TEKNOLOJİ - 09 Ocak 2024 Salı 09:37

Sıra dışı atık su arıtma yöntemi: Mikroorganizmalarla doğa dostu arıtma çözümü

A
A
A
Sıra dışı atık su arıtma yöntemi: Mikroorganizmalarla doğa dostu arıtma çözümü

Geleneksel biyolojik kirliliğin temizleme yöntemlerine kıyasla daha etkili ve çevre dostu bir alternatif sunan BioGuy II girişimi, Türkiye’de ilk kez mikroorganizmaları kullanarak atık suların arıtımını sağlıyor. BioGuy işlemleri sonrası bazı müşterilerin çıkış suyunda balıkların yaşayabildiği temiz su havuzları oluşturduğunu ifade eden Bak-Tek Çevre Teknolojileri Kurucu Ortağı ve CEO’su Alp Taşan, cihazı tasarlarken mikrobiyolojiyi zeolit ile hibrit yenilikçi zeosmart adını verdikleri ileri teknolojik yöntemlerle birleştirdiklerini söyledi.


Teknolojinin getirdiği yeniliklerle atık suların arıtılmasında çığır açan YTÜ Yıldız Teknopark firmalarından Bak-Tek Çevre Teknolojileri, geliştirdiği biyoremidasyon teknolojisi olan BioGuy II isimli girişim ile mikroorganizmaların doğal gücünü kullanarak çevreci ve ekonomik bir arıtma süreci sunuyor. Çevre sağlığı açısından kritik olan atık suların biyolojik arıtımını biyoremidasyon ile sağlayan şirket, mikrobiyolojik canlıları ve zeolit adlı bir madeni kullanarak doğayı temizleme işlemini gerçekleştiriyor. Doğada bulunan faydalı bakterilerin kullanıldığı bir kokteyl ile atık suların temizleyen girişim bu yöntemle, çevreye zarar vermeyerek atık sularda yaşayan balıkların varlığını da sürdürülebilir olmasını sağlıyor. Birçok kez Avrupa Komisyonu gibi kurumlar tarafından ödüllendirilen ve atık sulardaki maddelerin temizlenmesi ile tekrar kullanılması noktasında kritik bir rol üstlenen Bak-Tek, yakın zamanda da önemli bir yatırım aldı.



“Zeolit adlı bir maden kullanıyoruz”


Biyoremidasyon cihazında, dünyadaki rezervlerinin yaklaşık yüzde 65’inin Türkiye’de olduğu zeolit adlı bir maden ve tablet haline getirdikleri bakterileri kullandıklarını ifade eden Bak-Tek Çevre Teknolojileri Kurucu Ortağı ve CEO’su Alp Taşan şöyle devam etti; “Zeolit, atık su arıtma işlemlerinde verimin yüzde 90’ın üzerinde artırılmasını sağlıyor. Bakteriler de arıtmanın yapılmasının zor olduğu noktalarda arıtma yapılmasına imkân veriyor. Cihaz hangi bakteriyi üretecekse onu koyuyoruz. Otomatik bir şekilde bu bakterileri büyütüp sistemlere dozajlıyor. Kabaca yoğurt yaparken nasıl mayayı eklerseniz burada da aynı şekilde. Sadece biz ilk bakterisini koyuyoruz. Diğer kısımlarını cihaz hallediyor. Geliştirdiğimiz biyoremidasyon cihazı, bir bilgisayarın onda biri kadar elektrik tüketiyor ve böylelikle cihazın su kirliliğini azaltırken başka bir kirliliğe de neden olmuyor. Cihaza, yurt dışındaki büyük otellerden, catering firmalarından ve fabrikalardan yoğun talep alıyoruz. Teknolojimiz şu anda Maldivler, Dubai ve şimdi Suudi Arabistan gibi ülkelerde faal olarak kullanılıyor.”



Kanalizasyon ve arıtma tesislerinin anlık takibi yapılabilecek


Yağ tutucular, atık su hatları, paket arıtmalar ve atık su arıtma tesisleri gibi yerlere entegre edilebilen çözümler sunan şirket bundan sonraki projelerini, sensör teknolojilerini kullanarak geliştirecekleri cihazı akıllı şehircilik için olmazsa olmaz bir ürün olarak konumlandırıyor. Sürdürülebilir biyolojik arıtma yöntemlerinin çok daha ekolojik ve ekonomik olduğuna işaret eden Taşan, aldıkları geri dönüşlere atıfla cihazın 3 ay içinde maliyetini karşıladığını aktardı. Taşan, “Eklenen sensörler ile kanalizasyon, arıtma tesisi gibi noktaların anlık monitör edilmesini sağlayarak değerlerin bir sorun oluşturmadan düşürülmesini sağlayacağız” dedi.


