeylerini artırarak tansiyonu yükseltebilir."



"Aşırı tuz tüketimi kalbin daha fazla çalışmasına neden oluyor"


Beslenmenin, kalp sağlığını korumanın en temel ve etkili yollarından biri olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Okşen, "Ne yediğimiz, kalp-damar sistemimizin nasıl çalışacağını doğrudan etkiler. Sağlıklı bir beslenme düzeni; kan basıncını dengeler, kolesterol seviyelerini kontrol altında tutar, kan şekerini düzenler ve damar sertliğini önler. Buna karşılık, sağlıksız beslenme alışkanlıkları kalp hastalıklarının temel nedenlerinden biri olarak kabul edilir. Kalp dostu bir diyet; sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller, sağlıklı yağlar (özellikle zeytinyağı ve Omega-3 yağ asitleri) ve az miktarda doymuş yağ içeren besinlerden oluşmalıdır. Lif oranı yüksek gıdalar kolesterolün emilimini azaltır. Trans yağlar ve aşırı doymuş yağ içeren işlenmiş gıdalar ise kötü (LDL) kolesterolü artırarak damar tıkanıklığına neden olabilir. Aşırı tuz tüketimi, vücutta sıvı tutulumuna ve yüksek tansiyona yol açar; bu da kalbin daha fazla çalışmasına neden olur. Şekerli içecekler ve yüksek glisemik indeksli gıdalar ise obezite, insülin direnci ve diyabet riskini artırarak kalp hastalıklarına zemin hazırlar. Aynı zamanda fazla kilo, kalbin yükünü artırır ve kalp yetmezliği gelişimini kolaylaştırabilir. Sonuç olarak, dengeli ve bilinçli bir beslenme tarzı; yalnızca kalp hastalıklarını önlemekle kalmaz, mevcut risk faktörlerinin de kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Sağlıklı beslenme bir tedavi değil, bir önleme stratejisidir ve kalp sağlığı açısından vazgeçilmezdir" ifadelerini kullandı.



Dr. Öğr. Üyesi Okşen, kalp krizi riskini azaltacak 10 öneriyi şöyle açıkladı:


"Sigarayı bırakın: Sigara içmek kalp krizi riskini 2–4 kat artırır. Sigarayı bırakmak, riski kısa sürede azaltır.


Düzenli egzersiz yapın: Haftada en az 150 dakika orta düzey (tempolu yürüyüş, bisiklet) egzersiz yapın. Fiziksel aktivite, damar elastikiyetini artırır ve kolesterolü dengeler.


Sağlıklı beslenin: Sebze, meyve, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar içeren Akdeniz tipi beslenmeyi tercih edin. Trans yağ, fazla tuz ve şekerden kaçının.


Tansiyonunuzu kontrol altında tutun: Yüksek tansiyon (hipertansiyon), damar hasarına ve kalp krizine yol açabilir.


Tansiyonunuzu düzenli ölçtürün, gerekirse ilaç tedavisini aksatmayın.


Kolesterol ve trigliserit seviyelerinizi takip edin: Yüksek LDL (kötü kolesterol) ve düşük HDL (iyi kolesterol) düzeyleri risk oluşturur. Doymuş yağları azaltarak ve lifli besinleri artırarak kolesterolünüzü dengeleyin.


Kan şekerinizi kontrol edin: Diyabet hastalarında kalp krizi riski 2–4 kat daha fazladır. Düzenli kan şekeri ölçümü, sağlıklı beslenme ve ilaç kullanımı önemlidir.


Stres yönetimi yapın: Kronik stres, kalp ritmini ve tansiyonu bozarak riski artırabilir. Meditasyon, nefes egzersizleri, hobi edinme gibi yöntemlerle stresle baş edin.


Yeterli ve kaliteli uyuyun: Günde 6–8 saat düzenli uyku, kalp sağlığını destekler. Uyku apnesi gibi rahatsızlıklar varsa mutlaka tedavi edilmelidir.


Aşırı alkol, ritim bozukluğu ve yüksek tansiyon riskini artırabilir.


Düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırın: Kalp sağlığı için kan basıncı, kolesterol, EKG ve gerekirse efor testi gibi rutin kontrolleri aksatmayın."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli 51 yıllık bıçak bileyicisi Kurban Bayramı mesaisine başladı Kocaeli’de 12 metrekarelik dükkanında kaybolmaya yüz tutan bıçakçılık zanaatını yaşatmaya çalışan 80 yaşındaki Abdullah Kaya, mesleği devredecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi tezgahının başında yoğun mesai harcayan Kaya, "Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor" diyerek endişesini dile getirdi. Meslek hayatının 25 yılını mobilya atölyesinde makine bıçakları bileyerek geçiren, son 26 yıldır ise 12 metrekarelik dükkanında vatandaşlara hizmet veren Abdullah Kaya, ilerleyen yaşına rağmen tezgahının başından ayrılmıyor. Doğal yöntemlerle yaptığı üç aşamalı bileme işlemiyle terzilerden berberlere, lokantalardan çevre ilçelerden gelen vatandaşlara kadar geniş bir müşteri kitlesine hitap eden Kaya, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi artan iş yüküne hazırlanıyor. "Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor" Bugün itibarıyla 27 Mayıs’taki Kurban Bayramı’na çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Kaya, vatandaşların hazırlıklarını erkenden yapması gerektiğini vurguladı. Bayram dönemlerinin kendisi için çok ağır geçtiğini belirten Kaya, "Özellikle Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor. 26 senedir müşterileri erken gelmeye alıştıramadım. ’Erken gelin, erken gelin’ diyorum ama herkes işi son bir haftaya sıkıştırıyor. O dönemde yapabileceğim kadarını alıyorum, yetiştiremeyeceğime de ’güle güle’ diyorum. Sabah 07.30’da dükkana geliyorum, gece 23.00’te çıkıyorum. Buna rağmen yine de yetiştiremiyorum. Müşterilerden tek isteğim, Kurban Bayramı yaklaşınca biraz daha erken gelmeleri" dedi. "Üç aşamalı doğal bileme yapıyorum" İşin sırrının yetenek ve emekte saklı olduğunu dile getiren yarım asırlık usta, hızlı bileme yapan makineleri tercih etmediğini söyledi. Kaya, "Bıçak bilemenin çok aşaması var. Çok hızlı bileme yapan makineler de var ama müşteriler onları tercih etmiyor. Ben üç aşamalı, doğal bileme yapıyorum. Müşteriler de çok memnun kalıyor, bu yüzden müşterim hiç eksik olmuyor. Önce zımparayla bıçağın yanaklarını iyice açıyorum. Ardından keçeli zımparadan geçiriyorum. En son sıfır keçeli zımparayla işlemi tamamlıyorum. Yağ taşından çıkmış gibi oluyor. Terziler, berberler, lokantalar benim daimi müşterim. Kandıra’dan, Dilovası’ndan, Gölcük’ten ve köylerden gelen müşterilerim var. Müşterim hiç eksik olmuyor" diye konuştu. "Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor" Kaybolmaya yüz tutan mesleğini devredecek kimse bulamadığı için bıçakçılığın geleceğinden endişe eden Kaya, şöyle konuştu: "Bıçak işleri güzel ama geriden gelen yok. Zincirin halkası koptu, artık kimse gelmiyor. Çırak yetiştirme konusunda kimse ilgi göstermiyor. Mesela Büyükşehir Belediyesi, ’gel şurada iki saat ders ver’ dese para istemem. Yeter ki bu sanat devam etsin, geriden birileri yetişsin. Ama bunlarla ilgilenen yok. 3 kız evladım var, onlar da bu meslekle alakalı değil. Okudular, mesleklerini yaptılar. Bende de hiç çırak olmadı. Torunlarım daha küçük; biri 4 yaşında, biri 2 aylık. Bu yüzden mesleğin geride devamı yok. Meslekler artık sönmeye başladı. Terzilik bitti, bıçakçılık bitti, kalaycılık bitti. Sayamadığım birçok meslek bitme aşamasına geldi. Çünkü geriden kimse gelmiyor. Buna birilerinin el atması lazım, yetkililerin bu konuda çalışma yapması gerekiyor. Belediyeler bu işe destek verse en azından gençler için bir kapı olur. İşsiz kalmaktansa bir haneyi geçindirecek meslek öğrenmek daha iyi. Bıçakçılık, terzilik, kalaycılık eskiden gelen meslekler. Bunların desteklenmesi lazım. Ben genç olsam imalatına da girerim, işi daha büyük çapta yaparım ama yaş olmuş 80. Bundan sonra sadece bilemeyle uğraşıyorum." "Bu zanaat beceri isteyen bir iş" Kaya, meslekte yarım asrı geride bıraktığını da hatırlatarak, "Ben 25 sene mobilya atölyesi çalıştırdım. Bileme işi de oradan geliyor. Mobilya makinelerinin bıçaklarını kendim bileyordum. Sadece bu 26 senelik süreç değil, ondan önce de 25 yıl makine bıçakları biledim. Toplamda 51 senedir bıçak işleriyle uğraşıyorum. Hem makine bıçaklarından hem normal bıçak bilemeden anlıyorum. Bu biraz da yetenek meselesi. Allah’ın bana verdiği bir yetenek. Bazı insanlara 10 sene eğitim göstersen yine de bu işi beceremez çünkü bu zanaat, beceri isteyen bir iş" ifadelerini kullandı.
