ASAYİŞ - 03 Şubat 2025 Pazartesi 15:44

Sarallar suç örgütü üyesinin yurt dışına kaçışına yardım etmekle suçlanan Kenan Koçak’ın polisteki ifadesi ortaya çıktı

A
A
A
Sarallar suç örgütü üyesinin yurt dışına kaçışına yardım etmekle suçlanan Kenan Koçak’ın polisteki ifadesi ortaya çıktı

Birçok eyleme karışan "Sarallar" adlı suç örgütü üyesi Turan Yıldırım’ın yurtdışına kaçırılmasına yardım ve yataklık eden Edirne’de görevli 3. Sınıf Emniyet Müdürü Mehmet Deniz Karakurt ile ünlü şarkıcı Merve Özbey’in eşi Kenan Koçak’ın da aralarında bulunduğu 7 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden Kenan Koçak’ın polisteki ifadesine ulaşıldı.


Suç örgütü üyesi Turan Yıldırım’ın yurtdışına firarına adı karışan ünlü şarkıcı Merve Özbey’in eşi Kenan Koçak ile Edirne İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli 3. Sınıf Emniyet Müdürü Mehmet Deniz Karakurt’un da aralarında bulunduğu 7 şüphelinin İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesindeki sorguları tamamlandı.



"Firari olduğunu dahi bilmiyordum"


Polisteki sorguları tamamlanan zanlılar, bu sabah Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Adliyeye gönderilen zanlılardan Kenan Koçak’ın verdiği ifadelere ulaşıldı. Koçak ifadesinde, Ener Aktaş’ı 10 yaşından beri tanıdığını, onun araba ve ev alış satış işleri yaptığını söyledi. Emniyet Müdürünü Mehmet Deniz Karakurt’u ise 1-2 yıldır tanıdığını söylediği öğrenilen Kenan Koçak, "Polis müdürüyle en fazla 3-4 defa görüşmüşüzdür. Aramızda herhangi bir ticari ilişki veya husumet yoktur. Turan Yıldırım’ı ise hiç tanımıyorum. Hayatımda ilk defa olay günü gördüm. Ayrıca firari olduğunu dahi bilmiyordum" şeklinde ifade verdiği anlaşıldı.



"Bize ‘beni free shopa bırakın ben araç çağıracağım’ dedi"


Şüpheli Kenan Koçak ifadesinde şunları anlattı:


"Olaydan bir gün önce arkadaşım Ener Aktaş beni aradı. ’Seni tatile Yunanistan’a götüreyim mi’ dedi. Ben de olabilir dedim. Ertesi sabah Ataşehir’de Ener’in evine gittim. Daha sonra aşağı indik. Ener ile tanımadığım Turan Yıldırım konuşmaya başladılar. Ardından emniyet müdürünün arabasına bindik. Ben öne oturdum. Arkama dönüp tanımadığım Turan Yıldırım’a sordum; ’sende mi bizimle geliyorsun? Pasaport vize var mı?’ dedim. İngiliz vizesi gösterdi. Ardından İpsala’ya doğru yola çıktık. Sınıra geldik. Görevli polise evraklarımızı teslim ettik, ardından Yunan sınırına geçiş yaptık. Orada Yunan polisi belgelerimizi istedi, bir kez daha teslim ettik. Yunan memur benim ve Ener’in geçebileceğini, ancak Turan Yıldırım’ın geçemeyeceğini söyledi. Çünkü pasaportu kayıp gözüküyormuş sistemde. Turan Yıldırım bize ‘beni free shopa bırakın ben araç çağıracağım’ dedi ve onu oraya bıraktık." Kenan Koçak’ın bu olayın ardından daha sonra Ener Aktaş ile birlikte Yunanistan’a geçtiklerini ve 2 gün kalıp tatil yaptıktan sonra Türkiye’ye geri döndüklerini söylediği öğrenildi.



