GÜNDEM - 06 Aralık 2023 Çarşamba 12:27

Seçil Erzan olayında 5 kişinin Avukatı Öksüz anlattı

A
A
A

“Fatih Terim Fonu” olarak anılan Seçil Erzan'ın aralarında ünlü futbolcuların da yer aldığı kişileri yüksek kar vaadiyle dolandırdığı iddia edilen davada Muslera, Selçuk İnan, Emre Çolak, Emrah Çolak ve Musa Mert Çetin'in avukatı Murat Öksüz, “Bu davada oldukça enteresan bölümler var. Polis 10 Nisan günü Erzan'ı almaya gittiğinde kapının önünde bir araçta 3-4 kişi görüyor, Denizbank'ın güvenliği, ‘Erzan'ın tehdit aldığı için güvenlik olarak bulunduğunu söylüyor'' dedi.

Yüksek karlı fon vaadiyle Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan gibi ünlü futbolcuların da aralarında bulunduğu kişilerden yüksek miktarlarda para alarak dolandırdığı iddia edilen Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü Seçil Erzan’ın yargılandığı davada her geçen gün yeni detaylar ortaya çıkıyor. Davada Fernando Muslera, Selçuk İnan, Emrah Çolak, Emre Çolak ve Musa Mert Çetin’in avukatlığını Rezan Epözdemir ile birlikte yürüten Avukat Murat Öksüz dava ile ilgili ilk kez İhlas Haber Ajansı muhabirine konuştu. ‘Fatih Terim Fonu’ olarak anılan olayda kamuoyuna yansıyan isimler dışında birçok kişinin fon vaadiyle dolandırıldıkları iddiasında olduğunu anlatırken duruşma sırasında banka avukatları ve Erzan’ın avukatı arasında gerçekleştiği iddia edilen kağıt verilmesi konusuyla ilgili de konuştu.

“Davada oldukça enteresan bölümler var”

Seçil Erzan’ın müvekkillerine önemli kişilerin yer aldığı bir fondan bahsederek para getirmelerini sağladığını söyleyen Avukat Murat Öksüz, “Uluslararası fonlarda değerlendirileceği için daha yüksek bir kar payı alabileceğini söyleyerek müvekkilleri ikna ediyor. Yıllardır Seçil Hanım’a ve Denizbank da Galatasaray’ın sponsoru olması sebebiyle kurumsal bir güven var. ‘Neden hesaba yatırmıyoruz’ diye sorduklarında Seçil Hanım, ‘Bu bankanın kurumsal bir fonu, üst düzey yöneticileri yönetiyor, doğrudan genel müdürlükteki saklamaya gidiyor, onun için şubeden yatırmak suretiyle sisteme giremiyorsunuz’ diyor. Yıllardır hem bankaya hem Seçil Erzan’a olan güven ilişkisi nedeniyle dediklerini yapıyorlar, teslim ediyorlar, karşılığında da Denizbank antetli kaşesinin bulunduğu parayı yatırdıklarına, ne zaman, ne kadar alacaklarına dair makbuzlar alıyorlar. Seçil Erzan, başsavcılık nezdindeki 3 Mayıs 2023 tarihli ifadesinde çok çarpıcı beyanlarda bulunuyor. Aynen kendi ifadesi şu; ’Banka bu durumu biliyordu, bilmese dahi bilmesi gerekiyordu, banka kendisini kurtarmak için böyle bir yola gitmiş’ diyor. Son çıkan bir görüntüde Asiye Öztürk isimli müdür yardımcısı da bu paraları sayıp teslim etmiş, burada şubenin bunu bilmemesi, bankanın teftiş etmemesi sebebiyle sorumluluğu çok açık. Bu davada oldukça enteresan bölümler var” dedi.