Biyoteknoloji çözümlerine önemli yatırım


Sürdürülebilir biyoteknoloji odağında çalışmalarını sürdüren Baktek, önemli bir yatırım fonundan yatırım aldı. Aldığı yeni yatırımla büyüme ve gelişim adımlarını hızlandırmaya hazırlanan şirket, çevre dostu teknolojileriyle dünya genelinde daha fazla şirketi çözümlerini tercih etmeye teşvik etmeye devam edecek.




Sıra dışı atık su arıtma yöntemi: Mikroorganizmalarla doğa dostu arıtma çözümü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Tuzluca tuz mağaralarında bayram yoğunluğu yaşandı Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde bulunan tuz mağaraları, şifalı havası ve doğal yapısıyla Kurban Bayramı tatilinde de yoğun ilgi gördü. Solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiği belirtilen mağara, 9 günlük bayram tatilinde 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde yer alan tuz mağaraları, bayram tatilinde yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olmaya devam ediyor. Doğal tuz oluşumları ve yer altındaki etkileyici atmosferiyle dikkat çeken mağara, özellikle astım, bronşit ve nefes darlığı gibi solunum yolu rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan havası dolayısıyla sağlık turizmi açısından da önemli bir merkez olarak öne çıkıyor. Bayram tatillerinde yoğun ziyaretçi ağırlayan tuz mağaraları, 4 günlük Kurban Bayramı’nda yaklaşık 10 bin kişiyi misafir ederken 9 günlük bayram tatilinde ise toplamda 16 binin üzerinde yerli ve yabancı turisti ağırladı. Aileleriyle birlikte bölgeye gelen ziyaretçiler hem mağaranın doğal güzelliklerini keşfediyor hem de şifalı olduğu değerlendirilen havasından faydalanma imkanı buluyor. Tuz mağarası gişe personeli Cemil Gümüştekin, Kurban Bayramı ile birlikte açılış saatlerinde değişikliğe gittiklerini belirterek, "Çalışma saatlerimiz yaz uygulamasında sabah 09.00 ile akşam 18.00 arasındadır. Kışın ise sabah 08.00’de açıp akşam 17.00’ye kadar hizmet veriyoruz. Bayram dolayısıyla sabah 08.00 gibi açıyoruz. Akşam kapanış saatimiz ise ziyaretçi yoğunluğuna göre değişiyor. Bazen 19.00, bazen de 20.00’ye kadar açık kalıyoruz. Yoğunluk oldukça fazla. Bu yoğunluğun pazartesi gününe kadar devam etmesini bekliyoruz" dedi. Tuz mağarasının fotoğraflardan daha güzel olduğunu söyleyen Erkan Güzel ise, "Biz Bitlis’in Tatvan ilçesinde oturuyoruz. Doğu turuna çıktık. Önce Iğdır’a geldik, ardından Kars tarafına doğru geçeceğiz. Yol üzerindeyken tuz mağarasını da görmek istedik. Gezi öncesinde internette Iğdır’da gezilebilecek yerleri araştırırken tuz mağarasını gördük. Fotoğraflarda güzel görünüyordu ancak buraya geldiğimizde fotoğraflardan çok daha etkileyici olduğunu gördük. Burası kesinlikle görülmesi gereken bir yer. İnsan içeri girince gerçekten büyüleniyor. Oldukça etkileyici ve keyifli bir ortamı var" diye konuştu. Arkadaşlarının tavsiyesi ile tuz mağarasına geldiğini belirten Alaattin Günal, "Giresun’dan geliyorum. Iğdır’daki arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine Tuzluca tuz mağarasını ziyaret ettik. Daha önce hiç görmemiştim. Iğdır’a geldiğimizde, misafir olduğumuz aile dostlarımız burayı görmeden dönmememiz gerektiğini söyledi. Geldik ve gördük. Gerçekten devasa bir mağara. Herkese tavsiye edeceğim yerlerden biri. Çok güzel bir tuz mağarası" dedi. Ailesi ile fırsat bulduğunda sürekli tuz mağarasına geldiğini ifade eden Beran Kaylan, "Ben Iğdır’da yaşıyorum. Tuzluca ilçesi yakın olduğu için her yıl buraya geliyoruz. Her gelişimde buranın daha da geliştiğini görüyorum. Çok güzel bir yer. Türkiye’nin 81 ilindeki herkesin gelip burayı görmesini tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Tuz mağarasının birçok rahatsızlığa iyi geldiğini