Olayın geçmişi


İstanbul’da 28 Aralık’ta Sarallar suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyon düzenlenmiş, hakkında yakalama kararı bulunan örgütün önemli isimlerinden Turan Yıldırım’ın yurtdışına kaçırıldığı anlaşılmıştı. Çetenin kilit isminin ülke dışına firar etmesine aracılık edenlerin ise 3. Sınıf Emniyet Müdürü Mehmet Deniz Karakurt ile ünlü şarkıcı Merve Özbey’in eşi Kenan Koçak olduğu saptandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen "Sarallar suç örgütüne" yönelik soruşturmada, "suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütü kurmak", "yönetmek", "üye olmak", "nitelikli yağma", "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "tehdit", "kasten yaralama" gibi suçlarla 14 eyleme karışan 51 şüphelinin yakalanması için düzenlenen operasyonda 31 şüpheli yakalandı. Emniyet Müdürü Mehmet Deniz Karakurt’un kaçışına yardım ve yataklı ettiği iddia edilen Turan Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 20 kişi bulunamamıştı. Firari şüphelilerin yakalanması amacıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin yaptığı çalışmada, Turan Yıldırım’ın yasadışı yollardan yurtdışına firar ettiği saptanırken, ifade işlemleri tamamlanan Polis Müdürü Mehmet Deniz Karakurt ve beraberindeki 7 şüpheli bu sabah İstanbul Adliyesi’ne gönderildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya MESOB Başkanı Keskin: "Esnaf yoksa çarşı yok, çarşı yoksa şehir yok" Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, beraberindeki esnaf odası başkanları ile birlikte Kurban Bayramı öncesinde Malatya esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Ziyaretlerin ardından açıklamalarda bulunan Keskin, Malatya esnafının üst üste gelen felaketlerle çok büyük bir sınav verdiğini vurguladı. Keskin, "Malatya’daki esnaf camiamız önce pandemi, ardından asrın felaketi olan 6 Şubat depremleri nedeniyle çok büyük sıkıntılar yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Buna rağmen, depremin enkazı 3 yıldan beri tamamen kaldırılmamışken ve 3 yılda Malatya Çarşısı esnafımıza tam olarak teslim edilmemişken; İstanbul ve Ankara’da hiçbir deprem yaşamamış, düzeni bozulmamış olanlarla aynı vergi yükümlülüklerine ve aynı idari para yaptırımı kurallarına tabi tutulmamız asla adil bir yaklaşım değildir. Buradaki esnafın durumu mücbir sebep ötesidir" dedi. Yeni yapılan çarşıda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarlarının fahiş seviyelerde olduğunu belirten Keskin, hem mülk sahiplerine hem de yetkililere seslenerek ortak bir paydada buluşulması gerektiğinin altını çizdi. Keskin, "Malatya Çarşısı’nda anahtarı teslim edilen dükkanların kira tutarları çok yüksek. Bunun için ne mal sahibinin ne de esnafımızın mağdur olmayacağı makul bir orta yol uygulamasının acilen hayata geçirilmesi gerekmektedir. Şunu kimse unutmasın; esnafın yüksek kiralar nedeniyle taşınamadığı, kepenk açamadığı iş yerlerinin mal sahibi için hiçbir getirisi olamaz. Esnafın olmadığı, ticaretin dönmediği çarşılar karanlık kalmaya mahkumdur. Esnaf yoksa çarşı yok; çarşı yoksa şehir yok" dedi. Konuşmasında esnafın bir şehir için sadece ekonomik bir unsur değil, kentin ruhu ve kalbi olduğunu belirten Şevket Keskin, "Esnaf ayağa kalkmadan Malatya ayağa kalkmaz. Çarşısız şehir, kalpsiz bedene benzer. Esnafın kepengi açılırsa, memleketin umudu da açılır. Kepenklerin kapalı olduğu yerde, şehir de eksik kalır. Esnafı ayakta tutmak, Malatya’yı ayakta tutmaktır" dedi. Kurban Bayramı öncesinde Malatya halkına da hayati bir çağrıda bulunan Keskin, deprem sürecinin açtığı yaraların ancak toplumsal dayanışma ile sarılabileceğini ifade etti. Vatandaşların bayram alışverişlerinde ulusal zincir marketler veya şehir dışı firmalar yerine kendi hemşehrisine, yerel esnafına yönelmesi gerektiğini belirten Keskin, "Malatya’yı ayağa kaldırmanın yolu esnafı ayağa kaldırmaktan geçer. Yerel esnafa sahip çıkmak, kendi şehrine sahip çıkmaktır. Bu zorlu deprem sürecini atlatabilmemiz için her birimizin birbirine candan destek olması gerekiyor. Bu bayram vesilesiyle tüm hemşerilerime sesleniyorum: Yerel esnaftan alışveriş yap, paran Malatya’da kalsın. Kepenkler açıldıkça umut çoğalır. Gelin, bu bayramda umudu hep birlikte büyütelim" dedi.
