SAĞLIK - 23 Aralık 2023 Cumartesi 12:29

Soğuk havalar kalp krizi riskini artırıyor

A
A
A
Soğuk havalar kalp krizi riskini artırıyor

Son dönemde ani ölüm ve kalp krizi vakalarında artış yaşanıyor. Kasım ayından itibaren mart ayı sonuna kadar, soğuk havalar kalp krizlerini artırıyor.


Vakalardaki artışın nedenlerini anlatan Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ateş, sonbahar ve kış mevsiminin sadece grip salgını değil kalp krizi salgınlarını da tetiklediğini ifade etti. Dr. Ateş, kalp krizlerinin nedenlerini ve alınması gereken önlemleri tek tek sıraladı.


Kalp krizinin gelişme nedenleri ile ilgili bilgi veren Ateş, “Kalp krizi gerçekleştiği zaman, kalp krizinin yerine göre en az yüzde 25 ölüm riski ile seyreder. Eğer bu yüzde 25’lik riskin içinde hasta hayatını kaybetmezse ve hastaneye yetişirse kurtulma şansı oldukça yüksek. Çünkü son 25-30 yıldır gelişen teknikler ve tedaviler ani olarak gelişen ve kalp krizine neden olan damarın balon ve stent yöntemiyle açılması ile birlikte hayatta kalma oranını da arttırmaktadır. Hasta hastaneye kaldırılmış olsa da geçirmiş olduğu enfaktüsün ağırlığına göre yüzde 3-5 bazen de yüzde 5-10 oranında ölüm riski bulunuyor. Burada önemli olan krizlerin geçirilmesine engel olabiliyor muyuz? Bir diğer önemli etken de bu krizi hafif nasıl atlatabiliriz? Öncelikle kalp krizinin ne demek olduğunu açıklamaya çalışayım Kalbin kendisini besleyen 3 tane ana damar bulunmaktadır, bunlara biz koroner arterler diyoruz. Koroner arterlerde zaman içerisinde yağlanmasına ve kireçlenmesine bağlı ufak ufak daralmalar başlamaktadır. Çamaşır makinesinin borularına biriken kireç gibi düşünün bunu. Bu damarlardaki yavaş yavaş tıkanmalarda risk daha azdır ama ani tıkanmalarda kalp krizi gelişir. Aslında kalp krizlerinin büyük kısmı kalp damarlarında yüzde 50 oranlarında darlık varken orada biriken plağın ani olarak yırtılması sonucu pıhtı oluşmasına bağlıdır. Bu pıhtılar damar duvarında oluşan çatlakları yamamak için oluşuyor aslında, ancak bu aşırıya gittiği zaman kalp krizine neden oluyor” dedi.


Kalp krizi salgını mevsimindeyiz


Kasım ayı itibari ile kalp sorunlarının tetiklendiğini ifade eden Ateş, “Kasım ayından itibaren mart ayı sonuna kadar, soğuk havalar kalp krizlerini artırır. Bunun pek çok nedeni var. Soğuk havalarla artan viral enfeksiyonlar kalp krizlerini tetiklemektedir. Ayrıca soğuk havada kan akışkanlığı azalır ve kan pıhtılaşmaya daha meyilli olur. Bu da kalp krizini tetikleyen nedenlerden biridir. Muhtemel enfeksiyonlar da kalp krizini tetikleyebildiği için enfeksiyonları karşı kendimizi korumamız lazım. Bunun için de alınacak önlemlerin başında bağışıklığımızı yükseltmek gelir. Dolayısı ile beslenmemize dikkat edeceğiz, uyku düzenimizi iyi ayarlayacağız, vitaminlerimizi alacağız, C vitamininden zengin besleneceğiz, bol yeşillik tüketeceğiz. Doğru beslenirsek takviyeye de çok ihtiyacımız olur. Bu dönemde gerekli takviyeleri kesinlikle hekim kontörlünde ve önerildiği şekilde almak gerekir. Asla kulaktan dolma bilgilerle veya arkadaş ya da internet tavsiyesi ile gelişigüzel takviye kullanılmamalıdır. Kalp krizi ile alakalı risk faktörleri bulunanlar bu aylarda grip aşısı da yaptırabilir. Yapılan son çalışmalarda grip aşısı yaptıranların yaptırmayanlara nazaran kalp krizi oranlarının daha az olduğu gözlendi. Bir diğer önemli neden de kişinin mental olarak sonbahar ve kış mevsiminde daha olumsuz bir psikolojik yapıya bürünmesi olarak gösterebiliriz. Daha gerdin, daha depresif, daha stresli bir yapı kalp krizlerinin de başlıca düşmanıdır” dedi.