“Tahrip, silme gibi bir durum varsa tabi ki bilirkişi incelemesi talep edeceğiz”

Banka görüntülerinde kayıplar olduğu, bazı kayıtların da sağlıklı çalışmadığının ifade edilmesi üzerine konuşan Avukat Öksüz, “Bilirkişi incelemesi gerçekleştiğinde görüntülerin bir kısmının sağlıklı olmadığı bir kısmının ise görüntü kayıplarının olduğu, görünmeyen, anlaşılamayan bölümler olduğu ortaya çıkıyor. Tekrardan belki bir inceleme yapılıp kayıtların ortaya çıkarılması maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından önemli olacaktır. Dijital verileri biz de talep edeceğiz tabi ki bir tahrip, silme gibi bir durum varsa buna ilişkin bir bilirkişi incelemesi tabi ki talep edeceğiz. Banka üst düzey yetkilileri hakkında iftira hakkında şikayetçi olduk, süreç şu an devam etmektedir. 12 Ocak’ta gerçekleştirilecek duruşmada ilk celse katılamayan müştekiler vardı, bunlar 6 kişiydi, ifadeleri alınacak. 12 tanık var, bunların dinlenmesine geçilecek. Biz banka üst düzey yöneticilerinin en azından bu davada tanık olarak dinlenmesi gerektiğini belirtmiştik, bu hususun gelecek celse değerlendirilmesine karar vermişti mahkeme buna ilişkin kararını açıklayacaktır” diye konuştu.

“Bir şeylerin değiştirilmeye, gizlenmeye çalıştığı kanaati uyandı"

Banka tarafından Seçil Erzan hakkında yapılan şikayet ve yakalandığı gün ile ilgili konuşan Avukat Öksüz, “7 Nisan günü bankanın Seçil Erzan hakkında bankacılık zimmeti, dolandırıcılık, özel evrakta sahteciliğe ilişkin savcılık nezdinde şikayette bulunması, banka 7 Nisan’da şikayette bulunmuşken, bu kişiye yurt dışı çıkış yasağı konmuşken banka yetkililerinin aslında Seçil’in nerede olduğunu bilmesi buna ilişkin de kolluk kuvvetlerini bilgilendirmemesi hususu da var. Bunların hepsi birlikte nazara alındığında bir şeylerin değiştirilmeye, gizlenmeye çalıştığı kanaati bizde uyandı. Bunun üzerine adı geçen banka üst düzey yöneticileri hakkında suç delillerini gizleme ve değiştirme suçundan şikayetçi olduk, o süreç de devam ediyor. Seçil Erzan’ın ifadesinde 2 tane tanığı var, birisi annesinin bakıcısı, birisi de bir yakını, 8 Nisan günü evde olan kişiler bunlar. Bunlar ses kaydı alındığına, kapıdaki güvenliklere şahitler. Hatta çok enteresan bir şey; polis 10 Nisan günü Seçil Erzan’ın kapısına gittiğinde kapının önünde bir tane araç içinde de 3-4 kişi görüyor. Onlara kim olduklarını sorduklarında Denizbank’ın güvenliği ‘Erzan’ın tehdit aldığı için burada güvenlik olarak bulunduğunu söylüyorlar’. Polisin tutanağında dahi bu hususun doğruluğu oraya çıkmış vaziyette” dedi.

“Tutar sanırım zamanla çok daha yükselecek”

Müvekkili Selçuk İnan’ın talebi üzerine bankaya hacze gidilmesi konusu hakkında konuşan Avukat Öksüz, sözlerine şöyle devam etti: “Mahkeme tarafından ihtiyati haciz kararı verildikten sonra ve herhangi bir teminat gösterilmemesi üzerine müvekkillerimizin haklarını korumak, avukatlık vazifesini yerine getirmek amacıyla genel müdürlüğe ihtiyati haciz tatbiki için başvurduk, gittik. Burada banka avukatları tarafından engellenmeye çalışılsak da bir hukuki hakkımızın olduğu, bankaların ihtiyati hacizden bağımsız olamayacağını belirttik. Memurluğa da talebimizi ilettikten sonra gördüğümüz lüzum üzerine herhangi bir haciz işlemi yapmadan mahali terk ettik. Zaman zaman ofisimizi arayan dolandırma iddialarında bulunan şahıslar olabiliyor ama bu şahıslar kimdir, gerçekten dolandırılmış mıdır, bunları bilemiyoruz. 45 milyon dolar ve 15 milyon lira civarı bir dolandırma tutarı söz konusu ama bu tutar sanırım zamanla çok daha yükselecek çünkü birçok insan kendilerinin de Seçil Erzan’ın fon vaadiyle dolandırdığını iddia ediyorlar. MASAK’tan bir rapor istenmiş dosyada mevcut, burada bu fiillerin gerçekleştirildiği iddia edilen bu dönemlerde Ali ve Atilla Yörük, Ali Yörük’ün eşinde bir mal varlığı artışlarının olduğu tespit edilmiş. Suç çerçevesinde elde edilen gelirle mi alındığı yoksa kendi öz kazanımları mı olduğu mahkemenin takdirindedir. Yanlış hatırlamıyorsam 86 kere bir yurt dışına çıkış var. Sanık ifadesinde ‘Orada içki, eğlence daha ucuz diye ben her zaman çıkarım’ diye açıkladı ama bunların da araştırılmaya muhtaç olduğu kanaatindeyiz çünkü ortada çok büyük bir para var. Bu paranın nerede olduğu belli değil, Erzan da ifade etmiyor”