söyleyen ve Kars’tan gelen Baran Genç ise, "Tuzluca mağarasını gezmeye geldik. Burası çok güzel ve görülmeye değer bir yer. Herkesi buraya davet ediyoruz. Kendi memleketimiz olmasına rağmen çok sık gelemiyorduk. Birkaç kişi bize tavsiye etti. Özellikle bazı rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. Bacak ağrısı çekenler ve nefes darlığı yaşayan kişiler için faydalı olduğunu duyduk. Bu nedenle hastalarımızı da sağlıklarına kavuşmaları ümidiyle buraya getirdik. Burayı herkese öneriyoruz" dedi. Gişe görevlisi Necmettin Bozyiğit, yaz aylarında da vatandaşların mağara içerisinin serin olması nedeniyle tuz mağarasını ziyaret ettiğini belirterek, mağaranın yılın her döneminde yoğun ilgi gördüğünü söyledi. Bozyiğit, "Mağara, 2021 yılından bu yana aktif olarak hizmet veriyor ve halka açık. Türkiye’nin dört bir yanından ve yurt dışından ziyaretçiler geliyor. KOAH, bronşit ve astım hastalarına iyi geldiği belirtiliyor. Yaz-kış mağara içerisindeki sıcaklık yaklaşık 12 derece oluyor. Bu nedenle kışın sıcak, yazın ise serin bir ortam sunuyor" ifadelerine yer verdi. Iğdır turizminin önemli destinasyonları arasında yer alan tuz mağaralarının, her yıl artan ziyaretçi sayısıyla bölge ekonomisine de katkı sunduğu bildirildi.
Zonguldak Zonguldak’ın doğa harikası Gökgöl Mağarası’na bayramda ziyaretçi akını Zonguldak’ın jeolojik zenginlikleri ve eşsiz doğal yapısıyla öne çıkan simgelerinden Gökgöl Mağarası, Kurban Bayramı tatili boyunca adeta ziyaretçi akınına uğradı. Arefe günü dâhil olmak üzere bayram dönemi boyunca mağarayı toplam 5 bin 884 kişi gezdi. Giriş istatistiklerine göre doğa harikası alan; arefe günü 757, bayramın birinci günü 680, ikinci günü bin 509, üçüncü günü bin 446 ve dördüncü günü ise bin 492 doğaseveri ağırladı. Şehir merkezine yakınlığıyla ulaşım kolaylığı sağlayan mağara; göz alıcı sarkıt, dikit, sütun ve traverten oluşumlarının yanı sıra çevreyle uyumlu yürüyüş yollarıyla da büyük beğeni topluyor. Toplamda 875 metrelik bölümü turizme açık olan alan; cam köprüleri, seyir terası ve doğal dokuya zarar vermeden ilerleyen yürüyüş aksıyla konforlu bir gezi imkânı tanıyor. Girişte yer alan bilgilendirme panoları ise gelenleri mağaranın etkileyici tarihi ve jeolojik yapısı hakkında aydınlatıyor. Türkiye’nin en uzun 10. mağarası Yaklaşık 3 bin 350 metreye ulaşan uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun 10’uncu, Zonguldak’ın ise ikinci büyük mağarası olma özelliğini taşıyan Gökgöl Mağarası, Karbonifer dönemine uzanan geçmişiyle yaklaşık 350 milyon yıllık bir oluşumun izlerini taşıyor. İçerisinden akan yeraltı deresinin sularını doğal bir sifon sistemiyle Erçek Deresi’ne ulaştıran bu doğa harikası, damlataş zenginliğiyle dikkat çekiyor. Mağaranın iç kısımları yapısal özelliklerine göre; "Fosil Giriş", "Astım Salonu" ve "Harikalar Salonu" gibi isimlerle adlandırılıyor. Mağara ortamının özellikle astım hastalarının rahatlamasına yardımcı olduğuna yönelik bilgiler, alanın sağlık ve yaşam turizmi açısından da cazibe merkezi olmasını sağlıyor. Bayram tatili rotası kapsamında İstanbul’dan bölgeye gelen 65 yaşındaki emekli subay Ali Gürsel Ovalı, mağaradaki düzenlemeleri çok başarılı bulduğunu belirterek, "İstanbul’dan geliyoruz. Bolu’yu gezdik ardından Safranbolu, Amasra, Bartın ve Zonguldak. Buradan da İstanbul’a döneceğiz. Çok güzellikler gördük. Özellikle tarihimizi yansıtan yerler gezdik. Burayı da çok güzel organize etmişler. Safranbolu’da bir mağara gezmiştik. Bu kadar güzel dizayn edilmemişti. Gökgöl Mağarası çok güzel sarkıt ve dikitleri olan herkesin mutlaka görmesi gereken bir mağara. Her bakımdan herkese tavsiye ederim. Tekrar yolumuz düşerse uğramak isterim" dedi.