Rüzgara karşı yürümek kalp krizini tetikleyebilir


Soğuk havalarda alınacak önemlerin en önemlilerinden birinin rüzgarlı havalarda dikkat edilmesi gerekenler olduğunu ifade eden Ateş, “Kalp hastalığı bilinen hastalar soğuk havalarda rüzgara karşı yürümemeli. Yürüyüş yapacaksa da mutlaka göğsünü çok iyi korumalıdır. Soğuk hava damarlardaki spazmı da arttırabilir, dolayısı ile kalp krizlerini tetikleyebilir. Çok soğuk havalarda kapalı alanlarda spor yapılaması çok daha sağlıklı olacaktır” şeklinde konuştu.


Soğuk havalarda gelişen sırt ve göğüs ağırları ile ilgili yapılan en büyük hatanın hastanın kendi kendine tanı koymaya çalışması olduğunu ifade eden Ateş, ”Hasta sırt ağrısı yaşadığında ‘soğuk aldım galiba’ diye kendi kendine yorum getirebiliyor. Bu sırt ağrısı bir kalp krizi belirtisi de olabilir. Bunu lütfen unutmayın. Kalp krizi ağrıları iman tahtasının arkasında görülen ağrılardır. Biri basmış, biri oturmuş, birisi sıkıyormuş hissi ile başlayabilir. Hafiften başlar ve artarak gider. 10 dakika içinde bu ağrı geçmiyorsa bir acil servise gitmek gerekir. Bazen bu ağrı çeneye, dişe, kola vurabilir. Bazen kalbin alt tarafını besleyen damarla alakalı ise mide rahatsızlığı gibi, bulantı, kusma, geğirme gibi belirtiler verebilir. Bu gibi belirtilerde acil servise başvurup EKG çektirmekte ve kan tahlili vermekte fayda var” dedi.


Ateş sözlerine şöyle devam etti: “Ev ortamında da dikkat edilmesi gereken belli başlı şeyler var. Tüm evin olabildiğince aynı ısıda olması önemlidir. Bir odanın çok sıcak diğerinin çok soğuk olması risk oluşturabilir. Bir odadan diğer odaya geçerken spazmlar yaşanabilir. Aşırı sıcak ya da aşırı soğuktan kendi imkanları ölücüsünde insanlar evlerinin ısısını ayarlayabilir. Beklenmedik bir sıkıntı geliştiğinde kendi kendinize yorum yapıp tanı koymaktan ziyade vakit kaybetmeden acil servise başvurup, şüphe durumunda kontrol olmakta fayda var. Bir diğer önemli etken de beslenme. Sindirimi zor, ağır besinlerden mutlaka uzak durmalılar. Akdeniz usulü beslenme bu hasta grubu için çok uygundur. Sebze meyve ağırlıklı, zeytinyağlı ağırlıklı yemekler, kuru baklagiller ve uygun miktarda uygun kuruyemişler bu diyetin olmazsa olmazlarıdır. Öte yandan, ilaçların düzenli alınması da çok önemlidir. Muhteviyatını bilmediğiniz gıdalardan ve takviyelerden uzak durun. Bitki çayı tüketirken lütfen dozunda ve ölçülü tüketin. Tüketmeden önce mutlaka doktorunuza da danışın”.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Okan Buruk: "Benim görüşüm kolun doğal konumunda olduğu" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Samsunspor’un son dakikalarda beklediği penaltı pozisyonunda Kazımcan Karataş’ın kolunun doğal konumda olduğunu belirterek, "Hakem orada penaltı verseydi, belki kimse bir şey diyemezdi. Benim görüşüm oyuncumuzun doğal konumunda kolunu hareket ettirdiği" dedi. Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Galatasaray evinde karşılaştığı Samsunspor’u 3-2’lik skorla mağlup etti. