POLİTİKA - 14 Nisan 2026 Salı 17:02

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "5 bine yakın teknoloji geliştiricisi Türkiye’mize taşındı"

A
A
A
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "5 bine yakın teknoloji geliştiricisi Türkiye’mize taşındı"

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye Tech Visa programını başlattık. Bu programla şimdiye kadar 5 bine yakın teknoloji geliştiricisi Türkiye’mize taşındı; çalışmalarını artık Türkiye’mizde sürdürüyor. Nitelikli insan kaynağını çekebilmek, bu yarışta inanıyoruz ki Türkiye için önemli avantajlar sunacak" dedi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Maslak’da düzenlenen Entertech Maslak Go ve Startgate TEKMER açılış törenine katıldı. Tanıtım filminin ardından konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, bu yıl itibarıyla Türkiye’nin 100 üniversitesinde milli teknoloji atölyelerinin kurulmuş olacağını ifade ederek, "Türkiye son 23 yılda teknoloji geliştirme yolculuğunda büyük mesafe katetti. 23 yıl öncesine döndüğümüzde araştırma, geliştirme, inovasyon gibi kavramların özel sektörümüzde çok gündemde olmadığı bir dönemin var olduğunu biliyoruz. Fakat şimdi Türk özel sektörü Türkiye’de araştırma geliştirmenin öncüsü haline geldi. Türkiye’nin toplam AR-GE harcamaları 1,2 milyar dolardan 20 milyar dolara yükselirken, Türk özel sektörünün AR-GE harcamaları da 350 milyon dolardan 14 milyar dolara erişti. Bugün Türk özel sektörü ortaya koyduğu başarı hikayeleriyle, farklı sektörlerde dünyada adından söz ettiren öncü başarı hikayelerine imza atabilen bir konumdadır" dedi.


"Türkiye’nin ihraç ettiği ürünlerin yüzde 95’i sanayi ürünlerinden oluşmaktadır"


Bakan Kacır, Türkiye’nin ihraç ettiği ürünlerin yüzde 95’inin sanayi ürünlerinden oluştuğunu söyleyerek, " Bugün ihracat başarısından söz edebiliyorsak bunun arkasında sanayinin daha yüksek katma değerli üretim başarısı vardır. Türkiye’nin ihraç ettiği ürünlerin yüzde 95’i sanayi ürünlerinden oluşmaktadır. 36 milyar dolarlık ihracatı 274 milyar dolara çıkarabilmemizin arkasında sanayimizin tüm sektörlerinde; otomotivden makineye, kimyadan gıda endüstrisine tüm sektörlerimizde ortaya konan başarının muazzam bir payı var. Dolayısıyla aslında bu bir ekosistem meselesi, bir ağ meselesi. Elbette bunun en önemli unsurlarından biri insan kaynağı. Araştırma-geliştirme alanında yol almak için öncelikle beşeri sermayenize yatırım yapmanız lazım. İşte Türkiye’nin AR-GE insan kaynağını 23 yıl içerisinde 29 binden 311 bine yükseltmek aslında bütün bu başarı hikayesini harekete geçiren ve mümkün kılan en temel unsur" diye konuştu.


"Hedefimiz bu yıl 81 şehrimizin tümünde girişim ofislerimizin hayata geçmiş olması"