“Duruşmada Denizbank’ın avukatları Erzan’ın avukatına kağıt verdi, araştırılmaya muhtaç”

Duruşma sırasında banka avukatları ve Erzan’ın avukatı arasında gerçekleştiği iddia edilen kağıt verilmesi konusuyla ilgili ise Öksüz, “Sorduk kendisine gerçekten de yakalandıktan sonra ilk savcılık ifadesinde belirtilen avukatın banka tarafından tutulduğunu, kendisini hiç tanımadığını belirtti. Daha sonra o avukat ile yollarını ayırmış başkaca bir avukatla anlaşmış. Duruşmada tutanaklara da geçti şöyle bir durum oldu; Denizbank avukatlarıyla seçil Erzan’ın avukatı arasında bir kağıt alışverişi gözümüzün önünde oldu. Müşteki avukatları hepimiz birden kalktık, itiraz ettik, bunu tutanağa geçirdik. Bu da açıkçası pek makul ve olağan gelmedi, gözümüzün önünde yazılı sayfalar Seçil Hanım’ın avukatına teslim edildi, bunun da araştırılmaya muhtaç olduğu kanaatindeyiz. Mahkeme Denizbank’ın katılma taleplerini ve katılma taleplerine bağlı olan soru sorma taleplerini reddetti. Zaten bu karardan sonra o kağıt alışverişini gördük. Orada bizim düşündüğümüz kendileri soramadıkları için bazı soruları Erzan’ın avukatı vasıtasıyla sordurma çabasıydı. Yeni tanıklar yeni deliller mutlaka ortaya çıkacaktır, belki davanın seyrini, esasını değiştiren bir hale bürünecektir” şeklinde konuştu.