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, "Bu dönem bizim için genel olarak zor geçiyor. Sert maçlar oluyor. Geçen maçtaki 11 ile başlamamızın avantaj olduğu düşünüyorduk. Maça İyi başladık. İlk yarı çok iyi oynadık. Çok rahat bir 45 dakika oynadık. Lemina’nın sakatlığından dolayı ikinci yarı devam edemeyeceğini söyledi. Pas için de önemli bir oyuncu. Devamında da yorgunluklar oldu. Üstü üste aynı oyuncularla çok uzun sürelerle oynuyoruz. Tam olarak hazır olmayan oyuncularımız da vardı. Yunus’u 25 dakika düşünüyorduk, ona o dakikayı verdik. 10 dakika da Berkan oynadı. Arda’yı kullandık. Oyununun devamında Arda ile Davinson’u yer değiştirdik. 2-1 sonrası rakibimizin atakları vardı. Bizim de girmeye çalıştığımız pozisyonlar vardı. 3. golü bulsaydık daha rahat olabilirdik. O bölümde penaltı pozisyonu var, Kazımcan’ın ayağına basılması. Bir tane de Davinson’un pozisyon içerisinde üstüne basılması var. İki VAR incelemesi oldu. İkisinden de olumsuz sonuç çıktı. İçimden bu kadar şanssız bir gece mi olur dediğim bir gol yedik. Bizim oyuncumuza çarpıp gol olması, şanssız bir gece oldu. Son değişikliği yaptık, Mauro Icardi’yi aldık. Arda’yı oyundan çıkarmam taktiksel bir karardı. Çok üzüldü. Arda bizim için değerli, bizden çok fazla süre buluyor. Taktiksel olarak Barış’ı sağ beke attık, iki forvete döndük. Gol de Barış’ın ortasıyla oldu. Biz nasıl iki penaltı, bir kırmızı kart nasıl beklediysek rakibimizin de beklentisi oldu. Benim görüşüm kolun doğal konumunda olduğu. Buna yakın pozisyonları Avrupa’da, Şampiyonlar Ligi’nde gördük. Hakem orada penaltı verseydi, belki kimse bir şey diyemezdi. Benim görüşüm oyuncumuzun doğal konumunda kolunu hareket ettirdiği. Burada verilecek her karar saygı duymak lazım. Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid maçı buna benzerdi. Kazım’ın sadece elinin aşağıda olması, elinin çok hafif açık olması onun topa elle oynama düşüncesinde olduğunu söyleyemeyiz. Başka bir şey olsaydı buna saygı duyacaktık. Nasıl Kazımcan’ın ayağına basılması çok küçük basma dendiği gibi, Davinson’un ayağına basılması şanssızlık denilebilir. Kırmızı da verilebilirdi. Sallai’nin gördüğü kırmızı kartı hepimiz hatırlayalım. Birçok karar değişebiliyor. Verilen her karar saygı duymamız gerekiyor. Benim görüşüm, ikinci gol öncesi Davinson’a faul yapıldı, lehimize faul de verilebilirdi. Berkan, benzer pozisyonlarda sarı kart gördü. Hakemin takdirine saygı duymak gerekiyor. Bu akşam için benzer şeyler için farklı kararlar verdi" ifadelerini kullandı. "Neredeyse hiçbir bölgede oyuncum kalmadı" İlkay Gündoğan’ın oynadığı oyundan memnun olduğunu ifade eden Buruk, "İlk yarıda oyunu yönetirken topun bizde kalmasında önemli rol oynadı. Gençlerbirliği maçında İlkay’ın 30 dakika oynatmayı düşündüğümüzü söylemiştim. 4 günde bir devamlı çok zor maçlara çıktı. 