EKONOMİ - 17 Nisan 2026 Cuma 12:07

"Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 4 milyar doları aştı"

A
A
A
"Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 4 milyar doları aştı"

İSHİB Başkanı Müjdat Sezer, birlik üyeleri arasında en fazla ihracat yapan firmaların ödül aldığı törende konuştu. Sezer, su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının 2025 yılı itibarıyla 4 milyar doları aştığını duyurdu. Tören öncesinde düzenlenen seçimli genel kurulun sonuçlarını açıklayan Sezer, 8 yıldır yürüttüğü başkanlık görevini Teoman Durukan’a bıraktı.


İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB), 2025 yılında sektörel bazda en fazla ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağlayan üyelerini ödüllendirdi. Birlik üyeleri arasında en fazla ihracat yapan 10 firmanın açıklandığı törende; birlik bünyesinde yer alan 6 alt sektörde en fazla ihracat gerçekleştiren firmalara da ödülleri verildi.


Ödül töreni öncesinde ise İSHİB’in seçimli genel kurul toplantısı gerçekleşti. Seçim sonuçlarını da açıklayan mevcut başkan Müjdat Sezer, 8 yıl sürdürdüğü görevini Teoman Durukan’a devretti.


İSHİB Başkanı Müjdat Sezer, törende yaptığı konuşmada, su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün son yıllarda hem ihracat hacmi hem de pazar çeşitliliği açısından önemli bir ivme yakaladığını belirtti. Sezer, 2025 yılı itibarıyla su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının 4 milyar doları aştığını ifade etti.


"Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 4 milyar doları aştı"


Sezer, "2018 yılında yaklaşık 2,2-2,5 milyar dolar seviyesinde olan su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı, 2025 itibarıyla yüzde 61 artışla 4 milyar doların üzerine çıktı. İstanbul birliğimiz özelinde baktığımızda ise 2017 yılında 661 milyon dolar, 2018 yılında yaklaşık 757 milyon dolar olan ihracatımız, 2025 yılı itibarıyla 1,1 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" dedi.


Son 8 yılda pazar çeşitliliğinin artırıldığını vurgulayan Sezer, Rusya pazarında güçlü büyüme sağlandığını, Japonya gibi stratejik pazarlarda önemli ilerleme kaydedildiğini, Avrupa Birliği ülkelerinde varlığın güçlendiğini söyledi. Orta Doğu ve Uzak Doğu’da da yeni fırsatlar oluşturduklarını belirten Sezer, sektörün artık yalnızca hacim değil, kalite, sürdürülebilirlik ve katma değer açısından da küresel bir oyuncu konumuna ulaştığını ifade etti.


Sezer, bundan sonraki süreçte katma değerli üretime odaklanılması, birim fiyatların artırılması ve sürdürülebilirlik ile yeşil dönüşüm alanlarında daha güçlü adımlar atılması gerektiğini kaydetti.



"Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 4 milyar doları aştı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Üniversite öğrencileri, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Çivisiz Cami’ye hayran kaldı Kastamonu Üniversitesi öğrencileri, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve halk arasında ’Çivisiz Cami’ olarak bilinen Mahmut Bey Camii’ni inceledi. Kastamonu Valiliği himayelerinde, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) koordinasyonunda yaklaşık 4 yıl süren çalışmalar neticesinde, 2023 yılında, "Anadolu’nun Ortaçağ Dönemi Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri" kategorisinde UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Mahmut Bey Camii’ne Kastamonu Üniversitesi öğrencileri tarafından teknik gezi düzenlendi. Üniversite öğrencileri, caminin bulunduğu bölgede Kastamonu Müze Müdürlüğü koordinesinde, Karabük Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Anar Azizsoy’un akademik danışmanlığında kazı çalışmalarının sürdüğü alanda Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğretim görevlisi Hikmet Haberal koordinasyonunda öğrenciler incelemelerde bulundu. Öğrencilere Haberal tarafından, cami ve kazı çalışmaları yapılan hamam hakkında bilgi verildi. "Şehre çok yakın olmasına rağmen Mahmutbey Camii’ne ilk kez geliyorum" Camiyi herkesin görmesi gerektiğini söyleyen Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi öğrencisi Melike Bektaş, "Caminin etkileyici bir görseli var. Tavanları, süs işlemeleri, renkleri çok ilginç. Aslında şehre çok yakın bir yer ama ilk defa geliyorum. O da Hikmet Haberal hocamız sayesinde oldu. Buranın tarihinin çok eski olduğunu öğrendim" dedi. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencisi Sedef Karaca ise, "Çok mutluyuz, çok değerler gördük. Kasaba köyündeki Mahmutbey Camii’nde bulunuyoruz. Hocalarımız sayesinde gelip bu tarihi yapıyı görme imkanı bulduk. Caminin detayları ve çivi kullanılmadan yapılmış olması ilginç" diye konuştu. Düzenledikleri geziyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal da, "İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğrencilerimizle birlikte bugün Kasaba köyündeki Mahmutbey Camii’ne geldik. Burada caminin tarihçesinden kültürel değerlerinden bahsettik. Caminin en önemli özelliği ise Candaroğulları Beyliği döneminde yapılmış olmasıdır, 1366 yılında inşa edilmiştir. Bu cami, 2023 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer aldı. Akabinde Mahmutbey Camii, Kastamonu’nun en önemli turizmi destinasyonlarından birisi haline gelmiştir" şeklinde konuştu.
Gaziantep Kronik ağrıların tedavisinde radyofrekans dönemi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, radyofrekans tedavisine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Son yıllarda bu tür ağrıların tedavisinde öne çıkan radyofrekans yöntemi, özellikle cerrahi dışı seçenek arayan hastalar için dikkat çekiyor. Radyofrekans tedavisinin, ağrıya neden olan sinirlerin kontrollü şekilde tedavi edilmesi esasına dayandığını belirten Prof. Dr. İrfan Koca, "Bu yöntemde özel iğneler aracılığıyla hedef sinir dokusuna ulaşılır ve radyo dalgaları kullanılarak ağrı iletimi azaltılır. Minimal invaziv bir işlem olup genellikle kısa sürede tamamlanır" dedi. Tedavinin özellikle uygun hasta grubunda etkili sonuçlar verdiğini vurgulayan Koca, "Radyofrekans tedavisi; fizik tedavi, manuel terapi, kuru iğneleme, nöral terapi, proloterapi gibi konservatif ve girişimsel tedavi yöntemlerine rağmen yeterli yanıt alınamayan ve ağrıları devam eden hastalar açısından önemli bir tedavi seçeneğidir. Bununla birlikte, şikayetlerinin kaynağı cerrahi gerektiren bir patolojiye dayanmayan ya da kendisine cerrahi tedavi önerilmiş olmasına rağmen ameliyatı tercih etmeyen hastalar için de etkili ve güvenilir bir alternatif tedavi seçeneği olarak karşımıza çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. Uygun hasta seçiminin tedavi başarısındaki en önemli faktörlerden biri olduğuna dikkat çeken Koca, "Her ağrıya uygulanabilecek bir yöntem değildir. Doğru endikasyonla uygulandığında hastaların yaşam kalitesinde belirgin iyileşme sağlanabilir" şeklinde konuştu. İşlem sonrası sürecin konforlu olduğunu belirten Koca, "Radyofrekans tedavisinin en önemli avantajlarından biri ameliyatsız bir yöntem olmasıdır. İşlem sonrasında hastalar genellikle saatler içinde günlük yaşamlarına dönebilmektedir" dedi. Yan etkilerin genellikle sınırlı olduğunu ve işlemin deneyimli hekimler tarafından yapılması gerektiğini belirten Koca, "Uygun teknik ve doğru hasta seçimi ile komplikasyon riski oldukça düşüktür" şeklinde konuştu. Uzmanlar, kronik ağrı tedavisinde radyofrekans yönteminin özellikle diğer tedavilere yanıt vermeyen ve cerrahi dışı çözüm arayan hastalar için etkili ve güvenilir bir seçenek sunduğunu belirtiyor.