Siirt 4 çocuk annesi kayıp kadın sırra kadem bastı: Aile ve avukattan JAK talebi Siirt’in Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’in ablası ve avukatı, Jandarma Genel Komutanlığına bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin arama çalışması yapması için dilekçe verdi. Baykan ilçesinde 2024 yılında kaybolan 30 yaşındaki 4 çocuk annesi Mekiye Akyel’e ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor. Akyel’den, kaybolduktan bugüne kadar haber alınamadı. Yürütülen soruşturma kapsamında Akyel’in eşi İ.G., kayınbirader H.G. ve şüphelilerin babası İ.G. gözaltına alınıp tutuklanmıştı. Akyel’in ablası Halime Pilgir, kardeşinin öldürüldüğünü öne sürerek, Siirt Cumhuriyet Başsavcılığına cansız bedeninin bulunması için Jandarma Genel Komutanlığına bağlı Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ekibinin arama çalışması yapması için dilekçe verdi. Ailenin avukatı Gurbet Bilbay ise 1,5 yıldır Akyel’in kayıp olduğunu, bununla ilgili yeraltı çalışması yapılmasını istediklerini dile getirdi. Mekiye’nin ablası Halime Pilgir, Siirt’te olduğunu, Mekiye için halen adalet peşinde olduğunu söyledi. JAK ekibi talebi için Ankara’ya gönderilmek üzere dilekçe yazdığını belirten Pilgir, "Lütfen Mekiye için JAK ekibi devreye girsin. Kardeşimin bir kemiği, bir mezarı olsun. Mekiye, Gülistan gibi insanlar mezarsız kalmasın" dedi. Avukat Gurbet Bilbay da, Jandarma Genel Komutanlığına JAK ekibi için başvurduklarını ifade etti. Soruşturmamızda ekibin kapsamlı çalışmadığını değerlendiren Bilbay, "Gülistan Doku’daki gibi ince bir çalışma bekliyoruz. 30 kişilik ekibi bizde talep ediyoruz. Bununla ilgili başvurumuzu da yaptık. Buradan Adalet Bakanı’mıza sesleniyorum. Bizim soruşturma çok yavaş ilerliyor ve ne olacağı belli değil" diye konuştu. "Belki iddianame bir kabul edilmeyecek. Lütfen buradan sesimizi duyun" diyen Bilbay, "JAK ekibini en yakın zamanda Siirt’in Baykan ilçesine Mekiye Akyel için göndermenizi talep ediyoruz. Kendisi 1, 5 senedir kayıp. Hiçbir şekilde haber alınamıyor. Öldürüldüğü konusunda çok büyük şüpheler var. Fakat hiçbir şekilde cesedine ulaşılamıyor. Bununla ilgili yeraltı çalışması yapılmasını istiyoruz" şeklinde konuştu.
Kocaeli Örgün eğitime devam edemeyen gençlerin altın bileziği oldu Kocaeli’de örgün eğitime devam edemeyen 14-18 yaş aralığındaki gençlerin meslek edinmesi ve sosyal hayata uyum sağlaması amacıyla kurulan Beyaz Kalpler Eğitim ve Gelişim Merkezi’nde eğitimlerini tamamlayan öğrenciler sertifikalarını aldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren merkezde, örgün eğitime devam edemeyen 14-18 yaş aralığındaki gençlerin sosyal hayata uyum sağlamaları ve istihdama katılmaları amacıyla yürütülen çalışmalar sürüyor. Proje kapsamında gençlere mesleki eğitimin yanı sıra psiko-sosyal destek de sunuluyor. Gençler, merkezde güzellik ve saç bakım hizmetlerinin yanı sıra barista, kuaförlük, pastacılık, aşçılık ve grafik tasarım gibi alanlarda haftanın 5 günü eğitim görüyor. Müzik ve cam boncuk gibi hobi atölyelerine de katılan kursiyerler, kendilerini geliştirme fırsatı buluyor. Gençler sertifikalarını aldı Merkezde gerçekleştirilen eğitim programını başarıyla tamamlayan "güzellik ve saç bakım hizmetleri" alanı öğrencileri için mezuniyet töreni düzenlendi. Öğrenci aileleri ve eğitmenlerin katıldığı tören, müzik atölyesi öğrencilerinin performansıyla başladı. Programda mezun olan gençlere sertifikaları, Sosyal Hizmetler Şube Müdürü İrfan Türkmen tarafından takdim edildi. Hediyelerin verilmesi ve mezuniyet pastasının kesilmesinin ardından tören, pastacılık atölyesi öğrencilerinin hazırladığı ikramların sunulması ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.