4 gün sonra daha bir maç daha çıkacak. Fenerbahçe maçında İlkay’ı çıkarma nedenim sakatlık riskiydi. Aslında daha diri daha az maçla, rotasyonu yapabileceğimiz durumda elimizde hiç oyuncu kalmadığı için oyuncularımıza yükleniyoruz. Sakatlık riski de alıyoruz. Mecbur kaldım. Oyuncu değiştiremiyorum. Çok zorlanıyorum. Neredeyse hiçbir bölgede oyuncum kalmadı. Bir tek santrforda Mauro Icardi var. Berkan, Yunus sakatlıktan döndü. Geçen sene şubat ayında Avrupa kupalarında buna benzer şey yaşamıştık. Bu sene de buna benzer bir şey yaşadık. Oyuncularımız yavaş yavaş dönecek. Önemli olan buraları başarılı geçmekti. Fenerbahçe’yi deplasmanda yeniyorduk, son yediğimiz golle kazanmadık. Bugün 3 puan aldık. Devamında Avrupa’da önemli maça çıkacağız" şeklinde konuştu. "Jakobs ve Singo’nun, şu an oradaki turnuvayı oynayabilecek durumda değiller" Fildişi Sahilli futbolcu Wilfried Singo’nun sakatlığıyla ilgili sorulan bir soruya sarı-kırmızılıların teknik direktör, "Bek oynaması onun sakatlık nedeni değil. Çok genç bir oyuncu, çok profesyonel bir oyuncu. Sezon başını bizle geçirmedi. İlkay’da da bunu daha önce söylemiştim. Geldiklerinde laktak testlerinde takımın gerisindelerdi. Singo’nun sakatlığının tekrarlanmasının nedenlerinden biri de beklenenden erken oynaması. Stoper bölgesi de sprintin olduğu bir yer. Ajax maçı ona ihtiyacımızın olduğu maçlardan biriydi. Onu en kısa zamanda iyileştirip, inşallah Afrika Kupası’na çağırmazlar. Çünkü sakatlığı var. Biz bu oyuncuları hazırlayıp Afrika Kupası’na gönderirsek bizim için mutlu olduğumuz bir durum olmayacak. Çünkü sakatlar. Ismail Jakobs ve Singo’nun bizle kalıp, iyileşmelerini tamamlamaları lazım. Çünkü şu an oradaki turnuvayı oynayabilecek durumda değiller" diye cevap verdi. 52 yaşındaki teknik direktör, sakatlığına rağmen Fenerbahçe ve Samsunspor maçlarında oynayan Gabonlu futbolcu Mario Lemina’ya teşekkür etti. "Şampiyonluk bu sene her zamankinden daha önemli, hedef 26" Maç öncesi stresli olmadığını aktaran Okan Buruk, "Antrenmanda, tesislerde stresim yoktu. Kadroya bakıyorum bazı mevkilerde oyuncu bile değiştiremeyeceğimi biliyorum. Bu bir teknik direktör için kolay bir şey değil. Bu dönemi az hasarla atlatmaya çalışıyoruz. Geçen haftaki maçta ikinci yarı 14-15 tane aleyhimize verilen karar var. Böyle durumda saha kenarında sakin kalmanız çok zor. Ben oyuncularımızın Fenerbahçe derbisinde gerçekten bu kadar yapılan şeye göre çok sakin kaldığını düşünüyorum. 40-45 dakika faul verilmedi. 14 tane yanlışı gösterdikten sonra maçın sonucuna etki edecek hata yapmadı denmesi futbol adına inanılmaz bir şey. Her takımın başına gelebilir. Saha kenarında ufak tefek tepkiler oluyor. Stresli değilim, çok rahatım. Takıma, camiamıza güveniyorum. Çok güçlüyüz, daha da güçlü olacağız. Özellikle geçen haftaki maç bizim için milattı. Taraftar için de, bizim için de, oyuncularım için de milattı. Çok daha güçlü olacağız. Belki sezon başından beri birçok insan şuna sadece odaklandı, ‘Bu sene Avrupa’da başarılı olsun, Türkiye Ligi önemli değil’. O bizim kafamıza sokulmaya çalışıldı. Hayır tam tersi Türkiye Ligi çok önemli. Türkiye Ligi’nde şampiyonluk çok önemli. Sizi Şampiyonlar Ligi’ne götüren Türkiye Ligi’ndeki şampiyonluk. Bu şampiyonluğu kazanmak için her şeyi yapacağız. Şampiyonluk bu sene her zamankinden daha önemli, hedef 26" değerlendirmesinde bulundu.