Hasibe Karadağ - Emre Baba

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Evde doğum yapan anne ve bebeği, saatler süren çalışmanın ardından kurtarıldı Diyarbakır’da sancısı gelen bir kadın evde doğum gerçekleştirdi. Anne ve bebeği, kar nedeni ile saatler süren çalışmanın ardından kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, 1 Ocak 2026 günü yaşanan bir doğum vakasında sağlık ekiplerini zamanla yarışan zorlu bir mücadeleye sürükledi. Saat 11.46’da Yeşiltaş Mahallesi’nden gelen doğum ihbarı üzerine Diyarbakır genelinde sağlık birimleri alarma geçti. Sağlık Komuta Kontrol Merkezi koordinasyonunda vakaya 1 kara ambulansı ve 1 UMKE timi olmak üzere toplam 6 sağlık personeli yönlendirildi. Hava ambulansı talebi, olumsuz hava şartları nedeniyle karşılanamazken, karadan ilerleyen ekipler yoğun kar, kapalı yollar ve tipi nedeniyle sık sık durmak zorunda kaldı. Ambulans ekibinin ilerleyememesi üzerine UMKE timi devreye girdi. Sahada ambulansa zincir desteği sağlandı, ancak Aşağı Kırlangıç köyü mevkiinde kar yağışının şiddetlenmesiyle ekipler yeniden mahsur kaldı. Bunun üzerine Çınar Kaymakamlığı ve Büyükşehir Belediyesi ile temasa geçilerek yol açma çalışmaları başlatıldı. Köy halkının traktör desteğiyle ekipler bir süre daha ilerleyebildi. Saatler süren çabanın ardından, yol açma çalışmaları ve saha koordinasyonunun güçlendirilmesiyle UMKE ekibi saat 18.15’te anneye ulaşmayı başardı. Olay yerinde doktor bilgisi dahilinde damar yolu açılarak tıbbi müdahale yapıldı, doğan bebeğin muayenesi gerçekleştirildi. Anne ve bebek, güvenli şekilde ambulans ekiplerine teslim edilerek Çınar 2 No’lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu tarafından saat 23.41’de SBÜ Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Çocuk Hastalıkları Hastanesine nakledildi. Operasyonu yakından takip eden Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, zorlu süreçte görev alan UMKE Ekip Sorumlusu Salih Bülbül’e, ekibi adına gösterdiği özverili çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Asiltürk, "Zorlu kış şartlarına ve saatler süren ulaşım güçlüklerine rağmen ekiplerimiz büyük bir koordinasyon ve özveriyle görevlerini yerine getirdi. UMKE, 112 acil sağlık ekiplerimiz ve vatandaşlarımızın desteğiyle anne ve bebeğimiz güvenli şekilde sağlık tesisimize ulaştırıldı. Diyarbakır’da vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimi için her şartta sahadayız. Bu süreçte görev yapan tüm sağlık personelimize teşekkür ediyorum’’ dedi.
Düzce Tropikal misafirler kar yağışını görünce mest oldu Düzce’yi etkisi altına alan kar yağışı, kentin en uzak misafirlerine unutulmaz anlar yaşattı. Sri Lanka ve Ruanda gibi tropikal iklim ülkelerinden eğitim için kente gelen öğrenciler, hayatlarında ilk kez gördükleri kar karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Kent genelinde etkisini sürdüren yağışla birlikte kar kalınlığı şehir merkezinde 20, Konuralp ve Bahçeşehir bölgelerinde ise 40 santimetreye ulaştı. Kar yağışı, çocuklar kadar memleketlerinden binlerce kilometre uzaktaki üniversite öğrencilerini de mutlu etti. "Burada ilk defa kar görüyorum" Düzce Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi Sri Lankalı Mohoummead Ayizea, ülkesinin tropikal iklim kuşağında yer alması nedeniyle daha önce hiç kar görmediğini söyledi. Yağışın tadını çıkardığını belirten Ayizea, "Sri Lankalı olarak biz orada kar görmüyoruz. Tropikal olduğu için hava hep güneşli. En fazla yağmur yağıyor. Burada ilk defa kar görüyorum ve her gördüğümde çok heyecanlanıyorum. Karın tadını en güzel şekilde çıkartmaya çalışıyorum" dedi. "Bizim hayallerimizi yaşıyorsun" Ülkesinde kar yağışını hep televizyondan izlediğini belirten Ayizea, şöyle konuştu: "Kar yağışını hep filmlerde görüyorduk. Karlı günleri filmlerde gördüğümüz gibi burada da aynı şekilde kendimiz yaşadık. Arkadaşlarıma ve aileme kar görüntülerini çekip gönderiyorum, onlar da çok seviniyorlar. Karlı havalar, bembeyaz zeminler Sri Lankalılar için bir hayaldir. Kar görmeleri, birbirleriyle kartopu oynamaları hepsi onlar için hayal. Bana ’Bizim hayallerimizi yaşıyorsun’ diyorlar." Kar yağışı Ruanda’dan gelen öğrenciyi korkuttu Ruanda’dan gelen Receaip Moukizzia da eğitim için bir yıldır Türkiye’de bulunduğunu anlattı. Karla ilk karşılaştığında şaşkınlık yaşadığını ifade eden Moukizzia, "Türkiye’ye gelince çok mutlu oldum, şimdilik her şey yolunda. Afrika’da kar yağmıyor. Burada kar görünce hem şaşırdım hem korktum. Çok soğuk olduğu için korktum, soğuktan korkmuştum ama şimdi alıştım" ifadelerini kullandı. Millet Bahçesi’nde Türk arkadaşlarıyla bir araya gelen öğrenciler, kar topu oynayıp hatıra fotoğrafı çektirerek keyifli vakit geçirdi.