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Teknoparkların sayısını 2’den 114’e çıkardık. Teknoparklarımızda 23 yıl önce sadece 56 şirket faaliyet gösteriyorken bugün 8 bin 700’e yakın şirket Türkiye’nin teknoparklarında araştırma, geliştirme, inovasyon yapıyor. Bugün özellikle oyun sektöründe, bugün bir araya gelmemize vesile olan bu merkezin de ana odağı olan oyun sektöründe birkaç gencin bir araya gelip kurduğu, halihazırda da 20-30 gencin çalışmakta olduğu ve henüz ömrünün ilk basamaklarında, çalışma hayatının ilk yıllarında olan teknoloji girişimleri milyar dolar değerlemeye ulaşabiliyor. Ne kadar Turcornumuz olursa, onların her birinden doğacak onlarca, yüzlerce girişimle aslında bütün ekosistemimiz o kadar güçlü hale gelecek. Biz de bu anlayışla hem Turcorn 100 programını hayata geçirdik ve halihazırda 39 teknoloji girişimimizi milyar dolar değerlemeye eriştirmek için terzi usulü desteklerle büyütmeye gayret ediyoruz. Hem özel sektörün bu yolculukta özellikle TEKMER’lere öncülük etmesini sağlayacak adımlar attık. KOSGEB desteğiyle kurduğumuz TEKMER’ ler girişim ekosistemimizde teknoparkların, AR-GE tasarım merkezlerinin tamamlayıcı bir unsuru haline geldiler. Türkiye’de girişimcilik alanına sunduğumuz destekleri ve altyapıları standart hale getirmek için Go Girişim Ofisi modelini oluşturduk ve hedefimiz bu yıl 81 şehrimizin tümünde girişim ofislerimizin hayata geçmiş olması" ifadelerini kullandı.


"Türkiye’de oturma ve çalışma süreçlerini çok kolaylaştırdık"


Türkiye Tech Visa programıyla birlikte teknoloji girişimlerinin ve bu şirketlerde çalışan bireylerin Türkiye’de oturma ve çalışma süreçlerini çok kolaylaştırdıklarına değinen Bakan Kacır, " 2011-2015 arasında yıllık 50 milyon dolar olan, 2016-2020 arasında yıllık 100 milyon dolar olan girişim sermayesi hacmi, 2021-2025 arasında son 5 yılda ortalama 1,1 milyar dolara erişti. Türkiye’de yıllık girişim sermayesi yatırım hacmi bir önceki 5 yılın 11 misli, ondan önceki 5 yılın 22 misli büyüklüğe erişti. Bunu daha da büyüteceğiz. Türkiye Tech Visa programını başlattık. Bu programla Çalışma Bakanlığımızla birlikte teknoloji girişimlerinin ve bu şirketlerde çalışan bireylerin Türkiye’de oturma ve çalışma süreçlerini çok kolaylaştırdık. Daha önce 6 aydan uzun süren bu süreçleri 2 hafta gibi bir zamana indirdik. Sadece 2 hafta içerisinde buradaki girişimler de dahil olmak üzere bu ekosistemdeki girişimlerde çalışacak insan kaynağına Türkiye’de çalışma ve oturma izni sunabiliyoruz. Bu programla şimdiye kadar 5 bine yakın teknoloji geliştiricisi Türkiye’mize taşındı; çalışmalarını artık Türkiye’mizde sürdürüyor. Nitelikli insan kaynağını çekebilmek, bu yarışta inanıyoruz ki Türkiye için önemli avantajlar sunacak" dedi.


"Dünyanın en büyük girişimcilik merkezini İstanbul’da kuruyoruz"


Dünyanın en büyük girişimcilik merkezini İstanbul’da kurduklarını söyleyen Bakan Kacır, "Dünyanın en büyük girişimcilik merkezini İstanbul’da kuruyoruz. Atatürk Havalimanı’nın terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla bir teknoparka dönüştürdük. Şimdi Atatürk Havalimanı terminal binalarında dünyanın en büyük startup merkezi, teknoloji girişimciliği merkezi kuruluyor. İnşallah bunun ilk fazını Haziran ayında açacağız ve İstanbul’umuza kazandıracağız. Peşinden birinci yılın sonunda büyük bir fazın daha açılışını yapacağız ve 2 yıl içinde Atatürk Havalimanı terminal binalarının tamamını sizlere, teknoloji girişimcilerine inşallah kazandırmış olacağız. İnanıyorum ki orası da yine küresel düzeyde Türk teknoloji girişimlerine olan ilgiyi güçlendirecek önemli bir adım olacak. Daha erken yaşlardan itibaren gençlerimizi bu yolculuğa kazanabilmek için de; bir yandan dünyanın en büyük teknoloji festivallerini, TEKNOFEST’i düzenlemeye, bir yandan Türkiye’nin dört bir yanında Deneyap Teknoloji Atölyeleri gibi altyapılar kurarak 11 yaşından itibaren gençleri, bu alana ilgisi olan ve bu alanda yetkinlik sahibi olan gençleri il il, ilçe ilçe, kasaba kasaba, köy köy tespit etmeye, onları teknoloji eğitim programlarına dahil etmeye ve bu yolculukta onlarla birlikte yürümeye gayret edeceğiz" diye konuştu.


