ASAYİŞ - 08 Aralık 2025 Pazartesi 14:42

’Sahte Diploma’ davasında hakim karşısına çıkan Ekrem İmamoğlu "Bu davanın muhatabı ben değilim, bu evrakları düzenleyen memurlardır"

A
A
A
’Sahte Diploma’ davasında hakim karşısına çıkan Ekrem İmamoğlu "Bu davanın muhatabı ben değilim, bu evrakları düzenleyen memurlardır"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin 8 yıl 9 aya kadar hapis talebiyle yargılandığı davada 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan sanık İmamoğlu, ’’Bu davanın muhatabı ben değilim, bana bu evrakları bu şekilde düzenleyen memurlardır. Ben, bir okul okudum ve diplomamı aldım. Hiçbir evrakı ben düzenlemedim. Ben, okulun düzenlediği evrakı aldım. Bu davadan beraat edeceğime inanıyorum. Bu olayların faturası bana değil, 19 yaşındaki Ekrem’e kesiliyor" dedi.


İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede İmamoğlu’nun zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında İmamoğlu, 12 Eylül’de ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İmamoğlu, yarın İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, ’yolsuzluk’ soruşturmasından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile tarafların avukatları hazır bulundu.



’’Diplomam, anamın ak sütü gibi helaldir, devletimin açtığı kontenjan ile okudum’’


Duruşmada savunma yapan sanık Ekrem İmamoğlu, ’’Bu bir diploma davası değildir, cumhurbaşkanlığı adaylığına karşı siyasi bir davaya dönüştürülerek, adayı devre dışı bırakma girişimi amacıyla hareket edilerek yürütülmüştür. Benim mücadelem hukuk mücadelesi değil, Türkiye’nin mücadelesidir. Benim gücüm kırılmadı, yükseldi. 86 milyonun mücadelesi ile yoluma devam ediyorum. Demokrasinin nefesi eleştiridir. Ben binlerce yıllık devlet aklı ile hareket eden topraklarda gücümü kaybetmeyeceğim. Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız bütün olaylar benim gücümü arttıran durumlardır. Beni ve birçok arkadaşımı hapiste esir edebilirler, masumiyet karinesini ihlal edebilirler ama yılmayacağız. Ahmak davasında, 19 Mart sürecinde, diploma davasında, Beylikdüzü davalarında, adımın geçtiği tüm davalarda hakimlerin yerleri değişti. Yargı siyasete tabi değildir. Ben sizin için de mücadele ediyorum. Yolsuzluk davasında heyetin yeniden kurulması bir soru işaretidir. Bu mahkemenin hakimi de yeni atandı. Bu doğal bir şey değildir. Bazı insanları gizli tanık haline getirdiler. Tüm belgelerimin sahte olmadığını ispatlarsam, burada doğru bir karar verilebilecek mi? Ben bu soruyu sormak istiyorum" ifadelerini kullandı.


’’Bu davanın muhatabı ben değilim, bana bu evrakları düzenleyen memurlardır’’


İmamoğlu davanın bir kara leke olduğunu belirterek devam ettiği savunmasında, "19 yaşındaki Ekrem’i yargılıyorlar. Bu sürülen kara leke için, nerede olursam olayım hesap soracağım. Burada bulunmamın nedeni, milletimin bana verdiği Cumhurbaşkanı adaylığı görevimdir. Bu dava, diploma davası değil, Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adaylığını engelleme davasıdır. Bunları milletimizle beraber aşacağız. Ben her türlü zorluğu, her türlü olayı aştım. Ben kendimi dünyanın en korkusuz insanı olarak görüyorum. Bir kişiye 35 yıl sonra, bir kişi istedi diye dava açıldı. Hiçbir iddia somut bir belgeye dayandırılamıyor. Bu iddianamenin düzenlemesi, Türk milletinin yüz karasıdır" dedi.


Duruşma Hakimi, Ekrem İmamoğlu’na "Girne Üniversitesi’nden, İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçiş yapmak için yazdığınız dilekçede, maddi durumunuz yeterli olmadığını yazmışsınız. O dönem maddi durumunuz yeterli değil miydi?" şeklinde soru yönetti.


İmamoğlu ise cevaben, "Bu absürt dosyada bir tek bu mu dikkatinizi çekti, bu davada her türlü absürtlük vardır. Tek bir evrak bile sahte değildir, hepsi tek tek gerçektir. O dönem bir öğrenci olarak İstanbul’a gelmek istiyordum. Bu nedenle böyle bir yazı yazdım. Sadece ben değil, benden önce binlerce insanın başvurduğunu görüp, onlar sayesinde başvurdum. Bu geçiş imkanı gazetede yayınlandı. O ilanı gördüm, ben 21 ders içerisinde tek derste kaldım, o dersi vermek için bir sene okulumu uzattım. O dersi de verdikten sonra okulumu bitirip mezun oldum ve diplomamı aldım. Babam inşaat mühendisi olmamı istiyordu, ben Girne’de işletme bölümüne yazıldım ancak fikrimi değiştirdim ve İstanbul Üniversitesine geçiş için işlemlerimi başlattım. Bu davanın muhattabı ben değilim, bana bu evrakları bu şekilde düzenleyen memurlardır. Ben, bir okul okudum ve diplomamı aldım. Hiçbir evrakı ben düzenlemedim. Ben, okulun düzenlediği evrakı aldım. Bu davadan beraat edeceğime inanıyorum. Bu olayların faturası bana değil, 19 yaşındaki Ekrem’e kesiliyor. Bu davada KKTC’nin verdiği karar yok sayıldı. Bu rezalettir. Askerlik belgemi ve doğum belgemi de iptal edin, Allah’tan annem ile babam burada" şeklinde konuştu.