İstanbul Yüksel Yıldırım: "5 Aralık, kara bir cuma günü olarak Samsunspor tarihinde anılacak" Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, Galatasaray karşısında verilmeyen bir penaltı kararı sonrası 1 puanlarının çalındığını söyleyerek, "5 Aralık, kara bir cuma günü olarak Samsunspor tarihinde anılacak. Bu puan belki bizim bu sene Avrupa’ya gitmemizin önüne geçecek. Ben bunun hesaplarını sezon sonu sorarım" dedi. Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Samsunspor, deplasmanda karşılaştığı Galatasaray’a 3-2 mağlup oldu. Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım, müsabakanın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. "Konuşacak halde değilim" Çok üzgün olduğunu söyleyerek sözlerine başlayan Yıldırım, "Konuşacak halde değilim. Samsunspor’un bu maça puan veya puanlar için geldiğini söylemiştim. Öyle olacağına da inanmıştım. İlk yarı gerçekten Samsunspor’u tanıyamadım. Kötü oynadık. Galatasaray, inanılmaz bir üstünlük sağladı ama ben takımıma ve hocama her zaman güvendiğimi söylemiştim. İkinci yarı inanılmaz bir Samsunspor ortaya çıktı. İlk 10 dakika baskımız sonucu bizim de plakamız olan 55. dakikada gol attık. Durumu 2-1’e getirdik" cümlelerine yer verdi. "Galatasaray taraftarı, inanılmaz bir ıslıkla Samsunspor’u durdurmaya çalıştı" Yüksel Yıldırım, müsabakanın ikinci devresinde Galatasaray taraftarının devreye girdiğini aktararak, şunları dile getirdi: "İkinci yarı maçı izlerken kulaklarım tıkandı. Galatasaray taraftarı, inanılmaz bir ıslıkla Samsunspor’u durdurmaya çalışıyordu. Samsunspor, ikinci yarı üstünlüğünü kabul ettirdi. Golü bulabilirdik. Pozisyonlar kaçırdık. ’Yenilirsek, böyle yenilelim’ derken 88. dakikada beklediğimiz golü bulduk. Durumu 2-0’dan 2-2’ye getirdik. Maç böyle bitecek diye düşündük. Sonra Victor Osimhen, neden 80 milyon Euro’luk bir oyuncu olduğunu gösterdi. O golü Türkiye’de başka kimse atamazdı. Maç, tam bitti derken Samsunspor bir atakla penaltı pozisyonu oluşturdu. Bizler, televizyonda gördük. Gözümüzle de gördük. Net penaltı. Hakem de gördü. Artık VAR’dan karar bekliyoruz. Hakem, 4 dakika bekledi. Sonunda da inanılmaz bir karar verdi. Bugün 5 Aralık Cuma günü ’Kara bir cuma’ oldu. Türk futbolunda bugün ’Kara bir cuma’. Bizim resmen 1 puanımız gasp edildi. Bunu yapan da kesinlikle hakemler." "İkinci yarıda Samsunspor üstünlüğünü kabul ettirdi" Bahis soruşturması kapsamında hakemlere yönelik operasyon yapıldığını hatırlatan Samsunspor Başkanı Yıldırım, "’Maçlar, doğru gidiyor’ derken böyle olması bizi şaşırttı. Çok da şaşırmadık. Çünkü iki gün önce bir şeyin altını çizdim. ’İnşallah pazartesi günkü Fenerbahçe-Galatasaray maçında Galatasaray’ın tepkileri bize karşı ters tepmez’ dedim. Hakeme güvendiğimi söylemiştim. Mehmet Türkmen, genç bir hakemimiz. Gelecek de vadediyor, hata yaptığı da oluyor. ’İnşallah bizim maçta hatası konuşulmaz’ demiştim. İlk yarıda hakem hatalar yaptı. Faullerimizi çalmadı ama bu kararlar sonucu etkileyecek şeyler değildi. İkinci yarda Samsunspor üstünlüğünü kabul ettirdi. Yenilsek de hiç üzülmeyecektim. ’Biz oynadık, Galatasaray’ı boğduk ve 2-1 yenildik. Gücümüz bu kadar’ diyecektim. 