"Oyun girişimi sayısı açısından Avrupa’da ikinci sıradayız"


Oyun girişimi sayısı açısından Avrupa’da ikinci sırada olduklarını söyleyen Bakan Kacır, " Biz oyun sektörlerünü de diğer sektörlerimizin yanında güçlü şekilde destekliyoruz. Bize düşen burada ki StartGate tek merkez gibi kümelenme altyapılarının daha fazla Türkiye’de oyun girişimcilerine hizmet sunabilir hale gelmesi ve bu alanda finansman kaynaklarının yükselmesine imkan tanıyabilmek. Bakanlık olarak bu adımları atmaya devam edeceğiz. Kümelenme projesini destekleyerek ve bu adresi kümelenmenin, oyun kümelenmesinin merkezi haline getirerek aslında bu yaklaşımı ortaya koymuş olduk. İnşallah önümüzdeki dönemde de oyun girişimlerinin Türkiye’de daha da büyümesini, hali hazırda Avrupa’da ikinci sıradayız oyun girişimi sayısı açısından. İnşallah Avrupa birinciliğine hızla erişebilmeyi, dünyanın dört bir yanında başarı hikayeleriyle gururumuz olan Türk oyunlarının sayısının artmasını sağlamayı hep beraber başaracağız" şeklinde konuştu.