Diploma iptaline ilişkin görülen davanın sonuçlanması talebi


Görüsü sorulan Cumhuriyet Savcısı, İstanbul 5’inci İdare Mahkemesi’nde, diploma iptaline ilişkin görülen davanın sonuçlanmasının beklenmesine ve diğer eksik hususların giderilmesini talep etti.


Savunmanın ardından mahkeme, ara kararını açıklamak üzere duruşmaya 45 dakika ara verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya Teknokent COP 31 sürecinde iş birliğini güçlendiriyor Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 31) sürecinde iş birliğini güçlendiriyor. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Antalya Teknokent Genel Müdürü, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çölleşme ve Erozyonla Mücadele (ÇEM) Genel Müdürü Prof. Dr. Kasım Yenigün’ü Akdeniz Üniversitesi ve Antalya Teknokent’te ağırladı. Görüşmede, Antalya’da düzenlenmesi planlanan 2026 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP 31) hazırlıkları kapsamlı şekilde ele alındı. Antalya’nın bu büyük organizasyona en iyi şekilde hazırlanabilmesi için kurumlar arası iş birliği, hazırlık çalışmaları ve organizasyon süreçlerinin etkin yönetimi gibi başlıklar değerlendirildi. Güçlü bir akademik katkı Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan üniversitelerin bu süreçte üstleneceği role dikkat çekti. Rektör Özkan, bilimsel bilgi üretimi ve bu bilginin sahaya aktarılması noktasında üniversitelerin kritik bir konumda yer aldığını belirterek, COP 31 gibi önemli bir organizasyona ev sahipliği yapacak olmanın hem akademik hem de toplumsal açıdan sorumluluk getirdiğini söyledi. Akdeniz Üniversitesi olarak bu sürece güçlü bir akademik katkı sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Teknoloji ve inovasyon odaklı bir dönüşüm fırsatı Antalya Teknokent Genel Müdürü, TGBD Başkanı Dr. İbrahim Yavuz, Antalya’nın sahip olduğu potansiyelin bu tür uluslararası organizasyonlar için büyük bir avantaj sunduğunu belirterek, COP 31 sürecinin yalnızca bir organizasyon değil, aynı zamanda teknoloji ve inovasyon odaklı bir dönüşüm fırsatı olduğunu vurguladı. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliği Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi Rio Sinerji Eylem Ajandası oldu. Üniversite, kamu ve özel sektör iş birliğinin artırılması, çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir çözümlerin yaygınlaştırılması konuları ele alındı. Antalya Teknokent’in sahip olduğu Ar-Ge ve inovasyon kapasitesiyle bu sürece önemli katkılar sağlayabileceği belirtildi. Teknoloji geliştirme bölgelerinin COP 31’e aktif katılımı Ayrıca, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) iş birliği çerçevesinde Türkiye genelindeki teknoloji geliştirme bölgelerinin COP 31 hazırlık sürecine daha aktif şekilde dahil edilmesi konusu gündeme geldi. Antalya Teknokent Genel Müdürü, TGBD Başkanı Dr. İbrahim Yavuz ile yapılan görüşmede, ortak projeler geliştirilmesi, bilgi paylaşımının artırılması ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması konularında değerlendirmelerde bulunuldu. Ziyaretin sonunda, Antalya’nın ev sahipliği yapacağı COP 31 sürecinin hem şehir hem de ülke adına önemli bir fırsat olduğu vurgulandı.
Aydın Aydın sanayisinin kadın ustası: On parmağında on marifet Aydın’da oto doğrultma ustası olarak çalışan 63 yaşındaki kadın, erkek egemen sanayide 45 yıllık tecrübesi ve yetiştirdiği çıraklarla dikkat çekiyor. Koçarlı ilçesine bağlı Zeytinköy Mahallesi’nde tarım işlerinde çalıştıktan sonra gelin olarak Aydın’a gelen 63 yaşındaki Hatice Körükçü, evlendikten sonra eşinin yanında çırak olarak mesleğe adım attı. Zamanla kendini geliştirerek ustalığa yükselen Körükçü, yaklaşık yarım asırdır sanayide aktif olarak çalışıyor. Mesleğe başladığı yıllarda kadınların sanayide çalışmasının yadırgandığını belirten Körükçü, tüm ön yargılara rağmen işini bırakmadığını