88. dakikada 2-2’yi yakaladık. Stat bir anda çöktü. Osimhen devreye girdi ve golünü attı. Sonra Samsunspor bir muhteşem bir oyun çıkardı" şeklinde konuştu. "Penaltıyı gözü kör hakem bile orada olsa görür" Bugünkü hakem kararlarına rağmen çok çalışmaya devam edeceklerini yineleyen 64 yaşındaki başkan, "Penaltıyı gözü kör hakem bile orada olsa görür, hisseder verirdi. Hakemin görmesine bile gerek yok, VAR da var, var mıydı? Bunun açıklamasını sizlere bırakıyorum. İnanılmaz üzgünüm, inanılmaz sinirliyim. Bizim puanımız çalındı. Samsunspor’un belki beşinciliği de elimizden alınmış, aşağıya doğru bir iniş olacak. Ama bu bizi yıldırmayacak. Biz daha fazla çalışacağız" dedi. "Bugün hakemi yenemedik" "Samsunspor maç kazanacaksa hakemi de yenmeli" diyen kırmızı-beyazlı kulübün başkanı, şöyle devam etti: "Bugün hakemi yenemedik. Hakemi yenemiyorsak puan alma şansımız yok. Bu artık kanıtlandı. Yüksel Yıldırım’ın futbol camiasında altına imzasını atarak söylediği bir şey. Samsunspor’un hakemi yenemediği maçları yenme şansı yok. Bunu ister hakemler alınsın, ister MHK alınsın, ister de TFF. Ben buradan TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’na da söylüyorum, canım arkadaşım ama onun da lafı geçmiyormuş artık. Bitmiş, TFF de bitmiş. Kaç sefer söyleyecek İbrahim Başkan, ‘Hakemler böyle hata yapamaz. Hakem yapsa bile VAR var’ dedi. Bugün hepimiz şahidiz. Galatasaraylılar dahil, medyadaki herkes dahil net penaltı diyor. Ama hakem üçlüsü ve VAR bunu vermedi, sonuçta maç 3-2 bitti. Galatasaray’a hayırlı olsun 3 puanı." "5 Aralık, kara bir cuma günü olarak Samsunspor tarihinde anılacak" Yüksel Yıldırım, Konferans Ligi’nde adil hakem performansları olduğu için lider durumda bulunduklarını savunarak, "5 Aralık, kara bir cuma günü olarak Samsunspor tarihinde anılacak. Ali Sami Yen’de bu puan belki bizim bu sene Avrupa’ya gitmemizin önüne geçecek. Ben bunun hesaplarını sezon sonu sorarım. Samsunspor, Konferans Ligi’nde birinci. Niye, çünkü hakemler adil, Samsunspor’un hakkı yenmiyor. Samsunspor da çıkıyor çatır çatır top oynuyor. Geliyoruz buraya, her maçta hakemlerle problemimiz var. Susuyoruz ama artık yeter. Daha nereye kadar susacağız? Ben Samsunspor’un hakkını istiyorum. Çalınan 1 puanımı geri istiyorum. TFF nasıl veriyorsa verir. Ben istiyorum, Samsunspor hak etmiyor bunları. Bu sezon böyle biterse oturur konuşuruz. Bundan sonra Türk futbolu ileriye gideceğine geriye gider" diye konuştu. "Getirin yabancı VAR hakemlerini onlar yapsın" Yabancı VAR hakemi talebinde de bulunan Yıldırım, takımını oynadığı oyundan dolayı tebrik etti. Yüksel Yıldırım, "Demek ki yapılan operasyonların hakemlere etkisi sıfır. VAR’dakiler boş. O zaman getirin yabancı VAR hakemlerini onlar yapsın. Türk hakemlerinin neresine güveneceğim. Maç öncesi güveniyorum dedim, utanıyorum kendimden. 24 saat geçmeden söylediğim lafı geri alıyorum. Ama ben buradan takımımı kutluyorum. Çıktılar aslanlar gibi ikinci yarı oynadılar. Ali Sami Yen’de 2-0’dan 2-2’ye getirmek her takıma nasip olmaz. Bize oldu. Samsunspor taraftarı azınlık da olsa Ali Sami Yen’de sesini herkese duyurdu. Samsunspor taraftarına da teşekkür ediyorum. Onlar bizi desteklediği, bu takım da bu ruhla oynadığı sürece bizim yolumuz açık. Çünkü Samsunspor’un bir hedefi var. Ben bir gün Samsun’da Şampiyonlar Ligi müziği okutturacağım. Bunun önüne ne hakemler, ne Galatasaray, ne Beşiktaş, ne Fenerbahçe geçecek. Bu kadar iddialı söylüyorum. Büyük takımlar beni ister sevsin, ister sevmesin. Yapacağım bunu" açıklamasını yaptı.