Konuşmanın ardından hediye takdimi ve fotoğraf çekimi yapılarak girişim merkezinin açılışı gerçekleştirildi. Ardından Bakan Kacır, merkezi gezerek yetkililerden bilgi aldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bakan Bolat: "Kişi başına düşen milli gelir 2025’te 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" dedi. "İnegöl Mobilya Fuarı" 54’üncü kez kapılarını açtı. Açılışa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, muhtarlar, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere bir çok üretici katıldı. "Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır" Bakan Bolat, yaptığı konuşmada, "Ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl’de, 54. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılışı vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkanları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye’nin dünya mobilya ihracatındaki payının yüzde 1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Bununla birlikte, kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artış; sektörümüzün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit etmektedir. Bu gelişme, yalnızca miktar bazında değil, değer odaklı büyüme anlayışının da benimsendiğini ortaya koymaktadır. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir" dedi. "Fuar güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmekte" Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, "Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış (Nisan’da 166, Ekim’de 138); bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl’ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır" dedi. "Dünya ticareti; jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemekte" Bolat, "Tabii ki içinde bulunduğumuz dönem ve şartlar maalesef iş yapış süreçlerini zorlaştırmaktadır. Dünya ticareti, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Tüm bu çalkantılı sürece ilave olarak, son dönemde açıklanan uluslararası kuruluş raporlarında belirsizlikler ve aşağı yönlü riskler daha açık şekilde öne çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler raporuna göre, küresel ticaret hacminin 2026 yılında zayıflayacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, küresel mal ticaretinin 2026 yılında baz senaryoda yüzde 1,9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel hizmet ticareti hacminin ise 2025 yılında yüzde 5,3 arttığı, 2026 yılında yüzde 4,8’e yavaşlayacağı ve 2027 yılında yüzde 5,1’e yükseleceği öngörülmektedir. Öte yandan, Orta Doğu’daki çatışmaya bağlı yüksek enerji fiyatı senaryosunda 2026 yılı küresel mal ticareti artışının yüzde 1,4’e, küresel hizmet ticareti artışının ise yüzde 4,1’e gerileyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 3,3 büyüdüğü, 2026 yılında büyümenin yüzde 2,9’a yavaşladıktan sonra 2027 yılında yüzde 3,0’a sınırlı biçimde yükseleceği tahmin edilmektedir" diye konuştu. "Ülkemiz zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur" Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GSMH bilançosuna değinerek, "Yine de hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Pandeminin ardından (2022 2. Çeyrek) Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme performansını son 22 çeyrektir sürdürmeye devam etmiştir. 4. çeyrekle beraber ekonomimiz 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyümüştür. 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. 2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu. "Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak" "Dış ticaret tarafında ise 2002 yılındaki 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımızı 7,6 katına çıkararak 2025 yılında Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 273,3 milyar dolar seviyesine yükselttik" diyen Bolat, şunları kaydetti: "2026 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatımız (yüzde 3,1 oranında bir azalış ile) 63 milyar 279 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ihracatımızı ise 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselttik. 2026 Şubat ayında hizmetler ihracatımız, yıllıklandırılmış olarak (bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak) 122,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı; 2023 yılında yüzde 3,6, 2024 yılında 2,6 puan gerileyerek yüzde 1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Türkiye, G20 ve OECD ülkeleri arasında cari açığını en fazla iyileştiren üçüncü ülke olmuştur. Bu oran, 2025 yılı itibariyle yüzde 1,9 gerçekleşerek ortalamanın (2002-2024 ortalaması: yüzde 3,4) altında seyretmeye devam etmektedir. (2025 Hedef: -yüzde 1,4) 2025 mal ve hizmetler ihracatımız yüzde 4,5 oranında artışla 396 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir. Mart ayı itibarıyla da tüm küresel zorluklara rağmen yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatımızı 395,9 milyar dolar ile sene sonundaki performansını koruduğunu tahmin ediyoruz. Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, ihracat odaklı büyümeyi destekleyen yenilikçi politikaları hayata geçirmek ve dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda; 2025 yılında toplamda mal ihracatına yönelik 25,5 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 32,8 milyar TL’lik mal ihracatına yönelik desteği ihracatçılarımıza sağlayacağız. Öte yandan, İhracatçılarımızın küresel pazarlara daha etkin erişimini sağlamak amacıyla, dijital altyapılarla güçlendirdiğimiz platformlar (Kolay İhracat Platformu, E-Kolay İhracat Platformu, Müşavire Danışın Portalı), Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri ve İhracat Akademisiyle iş dünyamıza bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri açısından kapsamlı bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, küresel ticaretin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı bir yer edinmek amacıyla, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisini eşgüdümlü bir şekilde uyguluyoruz. Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak, firmalarımızın etkinliğini güçlendirmek ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 2028 yılına kadar Uzak Ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara ulaştırmayı, İİT ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın finansmana erişim imkânlarının genişletilmesi ve kolaylaştırılması hususlarına da hassasiyetle eğiliyoruz. Nitekim, 2025 yılında Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 54 milyar dolarlık destek sağlanmıştır. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan, İGE A.Ş. ile de bugüne kadar (09.04.2026 tarihi itibarıyla) ihracatçılarımızın 263,4 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 230,5 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. Ayrıca, ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyet yürüten Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun şartlarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL’lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir." "KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır" Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini belirten Bakan Bolat, "Bu kapsamda; ‘net ihracatçı’ uygulaması yerine ihracatçı skorunun devreye alınması, ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir. KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır. Bu çerçevede söz konusu limitler; mikro işletmeler için 5 milyon TL, küçük işletmeler için 50 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, İhracat Reeskont Kredisi kullanımında ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılmış olup artık yalnızca İhracat Genelgesi kapsamındaki ihracat bedellerinin Merkez Bankası’na satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartı aranmaktadır. Bunlara ek olarak, yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 20 olarak uygulanmakta olup, son olarak yapılan düzenleme ile bahse konu 5 yüzde puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir" dedi. Açılış töreni kurdele kesiminin ardından protokolün stantları gezmesiyle son buldu.