ASAYİŞ - 31 Mayıs 2024 Cuma 23:08

Seçil Erzan'ın ifadesi şaşırttı: "Benim gerçekten dolandırıcı olduğumu düşünüyor musunuz?"

A
A
A

Yüksek karlı özel fon vaadiyle aralarında Arda Turan, Fernando Muslera ve Emre Belözoğlu gibi isimlerin de bulunduğu pek çok kişiyi dolandırdığı iddia edilen banka müdürü Seçil Erzan’ın yargılanmasına devam ediliyor. Duruşmada gözyaşlarıyla savunma yapan Erzan, "Benim gerçekten dolandırıcı olduğumu düşünüyor musunuz? Bu paradan asla menfaat sağlamadım. Benden zorla aldılar. Silah dayasalar bu kadar olmazdı" dedi.

Yüksek karlı güvenilir bir fon olduğunu ve Fatih Terim gibi isimlerin de bu fona dahil olduğunu söyleyerek aralarında tanınmış futbolculardan Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan’ın da bulunduğu 29 kişiyi yaklaşık 25 milyon dolar ile 7 milyon 384 bin lira dolandırdığı iddia edilen banka şube müdürü Seçil Erzan’ın yargılanmasına devam ediliyor. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen 7 sanıklı duruşmada tutuklu sanıklar Seçil Erzan ile Ali Yörük ve 4 tutuksuz sanık hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları da katıldı.

"İnsanlar kendilerini bu paranın bankada olduğuna inandırmaya çalıştılar’’

Duruşmada savunma yapan sanık Seçil Erzan, "Banka çalışanlarının paraya dokunması yasaktı. Biz paraya öcü gibi bakıyorduk. Ben burada hukuki olarak bana bir zararı olur mu diye düşünmeden her şeyin doğrusunu anlatıyorum. İnceleme sırasında bana avukatın var mı diye sordular. Bir avukat ayarlandı başta, o avukatı bana kesinlikle banka tutmuştur. Ben sürekli Florya’ya, Galatasaray tesislerine gidiyordum, sürekli dışarıdaydım. İstanbul’un en büyük tefecisi denen adam Süleyman Aslan odama geliyordu, kimse bunu bilmiyordu, duymuyordu. Karanlık bir şeyler döndüğü belliydi ama kimsenin bilmemesi normal değildi. İnsanlar kendilerini bu paranın bankada olduğuna inandırmaya çalıştılar, bunun olmadığını bile bile yaptılar. Son 1 yıldır benim canımı alsalardı ben bu kadar acı çekmezdim. Bankanın bunu bilmiyoruz, gişe dışı işlem yok demesi. Mesela Fatih Terim hiçbir zaman şubeye gelmedi ama elden para götürürdüm. Birçok müşterimizin evine biz para götürdük, burada bankanın görmeme ihtimali yoktu. Bana ‘ne yapıyorsun kızım sen’ demeliydi" dedi.

"Banka dövizi çıkarmayın denen bir durumda piyasalarda milyon dolarların aynı gün şubeden çıkarılmasıyla ilgili bana sormalıydı"

Savunmasına devam eden Erzan, "Müşteriler 500 bin lira ve üzeri kredi çekeceği zaman ne için çektiğini belgeli olarak bankaya sunmak zorundaydık. Arda Turan 33 milyon dolar para çekti. Ancak ne için yatırım yapacağına dair evrak sunmadı. Bölge müdürü beni arayıp, ‘Neden belgesi yok?’ diye sordu. Çünkü dikkat çeken bir olaydı. Her şey belliydi ve anlaşılabilirdi ama her şeyi ben yapmışım. Banka dövizi çıkarmayın denen bir durumda piyasalarda milyon dolarların aynı gün şubeden çıkarılmasıyla ilgili bana sormalıydı. Banka hiçbir şey görmedim, duymadım diyor. Bankanın bunu görmeme durumu olmamalıydı" şeklinde konuştu.

Ağlayarak savunma yaptı: "Bankanın da bu konuda elini taşının altına koyması lazımdı"

Savunmasına devam ettiği ve tahliye talebini belirttiği sırada ağlamaya başlayan Erzan, mahkeme başkanına "Benim gerçekten dolandırıcı olduğumu düşünüyor musunuz? Buna inanıyor musunuz?" dedi. Sonrasında ise, "Bu paradan asla menfaat sağlamadım. Benden zorla aldılar. Silah dayasalar bu kadar olmazdı. Ortada başka olan biten yok. Bu paraları ben alsam zaten bir plan yapardım. İnsanların çok açgözlü davranması, bile bile benden talep ettiler. Banka ‘Seçil’in yurt dışına çıkacağını, kaçacağını düşündük’ dedi oysa ben herkesi çağırdım zaten. Benim kaçmak asla aklımın ucundan bile geçmedi, ben bu insanların nasıl parasını ödeyebilirim derdindeydim. Bankanın da bu konuda elini taşının altına koyması lazımdı. Sorumluluğunu bilmesi gerekiyordu. Ya gidip bankayla tefecilerden parayı alacaktık ya da banka bu paraları ödeyecekti" dedi.

"Ben hiç kimsenin parasını almadım"

Sanık Ali Yörük savunmasında olayın gerçekten mağdurlarından biri olduğunu belirterek mahkemeden tahliyesini talep etti. Bu sırada Seçil Erzan gözyaşlarıyla araya girerek, "Ben de bundan bahsediyorum, hiç kimsenin parasını almadım. Neredeyse bu para bulunsun" ifadelerini kullandı.

Öte yandan mahkeme, Fatih Terim'in de arasında bulunduğu dosyaya yeni eklenen tüm müştekilerin bir sonraki celse hazır edilmesine karar verdi.

Sema Demir - Gamze Şenyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.