Amasya TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Amasya’da sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz devlet desteği istiyor" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Amasya’da 16 Mayıs’ta Yeşilırmak Nehri’ndeki taşkın sonrası oluşan sel felaketinden 5 bin 865 dekar tarım alanının etkilendiğini açıkladı. Bayraktar, "Sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" dedi. İl genelinde 13 köy, 1 belde ve 1 mahallede zarar oluştuğunu belirterek incelemede bulunduğu Aksalur, Kızılca ve Ovasaray köylerinde çiftçilerle buluşan Bayraktar, "TARSİM dışında olan üreticilerimizin de bir destek beklentisi var. Nasıl geçen yıl dondan zarar gören üreticilerimiz, TARSİM dışında olan üreticilerimiz devlet desteği almışlarda yine bu sel felaketinden zarar gören üreticilerimiz de devlet desteği istiyorlar. Devlet yardımı, borçların yapılandırılmasını istiyorlar" diye konuştu. "Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz" Afet yaşanan bölgelerdeki durumun rapor edilip ilgili kurumlara bildirildiğine değinen Bayraktar, "İnşallah çiftçilerimize yardımcı olunur. Bir can suyu verilir. Borçları yapılandırılır. Önemli olan çiftçimizi sahada tutabilmek. Bu çok önemli. Son yıllarda çiftçimizi sahada tutmanın zorluğu var. Göç veriyoruz. Göç veren bir sektör. Bu gibi afetler karşısında eğer çiftçimize destek veremezsek korkarım ki bu göçler devam eder" diye konuştu. "Yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı" Türkiye’nin geçen yıl büyük bir kuraklık yaşadığını hatırlatan Bayraktar, "Bu sene bir yağış olmasını temenni ediyorduk. Yağışlar geldi. Bundan da memnuniyet duyuyoruz. Bu sene gelen yağışlar şimdilik kuraklık tehdidini ortadan kaldırdı. Hatta buğday ve arpa üretimimiz son yıların rekolte rekorunu kırabilir" şeklinde konuştu. İncelemelere TZOB Orta Doğu Anadolu Bölge Temsilcisi Yunus Kılınç ve Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci de katıldı.
Sakarya Kutup ayısı sanıldı, gerçek kısa sürede ortaya çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde Sakarya Nehri’nin Karadeniz’le buluştuğu noktada kayalıklara sıkışmış halde bulunan ve ilk bakışta "kutup ayısı yavrusu" sanılan hayvan, bölgede şaşkınlığa neden oldu. Kayalıklara sıkışmış haldeki hayvanın, telef olmuş ayı yavrusu olduğu ortaya çıktı. Sakarya Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada kayalıkların arasında beyaz renkli ve hareketsiz duran canlıyı fark eden vatandaşlar, durumu cep telefonu kameralarıyla görüntüledi. Kısa sürede sosyal medya platformlarında paylaşılan fotoğraflar, canlının fiziki yapısı ve rengi sebebiyle "Karadeniz kıyısında kutup ayısı yavrusu bulundu" iddialarının ortaya atılmasına yol açtı. Tüyleri dökülünce kutup ayısına benzetildi Kısa sürede yayılan görüntünün ardından bölgeden elde edilen değerlendirmeler, iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu. Kayalıklara sıkışan hayvanın, Sakarya Nehri havzasında yaşayan yavru ayı olduğu belirlendi. Telef olan yavru ayının uzun süre su içerisinde kalması nedeniyle özellikle alt kısmındaki tüylerinin döküldüğü, derisinin ise suyun etkisiyle beyazlaşarak farklı bir form kazandığı tespit edildi. Hayvanın geçirdiği bu fiziksel değişimin, ilk bakışta kutup ayısı yavrusu algısı oluşturdu. Yapılan incelemelerde, nehir havzasındaki doğal yaşam alanında telef olan yavru ayının Sakarya Nehri’nin güçlü akıntısına kapılarak kilometrelerce sürüklendiği ve nehrin Karadeniz’e döküldüğü Yenimahalle Feneri mevkiindeki kayalıklara sıkıştığı değerlendirildi.