İstanbul Leroy Sane: "3 puanı almayı başardık, en önemlisi buydu" Galatasaray’ın Alman futbolcusu Leroy Sane, 3-2 kazandıkları Samsunspor maçının ardından yaptığı açıklamada karşılaşmanın ikinci yarısında zorlandıklarını fakat önemli olanın 3 puanı kazanmak olduğunu ifade etti. Trendyol Süper Lig’in 15. haftasında Galatasaray, sahasında karşılaştığı Samsunspor’u 3-2 mağlup etti. Sarı-kırmızılılarda 1 gol ve 1 asistle oynayarak galibiyette önemli katkı sağlayan Alman futbolcu Leroy Sane, maçın ardından basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Sane, "Zor bir oyundu. Önemli bir maçtı bizim için. İlk yarıda çok iyi bir oyun sergiledik. İkinci yarıda daha zorlandığımız bir oyun oldu. Hatta kontrolü kaybettik bazı yerlerde. Ama sonunda kazanmasını bildik. 3 puanı almayı başardık, en önemlisi de buydu" diye konuştu. "Takımımız ve hocamızla birbirimize çok iyi alıştık" Takım olarak iyi bir adaptasyonları olduğunu ifade eden 29 yaşındaki futbolcu, "Tabii ki de herkesi tanımak, birbirimize alışmak, nasıl oynayacağımızı görmek biraz zaman alıyor. Herkes için olan bir şey bu. Hem takımımız hem de hocamızla birbirimize çok iyi alıştığımızı düşünüyorum. Abdullah (Kavukcu) ağabeye de çok teşekkür ediyorum. Geldiğimden beri evimde hissetmem için çok yardımcı oldu. Aslında kulüpteki herkes de böyle yapıyor. Önümüzdeki maçlarda daha da iyi olmamız gerektiğini düşünüyorum" açıklamasında bulundu. "Oyunda eli görmedim, bana değil gibi göründü" Son olarak maçın son anlarında Samsunspor’un penaltı beklediği pozisyonla alakalı sorulan soruyu yanıtlayan Leroy Sane, "Oyunumun dışındaki şeylerle ilgili çok yorum yapmak istemiyorum. Takımıma yardımcı olmak istiyorum. Her zaman odaklandığım şey bu. Takım olarak da başarılı olmak ve kazanmak istiyoruz. Oyun içerisindeyken eli görmedim, bana değil gibi göründü. Tekrardan görüntülere bakmam gerekir" diyerek sözlerini tamamladı.
Kayseri Avrupa’da Türk kadın gücü sahaya çıkıyor Avrupa’nın dört bir yanındaki Türk kadınlarından oluşan Türk Diasporası Kadınlar Birliği kuruluyor. Avrupa’nın dört bir yanındaki Türk kadınları ilk kez tek bir güçlü çatı altında birleşiyor. Bu tarihi adımın öncülüğünü, Almanya’da yaşayan iş insanı Jasmin Şahin üstleniyor. Uzun süredir üzerinde çalıştığı projeyi artık resmiyete kavuşturma aşamasına gelen Kurucu Başkan Jasmin Şahin, yönetim kadrosu ve Avrupa’daki etkili Türk kadınlarıyla defalarca toplantılar yaparak hem yakın plan hem orta vadeli hem de uzun vadeli bir yol haritası oluşturduklarını ifade etti. Şahin, kurulacak yapıya üyeliğin, herhangi bir statü şartına bağlı olmadığını vurgulayarak, şu sözleri kaydetti: "Türk Diasporası Kadınlar Birliği; yalnızca işveren kadınların, sadece akademisyenlerin ya da sadece girişimcilerin oluşturduğu bir platform değildir. Bu birlikte 18 yaşını geçmiş her Türk kadını yer alacak. Emekliler, çalışanlar, işçiler, öğrenciler, akademisyenler, ev kadınları, profesörler, girişimciler. Yani Avrupa’daki Türk kadınının tüm renkleri, tüm temsil grupları tek çatı altında birleşecek." Tek hedeflerinin Avrupa’da Türk kadınının sesini güçlü bir şekilde duyurmak olduğunu dile getiren Jasmin Şahin, "Kadın gücünün bu topraklarda hissedilmesi, görünmesi ve etkisinin artması için çalışıyoruz. Aynı zamanda Türkiye’deki dezavantajlı kadınlara destek olmak, onları güçlendirmek, balık tutmayı öğretmek, iş ve üretim fırsatları yaratmak temel misyonumuz. Üreten kadınların ürünlerini Avrupa pazarına taşıyacak projeleri de hazırladık" ifadelerini kullandı. Hazırlıkları son aşamaya gelen Türk Diasporası Kadınlar Birliği, önümüzdeki hafta resmen kurulmuş olacak. Avrupa’da kadın odaklı en geniş kapsamlı Türk sivil oluşumu olmaya aday bu birlik, daha şimdiden büyük bir heyecan ve umut yaratmış durumda.