ifade ederek, "Kimsenin ne diyeceğine bakmadım, işime odaklandım" dedi. İki çocuğunu büyütürken bir yandan da mesleğini sürdürdüğünü anlatan Körükçü, zamanla işlerini büyüterek çok sayıda çırak yetiştirdi. Meslek hayatı boyunca yaklaşık 100 çırak yetiştirdiğini belirten Hatice Usta, bugün birçok öğrencisinin kendi iş yerini açtığını söyledi. Çalışmanın ve üretmenin önemine dikkat çeken Körükçü, iş yerinde çalışanlarına da adeta annelik yaptığını ifade etti. Eşiyle birlikte yaklaşık 45 yıldır aynı iş yerinde faaliyet gösterdiklerini dile getiren Körükçü, kadınlara çalışma hayatına katılmaları yönünde çağrıda bulunarak, "Kadınlar kendi ayakları üzerinde durmalı. Kimseye muhtaç olmadan kendi parasını kazanmalı. Çalışmak çok güzel bir duygu" diye konuştu. "Adamlara güvenmeyin" Kadınların kendi ayakları üzerinde durmasının çok önemli olduğunu belirten Hatice Usta, "Kadınlar evde boş boş oturmasın. Adam eline hiç bakmasın. Adamlara güvenmesin. Anasının babasının eline bakmasını da tavsiye etmem. Ben gelin olmadan önce köyde zeytin işleri yapıyordum. Evlenince kocamın yanında çalışamaya başladım. Adam 2 bin lira para verecek de çarşıda harcayacağım diye mi bakacağım. Kadın kendi parasını kazansa kötü mü olur. Kadın yediden yetmişe çalışmalı" diyerek çocukluğundan beri parasını kazandığını söyledi.
Düzce 86 yaşında eşi için gelin arabası süsledi, kendi yazdığı şiirle aşkını haykırdı Düzce’de yaşayan 86 yaşındaki adam, 55 yıllık hayat arkadaşı için unutulmaz bir yıl dönümü sürprizi hazırladı. Süslediği gelin arabası ile eşinin karşısına çıkan ve ona kendi yazdığı romantik aşk şiirini okuyan Adem Karagülle’nin, "Çocuk gibi heyecanlıyım, kendimi 25 yaşında hissediyorum" sözleri yarım asırlık sevdanın en güzel özeti oldu. Merkeze bağlı Çamköy’de ikamet eden ve yarım asrı aşan evlilikleriyle dikkat çeken Karagülle çifti, sevgi ve saygıyla geçen 55 yılı geride bıraktı. Her evlilik yıl dönümünde eşine sürprizler hazırlayarak genç çiftlere örnek olan Adem Karagülle, bu yıl dönümünde ise bir aracı gelin arabası gibi süsleyerek eşini mutlu etti. "Vatanımı, bayrağımı, eşimi çok seviyorum" Eşinin iyi bir hayat arkadaşı olduğunu ve kendisini güzel davranışlarıyla her zaman mutlu ettiğini dile getiren 77 yaşındaki Dilber Karagülle, "Onunla bir arada olduğum için mutluyum. Allah ondan razı olsun. Vatanımı, bayrağımı ve eşimi seviyorum. Evlilik konusunda yarım asrı devirdik, 55. yılımızı kutluyoruz. Evli olanlara ve evlenecek gençlere de bizim kadar mutlu ve uzun ömürlü bir beraberlik diliyorum. Bizleri yalnız bırakmayanlara da teşekkür ediyoruz" dedi. "Allah’a çok şükür aramıza üçüncü kişiyi sokmadık" Eşine duyduğu sevgiyi dile getiren Adem Karagülle ise yarım asırlık süreçte acıyı ve tatlıyı birlikte paylaştıklarını anlattı. Evliliklerinde karşılaştıkları zorlukları birlikte aştıklarını vurgulayan Karagülle, şunları kaydetti: "55 senedir evliyiz. Bu süreç içerisinde ağladık, güldük. Dilber Hanım’la beraber acısıyla tatlısıyla yaşıyoruz. Her zaman güler yüzlü olmadık ama Allah’a çok şükür aramıza üçüncü kişiyi sokmadık. Gençlere tavsiyem de araya üçüncü kişiyi sokmamalarıdır. Birbirimize her zaman sımsıkı sarıldık." "Şu anda kendimi 25 yaşında hissediyorum" Yıl dönümü hazırlığı için heyecanlandığını söyleyen Karagülle, "Bugün çocuk gibi heyecanlıydım. Sabahtan beri arabayı süslüyorum. Yaşım 86 ama ben şu anda kendimi 25 yaşında hissediyorum. Kendi mezar yerimi hazırlayıp taşımı yaptırdım. Her cuma günü gidip dua ediyorum. Allah hayırlı bir ömür versin, hayırsızsa vermesin" diye konuştu. "Nasıl seviyorum bir bilsen" Adem Karagülle, eşi için kaleme aldığı, "Aşkım, ay doğmuş gözlerine ışıl ışıl. Aşkın kalbimde yatıyor mışıl mışıl. Nasıl seviyorum bir bilsen. Ufacık ellerinle gözyaşımı bir silsen. Ne olur bana bir meleğim desen" dizelerinden oluşan şiiri de okudu.