EKONOMİ - 15 Mart 2024 Cuma 14:44

‘Scaleup Programı’nın 5’inci dönemi 10 girişim ile başladı

A
A
A
‘Scaleup Programı’nın 5’inci dönemi 10 girişim ile başladı

Endeavor Türkiye’nin P&G iş birliğiyle gerçekleştirdiği Scaleup Hızlandırma Programı’nın 5’inci dönemi, işini büyütmek ve global pazara açılmak isteyen 10 girişim ile başladı.



Strateji, iş geliştirme ve farklı ihtiyaç alanlarında sağlanan mentorluk hizmetlerinin yanında, Endeavor’ın uluslararası ağına erişim imkânı sunan Endeavor Türkiye Scaleup Hızlandırma Programı, programa yeni dönemi için seçilen 10 girişimin katılımıyla başladı. Aposto, B2Metric, Comodif, Kidolog, Masraff, Mega Fortuna, Twiser, Uppy, Usersdot ve Vigo ‘Scaleup Programı’nın 5’inci dönemine katılmaya hak kazanan girişimler oldu. Endeavor Girişimcisi olma potansiyeli yüksek, her biri hızlı büyüme sürecinde olan bu girişimler, ürünlerini ölçeklendirme, operasyonlarını genişletme ve globale açılma gibi alanlarda dernekten destek alıyor.



Mart 2024 tarihinde başlayan ve dört ay sürecek program boyunca Scale-up şirketlerinin kurucu ve CEO’ları, hukuk, teknoloji, ürün, markalaşma, yetenek, kültür ve yatırım konularında grup atölye çalışmalarına katılacak, başarılı dernek girişimcilerinden birebir mentorluk alacaklar. Katılımcı şirketlerin kurucu ortakları aynı zamanda ‘Founders Forum’larda benzer aşama girişimlerde yaşanan sorunları tartışma ve iş geliştirme fırsatlarına sahip olacaklar.



Scaleup Hızlandırma Programı’nın 5’inci dönemi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Endeavor Türkiye Genel Sekreteri Aslı Kurul Türkmen, “P&G desteğiyle gerçekleştirdiğimiz Scaleup programımızın beşincisine başlamanın gururu içerisindeyiz. Dernek olarak, girişimcilere doğru mentorluğu sağlamak ve uluslararası pazarlara açılma konusunda destek olmak en önemli önceliğimiz. Scale-up’lar, yani hızlı büyüyen girişimler için geliştirdiğimiz programımıza seçilen girişimler, aynı zamanda Endeavor’un seçim sürecine dahil olarak, bu süreçte daha emin adımlarla yürüyor. Yanımızda P&G gibi bir ortakla bu programı yürütmek ise gücümüze güç katıyor. Bu özel programa bu yıl dahil olan tüm girişim ve girişimcilere şimdiden başarılar diliyorum” dedi.



P&G Türkiye, Kafkasya ve Orta Asya Kumaş, Ev, Bebek ve Kadın Bakım Ticari Operasyonlar Başkan Yardımcısı Değer Kurtaslanoğlu, ise “Bugün dünyanın en büyük temizlik ve kişisel bakım firmalarından biri olmamızda büyük rol oynayan inovasyon anlayışımızla girişimciliğe hep destek verdik. Çünkü biz bilginin paylaşıldıkça, aktarıldıkça değerli olduğuna inanıyoruz. DNA’mızda bulunan yenilikçi düşüncenin yanı sıra günümüz dünyasında, yalın ve hızlı uyum sağlama odaklı bir yenilikçi zihniyetle girişimcilik ekosistemine daha yakın olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Diğer taraftan deneyimleri ile onlara rehberlik eden, girişim fikrinin hayata geçmesi için finansal katkı sağlayan yetkin bir şirketin varlığı, Scaleup aşamasındaki girişimcilerin hızlı büyümelerinin kilidini açıyor. Bu doğrultuda Endevour Derneği iş birliğiyle ’ScaleUp Hızlandırma Programı’nı Türkiye’de beşinci kez desteklemek ve program kapsamında çok sayıda girişimciyle bir araya gelerek yeni iş ortaklıkları fırsatlarını değerlendirmek, bizim için büyük bir önem taşıyor” dedi.



‘Scaleup Programı’nın 5’inci dönemi 10 girişim ile başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.